24 Mayıs 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Çarşamba 21 Haziran 2017 EDİTÖR: SERKAN OZAN Yapacak bir şey yokBaşbakan, Kılıçdaroğlu’nun Gülmen ve Özakça için yazdığı mektubu yanıtladı: haber 11 Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için kendisine mektup gönderdiğini ve hayati tehlike arz etmeden müdahale edilmesini rica ettiğini aktardı. Yunanistan dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, “Bunlarla ilgili Kılıçdaroğlu, ‘konuyla ilgilenin, tehlike arz etmeden müdahale edin’ diye ricada bulundu. Başbakan Yardımcımız Nurettin Canikli’yi görevlendirdim. Arkadaşların aileleri ile görüştü. Olumlu bir yaklaşım görmedik. Aileler aksine ‘Biz bu eylemlerden gurur duyuyoruz asla da bırakmayı düşünmüyoruz’ gibisinden tutum içine girdiler. Biz de ‘Komisyona girsinler, titiz bir şekilde değerlendirilir’ dedik. İnsani bakımdan gereken çalışmayı yaptık. Gördük ki iş ideolojik boyuta taşınmış, yapacak fazla bir şey yok. O yüzden Kılıçdaroğlu bu örneği vermekle isabetli yaklaşım göstermedi” dedi. Yıldırım, Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşü için “Yürüyüşü bırakması lazım. Bize lazım Kılıçdaroğlu. Yollarda kendisini heder etmesine gönlümüz razı olmaz. Yürüyüşte olduğu için zihinsel ve bedensel yorgunluğu var. Çelişkili açıklamalar yapmaya başladı” dedi. l ANKARA / Cumhuriyet İNSAN BU KADAR DEĞERSİZ Mİ? Açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın durumuna dikkat çekmek için Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) öncülüğünde bir araya gelen aydın, sanatçı, akademisyen, emek ve meslek örgütü temsilcilerinden oluşan heyet “Arkadaşlarımız ölmesin istiyoruz. Bir an önce talepleri yerine getirilsin” çağrısı yaptı. İstanbul Tabip Odası’nda dün düzenlenen toplantıda salona “Açlık grevi 104. gününde” yazılı pankart ile Gülmen ve Özakça’nın fotoğrafları asıldı. Semih Özakça’nın 29 gündür açlık grevinde olan annesi Sultan Özakça, “İnsan bu kadar değersiz mi? Ço cuklarımıza bir zarar gelirse AKP hükümeti bunun sorumlusudur” diye konuştu. Esra Özakça ise eşi Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in moralinin yerinde olduğunu anlattı. Özakça “Kapıları açmıyorlar ama biz çalmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. Özakça, toplantıda eşinin ses kaydını dinletti. Özakça ses kaydında, şu ifadelere yer verdi: “Tabii ki bizim birlikte mücadele etmemizden korkuyorlar. Yüksel Caddesi kazanırsa kamu emekçileri kazanır. ” TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, eski Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, sanatçılar Edip Akbayram ve Deniz Türkali, sinema eleş tirmeni Atilla Dorsay, sanatçı Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney’in de katıldığı toplantıda konuşan eski milletvekili Akın Birdal, Gülmen ve Özakça’yı yaşatmak için heyet oluşturduklarını ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un özel kalemiyle birkaç defa görüştüklerini ancak sonuç alamadıklarını söyledi. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ise “Bu ülke onurunu ve haysiyetini kaybeder, onları kaybedersek. Herkes elinden geleni yapmalı” dedi. İstanbul’da 27 gündür açlık grevinde olan aşçı İsmail Erdoğan da “Birlikte mücadele etmeliyiz” diye konuştu. l İSTANBUL / Cumhuriyet Hukukun üstünlüğü içinMaltepe Cezaevi’ne giden Sağlar, ‘Berberoğlu’nun morali yüksek’ dedi KURTULUŞ ARI ALİ AÇAR CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, Maltepe Cezaevin’de tutuklu bulunan Enis Berbeoğlu’nu ziyaret etti. Herkes için hukuk istediklerini Tehdit değilsöyleyen Sağlar, “Enis Berberoğ lu burada bir bedel ödüyor. Bizde hukukun üstünlüğünü savu adalet istiyoruznacak bir devlet için mücadele ediyoruz” dedi. Maltepe Cezaevi’nde tutuklu HAZAL OCAK Cbulunan CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nu ziyaret eden CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, Türkiye’nin hukuk devleti olmaktan çıktığını ve adaletin yok edildiğini söyledi. Türkiye’nin ciddi bir kaosa sürüklendiğini ve HP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Maçka Demokrasi Parkı’nda başlatılan “Adalet Nöbeti”nde 6. gün geride kaldı. CHP Fatih, Çatalca ve Ümraniye ilçe örgütleri dün sabah erken saatlerde parka gelerek nöbete başladı. hukuk devleti, insan hakları, bağımsız ve tarafsız yargı için adaleti arıyoruz” dedi. Çelikel şunları söyledi: “Bir ülkede en az 100150 bin kamu görevlisi görevlerinden ihraç edilmişse, parlamenterler, akademisyenler, gazeteciler muhalif oldukları için tutuklanıyorlarsa, 34 aydan beri 2 öğretmenimiz Nuri yere varamazlar. KHK’lerle yürüyen hukuk düzenine son verin. Evrensel hukuku uygulayın. Vatandaşın adalet arayışına kulak tıkamışsanız vatandaş da adaleti sokaklarda arar. Tehdit değil, adalet istiyoruz.” Öğleden sonra nöbete Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri destek ziyare bunun en somut örneğinin Enis Nöbete Çağdaş Yaşamı Destek ye Gülmen, Semih Özakça görev tinde bulundu. KESK’lilerin parka gi Berberoğlu’nun tutuklanması ol leme Derneği (ÇYDD) Genel Baş leri için açlık grevi yapıyorlar ve tu rişi sırasında ‘’Nuriye, Semih onuru duğunu söyleyen Fikri Sağlar, “Enis Berberoğlu Türkiye’de evrensel hukukun terk edilip demokrasiyi kabul etmeyen tek adamın talimatlarıyla görev yapan bir yargı ile tutuklanmıştır” dedi. Berberoğlu’nun moralinin yüksek olduğunu söyleyen Sağlar, “Haksızlığa uğradığının farkında. Yönlendirilmiş yargı ne kanı Prof. Dr. Aysel Çelikel ile dernek üyeleri de destek verdi. Nöbette konuşan Çelikel, “Bir toplumda adalet yoksa, mutluluk, barış, huzur yoktur. Bunlar olmayınca gelecek de yoktur. Ülkemizde uzun süreden beri adaleti kaybettik. Demokrasi, tuklanıp ölüme terk edilmişlerse, adil yargılama hakkı kaybolmuşsa, 69 yaşında bir parti lideri on binlerce insanla birlikte 25 gün yürümeyi göze almışsa siyasi iktidar bu sese kulak vermelidir. Yoksa vatandaşı tehdit ederek korkutarak hiçbir muzdur’’, ‘’Direne direne kazanacağız’’ sloganları atıldı. CHP İstanbul Milletvekilleri Barış Yarkadaş, Dursun Çiçek ve CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar da gün içerisinde parka gelip, yurttaşlarla sohbet etti. l İSTANBUL Maçka’da adaleti düşünmek deniyle cezaevinde tutulduğunu biliyor. Ama ‘casusluk’ gibi bir SEYHAN AVŞAR suçtan yaftalanmaktan da büyük üzüntü duyuyor. Türkiye’de hak Msızlık diz boyu. Suçlu ile suçsuz arasında müthiş bir ayrımsızlık söz konusu. O nedenle de adalet istiyoruz. Hukukun üstünlüğünü savunacak bir devletin oluşturulması için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı. Öte yandan Maltepe Cezaevi önünde tutulan nöbeti dün CHP açka Parkı’nda devam eden Adalet Nöbeti’nde önceki akşam da şiddetli yağmura karşın 7’den 70’e çok sayıda yurttaş akın etti. Nöbette, Türk bayrağını kapıp 70 yaşındaki annesi ile alana gelen de vardı, bebeğini alıp gelen de... Ama parkta hüzün hâkimdi. CHP’liler, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Adalet Yürüyüşü’ne katılan ve kalp krizi geçirerek haya Beykoz İlçe Başkanlığı devraldı. tını kaybeden 69 yaşındaki Hasan Tatlı’nın yasını tutuyordu. Akşam üzeri, nöbet alanına kuru lan platformdan tüm CHP il ve ilçe binalarında her gün saat 18.00’de iki dakikalık “Adaleti Düşünme” eyleminin yapılacağı açıklandı. Eylem başlayınca ise kimi yurttaş gökyüzüne bakarak, kimisi başını önüne eğerek, kimisi ise elini yüzüne dayayarak düşündü adaleti. İki dakikalık “Adaleti Düşünme” eylemine katılan temizlik işçisi Gül Temiz (29) “Hep adaletten konuşuyoruz. Şimdi tam anlamıyla iki dakika dahi olsa iliklerimde hissederek adaleti düşündüm. Adalete şu an sadece düşüncelerimizde. Düşündükçe ise mutsuzlaşıyoruz. Adalet hayallerimizde olmasın istiyoruz” dedi. Ailesiyle beraber nöbete desteğe gelen Hakan Öztürk (45) ise adalete aç bir toplum haline geldiğimizi söyledi. Öztürk, “Referandum da ‘Hayır’ oylarımızı çalanlar, bu adalet mücadelemize engel olamayacaklar. Adalet kavramını sürekli düşündüğüm için geceleri dahi uyuyamıyorum” dedi. Ama biz gerçekten Freddie Mercury’nin askerleriyiz Bu yazıyı... Attığı telaşlı tweet’lerle lafı “Valla Freddie Mercury’ni askeri falan değiliz”e getirmek için ter döken Beşiktaş Belediye Başkanı’nın, Hayatta ciddiye alınması gereken şeylerle alınmaması gereken şeyleri fena halde birbirine karıştırdığını varsayarak yazıyorum. (Ciddiye alınacak şeyler: Direniş, insan hakları, adalet, eşitlik, özgürlük... Ciddiye alınmayacak şeyler: Tehdit, cahillerden gelen ahlaki baskı, gerici toplumsal yaptırımlar, akılsız kınamalar, yersiz ayıplamalar, homofobik refleksler...) Olay Beşiktaş Belediyesi’nin Twitter hesabında yaşandı. Söz konusu olan ve tepkiler yüzünden alelacele kaldırılan tweet’i artık belediyenin sayfasında bulamazsınız. Tweet’te Beşiktaş Belediyesi’nin binasına asılmış bir gökkuşağı bayrağının fotoğrafı vardı; Altında da “Fredie Mercury’nin askerleriyiz” yazılıydı. Bunun, bugünün el değiştiren Türkiye’sine ağır gelecek, Amsterdam Belediyesi standartlarında bir tweet olduğu tartışılmaz. Ve sırf bu yüzden bile bu tweet’in arkasında durmamak, duramamak Beşiktaş Belediyesi’ne yakışmaz. Ama Beşiktaş Belediye Başkanı, belediyenin Twitter adresinden onur haftası dolayısıyla atılan ve LGBTİ hareketine esprili bir selam çakan bu kurumsal tweet’i derhal kaldırttı ve yapılan “hata” yüzünden halktan özür diledi. “Sosyal medyada çalışan bir arkadaşımız işgüzarlık yapmış” dedi. “Biz sadece Hz. Muhammed Mustafa (Sav) ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün değerlerinin peşinde devletimizin ve milletimizin askeri oluruz” dedi. “İnsanlarımızın değerlerine, kültürlerine, inançlarına ve tercihlerine saygı göstermek düsturumuzdur” dedi. “Bizim saygılı tutumumuz eşcinselliği teşvik etmemize neden olamaz” dedi. “İnancımız ve toplumsal yaşama bakışımız buna engeldir” dedi. Neticede asla kabahat sayılmaması gereken bir tweet uğruna uzun uzun dil döke rek ifade ettiği özrü, bildiğiniz koca bir kabahate çevirdi. Eşcinselliği teşvikten, inanca saygıya kadar olmayacak bahanelerle dolu bu dilin LGBTİ hareketi açısından sınıfta kalması bir yana; Sergilenen tavır baştan ayağa politik bir facia. Şu korkunç zamanlarda, iktidara kafa tutmanın yolu onun bir silah ve araç olarak kullandığı muhafazakârlığa prim vermekten geçmez. Aksine, her fırsatta başka bir Türkiye hâlâ mümkün mesajları vermekten ve bu mesajlara uygun yürekli bir dil ve tavırda inat etmekten geçer. Biz... Yani iktidarın diş biledikleri... Tarihe gömmeye ant içtikleri... Cumhuriyet aydınlanmasından kendi aydınlığını yaratmaya çalışanlar... Muhafazakâr politikaların hedefinde olanlar... Biz... Şakalarla yücelttiğimiz kıymetli bir dilin çağdaş ve etkili politik ikliminden güç almaktan vazgeçersek; Resmi ve işgalci ve muhafazakâr ideolojiler tarafından dışlanan tüm değerlere, her şeye rağmen, inadına sahip çıkmaktan korkmaya kalkarsak; Ahlaki ya da dini, tüm zorba yaptırımlara direnmeyi erdem saymaktan cayarsak; İşi hesaba, kitaba vurup tehditlere, tepkilere prim verirsek; Zaten kısmaya çalıştıkları sesimizi korktuğumuzdan daha çabuk engeller; Kopartmaya fırsat kolladıkları dilimizi de tam dibinden pat diye keserler. O yüzden hassasiyetlerle hak karşı karşıya geldiğinde, rasyonel akıl seçimini hassasiyetten değil, haktan yana yapar. Hakları korumak için kalabalıkların hassasiyetlerini beslemek yerine onları onarmanın yolları arar. Ayrıca Fredie Mercury’nin askerleri olmak şahane bir oksimorondur*. Bu güzelim oksimorona da böyle kolay kıyılmaz. (*) Oksimoron: Birbiriyle çelişen ya da tamamen zıt iki kavramın bir arada kullanılmasıyla oluşan ifadeye denir. Bunu bazen anlamı kuvvetlendirmek için yaparsınız; bazen sanatsal bir estetik niyetiyle; bazen de halihazırda kullanılan bir kavramı alaya almak için... İZMİR KOLU İSTANBUL’A İLERLİYOR Parlamenter sistemi tekrar kuracağız CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı “Adalet Yürüyüşü”ne destek için CHP İzmir il başkanlığı tarafından İstanbul’a başlatılan yürüyüş 4’üncü gününde, Manisa’nın Akhisar ilçesinde devam etti. Dün saat 10.30’da Akhisar şehir merkezi girişinde İzmir, Menemen, Aliağa ve Turgutlu’dan gelen partililerin oluşturduğu yaklaşık 1000 kişilik grup, yürüyüşe başladı. Yaklaşık 5 kilometrelik yürüyüşün ardından CHP Akhisar İlçe Başkanlığı’na gelen grup adına açıklamayı CHP Akhisar İlçe Başkanı İsmail Şahin, “Fethullah Gülen’e, FETÖ terör örgütü diyenler hapiste; o gün FETÖ’yü Fethullah Gülen’i savunanlar dışarıda. Bunun için adalet istiyoruz ve bunun için yollardayız. Bunun için Türkiye’de tekrar diktatörlüğe son vereceğiz, Cumhurbaşkanlığı seçiminde bütün Türkiye’de hayırda bileşenler mutlaka ve mutlaka parlamenter sistemi tekrar kuracağız” dedi. CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven ise tutuklanan milletvekillerinin, gazetecilerin, akademisyenlerin bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamanın ardından grup, Balıkesir yönüne hareket etti. l İZMİR / Cumhuriyet C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle