22 Ocak 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

başvurur, esprileriyle ortamı yumuşatmayı çok iyi bilir. titizliği, dil kullanımındaki büyük özeni ve Türkçe sevgisi, Bu kitabı okuyan biri okur olarak ben de hazırlayanların Bir başka yönü de şudur: İstanbul âşığıdır Eray Canberk, güzel olan her şeyden zevk alması, yemek konusundaki bu görüşünü paylaşıyorum. Bu tür yayınlar, Türk kültür İstanbullu olmanın onurunu taşır; bu onurla İstanbul’un tatçılığı (gurmeliği), özellikle klasik Türk müziğine ilgisi ve sanatını (özellikle edebiyatını) besleyen ana kaynaklar tarihsel kimliğini hem özümsemiş, hem de ürünleriyle (şiir, gibi özellikleriyle tanımaktan büyük mutluluk duyduklarını arasında yer almaktadır. Emeği geçenleri kutluyorum. n yazı, senaryo vb.) okurlarına aktarmıştır. özellikle belirtmişlerdir. Yazar dostları, bu armağan kitaptaki değerlendirmelerinde Eray Canberk’e Armağan adlı bu kitabın arka Eray Canberk Armağanı: ‘Muhterem’ Bir İstanbul onun yaşama olumlu, sevecen, hoşgörülü bakışı, yalın ve kapağındaki şu söz bana da çok anlamlı geldi: “Eray Efendisi / Hazırlayanlar: Yusuf Çotuksöken, temiz giyimi kuşamı, soyu tükenmekte olan efendiliği, Canberk’i bu kitapla tanımak; Türkiye’yi, İstanbul’u, M. Sabri Koz, Adil İzci, Kemal Bek / Heyamola hiçbir ayrım yapmadan insanlara, doğaya ve nesnelere olan Türkçeyi, Türk edebiyatını tanımanın bir başka onurunu yaşatacaktır sizlere...” saygı ve sevgisi, sanat ve sanatçı konusundaki yaratıcılığı ve Yayınları / 328 s. / 2025. ‘ERAY CANBERK ARMAĞANI’ İÇİN BİR YAZI… ‘İyimser olmalı yaz düşünceleri’ 1958 yılında edebiyat matineleriyle başlayan, AYŞE SARISAYIN imzaladığı ilk kitaplara, birlikte gittikleri mey- hanelere uzanan ve Kasım 1979’da Cerrahpa- KENDİ KÖŞESİNDE ŞİİRİNİN şa Hastanesi’ndeki son görüşmeyle noktalanan KOZASINI ÖREN, 60 KUŞAĞININ uzun bir liste... ÖNEMLİ ŞAİRLERİNDEN... O gün değinip geçtiği tarihlerden birini -tren- Eray Canberk’le kimi etkinliklerde karşılaş- le Ankara’ya gidişlerini ve Gençlik Parkı’nda mıştık belki ama yanlış anımsamıyorsam 2012 geçirdikleri akşamı- birkaç yıl sonra ayrıntılı yılında, Kent Kırgını adlı Toplu Şiirler (1960- olarak dinleyecektik kendisinden. 2010) kitabıyla Necatigil Şiir Ödülü’nü aldığın- 2019 yılında, ödül töreninde gösterilmek üze- da tanışmıştık. Sevgili eşi Fatma Hanım’la ta- re ve tarihe bir not düşme amacıyla belgesel bir nışıklığımız ise daha eskilerden, 2001 yılında film hazırlamıştık: Necatigil Şiir Ödülü’nün 40 Eyüboğlu Lisesi’nin düzenlediği Necatigil anma Yıllık Yolculuğu “Önce Şiir”. etkinliğinden. Babamın ölümünün hemen ardından, O sıralar okulun müdürü olan Semra Çekin 1980 yılında annemin girişimi ve edebiyatçı babamın Çapa Eğitim Enstitüsü’nden öğrencisi, dostların desteğiyle oluşturulan ödül, pek çok Fatma Hanım aynı okulda kimya öğretmeniydi. güçlüğe rağmen 40 yıl boyunca kesintisiz Eray Canberk’in şiirlerini biliyordum elbet- sürdürülmüştü. te; 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Proje- si kapsamında çıkan ve yayın danışmanlığını da Belgesel hazırlanırken seçici kurul üyeleriyle yaptığı İstanbulum dizisi için yazdığı Fener’e ve ödül alan şairlerle kısa söyleşiler yapıldı. Giden Yol Feneryolu kitabını da okumuştum Eray Canberk de Cevat Çapan, Haydar Er- ama ben de aynı proje kapsamında doğup büyü- gülen ya da Mehmet Taner gibi hem ödüle de- düğüm Beşiktaş’ı yazdığım halde yollarımız ke- ğer bulunan hem de sonrasında seçiciler kuru- sişmemiş demek ki… lunda görev alan şairlerimizdendi; 2014 yılında 2012 yılında Cevat Çapan, Refik Durbaş, seçiciler kuruluna yeni bir üyenin katılması söz Turgay Fişekçi, Doğan Hızlan, Mehmet Taner konusu olduğunda, tüm üyelerin hiç tereddütsüz ve Tahsin Yücel’den oluşan Necatigil Şiir Ödü- uzlaştığı isim olmuştu. lü seçiciler kurulu Canberk’in Kent Kırgını ki- Belgesel için yapılan çekimde Necatigil’le ta- tabını oybirliğiyle ödüle değer bulurken gerek- nışmalarını ve 1969 yılında Ankara’ya yaptıkla- çeli kararı şöyle açıklamıştı: ‘UMUT ÖĞRENİLİR YÜREKLİLERDEN, rı tren yolculuğunu şöyle anlatmıştı: “Kendi köşesinde şiirinin kozasını ören Eray Canberk, GURBETE ÇIKMIŞLARDAN’ “Lisedeyken ‘Kır Şarkısı’ şiiriyle tanımıştım Necatigil’i. 60 kuşağının önemli şairlerindendir. Kitabının adı ve içeriği “Yaz Düşünceleri” adlı şiirinde dünyanın acılarına, olumsuz Sonra Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’nda okurken o da Eğitim Behçet Necatigil’in şiirine denk düşmektedir. Bu ödülle gidişata, savaşlara, hunharca tahrip edilip tüketilen doğaya de- Enstitüsü’ne edebiyat öğretmeni olarak geldi. Eray Canberk’in 50 yıllık birikiminin de değerlendirilmesi ğinerek “olumsuz bir düşünce, bir yorum”u dile getirdiği hal- Orada yakınlaşmaya başladık, 1960’tan 1979’da ölümüne öngörülmüştür.” de şiirin “iyimser olmalı yaz düşünceleri” dizesiyle sona erme- dek görüşmeyi sürdürdük. Bu görüşmelerden bende en çok iz sinden mi, yoksa “Onlar” adlı şiirinin “herkesten bir şey öğ- bırakanı, bir rastlantı sonucu aynı trenle Ankara’ya gidişimiz. DOĞAN HIZLAN: ‘ERAY CANBERK ŞİİRİ renilir çocuklardan bile/ yaşlılardan en çok da umutsuzlardan/ Hoca, Türk Dil Kurumu toplantısına katılmak için gidiyor- BEHÇET NECATİGİL’İN ŞİİRİNİN umut öğrenilir yüreklilerden, gurbete çıkmışlardan” dizelerinin muş Ankara’ya. Otele yerleştikten sonra akşamüstü buluştuk, BUGÜNKÜ YAZILIŞIDIR’ etkisiyle mi, Eray Canberk’in şiirlerinin çoğu iyimser olma is- Ulus’tan çıkıp Gençlik Parkı’na kadar yürüdük. 16 Nisan 2012 günü düzenlenen törende seçiciler kurulu adına teği yaratmıştı bende. Güzel bir sonbahar akşamı, hava biraz kapalı. Orada bir konuşan Doğan Hızlan, “Eray Canberk şiiri Behçet Necatigil’in En zor koşullarda bile umutlar tükenmemeliydi, dünyayı ya- şeyler içtik, hafif çakırkeyif olduk. Dönüşte de yürümek istedi şiirinin bugünkü yazılışıdır” diyerek başlamıştı söze. şanır kılmanın tek yolu umudu beslemekti. Hoca. Ortalık ıssızlaşmış, yağmur çiselemeye başlamıştı. Hoca “Kent Kırgını kitabındaki şiirlerinde çok ince duyarlılıklar, “Akşam Dönüşleri” şiirinde, “martılar umut taşırlar / ken- lirik yaklaşımlar göreceksiniz. Benim için çok başka bir özellik hep anlatıyor, hayatından, şiirinden söz ediyordu. tin kasvetli havasına/ kurşuni sonbahar akşamlarında” derken taşıyan ise şairler için yazdığı şiirleridir. Çünkü bir şairin sev- Bir şiirinin de adı olan ‘Gizli Bahçe’sine o yürüyüş sırasın- kasveti dağıtıyordu adeta. “Dünyanın gidişindendi” her şey, gi dolu şiirleri, yaklaşımları, yalnız onun o şairden yararlan- da beni de yaklaştırdı, kapısından değilse de duvarından bak- beklenecek, sabredilecekti. masını, o şairle ruh beraberliği olmasını göstermez; aynı za- mama izin verdi. “Oluşum” adlı şiirinde, “Bekle sabırla, dingin, iyimser. / manda o şairi nasıl algıladığını da gösterir.” Anlattıkları bana çok yakın geldi, Hoca’ya ilgim o günden Boşaldıysa sarnıç, dolması zaman ister” diyen bilgece yaklaşı- sonra büsbütün arttı. Çünkü hayatıyla şiiri arasındaki benzeş- mıyla, umudun yok olduğu anlarda da belli belirsiz bir ihtima- CANBERK: ‘PARANTEZLERİ AŞAN me benim de hayalimdeki şiir anlayışına çok yakındı.” li hatırlatıyordu: “Bazı dönemler kurak; umut yok kimi zaman. NECATİGİL, ARADAKİ BEHÇET’Tİ’ Geçer bulutumsu, şöyle bir uzaktan.” Şairler için yazdığı şiirleri, izleyen günlerde toplu olarak NECATİGİL İLE ANKARA’DA… Her seçimin, her tercihin bir bedeli olduğuna inandığım, kuş- Kent Kırgını’nda okumuştum. Doğan Hızlan’ın söz ettiği ruh Babamın Ankara’dan yazdığı 22 Eylül 1969 tarihli mektu- kusuz babamın da etkisiyle ödemek ve ödeşmek kavramlarını beraberliğinin, bir şairin öteki şairi algılayışının yansımaları, bunda bu buluşmadan söz etmesi hoş bir rastlantıydı tabii. önemsediğim için belki, “Ebrular” bölümündeki kimi dizeleri “Bildiğince Anlatmak Bildikleri Anlatmak” ve “Anmalık” baş- “Sevgili eşim, çocuklarım, de unutulmazlar arasına girmişti hemen: lıkları altında toplanmıştı. Ankara’dan sela^mlar. Sabah, saat 7.00. Gece 2.00’den “sevdadır hayatımızın tamamlayanı/ ki ödenir ancak acıyla/ “Şairlerimiz için beyitler” adlı şiirde, babamın “Kitaplarda sonra mı ne uyuyabildim galiba. Trende Eray Canberk’le ya da karşılıklı/ -çileyle ve sabırla-”. Ölmek” şiirine göndermeyle şöyle diyordu: beraberdik; yol bile bitmek bilmedi. İner inmez dönüş “parantezi kendi eliyle açtı, kendi kapatıp gitti/ parantezleri biletini aldım, çarşamba sabahı için. Gece birden yağmur BEHÇET NECATİGİL’İN ERAY CANBERK’TE aşan Necatigil, aradaki Behçet’ti”. Yine Doğan Hızlan’ın de- yakaladı bizi caddelerde. BIRAKTIĞI İZLER… yişiyle “bağırmayan, bizi çağırmayan, okuduğumuzda hemen Ödül töreninde yaptığı konuşmada Necatigil şiirine ilişkin Uykumuz gelsin diye uzun yürüyüşler yaptık ama otele coşkuya boğmayan ama bir ince sızı gibi şiir duygusunu yavaş on birde dönmemize rağmen ben uyuyamadım. Eray görüşlerinin yanı sıra onunla ilişkisinde iz bırakan tarihlere de yavaş uyandıran” şairlerdendi Canberk. değinmişti Canberk. bilmiyorum uyudu mu? Başka odada o. Gece kimselere >> 10 22 Ocak 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear