24 Mayıs 2026 Pazar Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
CUMHURİYET/8 HAVA DURUMU Rrleteoroloji Genei Mudürtüju'nderı alınan tnlgrye göre butun b6lgelenmiz çok buluflu ve yaflışlı geçecek Yaflışlar oenellikle yaflmnr. Trakya, Marmara, Karadenız'in ıç kesimıen, Iç Ege ıe K ve Doju Anadolu'nun kuzeyinde karla kanşıK yajmur ve kar şeMmde olacak HAA SICAKLIÛ: Yuıdun kuzeybat kesımlennden basiayarak hissedilîr derecede aalacak RUZGAR Batı bölgelerimızde kuzey ve doOu. ötekı yerterde guney ve uatı yönlooen orta kuvvene, zaman zaman IUVVBS W IOS» surrt ftrtma seMmk esacak. Deniztenta. Batı Karadeniz, Marmara ve Ege'de yıtdc ve poyrazdan, ftteki denizlerde kıble ve lodostan 35. zaman zaman 6 7 kuvvetmde saafle 1027 deniz miii hızta esecsk. •£).OENİZ: M u M I yer yer kaba dalgalı olup HABERLERİN DEVAMI TÜRKİYE'DE BUGÜN Y 7" 4° Y 11° S° Y 14° 8° 8» 3° 9° 4» 5° 2° 9» 6° 9° 5° 9° 6° Y 11» 5° AmstenJam Amman At»u BaOdat Baıcdona Basel Belgrat Bcrlın Bonn Brutml Butapeşie C«nwne Oayır üddc Ffanktun Gime HclsMu 12 ARALIK DUNYADA BUGUN Y 19° e 14° Y 22° Y 13° 1987 Y 16° 10° Diyartalm 12° 5°Manısa K ?• r>Edi 1° 4° K Manç 3° 0°Mersm 12° 8°Erancan 2° 0°Mufla 4° 2°Erzurun 2° 0°Muş <° 2°£sk>seftır 3° 11° 6°NıO<le 8° 5°Ordu Y 13° Y 14° 9° Gümü$hane K 4° 1°flae 2° 1° Samsun Y 12° 8°Hal«n 6° 2°S«n Y 10° 6°ls)»rB 3° 1°&nop K 3° (Flsönbul 9° 6°S«as K 4° 1°İ2mır 0° 2° TetardaO Y 10° 4°K»S 0° 2° Trateon 8° 3° Kjstamonu flfiriiş uzakfıjı 10tonya^ış anında 24 km dolaymöa bulunacalc. 5° 2°1una* 3° 0°Kay9€ri Bolu Van GMu'nde nava çok buluflu ve yaflmurlu geçecek Rüzgar gu Bursa 3° PKıridarcli •1» 4°Us* ney ve batı yönierden orta taıvvette, zaman zaman kuvvett ola Ciaaktele 3° T>Kon»a 6° 3°V» rak esec^k Göl mutedil dalgaJı olup gflrüs uzakhjı 10 km. yağış Çonım 4° PYtega! 2° FKialıya 8° <° ZonguMa* 7° 3°Malatya Omzt anınöa 35 km dolayında bulunacak. DukjOu 8 6° 'J Londra J ^ Î C ^ •Berlin ,./ ıZlirfft «4TV. j<» ^ V 6° 5° 4= 2° T°2° 9° 5° 8° 4° 2° 1° P> 2° 3° tr 4° 3° ^ e 3° e 4° 8 5° B 6° B 6° K •2° A 27° A 24° 8 7° Y 22° K 2° Y 24° B 6° 8 6° Y 21° l Tebriz • Şam 2° e 20° Y Out»r lUan KUı Kopenhıg Leftos? A ac.k B bmuHu K ört S « t Y B 6° K 6° B 0° A 16° K 1° B 8° K 2° A 26° B 10° K 2° Y 18° S*m lel A m A 22° Tünus Y 17° Varyw K 1° Uenedik B 10° Vryana A 1° WBfıjflolofI Y 14° Zunh B S° Lemngnd Londra Madna Milano Montreal MOSİOM Munh N»Yor1< Oslo Paris Prag Rıyad Roma Sotya K 4° B 8° Y 14° A 9° MEHMED KEMAL POLtTİKA VE OTESİ İsmet Paşrfnın Gözünde Stalin UĞURMUMCU (Baştarafı 1. Sayfada) GOZLEM Ekmekte aylık zaııı kıskacı Ekonomi Servisi Ekmeğe aylık zam uygulaması kesinleşiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) dün ekmeklik buğdaya zam yaptı ve bunu her ay yineleyeceğini açıkladı. Ln fabrikaları bu durumda un fiyatlannın ayda bir arttınlacağmı belirtirken fınncılar da ekmeğe ayda bir zam yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söyledüer. Dün aynca demir çelik ürünlerine de >1izde 2369 arasında zam yapıldı. İstanbul Anakent Belediye Başkan Vekili Atanur Oguz, fınncılarm ekmeğe ayda bir zam yapma karanyla ilgili olarak, "Şimdüik bize herhangi birşty iletUmiş değil. Boyle bir talepk geldiklerinde düşünüriiz. Şu anda belirii bir fîyat yürürlüktedir" dedi. İstanbul Vali Vekili thsan Yalçın, konu ile ilgili yetkinin yasayla belediyelere verildigini ifade ederek "Bizim, valilik olarak herhangi bir tavsiye veya uyanda bulunmamız söz konusu degildir. Belediye kamuoyunun tepkisioı dikkate alarak hem vatandaşın bem de fınncının hakkını koruyacaktır" diye konustu. Belirii aralıklarla ekmeklik buğday fiyatını arttıran TMO yetkilileri, üç gün önce ekmeklik buğdayın gelecek yılki alım dönemine ilişkin taban fiyatırun açıklanmasının ardmdan dün de "Yeni alım fiyatlanna ulaşıncaya kadar aylık zamlara devam edilecek" şeklinde bir açıklama yaptılar. TMO, dün aynca hububat satış fiyatlanna yüzde 2.611.8 arasında zam yaptı. Yeni zamla 1 no'lu beyaz buğdayın fiyatı 115 liradan 122 liraya, ithal kırmızı buğdayın (Avrupa menşeli) kilo fîyatı da 110 liradan 117 liraya çıktı. TMO'dan bir üst düzey yetkili konu ile ilgili olarak, "Aylık zamlara devam edilecektir. Aksi halde ofis, sattığı malı tüccardan satın almak zorunda kalır ki. bu da mevcut ekonomik polilikaya ters diişer. Bundan sonraki zamlann kiloda 67 lirayı geçmemesine çalışılacaktır" dedi. Ekmeklik buğdaya ayda bir zam yapılmasının açıklanmasının ardından İstanbul Ekmek Sanayii Işverenleri Sendikası ve İstanbul Fınncılar Demegi Başkanları tsmail Hakkı Keçeli ve Mustafa Özaydın, ayda bir zam yapılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ettiler. tsmail Hakkı Keceli, buğday ve un fiyatlanndaki artışı belediyeye ilettiklerini, ama şimdiye kadar bu konuda henüz bir yanıt alamadıklannı belirterek "Gelen yanıta göre Başbakana kadar gitmeyi düşünüyonız. Bize eskiden oldugu gibi, sabit fiyattan un tahsis etsinler. Yoksa durum vahimleşiyor. Mntlaka bir care bulunmalıdır. Eger bu konuya bir çöziim getirilmezse, aybasında bugiinkü maliyetlerle ekmegin 200 liradan satılması lazım. Yoksa üretim duınr" dedi. İstanbul Fınncılar Derneği Genel Baskanı Mustafa özaydın ise buğdaya her ay zam gelmesi durumunda una da zam yapılacağını ve bu zammı ekmek fiyatlanna aynen yansıtacaklarını bildirdi. Bundan başka "herhangi bir şey yapamayacaklanm" ifade eden özaydın şunları söyledi: "Eger her ay una zam yapılrrsa, biz de her ay ekmegin fiyatını arttınnz. Sabit fiyaltan an tahsis edilirse, biz de fiyatlanmızı sabit lularak vatandaşı ikide bir rahatsız etmeyiz, belediyenin kapısını da her gün asındırmayız." istanbul Anakent Belediye Başkan Vekili Atanur Oğuz ise konuya ilişkin olarak açık bir yanıt vermekten kaçındı. Oğuz, "Ayda bir zam uygulaması karşısmda belediye yenidcn narh sistemine dönebilir veya ekmeğe sübvansiyon uygulanabilir mi" şeklindeki sorumuza, "Şu anda bize herhangi bir şey iletilmedi. Böyle bir taleple geldiklerinde düşünüriiz. Şu anda belirii fiyal yururluHedir. Vatandaş, ekmegi belirii fiyattan satın alıyor. Talep olmadığına göre şu anda kalkıp narh veya sübvansiyonu düşünmemize neden yok." Ek zam (Baştarafı 1. Sayfada) makine parçaları ve deri giysiler "BurakAkat" adlı gemiye yükleniyordu. İşin ilginç yanı, Anamur Gümrük idare Memurluğu'nda bir tek memur çalışmaktaydı. 134 milyon dolarlık dtşsatım tek bir memurun imzası ile gerçekleşmişti. Durumdan, birtakım insanlar kuşkulanmışlardı. Tabii kuşkulanırlardı.. Nasıl kuşkulanmazlardı, kuşkulanırlardı çünkü bu kadar milyon dolarlık dışsatım bir tek gümrük memurunun imzasıyla yapılmıştı. Ustelik dışsatım şirketlerinrn merkezleri Anamur gümrüğünc'en de çok uzaklardaydı. Örneğin merkezi Lianbul'da bulunan birşirketin Anamur gümrük kapısına başvurması düşündürücü değil miydi? Anamur gümrüğünden Ortadoğu ülkelerine deri eşya, kurşunkalem ve makine parçaları gönderen şirketlerin adları şunlardı: Bu şirketlerin bir kısmı Adana ticaret siciline kayıtlıydı. Bir kısmı İstanbul, bir kısmı Ankara, bir kısmı da Gaziantep... Üstelik bu illerimizde ticaret sicillerinde aynı adda şirketiere re rastlanmaktaydı. Örneğin "Sutaş" İstanbul ve Adana ticaret sicillerinde kayıtlı iki ayrı şirket adıydı. "Damla" da öyle.. Üstelik İstanbul'da "Sutaş" adlı iki şirket bulunmaktaydı. İstanbul'daki "Sutaş" adlı şirkeüerden biri geçen hafta İtalya'nın Trento kenti cezaevinde ölen Mehmet Cantaş adlı kaçakçınındı. Bu şirketin adresi "Kabataş, Setüstü Ayda Apartşirket Eminönü'ndeydi. Üstelik Adana'da bir başka "Sutaş" adlı şirket de var. Anamur gümrük kapısından yurtdışına mal gönderen "Sutaş" hangi "Sırtaş'tır? Biri İstanbul'da, biri de Adana'da olmak üzere iki tane "Damla" şirketi var. İstanbul'daki "Damla" M. Emin Görpe1 nin şirketi.. Adana'daki "Damla" başkalarının... Anamur gümrüğünden yurtdışına mal gönderen, Emin Görpe'nin "Dam/a"sı... İlgililer bu şirketleri araştırırtarken aynı "BurakAkat" gemisiyte bu kez iskenderun çıkış kapısından 6 ve 7 eylül günlerinde Ortadoğu ülkelerine kurşunkalem, makine parçası ve ayakkabı gönderildiğini de belirlemişler Ne kadarlıkmış bu dışsatım? 63 milyon dolarlıkmış... Hangi şirketlermiş bunlar? Şayalım: İnturreks... volkan... Aşama... Sanpa... Has... Ekol... Ozpa... Beypa... Bu şirketlerin bir kısmı İstanbul ticaret siciline kayıtlı, bir kısmı da Gaziantep ticaret siciline... Bu şirketler ile ilgili soruşturma başlamış.. "Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun" gereğince açılan soruşturmalar sürüyor. Canım sözü mü olur böyle işlerin? Bunlar "ekonomik suç" değil mi? Onemli olan "siyasat" nitelikli suçlardı. Günümüzde bu gibi işlemler "eşyanın tabiatına" uygun değil midir? önemli olan yurda döviz getirmek değil mi? Öyleyse ne gerek var bu gürültüye patırtıya? Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler! Değil mi efendim? manı Kat 1 istanbul"öu.. pysa istanbul'da "Sutaş" adlı ikinci Damla, YaDo, Kimmak, Eltaş, Alpler, Sutaş.. ntacaktır" dedi. Dinçkok. sahibi olduğu fabrikalarda işçi ücretlerine zam yapıp yapmaiacaklan konusundaki bir soruya ise, "Kişisel beyan yok. Ben TÜSİAD Baskanıyım. Bu olay da tüm ekonomiyi ilgilendiriyor" karşılığını verdi. Stalin, son zamanlarda, sondan önceki zamanlarda da kötülenir. Oysa tarih içinde Stalin'e türlü türlü bakanlar vardı. Bilgi Kitabevi İsmet İnönü'nün anılarını yayımlıyor Bana ikinci cildini dostum Ahmet Küflü göndermiş. Birinci cildi çıktı mı bilmiyorum. İkinci ciltte önemli bir bölüm Stalin'den söz ediyor. İsmet Paşa'ya göre Stalin hiç de bugünkü politikacıların gösterdiği gibi görünmüyor. İsmet Paşa Stalin'i uzaktan, başkalarının anlattığı gibi almıyor; tersine çok yakından, gördüğü, görüştüğü gibi anlatıyor. İsmet Paşa, başka bir geziye çıkacak yerde Sovyetler Birliği'ne gitmeyi yeğliyor. Odesa üzerinden gidiyorlar. Yanında Bayan İnönü de var. Talihsızlik Bayan İnönü safra kesesinden rahatsızlanıyor. Bütün hekimleri iyileştirmek için görevlendiriyorlar. Moskova'da büyük bir törenle karşılıyorlar. Karşılayıcılar arasında ünlü Molotof ve Litvinof da var. Kremlin'de kabul ediliyorlar. Fakat o sırada içeride kabıne toplantısı var. Bir ara Stalin dışarı çıkıp İsmet Paşa'nın yanına geliyor. Şöyle konuşuyor: "İçeride acele bir işimiz var, onu konuşuyoruz. Şimdi bitecek. Çok isterdim, bizim toplantımızı salonun bir köşesinden görebilseydin. Benim için her şeyi sö/lerler. Diktatör filan derler. Keşke ne halde çalışıyoruz gözünle görüp bir fikir edinseydin." Uygar bir tartışma Öte yandan Ankara Büromuzun haberine göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mükerrem Taşçıoglunun önerilen "işçiişveren ve hükümet üçlüsü zirvesinde" taraf olmadıklannı açıklamasından sonra, gözler Başbakana çevrildi. İşçi ve işveren kesiminde, Taşçıoğlu'nun yeni kabinede bakanlıktan ayrılacağına dikkat çekiliyor ve zirve olduğu takdirde pazarlığın işçilerle değil, bakanla yapılacağına işaret ediliyor. Bu nedenlerle, Taşçıoğlu'nun kendisini, bakanlığıni noktalarken, bir tartışmanın içine sokmak istemediği öne sürülüyor. Başbakanın danışmanı Adnan Kahveci'nin bu bakanlığa aday olduğu, hem işçi hem de işveren çevrelerinde konuşuluyor. Edinilen bilgilere göre, işverenler, 3'lü zirveyi taraflar arasında uygar bir tartışma ortamının başlaması için önerdiler. 1987'de verilen ücret zammının yüzde 30, ancak enflasyonun yüzde 50'Ieri astığını kaydeden işverenler, işçiye zam verilmesi görüşündeler. Ek zammın zaman içinde eşel mobile dönüşeceği, bu çevrelerde egemen bir düşünce olarak ortaya çıkıyor. Kamuda zam yapan kuruluşlann kâr eden kuruluşlar olduğu ve bunlann son zamlarla kârlannı katladıklarına değiniliyor. Bu noktadan hareket ederek, otobüs ücretlerinde olduğu gibi bazı zamlann geri alınması istenilecek. Hükümetin vergileri toplayamadığına, zamlann bir nevi vergi yerine konulduğuna dikkat çeken işveren çevreleri, gelır vergisinin yüksekliğine de isaret ediyorlar. Başkan Reagan'ın vergileri peyderpey indirdiği ve piyasadaki artan iş hacmi nedeniyle vergi gelirlerinin arttığı örnek olarak gösteriliyor. Otomotiv, inşaat, beyaz eşya gibi sektörlerdeki aşırı kârlar karşısmda bu sektörlerde çalışan işçilere zirve olmadan da ek zam verilebileceği, bunlann işaretlerinin görüldüğü bildiriliyor. Yeni zamlar TMO, ekmeklik buğdayın dışında makarnalık buğday, mısır, çavdar, yulaf, pirinç fiyatlanna da zam yapu. 1. derece makarnalık buğdayın kilo fiyatı yüzde 5'lik zamla 122 liradan 128 liraya, mısırın kilo fiyatı yüzde 6.4'lük zamla 110 liradan 117 liraya çıktı. Çavdarın kilo fiyatı 85 liradan 95 liraya, yulafın kilosu 90 liradan 100 liraya ve uzun dane pirincin kilosu da 390 liradan 400 liraya yükseldi. Ereğli Demir Çelik bu kez teneke ve sac fiyatlannı yüzde 2369 arasında arttırdı. Buna göre daha önce tonu 692 bin lira olan bir milimlik tenekenin fiyatı 888 bin liraya, sıcak haddelenmiş sacın ton fiyatı ise 293 bin liradan 493 bin liraya çıktı. Nevşehir'de de yolcu taşıma ücretleri arttınldı. Belediye otobüslerinin şehiriçi yolcu taşıma ücreti 80 liradan 100 liraya, taksimetre açüıs ücreti 350 liradan 500 liraya, Nevşehirlzmir şehirlerarası yolcu taşıma ücreti de 5000 liradan 7500 liraya yükseldi. Stalin bunları soylüyor, üç dakika sonra geri dönüyor. içeri giriyorlar, toplantı yapılan saiona kabul ediliyorlar. Stalin, İsmet Paşa'yı başkanlık kürsüsüne oturtuyor. Sağına Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü, soluna Moskova Büyükelçisi Hüseyin Ragıp geçiyor. Öteki koltuklarda da Moskova'nın Ankara Büyükelçisi Suriç, Molotof ve Litvinof oturuyorlar. Stalin, salonda ayakta dolaşarak görüşmeleri yönetiyor. iki ülke arasındaki sorunlar sıcaklıkla tartışılıyor. Konuşmalar Rusça oluyor. Arada sırada olgun bir Fransızcayla konuşanlar da var. Belli ki Sovyetler de ekonomik bakımdan sıkıntı içinde. Kredi tartışmaları var. Biz sekiz milyon dolarlık bir borç istiyoruz. Yirmi yıl vade ile ve faizsiz. Verfyorlar ve karara baglanryor. Sonrasını İsmet Paşa şöyle anlatıycr: "... Moskova'da bize çok ikram ediyorlar ve gezdiriyortar. Rus~ lar, zaten ikramcı bir millettir. Tıyatroya, operaya götürüyonar. Rus bahsini seyrediyorlar. Stalin yanıma geldi, konuştuk. Şehrin dışında bir villası vardı, arabayla bizi oraya götürdüler. Stalin'in evinde bir masa çevresinde görüştük, sabahtan akşama kadar yenildi, içildi. Politika konuşuldu. Eşini ve kızı Svetlana'yı gördüm, ufacık bir çocuktu. Stalin'le diğer bir konuşmam da Kremlin'de oldu. Beraber yemek yedik, Cumhurbaşkanı da vardı. (...) Stalin teklifsiz konuşuyordu. Bir aralık Troçki'den söz etti. Troçki'yi nasıl tanıyorsun diye bana sordu. Fazla tanımam yoktur dedim. Bunun üzerine Troçki'yi Enver Paşa'ya benzetti. Troçki de Errver Paşa gibi fantazisttir dedi. Bunlar birtakım hayal içinde ölçü bilmeyen insanlardır diyerek hukmünü bağladı." Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye testi TKP ve TtP liderlerinin tutuklanması bu hafta Strasbourg'da gündeme gelirken, Ankara'nın tspanya ve Portekiz ile yaptığı uyum anlaşmalarının onaylanması, Avrupa Parlamentosu ile ilişkilerin normalleşmeye başladığmın işareti olacak. HADİ ULUENGİN BRÜKSEL önümüzdeki hafta başmdan itibaren Strasbourg'da aylık olağan oturumunu gerçekleştirecek olan Avrupa Parlamentosu'nda, bir yandan Türkiye'nin sınavdan geçirilmesi anlamını taşıyan bir oylama yapılacak, öte taraftan da, TKP ve TİP liderlerinin tutuklanması assamble gündemine getirilecek. Oylama, aslında son dereceteknik ve "şekli" bir sorunla ilgili. Ankara'nın daha önce Ispanya ve Portekiz ile imzalamış olduğu "ujıım anlaşmalan", yeni AT uygulaması uyarınca, çarşamba günü Avrupa Parlamentosu'nun onayına sunulacak. Normal olarak bu oylamanın bir sorun oluşturmaması beklenirken, TKP ve TİP liderlerinin tutuklanmasından sonra, özellikle sol gruplardaki eğilim, konunun ertelenmesi biçiminde şekilleniyor. Şimdiki durumda, komünist grup açıkça oylamanın geriye bırakılmasmı istiyor ve buna neden olarak da Haydar Kutlu ve Nihat Sargın'ın DGM tarafından tutuklanmasını gösteriyor. Assamblede en çok oya sahip olan sosyalistler ise henüz kesin tutum belirlemiş değiller. Ancak bu grup içinde de oylamanın ertelenmesi eğilimi mevcut. "Uyum anJaşmasının" onaylanması içinse salt çoğunluk rakamını oluşturan 260 oyun olumlu doğrultuda biçimlenmesi gerekiyor. Bu yiizden, çarşamba günü Strasbourg'da gerçekleşecek oylama, 12 Eylül müdahalesinden bu yana AT kurumlan içinde Türkiye'ye karşı en sert tutumü almış olan Ortak Pazar danışma orgamnın ilk göstergesini oluşturacak. Diğer bir deyişle, 260 oy elde edildiği takdirde, Avrupa Parlamentosu ilk pratik "esnekleşme" işaretini verecek. bunun aksi durumda ise, Türkiye'de seçimleri izlemiş olan Avnıpalı milletvekillerinin assambleye sunacağı rapora kadar "bekle gör" siyaseti sürdürülecek. Öte yandan, parlamentonun perşembe günü yapılacak "acil göriişme" tartışmaları sırasında da, TKP ve TtP liderlerinin serbest bırakılmasını ve AT Bakanlar Konseyi'nin de bu doğrultuda Ankara nezdinde bir girişimde bulunmasını isteyen önerge assamble gündemine gelecek. Komünist miUetvekilleri tarafından hazırlanan bu önergenin tartışılması sırasında, Türkiye'deki son siyasi duruma ilişkin değişik müdahalelerin yapılacağı da, Brüksel'deki parlamento gözIemcilerinin genel kanısı. Büyük bir savaşa hazıriandıklannı İsmet Paşa sezinliyor, ama bir anlam veremiyor. Hitler'in kaç yıl sonra ortaya çıkacağını kestiremiyor. "Bu yanılgım oldu," diyor. Stalin'e teşhis koymaya çalışıyor. Adamın gücü nereden geliyor? Buna büyük bir dikkat harcıyor. Ruslarla çalışmak için deneyi çok. Son derece çalışkan bir lider. Arkadaşları ona yetişmeye çalışıyor. Bir Rus milliyetçisinin gönlünde ne yatıyorsa, onun gönlünde de o yatıyor. Meselelerin hepsine sahip çıkıyor. Moskova'yı gezerlerken bir otomobil fabrikasına götürüyorlar. Söylencelerde olduğu gibi, bir yanından çelik koyuyorlar, öte yanından otomobil çıkıyor. Kocaman bir mahalleye fabrikayı sığıştırmışlar. Fabrika üstüne izlenimlerini soruyor. "Nasıl buldunuz?" "Kaça mal oldu?" "Sekiz milyop altın sterlin." "Neden bu kadar pahalı?" "Cehaletten" Biz bunun için oy vermedik Bu arada işçi sendikalan başkanları da açıklamalarında, ek zam zorunluluğuna değindiler. Harbtş Sendikası Genel Başkanı Kenan Durukan, son zamlarla Başbakan Özal'ın, kantarın topuzunu iyice kaçırdığmı söyledi. Durukan, " B B zamlann protesto edilmesi lazım. Halk ANAP'ın, Meclisin kapısına dayanıp. 'Biz bunun için oy vermedik' diye haykırmau, diklenmelidir" diye konuştu. Cumhuriyet Güney tlleri Bürosu'nun haberine göre, Kenan Durukan, dün düzenlediği basın toplantısında, secimin hemen ardından gelen zam bombardımanı altında halkın gafil avlandığını söyledi. Harbtş Genel Başkanı Durukan, şöyle konuştu: "Ay, bu kadar da olur mu, diyorlar. Olacak olacak. Daha neler olacak! Bakın, patronlar patronu Halit Narin bile bizi savunuyor. Çünkü Özal'ın. kanlann topuzunu kacırdığını biliyor. Korkuyor. Halkın muhalefetinin başına yıkılacagını iyi biliyor." Türklş Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Başoğlu, "Hükümet gelir dagdımındaki eşitsizlikleri düzeltici, ücretlerin dondurulmasını ortadan kaldıncı ve toplusözleşmelere işlerlik kazandınlması yolunda önlemler almazsa yolumuz beHidtr" dedi. Plan uyguluyorlar. Parayı nereden buluyorlar? Bunu soruyor İsmet Paşa... "Parası, kaynağı nereden geliyor?" "Canım bu da bir sorun mu? Gelirleri bulmak bizim için bir sorun değil. Herhangi bir ihtiyaç maddesine bir kapik zam yaptık mı milyarlar toplanır." Kendi ülkesınde zamdan korkan İsmet Paşa, Stalin'in ülkesinde her şeyin zamma dayandığını görüyor. Yıl lar sonra Özal'ın geleceğini, her şeyi zamla bitireceğini nereden bilsin!.. ^yuıcıya 163'ten 7 yıl hapis İstanbul Haber Servisi Pakistanlı yazar Mevdudî'nin "Gelin Bu Dünyayı Degiştireüm" adlı kitabının Türkçe çevirisini yayımlayan Inkılap Yayınları sahibi Hasan Güneş, yedi yıl ağır hapis cezasına çarptınldı. Hapis cezası daha sonra 820 bin lira para cezasına çevrildi. tstanbul DGM'de bir yıldır süren davada savcı Nurettin Temiz, kitabın çevirmeni bulunamadığından yayıncı Hasan Güneş'in TCK'run 163/3. maddesi uyannca cezalandınlmasını istemişti. Sanık Hasan Güneş ve avukatı Orhan Tö2 savunmalannda, söz konusu kitabın "Pakistan'ın bagımsızlık savaşı sırasında Mevdudî'nin halka yaptığı konuşmalardan oluştuğunu" belirttiler. Kitapta Türkiye ile ilgili hiçbir bölüm bulunmadığını söyleyen sanık ve avukatı, "Kitabı, tarihi değeri ve Mevdudî'nin ünlü bir yazar olması nedeniyle yayımladık. Propaganda yapmak amacını gütmedik" dediler vi. beraatlerini istediler. Ancak mahkeme, bilirkişi Prof. Kayıhan Içel'in kitabın suç unsuru taşıdığı yolundaki raporunu da göz önüne alarak İnkılap Yayınlan sahibi Hasan Güneş'i TCK'ıun 163/3. ve Basın Yasası'nın 16. maddesi uyann DÜNİADABUGUTV ALİSİRMEN (Baştarafı 3. Sayfada) cek diyormuşsunuz çocuklanmla eşim" Üstelik duyuyorum muzır şeyter yazıyormuşsunuz, yetmezmiş gibi "ekmek, özgürlüi< barış, sosyal adalet diyormuşsunuz ". Söylediklerine göre, gerçekleri anlamıyormuşsunuz. Üstelik bu yüzden kodesi boylamış arkadaşlarınızın durumundan da ders almıyormuşsunuz. Yazık! Aydın bey kardeşim yazık! Meheldir size bu kazık. Neden çevrenize bakmıyorsunuz? Eski üstatlarınızın Özalnamelerine neden kulak asmıyorsunuz. Neden son seçimlerde ANAP'a biat etmediniz! Gerçek sosyal adaletin Turgut Bey'in an partisinde olduğunu görmüyorsunuz. Anlaşılan, siz yeni sağ partide solcunun çarketmiş eskisinin makbul olduğunu hâlâ bilmiyorsunuz. Oysa kalemi cızırdatacağınız yerde, çalıştırsaydınız kafayı, yaklaşıp kimilerine olsaydınız ANAP'tan ön sıralar adayı, çoktan mebus olarak Ankara'ya atmıştınız kapağı. Ya siz! 1402'lik profesör, Gencay Bey kardeşim ya siz! Sözüm ona oraya buraya müşavırlık edecekmişsiniz. Bunca ilimden sonra hâlâ gerçeği görmemekte neden direnirsiniz? Siz hâlâ neden, nasıl çalışılacağını bilmezsiniz? Size de bir çift lafm var. Kulak verirseniz akar dolarlar Önce o sakalı bir değiştirin. Nedir o papaz gibi gâvur sakalı? Görmüyor musunuz, Korkut Bey biraderım nasıl döndü köşeyi, politikadan ayrılalı ve sünnetli sakalı bırakalı. Siz de aynı yolu izleyin, takdir edecektir sizi, Suudisi, Faisal Finansı ve Ei Barakası ile faizsiz köşe dönme bankaları. Ama galiba boşuna söylüyoruz bunları. İşçi Hüseyin Bey, memur Emin Bey, aydın Aydın Bey, profesör Gencay Bey, köylü Ali Bey kardeşlerim. Siz bir türlü kafayı değiştiremiyorsunuz, Başbakanın, Turgutvizyon aracılığıyla gönderdiği mesajın içeriğini aklınıza sindiremiyorsunuz. Bu kafayla giderseniz askere, zor alırsınız tezkere. Bu kafayla siz her gün haykırırsınız "Bıktık zamlardan" diye. Nedir bu haliniz? Hepiniz zamsalak olmuşsunuz be! Aklınız hem zamda, kiminiz çıldırmış damda, kiminiz sessiz, derin bir gamda. Uyanın! Silkinin! Titreyin! Ve kendinize gelin! Vede: "Çalışın bre zamsalakiar, çalışın!" ÇAUŞANLARIN SORULARI/SORUNLARI YILMAZ ŞİPAL "Gemi adanılarına yıpranma" S O R U : Ben 1967 yılında Yüksek Denizcilik Okulu'nu bitirdim. Aynı yıl bir kamu kuruluşuna girdim. 13 yıl bu kamu kuruluşu olan sirkette kaptan olarak çalıştıktan sonra kendi istegimle (istifaen) aynlıp bir başka kamu kuruluşunda klavuz kaptan olarak çalışmaya başladım ve halen aynı işyerinde çahşmaktayım. Sorularım şunlardır 1 Yeni çıkan gemi adamlanna yıpranmadan, 1967 yıhndan gecerli olarak mı, yoksa yasanın yüriirlüge girdigi 1987 yıhndan sonra mı yararlanacagım? 2 Emekli olduğum zaman istifaen ayrıldıgım eski işyerindeki 19671980 yıllanna ait 13 yıllık kıdem tazminaümı şu anda cahşugım şirketten mi alacagım? Yoksa kendi istegimle ayrıldıgım için bu yıllara ait kıdem tazminatım yanacak mı? 3 Denizlş Yasası'na göre kaptan ve klavuz kaptan fazla calışmalar için fazla mesai alamamaktalar. Bunun yerine fazla mesai karşılıgı tazminat ödenmektedir. Bu tazminat ayda kaç saat karşüığı olmalıdır? 4 Vardiyalı çalışan gemi adamlan haftada bir gün hafta tatili almalı mıdır? Eğer işveren bu hafta tatilini vermiyorsa yerine ücret mi ödemelidir? tSTANBUL YANIT: 1 Gemi adamlanna tanınan her çalışma yılı için 90 günlük yıpranma için 339S Sayıl Yasada geriye dönük uygulama öngörülmemiştir. Uygulamaya ilişkin genelgede ise şöyle denilmektedir: "Kanun kapsamına almanlano itibari hizmet suresi uygulamasına girebilecek işyerierinde bu kanunun jiirürlük tarihinden önce geçen hizmetleri için borçlanma hakkı getirUmediginden, borçlanma için >apılacak talepler yerine getirilmeyecektir." 2 "Istifa hali. iş aktinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erme haiidir. Taplu iş sozleşmesinde aksine getirilmiş huküm geçersizdir." (Yargıtay 9. H.D. 4.5.1982 tarih, 3861 esas ve 4486 karar özeti) 3 Denizlş Yasası, iş süresini "Genel bakımdan iş suresi giinde sekiz ve haftada kırk sekiz saattir. Bu siire haftanın iş giinlerine eşit olarak böliinmek suretiyle uygulanır. tş suresi gemi adamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir" diyerek belirtmiştir. Ancak, "Birden fazia kaptanın bulunduğu gemilerde birinci kaptan" ya da klavuz kaptan bu iş suresi hükümleri dışında tutulmuştur. Yasada iş süresini aşan çalışmalar için tazminat ödenmesi öngörülmemiş, konu yazıh sözleşme ya da toplu iş sözleşmesine bırakümıştır. 4 Denizlş Yasası'nın 41. maddesi uyannca, "Liman hizmeti ve şehir battı gemilerinde gemi adamının haftada altı günden fazla çalıştırılması yasaktır. Bunlardan hafta tatili günü çalıştırılanlara, haftanın diğer bir giinünde nöbetleşe izin verilir." Vayıncı Güneş 'Kitapta Türkiye ile ilgili hiçbir şey yok'. ca yedi yıl ağır hapis cezasına çarptırdı. Kitabın çevirmeni Nurettin Temiz'in bulunamamaa nedeniyle dosyasını ayıran mahkeme, yedi yıl hapis cezasını 820 bin lira para cezasına çevirdi. 1947 yüından önce Pakistan'ın bagımsızlık savaşı sırasında MevdudTnin halka yaptığı konusmalan içeren "Gelin Bu dünyayı Degistireltm" adlı kitap, yajımından bir ay sonra, arahk 1986 tarihinde toplaulmıştı. Mahkeme toplaülan kitabın imhasını da kararlaştırdı. PEN raporu \azara en uzun hapis cezası Türkiyede EDİP EMtL ÖVMEN LONDRA Merkezi Londra'da olan Uiustararası Yazarlar Birliği (International PEN), tarafından yayımlanan bir raporda, Türkiye'deki tutuklu ya da hükümlü yazar ve gazetedlere deginilerek "Avrupa Toplulugu'ndaki yazar birlikleri, İürkiye'nin, insan haklanm dehşet verici bir biçimde hiçe sayması karşısmda, böyle bir ülkeyle Avrupa Topluluğu'nda bir arada olmak istemediklerini, hükümetlerine bildirdiier" dendi. Raporda, Türkiye'den 37 kişinin 6 yıl ile 48 yıl arasında değişen hapis cezaiarına çarptınldığı, toplam ceza mıkıaı uun neredeyse 750 yıla vardığı ifade edildi, Türkiye'den, "özeüikle yazarlara en uzun hapis cezası veren ülke" şeklinde söz edildi. uiğer bir listede yer alan 25 kişinin ise serbest bırakılmış olabilecekleri, ancak Yazarlar Biriiği'nın bu konuda bilgi sahibi olmadığı belirtildi. Ayrıca serbest bırakılanlann sorunlarırun bitmediği ve zorunlu bir işsizlik içine düştükleri belirtildi. Uluslararası Yazarlar Birliği tarafından dünyada "fikir suçlusu" olarak kabul edilen 340 kişi içinde, halen cezaevinde olan 37 yazargazeteciyle Türkiye, yizui 10'luk bir toplam oluştııruyor. 'Dehşet bir ceza (Baştarafı 1. Sayfada) yoruz. Yayınevlerinin bu cezalan ödeyebileceğini sanmıyorum. Bu uygulama bir tarafta dehşet saçacak, bir tarafı da sindirecektir. Neyin muzır olup olmadığım yeniden gözdcn geçirmek gerek. Cemiyet olarak yasanın sakıncalannı yeniden gündeme getireceğiz. Zannederim doğan sonuçlara göre iktidar anlayışla karşılar. Mahkemenin karanna saygımız var. Ancak cezanın büyüklüğü kadar da lepkimiz olacaktır." İstanbul Barosu Başkanı Prof. Selahattin Sulhi Tekinay ise, yargıç karanna saygılı olduğunu belirterek muzır yasastnın mutlaka yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Böylesi yüksek para cezalarıyla önleyici tedbir alınamayacağım vurgulayan Baro Başkanı Tekinay, "cezalann infazının da olanaksız göriindügünü" belirtti. . Prof. Tekinay şunları söyledi: "Kanun yeniden gözden gecirilerek böyle para cezalannın olmayacağı bir düzenleme yapılmalıdır. Çünkü bu haliyle cezalann amacına aykındır. Büyük bir nisbetsizlik olduğu kesindir. En ağır hakaretlerde bile hükmedilen cezalar üç beş milyonu geçmezken, genel ahlakı ne dereceye kadar bozduğu son derece şüpbeli olan yayınlar için bu kadar yüksek para cezalan verilmesi doğru degildir." Yayıncı Erdal Öt ise kendisinin de dört ayrı kitaptan dolayı yargılandığını anımsatarak, "Verilen karariar lemyizde bozulmazsa Türkiye'deki 9 Muzırda keme, savcinın istemine uygun olarak samklar Erol Sinuıvi ve Fikret Ercan'ın beraat ettiğini açıkladı. Hafta Sonu Gazetesi'nde "Denkttş'ın belası" başlığıyla yayımlanan Leyla Somer'in fotoğraflannın Mu2a Kurulu tarafından müstehcen bulunması üzerine açılan davada da savcı beraat istedi; mahkeme de sanıklar Erbil Tezerdi ve Savaş Kalafat'ın beraatlerini kararlaştırdı. Haftanın Sesi Gazetesi'nin sahibi Metin Hasoğlu ile sorumlu müdürü Kerim Evren de "Taş bebeğe taş gibi deiikanlı" başlığıyla yayımlanan Gönül Yazar'ır bir fdm setindeki fotoğrafından dolayı açılan davada beraat ettiler. Bu arada Muzır Müzikal'de "dini tahkir ettigi ve edebc aykın liyatro oynattıgı" gerekçesiyle yargılanan (Baştarafı 1. Sayfada) Ferhan Şensoy, 3 bin 150 lira para cezasma çarptınldı. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dünkü duruşmada, Ferhan Şensoy'un avukatı Tayfun Akçay, "müzikalin müstehcen olmadıgını, bir sanat eseri olduğunu" belirterek, "Şan Tiyalrosu'n4a oyunun basıldığını, daha sonra da tiyatronun vandığım" anımsatarak, "Türkiyede dini kesimlerin güfiüliigiinnn ortaya çtktığını" anlattı. Akçay, "müzikaJde baa eleştiriler yapıldıgını" belirterek, beraat kararı verilmesini istedi. Mahkeme ise, savanın da istemine uyarak, Ferhan Şensoy'u önce edebe aykın tiyatro oynatmak suçundan 21 gün hapis cezasına çarptırdı. Ancak bu cezayı 3 bin 150 lira paraya çeviren mahkeme, dini tahkir suçlamasından da beraat kararı verdi Avukat Tayfun Akçay, çok az bir ceza da olsa tamamen aklanmak için karan temyiz edeceklerini bildirdı. sansiir olayı ki kesin bir sansürdürilk sonuclaruu çok aa bir şekilde vermiş olacak" dedi. Bu tür cezalann hükümetin bilinçli önlemi olduğunu savunan Erdal Öz şöyle konuştu: "Bu Demokles'in kılıcı, Türk yayincıhgında öldürücü yanüar açacaktır. Tepkisi de büyük olacaktır. Yara alınır, ama kavgaya devam edilir. Bir yayın ekibi böylesi cezalan ödeyemez. Bence mahkeme kendini bu ilkel yasayla çok bagımlı gördüğü için bu karan vermek zorunda kaldı. Ama mahkemeyi suçlamıyorum. Çok agır bir ceza. Altından kalkınması giıç. Baskı unsuru olarak egemen güylerin parasal ceza düşünmüş olması çok ağır. Herhangi bir hapis cezasının daha sağlıklı ceza olacagı kamsındayım. Ben hapis yatmaya razıyım. Bu kadar para cezasını odeyemeyiz. Rakamlar korkutucu. Bürün yayın hayatını hedef alan bir durum bu. Hükümetin basını susturma çabası." Karacan Ya>inlan sahibi Ali Karacan da zaten yasa gereği dergilerin poşette satıldığını, yasayla "sen muzırsın" denilen dergilerin ikinci kez cezalandırılmasım hukuk kurailanyia bağdaştıramadığım belirtti. Karacan, "Ben zaten posete girerek, reklam yapmayarak, daha fazla KDV ödeyerek muzınm diyorum. Sonra da ikinci kez cezalandınlmaya çalışılıyorum. Olmaz böyle şey" dedi. Çağ atladığımız şeklinde propagandalar yapıldığıru kaydeden Karacan şunları söyledi: "Dogru, çag allıvoruz, ama ortacaga allamısız." Haber Merkezi Viranşehir ilçesinde PKK'nın kuruluş yıldönümü olan 27 kasım ile miUetvekiIi seçimlerinin yapıldığı 29 Kasım günü eylera yapmayı planladıklan öne sürülen 16 kişi yakalandı. Eylemlerini gerçekleştiremeden yakalandığı belirtilen 16 kişiden 10'u tutuklanarak DGM'ye sevk edüirken, 6 kişi sorgulamalanndan sonra serbest btfakıldı. Erzincan'da da bombalı pankart asan yasa dışı bir örgütün 11 mensubunun yakalandığı acıklandı. Tunceli'nin Pülümür ilçesinde de örgüt üyesi 11 kişi yakalandı, belirlenen 2 PKK sığınağı tahrip edildi. 10PKK sanığı tutuklandı Fransız (Baştarafı 1. Sayfada) Mitterrand ile Chirac hükümetinin însan Hakları Müsteşarı Claude Malhuret'den sonra eski Başbakan Laurent Fabius da Halk Mücahitlerı yandaşlannın sınırdışı edilmelerini, Cenevre Konvansiyonu ve Fransa'nın demokratik geleneklerine aykırı bir davranış şeklinde niteleyerek, "tran'daki Humeyni rejimi, dünyanui en baskıcı rejimlerinden biridir. Bu rejime karşı çıktıkları için belirli kişileri suçlu göstermek çok kötii bir davranış" dedi. öte yandan Brüksel'de Hadi Uluengin'in bildirdiğine göre PKK'nın Avrupa Sözcusü Avukat Hüseyin Yıldınm dün bir basın toplantısı yaparak, Fransa'nın üç Kürt miliıanı jabon'a sınır dışı etmesini bir komplo olarak nitelendirdi. İLAN KARTAL 1. SULH HUKUK HÂKİMLİĞl'NDEN 1987/1081 Trabzon, Yomra, Cilt: 00701, Sayfa: 9, Kütük: 4'te nüfusa kayıtlı bulunan Mustafa Lütfı ile Halise'den olma 1942 doğumlu Nuran Erkol ile 1949 doğumlu Sevilay Erkol'un M.KÎnun 369. maddesi gereğince hacir altına alındıklan ve; Gümüşhane, Torul, Özyürt köyü, hane: 9'da nüfusa kayıtlı bulunan Mustafa Lütfi ile Halise'den olma 1944 doğumlu ve halen Kartal Yukarı Mah. Yıldıray Sokak No. 13 Birlik Apt. adresinde ikamet eden mahcurelerin ablası Hayriye San'nın vasi olarak tayin edildiği ilan olunur. 18.11.1987
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear