20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumartesi 30 Eylül 2017 10 Hasta gazeteciler için çağrı CHP’Lİ YARKADAŞ: Gazeteciler cezaevi ortamında tedavi olamıyor CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, gazetemizin tutuklu avukatları için başlatı sık... Cezaevi koşulları hastalığı tetikliyor. Öksürüklerinin arttığını, dün (çarşamba günü) ziyarete giden porlar Adalet Bakanlığı tarafından ciddiye alınsın. Ve hasta tutuklu gazetecilerin çektiği eziyete son veril zeteci Murat Aksoy, çocuğunun doğum gününü kutlayamıyor. Çocuk üç yaşında ve iki yıldır babasını göremi lan önceki gün gerçekleştirilen Ada milletvekilimiz Atilla Sertel de ak sin” dedi. yor. Ne suç işlemiş Murat Aksoy? Ne let Nöbeti’nde, tutuklu hasta gazete tardı. Gökmen ve diğer hasta gaze Cezaevindeki 181 gazetecinin çe suç işledi de böyle ağır bir ceza ve cilerin cezaevi ortamında tedavi ola teciler, bir an önce bağımsız hekim şitli hastalıklarla karşı karşıya oldu riyorsunuz Aksoy Ailesi’ne... Yeter madıklarını söyledi. ler tarafından tedavi edilsin. Rapo ğunu belirten Yarkadaş, şöyle devam artık! Bu eziyete son verin. Tutuklu Yarkadaş, “Sözcü muhabiri Gök ru da İstanbul Tabip Odası ve diğer etti: “AKP iktidarı gazetecilere eziyet tüm gazetecileri tahliye edin.” men Ulu, astım atağı geçiriyor sık tabip odaları değerlendirsin. Bu ra çektiriyor ve bundan zevk alıyor. Ga l İSTANBUL / Cumhuriyet Okkır’a tazminat Ergenekon kumpasının ilk kurbanı Kuddusi Okkır’ın ailesine 95 bin Avro ödenecek Kuddusi Okkır Adalet Bakanlığı, Ergenekon soruşturması kapsamında 1 yıl tutuklu kalan ve cezaevinde yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren Kuddusi Okkır’ın ailesine 95 bin Avro tazminat ödeyecek. Ergenekon soruşturması kapsamında 20 Haziran 2007’de tutuklanan Kuddusi Okkır cezaevinde kansere yakalandıktan sonra 1 Temmuz 2008 günü tahliye edilmişti. Kanser olduğu anlaşılmasına karşın 1 yıl boyunca tutuklu kalan Okkır, tahliye edildiğinde konuşamıyor, ayakta duramıyor, kişisel gereksinimlerini tek başına gideremiyor, ağız yoluyla ilaç tedavisi olamıyor ve ağızdan beslenemiyordu. Okkır, tahliye edildikten sadece 5 gün sonra 6 Temmuz 2008 günü yaşamını yitirdi. Kuddusi Okkır’ın ailesi, yeterli tıbbi erişime ulaşamadıkları gerekçesiyle AİHM’ye başvurmuştu. Ailesi, Okkır’ın yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma ile ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiğini belirtmişti. Dostane çözüm Adalet Bakanlığı ise söz konusu başvurunun dostane çözümle sonuçlandırılması için adımlar attı. Adalet Bakanlığı, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra kanser hastalığı nedeniyle tahliye edilen ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden işadamı Kuddusi Okkır’ın ailesiyle yapılan dostane çözüm görüşmeleri kapsamında, aileye 95 bin Avro (398 bin lira) tazminat ödenmesini kararlaştırdı. Bakanlıkla başvuranlar arasında sağlanan mutabakat AİHM’ye iletildi. Bunun üzerine AİHM, başvurunun dostane çözüm kapsamında düşürülmesine hükmetti. Okkır’ın ailesine söz konusu tazminatın üç ay içinde ödeneceği öğrenildi. l Haber Merkezi En önemli değer ifade özgürlüğü Belçika Parlamentosu’ndaki bütün partilerden temsilcileri içeren bir heyet gazetemizi ziyaret ederek dayanışma duygularını iletti. Parlamentoda üç dönemdir vekil olan ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Kattrin Jadin başkanlığındaki heyette parlamentoda grubu bulunan yedi ayrı partiden vekiller ve Belçika’nın İstanbul Başkonsolosu Sophie De Smedt yer aldı. Belçika heyeti, gazetemiz köşe yazarı Aydın Engin, Yazıişleri Müdürü Bülent Özdo ğan ve Dış Haberler Şefi Mine Esen’le görüştü. Heyet adına ilk sözü alan Başkonsolos De Smedt Cumhuriyet davasını ve Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik tehditleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Demokratlar olarak ifade özgürlüğü bizim için en önemli değerdir” diyen Jadin ise Cumhuriyet’e açılan davalarla ilgili bilgi almak istedi. Türkiye’deki gazetecilerin mesleklerini yaptıkları için hapse girmeye alışkın olduğunu anlatan Aydın Engin ise Cumhuriyet’in sus turulmak istendiğini söyledi. Engin, “Bu hedefe tutuklamalarla ulaşamayacağını anlayan hükümetin mali abluka uygulayarak amacına ulaşmaya çalıştığını” vurguladı. Jadin ise “Size desteğimiz ve dayanışmamız kalpten gelen bir destektir. Özgür basını savunmak aynı zamanda bizim ihtiyacımızdır. Gazeteniz zaten Avrupa’da Türkiye’deki tek bağımsız yayın organı olarak biliniyor. Davanızı Brüksel’den bütün kalbimizle izleyeceğimize dair size söz veriyoruz” diye konuştu. l Dış Haberler OHAL kaldırılmalıYEREL BASIN SEMİNERİ ESKİŞEHİR’DE DEVAM EDİYOR Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ile birlikte düzenlediği yerel medya seminerleri Eskişehir’de devam ediyor. 86. Yerel Medya Semineri’nin açılışında konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasının önemine dikkat çekerek “İki gazeteci tahliye oluyor, üç gazeteci cezaevine giriyor. Türkiye’de demokrasinin yeşermesi ve gazeteciliğin yapılabiliyor olması için OHAL’in kaldırılmasını bekliyoruz” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Bakanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de Türkiye’de basın için büyük bir karanlık olduğunu belirterek “Gerçekleri halka yansıtma konusunda sorunlar var. Bugün, kiralık, satılık, kırık kalemler var. Şantajı gazetecilikle değiştirenler var. Gazetecilerden korkmamaları, taraf olmadan, halk için doğruyu yazmalarını istiyorum” diye konuştu. Seminerde siyaset haberciliği konusunda bir konuşma yapan gazetemizin Ankara Temsilcisi Erdem Gül, “Haber yaparken taraf tutmanın ayıp olduğunu” vurgulayarak, “Bugün siyasi birçok kararın arkasından neler olduğu haberleştiremiyoruz. Ahmet Davudoğlu, Kadir Topbaş istifa etti. Niye istifa ettikleri hakkında bir düşüncemiz var. Ama medyaya haber olarak yansımadığını görüyoruz. Siyaset haberciliğinin tüm dönemlerde iktidarlarla başı derde girmiştir. Ama halkın haber alma hakkı için mesleğin yapılması büyük önem taşıyor” dedi. Gazetemiz yazarı Çiğdem Toker ise ekonomi haberciliği üzerine yaptığı konuşmada, “Kamu yararı gazetecilik yapmakta ısrarlı olan gazeteciler için unutulmaması gereken bir kavram ve kaldıraç diye düşünüyorum” dedi. Ekonomi haberciliğinin güç odaklarının etkisinde kalmadan yapılması gerektiğini vurgulayan Toker, “Kamu kaynaklarının nasıl dağıtıldığı vatandaşa anlatılmalıdır. Siyasetçileri de kamu kaynağını nasıl dağıttığını görmeden tanıyamazsınız” diye konuştu. Spor haberciliği üzerine konuşan gazetemiz yazarı Bağış Erten ise yalan haberlerden uzak durulmaması gerektiğine dikkat çekerek “Yalan haber zehirlidir, yayılır. Spor haberleri nefret suçları bataklığı haline gelmiş durumda” dedi. l ESKİŞEHİR / Cumhuriyet Silivri’de işkence iddiası Betül Özdemir, eşinin ters kelepçeyle süngerli odaya atıldığını söyledi Silivri 2 No’lu L Tipi Cezaevi’nde DHKP/C soruşturmasından tutuklu Mehmet Özdemir’in eşi Betül Özdemir, eşine ters kelepçeli bir şekilde işkence yapıldığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe veren Özdemir, “Açık görüşe gittim iki çocuğumuzla. Bir saat beklettiler. Yoğunluk var dediler. Eşim getirildiğinde her tarafı mosmordu. Elleri ve ayakları kelepçeli bir şekilde süngerli odada işkence görmüş” dedi. Eşinin 15 Eylül’de tutuklandığını belirten Özdemir, 27 Eylül’de açık görüşe gittiğinde yaşadıklarını şöy le anlattı: “Her tarafı mosmordu. ‘Bu morluklar ne’ diye sordum. O da bana, ‘Salı günü hiçbir şey yokken beni ve yanımda kalan arkadaşım Mazlum Aslan’ın işkence ile kollarımızı, ayaklarımızı ters kelepçe yaparak süngerli odaya attılar. Sizi ailenizle görüştürmeyeceğiz demişler. İnfaz koruma memurlarıyla tartıştık’ dedi. Ailesinin beklediğini, merak edeceklerini söyleyince yanımıza getirilmiş. Eşimin can güvenliğinden endişe duyuyorum. Talimatla bu olayın gerçekleştiğini düşünüyorum. Eşimi darp eden robokoplardan ve cezaevi müdüründen şikâyetçiyim.” Özdemir, gazetemize yaptığı açıklamada ise “Bugün (dün) cezaevini aradım eşimin durumunu öğrenmek için, daha önce kaldığı hücrede olduğunu söylediler. Başka bilgi veremiyoruz, yasak diyorlar. Pazartesi ararsa öğrenebileceğiz. Aramazsa bir şey olduğunu düşüneceğiz. 12, 13 yaşlarında iki çocuğumuz var. Çocuklar da babalarını o halde görünce üzüldüler. ‘Bir şey yok merak etmeyin, sıkıntılar yaşadık’ diye çocukları teselli etmeye çalıştı. Çocuklar sürekli babalarının kollarına, boynuna, bileklerine bakıyorlardı. Hatta askerlere de tepki gösterdiler. Babamıza ne yaptınız diye...” dedi. Eşinin daha önce FETÖ soruşturması kapsamında altı ay tutuklu kaldığını ve altı ay önce ilk duruşmada tahliye edildiğini belirten Özdemir, “Saçma sapan iddialardı. Eşimin hiç ilgisi olmadığı anlaşılınca bırakıldı. Biliyorsunuz, kendilerinden olmayan herkesi içeri alıyorlar. Bu son tutuklanmasında da eşimi savcı hiç dinlememiş. Tutuklamaya sevk etmiş. Hâkim cübbesini yarı giymiş, giymemiş tutuklayarak yollamış. Hiçbir şey konuşamamış. Eşim binaların elektrik işiyle uğraşıyordu. İki çocuğumuz da okula gidiyor. Ben şu an ev temizliğinden yeni geldim...” diye konuştu. l İSTANBUL / Cumhuriyet haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: SERPİL ÜNAY PAZARTESİ DURUŞMA VAR Dink davasına katılım çağrısı Agos Gazetesi Genel Ya yın Yönetmeni Hrant Dink’in ölümünden sorumlu oldukları ge rekçesiyle yargılanan kamu görevlilerinin davası, 2 Ekim Pazar tesi günü görülecek. Salı, perşembe ve cu Hrant Dink ma günleri de devam edecek davada, sa nıklar gazeteci Ercan Gün ile Hamza Ce lepoğlu, Muharrem Ay, Veysel Şahin ve Okan Şimşek’in savunmaları alınacak. Hrant’ın Arkadaşları, davanın 56. oturu mu için saat 10.00’da Çağlayan’daki İs tanbul Adliyesi önünde bir araya gelecek. Hrant’ın Arkadaşları, “Hrant için adalet için” diyerek, davayı izleme çağrısı yap tı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Trabzon ve İstanbul jan darma görevlileri ile Samsun emniyet ve jandarma görevlileri, dönemin Emniyet İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılma zer ve eski İstihbarat Daire Başkanı Ra mazan Akyürek ile tutuksuz sanıklar az mettirici Erhan Tuncel ve dönemin Trab zon Emniyet Müdürü Reşat Altay, FETÖ elebaşısı Fethullah Gülen, eski savcı Ze keriya Öz, gazeteciler dahil 85 sanık yar gılanıyor. Son oturumda, Samsun jan darma görevlileri sanıklar Atilla Güçlüoğ lu, Murat Bayrak, Birol Ustaoğlu ve Yük sel Avan tahliye edilmişti. l İSTANBUL / Cumhuriyet NORVEÇ ADAY GÖSTERDİ Cumhuriyet Nobel adayı Dünyanın en prestijli barış ödülü olan Nobel Barış Ödülü için aday gösterme süreci dün sona erdi. Bütün dünyadan Nobel Barış Komitesi’nin akredite ettiği 100’ün üzerinde kuruluş kendi aday adaylarını komiteye teslim etti. Oslo’daki Nobel Barış Ödülü Komitesi’ne her yıl aday adayı önerilerinde bulunan kurumlardan Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü (Prio), bu yıl önerdiği beş aday arasında gazetemiz Cumhuriyet ve eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a da yer verdi. Prio’nun listesinde Cumhuriyet ve Can Dündar 3. sırada yer aldı. Adaylık gerekçesinde Can Dündar’ın gazetecilik yaptığı için soruşturmalara maruz kaldığı vurgulanırken gazetemiz için de “Türkiye’nin en eski gazetesi Cumhuriyet basın özgürlüğünün simgesi oldu” ifadeleri kullanıldı. Adaylık önerisinde, “Verilecek ödül Erdoğan rejiminin laik Cumhuriyetin altını oymasına karşı bir mesaj niteliği taşıyacağı”nın altı çizildi. l Dış Haberler ANKARA’NIN DÜNDAR TALEBİ Berlin: Yakalama emri boşuna Türkiye’nin Can Dündar hakkında kırmızı bülten çıkarılması talebine ilişkin Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schäfer, Dündar hakkında bir yakalama emrinin Almanya’da mümkün olamayacağını açıkladı. Türkiye’nin, hakkında kırmızı bülten çıkarılması için uluslararası polis teşkilatı Interpol’e başvurduğu Can Dündar’la ilgili Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schäfer, Berlin’de bir açıklama yaptı. Haftalık olağan basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Schäfer, Dündar hakkında uluslararası bir yakalama emrinin boşuna olacağını düşündüğünü ifade etti. Schäfer, “Bu tür bir yakalama emrinin Almanya’da dikkate alınacağını ve sonucunda da Sayın Dündar’ın tutuklanacağını hayal edemiyorum” diye konuştu. l Haber Merkezi KIYAFET GÖZALTISI İki Yorum üyesi daha tutuklandı İdil Kültür Merkezi’ne yapılan baskında 24 Eylül’de gözaltına alınan Grup Yorum üyesi Bahar Kurt ve kızına kıyafet götüren annesi önceki gün tutuklanarak cezaevine gönderildi. Grup Yorum üyesi Bergün Varan ise yine Bahar Kurt’a kıyafet götürürken adliyede gözaltına alınarak, Vatan’daki Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldü. Bergün, gözaltına alınmadan iki gün önce cezaevinden tahliye olmuştu. Grup Yorum üyesi Betül Varan ise 15 Eylül günü Fransa’da gerçekleştirilecek olan Fete l’Humanite festivaline katılmak için uçağa binerken Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınmış, 12 gün Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde tutulduktan sonra tutuklanmıştı. l İSTANBUL / Cumhuriyet C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle