Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Bir sofrayı yeniden kuruyor, yükselen sesi evi toparlamıyor, yaşamın sertliği karşısında
yumuşatıyor, kopmak üzere olan ilişkiyi dağılmadan kalabilmenin yollarını arıyor.
onarıyor. Yardımcı oyuncu gibi görünse de
UYKUDAN ÖNCE VE ‘KUZUCUKLAR’…
hikâyenin vicdanını taşıyor.
Sibel Öz, kitabında bu kırılganlığın yalnızca
SİRKE Mİ LİMON MU? oyunculuk biçimiyle açıklanamayacağını da
Bizim Aile, bunun en güçlü
gösteriyor.
örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Oğlu Ahmet’i kaybetmesi, Adile Naşit’in
Parçalanmış iki ailenin aynı evde
yaşamındaki en büyük kırılmalardan biri olarak
yaşamaya çalıştığı hikâyede ekonomik
beliriyor. Bu, televizyonla kurduğu ilişkide
sıkıntılar, alışma sancıları ve çocukların
başka bir anlam kazanıyor.
huzursuzluğu filmin merkezine
O sımsıcak “Kuzucuklarım...” hitabıyla
yerleşiyor.
bir kuşağın hafızasında yer eden Uykudan
Münir Özkul ile kurduğu ekran ilişkisi
Önce’si, milyonlarca çocuğun gece ritüeline
Yeşilçam’ın en sahici birlikteliklerinden
dönüşüyor.
biri olarak kalıyor.
Ahmet’in kaybının ardından çocuklarla
Bir Neşeli Günler’de yılların
kurduğu ilişkinin daha derinleştiğine ilişkin
küskünlüğü o unutulmaz “Sirke mi limon
anlatılar da burada anlam kazanıyor.
mu” tartışmasının komedisine dönüşüyor
“Kuzucuklarım” hitabı eksilmiş bir
fakat filmin alt katmanında başka bir
sevginin başka çocuklara yönelmiş hali gibi
duygu dolaşıyor.
de okunuyor.
Çocuklarından kopmuş bir aile,
Hababam Sınıfı’nda öğrencileri kollayan
sevgisini kaybetmemiş iki insan ve
Hafize Ana, Bizim Aile’de dağılmış evi
gururun arkasına saklanan bir özlem...
toparlayan kadın ve Gülen Gözler’de
çocuklarının telaşıyla yaşayan anne, bu
ARZU FİLM EKOLÜNDEN
kez doğrudan ekran başındaki çocuklara
O HEY GİDİ GÜNLER…
sesleniyor.
Büyük usta Münir Özkul ile birlikte
seyirciyi kahkahaya boğarken aynı
ADİLE NAŞİT: ‘BEN TİYATRODA
zamanda eksilmiş bir düzenin hüznüyle
DOĞDUM’
buluşturuyor Adile Naşit.
“Ben tiyatroda doğdum” diyen Adile
Sonra Şener Şen’in sivri ve patlamaya
Naşit’in çocukluğu kulislerde, turnelerde ve
hazır mizahı, Adile Naşit’in dengeleyen
prova aralarında geçiyor.
tavrıyla başka bir tona kavuşuyor.
Komik-i Şehir Naşit Bey’in kızı olmak
Tarık Akan ile anne-oğul dinamiğini
ona yalnızca bir soyadı değil, güçlü bir
gepgerçek kuruyorlar.
sahne disiplini de bırakıyor.
Ayşen Gruda ile yan yana geldiğinde
Darülbedayi geleneğinin içinden gelen
ise gündelik yaşamın görünmeyen kadın
bu dünya içinde oyunculuk bir meslekten
emeği beliriyor:
çok yaşam biçimine dönüşüyor.
Mutfaklar, küçük kırgınlıklar,
Arzu Film ekibinin yıllar sonra anlattık-
söylenmeler ve dayanışmalar o tanıdık
ları da bunu destekliyor: birlikte yemek ye-
dünyaya alıp götürüyor hepimizi.
nilen, kahkahaların kadar sıkıntıların da
Arzu Film filmlerinin bugün hâlâ aynı
paylaşıldığı bir çalışma düzeni...
ilgiyle izlenmesinin nedenlerinden biri
Adile Naşit genç oyuncuların heyecanını
de burada yatıyor; seyirci bir dönemin
azaltan, ortam sertleştiğinde havayı
birlikte yaşama duygusuyla yeniden
değiştiren biri olarak da hep sevgi ve
merhabalaşıyor.
özlemle anılıyor.
Adile Naşit’in Yeşilçam’daki yerini
Müjde Ar’ın anlattıkları ise Adile
“anne rolleri” üzerinden tarif etmek
Naşit’in kadın oyuncular arasındaki yerini
kolay ama unutulmamalı ki canlandırdığı
başka bir açıdan görünür kılıyor.
kadınlar birbirine benzese de hiçbiri aynı
Müjde Ar kadın karakterlere yeni bir ce-
karaktere dönüşmüyor. Her filmde başka
saret ve bireysellik alanı açarken Adile
bir yük taşıyorlar.
Naşit gündelik yaşamın görünmeyen eme-
Hababam Sınıfı’ndaki Hafize Ana bunun
ğini ve duygusal yükünü görünür kılıyor.
en güçlü örneklerinden biri.
İkisi farklı kadınlık biçimlerini temsil
İlk bakışta öğrencileri kollayan yardımcı
ediyor gibi görünse de aralarında güçlü
bir karakter gibi görünüyor, film ilerledikçe
bir dayanışma duygusu hissediliyor.
ise okulun vicdanına dönüşüyor.
Mahmut Hoca disiplinin temsilcisiyse
BİR ANTİ-YILDIZ: ADİLE NAŞİT,
Hafize Ana merhametin dili oluyor.
SİBEL ÖZ’DEN KÜLTÜREL
Erkek çocuklarla dolu bir dünyanın içinde
HAFIZAMIZA İLİŞKİN DE BİR
şefkati temsil ediyor ama bunu zayıf bir
OKUMA ÖNERİSİ!
figüre dönüşmeden yapıyor.
Sibel Öz, Bir Anti-Yıldız: Adile Na-
“Kuzularım” diye seslenişi, okul
şit kitabında, Adile Naşit’i nostaljinin gü-
koridorunu sert bir kurumdan çok dağınık
venli alanına hapsetmeden yorumluyor.
ama korunmuş bir eve çeviriyor.
Yeşilçam’ın yıldız sistemi, Arzu Film’in
KAHKAHANIN VE HÜZNÜN
kolektif ruhu, 1970’lerin toplumsal kırılma-
KIYISINDA
ları ve kadın oyuncuların sinemadaki gö-
Adile Naşit’in sinemasında kahkahanın
rünürlüğü birlikte düşünülüyor.
kıyısında çoğu zaman küçük bir kırgınlık,
Kitap yalnızca bir biyografi sunmuyor;
söze dökülmeyen bir hüzün ya da kayıp
Türkiye’nin kültürel hafızasına ilişkin de
duygusu beliriyor. Seyirci gülerken bir
bir okuma öneriyor.
yandan eksilmiş yaşamlarla karşılaşıyor.
Bugün geriye dönüp bakıldığında,
Bu duygu özellikle Neşeli Günler’de daha
Adile Naşit’in yalnızca oynadığı rollerle
görünür hale geliyor.
yaşamadığı daha net anlaşılıyor.
Adile Naşit duyguyu büyük jestlerle değil,
Hafize Ana’yı, Nezaket Hanım’ı, sofranın
bir anda sessizleşmesi, bakışını kaçırması,
başındaki telaşlı ama sevgili kadını hâlâ
sofrayı toplarken hareketlerinin yavaşlaması ya
hatırlamamızın nedeni yalnızca iyi oyunculuk
da sesi yükseldikten sonra aniden yumuşaması
değil. Sertleşen dünyanın içinde eksikliği daha
gibi küçük geçişlerle kuruyor.
çok hissedilen bir duyguyu temsil ediyor.
Gülen Gözler’de Nezaket Hanım çocuklarının
Bazı oyuncular dönemlerini temsil ediyor.
geleceği için telaş ediyor, ekonomik
Adile Naşit ise bir duyguyu temsil ediyor.
n
Aile Şeref’inde yine küçük evlerin, büyük ailelerin
sıkışmışlığın içinde evi ayakta tutmaya çalışıyor.
ve yoksulluğun içinde onuru koruma çabası görünür
Bizim Aile’de dağılmış bir düzeni yeniden kurmanın Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit / Sibel Öz / Everest
yükünü omuzluyor. hale geliyor. Adile Naşit’in kadınları burada yalnızca Yayınları / 392 s.
14 11 Haziran 2026
Soldan sağa: Selim Naşit ve Adile Naşit.
Babası Naşit Özcan ve Adile Naşit.
Selim Naşit ve Adile Naşit babaları Naşit Özcan ile.
Yedi Gün Mecmuası, 22 Mart 1933, Sayı 2

