Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
SAYFA CUMHURİYET 16 AĞUSTOS1992 PAZAR
PAZAR KONUKLARI
Leyla Tavşanoğlu, 'Sağhklı Yaşam için Spor'konusunu bir uzman ve birsporzede ilekonuştu
Alturfan: Yaşıruza
göre spor yapın- Sağhklı spor için neyapılmalıdır?
Bunun gerekleri nedir?
ALTURFAN-Spora başlamadan ön-
ce mutlaka vücudun ve beynin spora
hazarlanması lazım. Bunun için yapıla-
cak spor öncesinde, kaslara daha çok
kan gitmesini sağlamak için kültür fızik
hareketleri, mümkünse de masa yap-
mak gerekir. Ancak bundan sonra spora
başlanır. Aksi halde çeşitli sakatlıklar or-
taya çıkar. Çünkü kişi vücutça da kafaca
da spora hazırlıkh değildir.
Bunun dışında yaşlara göre spor var-
dır. Orta yaşta spor yapmak isteyen bir
kişinin öncelikle doİctor kontrolünden
gecmesi gerekir. Hele yaşı 30'un. 40'ın
üzerindeyse, en azından bir kalp akciğer
sisteminin hekim kontrolundan geçiril-
mesinde fayda var.
Bir de kullanılan spor malzemelerine
özellikle dikkat edilmeli. En iyisi, o spor
için en uygunu kullanılmalı. Özellikle de
giyilen ayakkabılara dikkat edilmeli.
Belli spor için uygun ayakkabı gi-
yilmiyorsa sakatlıklar olur.
- Türk insanının spora yaklaşımını nasıl
değerlendiriyorsımuz?
por yapan insan her
yönüyle hazır oluyor,
hayata hazır oluyorsunuz.
20,25,30 ya da daha geç
yaşlarda spora başlayanlar
başlangıçta güçlük
çekerler. Ama belirli bir
dönemi geçirdikten sonra
artık, vücut onu ister. Son
yapılan çalışmalara göre de
vücutta bir hormon
oluştuğu ve alışılmış saat
geldiğinde, insanın nasıl
karnı acıkıyorsa yemek
yemek ihtiyacı hissediyorsa
spor ihtiyacının da
hıssedildiği ortaya
konulmuş. Vücut onu artık
istemeye başlıyor.
ALTURFAN-Benim cocukluğuma
kıyasla şimdi çok büyük fark var. Şunu
da söylemek lazım. Son siyasi iktidarlar
bu işin bilincine vardılar. Benim için la-
boratuvar gerek kapalı, gerekse de açık
spor alanıdır. Bir insan sağlıklı olarak
yaşına göre spor yapıyorsa o insan sağ-
hklıdır. Bu bir yerde insan iiçn test olu-
yor. Ikinci olarak da vûcut hazırlamış
oluyor. Bunu tıbbi olarak şöyle açıkla-
yabiliriz. Örneğin bacaklanmız. Kalpten
kan çıkar. atar damarlar vasıtasıyla ba-
caklara. vücudun alt bölümüne iner. Bir
de bunun dönüşü var. İnsan koşunca
kaslar kasılıyor. Kaslar arasında toplar
damarlar var. Kaslar kasılarak toplar
damarlara kanın yukan pompalanma-
sında yardun ediyor. Spor yapan insan-
da damar sertliği olmaz. Çünkü damar-
da sürekli kan hareket halinde olduğu
için damar cidannda yağ toplanmaz.
Spor yapan insan her yönüyle hazır olu-
yor, hayata hazır oluyorsunuz. 20,25,30
ya da daha geç yaşlarda spora başlayan-
lar başlangıçta güçlük çekerler. Ama be-
lirli bir dönemi geçirdikten sonra artık,
vücut onu ister. Son yapılan çalışmalara
göre de vücutta bir hormon oluştuğu ve
alışılmış saat geldiğinde. insanın nasıl
karnı acıkıyorsa yemek yemek ihtiyacı
hissediyorsa spor ihtiyacının da hissedil-
diği ortaya konulmuş. Vücut onu artık
istemeye başlıyor.
- Sağlıklı spor yapabilmek için nasıl bir
beslenme rejimi uvgulamak gerekivor?
ALTURFAN-Kabaca söylemek gere-
kirse spor yapan ya da spora başlayacak
kişi zaten sağlıklı kişidir. Sağlıklı spor
için beslenme açısından genelde bir tanımla-
ma yapmak gerekirse proteinlerin alın-
ması önemlidir. Proteinler vücudun yapı
taşıdır. Proteinli maddeler de et, balık,
tavuk...
Yıllar önce bir toplantıya katılmıştım.
Konusu Türk gençliğinin sporu ve so-
runlanydı. Orada bana, 'Karadeniz in-
sanında spora yatkınlık vardır. Bunun
sebebi nedir?" diye sormuşlardı. O anda
bu konuyu düşündüm. Ben de o yöreli-
yim. Eskiden Türkiye'de besin maddele-
ri bu kadar bol değjldi. Ama en fakirin
evine bile iki öğün balık girerdi. Şimdi
öyle değil ya, neyse... Balık, özellikle de
hamsi proteini bol olan besin maddeleri.
Doğu Karadeniz insanına baktığınız za-
man gerçekten spora karşı bir yatkınlığı
olduğunu görürsünüz. O zamanlar ham-
si tarlalara dökülürdü. Şimdiyse Reşat
Altını gibi oldu. Bunu da şuna bağlamak
istiyorum. Proteinli maddelerin, bol
ahnması, yani vücudun yapı taşının kuv-
vetli olması gerek ki iyi spor yapılabilsin.
Bir de spor yaparken şuna dikkat et-
meli: Midenin boş olması lazım. Yemek
yedikten hiç olmazsa üç dört saat sonra
spor yapılmalı. Bunu da şuna bağlıyo-
ruz: Besinlerin mideden barsaklara geç-
mesine süre tanınmabdır. Tok karnına
spor yapılınca vücudun yükü daha çok
artar. Yemeğin hazmedilmesi vücut için
bir çalışmadır. Bir de bunun üzerine spor
eklenince vücudun yükü iki misline çıkı-
yor. O yönden aç karnına spor yapılma-
sında fayda vardır.
- Son yıllarda büyük kentlerde hizmele
açılan halı sahalarda sakatlıkların yüksek
olduğu söyleniyor? Bu konuda bir değer-
Prof. AZIZ
ALTURFAN
1942'deGiresun un TireboluUçesinde
doğdu. İlk ve oria eğitimini Tirebolu da
yaptıktan sonra lişevi İstanbul
Lisesinde bitirdi. İ.Ü. Çapa Tıp
Fakültesi nden mezun oluşunun
ardından aymfakültede başasistanhk
göreviyaptı. Ortopedi Travmatoloji
Kürsüsü nde 1982 de doçent oldu.
1986 'da aym klinikte profesör oldu.
Aynı zamanda İstanbulspor Kulübü
Baskanlığı görevinde bulunuyor.
lendirme vapar mısınız?
ALTURFAN-Geçen yıl bir toplantı
düzenlenmişti. Bu toplantıda yanılmı-
yorsam Beden Terbiyesi Bölge Müdürü,
Istanbul'da yüz küsur halı saha olduğu-
nu, ancak bunlardan 50-60 tanesinin
ruhsath olduğunu söylemişti. Bu sakat-
lıklann artmasında bu sahalann normal
standartlara uygun yapılmaması etken.
Teknik olarak nasıl yapılıyor, tam olarak
bilmiyorum. Bildiğim kadanyla altına
kum konuluyor. halının şu kadar kalın
olması lazım. Onun bir standardı var-
mış.
Burada önüne gelen halıyı alıyor, sa-
hanın üzerine seriyor, etrafını çeviriyor.
yaparken oksijenin vücuda rahat girebil-
mesi gerek. Açık sahada hiç tartışmasız
daha kolaydır, akciğerlere daha kolay
girer. Akciğerlerde oksijen değişimi olur.
oksijenin kaslara gitmesi daha kolaydır.
-Bir zamanlar joggingin de çok modası
vardı. Ama sonradan sağlığa zararlı oldu-
ğu sövlendi. Bunun doğruluk payı varmı?
ALTLRFAN-Büyük bir doğruluk pa-
yı olduğuna inanmıyorum. jogging her
yaşta yapılan sporlardan biridir. Sağlığa
zararlı bir yanı olduğunu düşünmüvo-
rum. Jogging daha çok orta yaşta yapı-
lan bir spor. Bunu yaparken de tedricen
yapmak lazım. Merdivenleri basamak
basamak cıkmak lazım. Üç beş basamak
birden çıkmaya kalktığınızda ya düşersı-
niz. ya başka bir aksaklık olur. Joggingi
ve benzeri sporlan yaparken vücudun
hazırlanması lazım. Kültür fizik hare-
ketleri, masaj yapmak gerek spora başla-
madan. Hazırlandıktan sonra önce hızlı
yürüyüş şeklinde. sonra tempoyu biraz
arttırarak ve etap etap yapmakta yarar
var.
Eşofmanını giymiş, hiçbir hazırhk
yapmamış, koşmaya çıkmış... Bunu ya-
parsanız önce adale hamlığı nedeniyle
bir iki gün sonra ağnlar başlar.
Profesyonel futbolcular da sakatlanı-
yor. Bugün en büyük kulüplerin futbol-
culann idmanda hazırlanması bile tam
değil. Bunu bir ara Galatasaray yaptı.
İdmanlar başlamadan önce, vücudu bi-
len kondüsyon çalışması bilen bir hoca
getirtti. Profesyonel takımlar, gerek bas-
ketbol olsun, gerek futbol olsun bütün
maçlar için idmana başlamadan önce
vücudun hazırlanması lazım. Dünyada
bu iş artık profesyonel hale geldı. Vücut-
taki kaslann çahşmasını, vücudun hazır-
lanmasını bilen profesyonel kişiler, önce
ekibi hazırlıyorlar, ondan sonra idman
başlıyor. Yineliyorum, vücudun hazır-
lanması işi ayn bir konudur.
Sporcu idmanda yapmamış olduğu
bir hareketi müsabaka sırasında yap-
mak zorunda kalıyor. Bir örnek verecek
olursam: Sporcu idmanda.ayağını diye-
lim. bir metreye kadar kaldınyor. Ama
müsabaka sırasında öyle pozisyon olu-
yor ki, bunu 1.5. ya da iki metreye kaldır-
ması icap ediyor. Müsabaka sırasında
tabii sporcu bunu düşünmüyor ve ne
oluyor? Adalelerin de tendonlann da be-
lirli bir uzama kapasitesi var. Eğer baş-
langıçta siz bunlan iki metreye alıştır-
mazsanız adalenın ya da tendonun boyu
Zingal:Spor yapayım
derken ölüyordumSpor yapmak isterken başınıza çeşitli
ısler açıİdığını biliyoruz. Bu nasıl oldu aıı-
lutırpnsmız?
ZİNGAL - Bundan 6-7 yıl öncesiydi.
Günde iki paket sıgara içiyordum. Siga-
ra>ı bırakma>a karar vermiştim. ama
nasıl bırakacağımı bir türlü bitemiyor-
dum. Sigarayı bırakmanın en iyi yolu-
nun spor yapmak olduğunu söylediler.
Ona ınandım. Ancak sağlıklı yaşayayım
derken neredeyse sağlıklı ölmeyle karşı
karşıya kaldım.
Satıbahlan koşmaya
başladım. 5 gün, 10 gün
derken ayaklanmda inanılmaz
ağnlarbaşladı. Doktordahil
kime sorduysam, "Bu ağnlar
doğaldır. Sen hamsın. Bunlar
kas ağnlandır" dediler. Bunu
böyle kabul edip koşmaya
devam ettim. Ama bir sabah
kalküğımda tabanlanm
şjşmişti. Değil koşmak,
ayakta duramıyordum.
Sigarayı bırakmak için her sabafı koş-
maya karar verdim. Gittim kendime bir
eşofman takım. lastik ayakkabı aldım ve
sabahlan koşmaya başladım. 5 gün, 10
gün derken ayaklanmda inanılmaz ağn-
lar başladı. Doktor dahil kime sorduy-
sam. "Bu ağnlar doğaldır. Sen hamsın.
Bunlar kas ağnlandır" dediler. Bunu
böyle kabul edip koşmaya devam ettim.
Ama bir sabah kalküğımda tabanlanm
şışmişti. Değil yürümek, koşmak. ayak-
lanmın üzerinde bile duramıyordum.
Bir ortopediste gittim. Halk dılınde ta-
banlanmın çöktüğünü söyledikten son-
ra. "Ne yaptın da bu duruma geldin"
diye sordu. "Sigarayı bırakmak. sağlıklı
yaşamak için koştum" dedim. Sonuçta,
doktor bana, yanlış ayakkabıyla yanlış
zeminde koştuğumu söyledi. Bu duru-
mun en az 15 gün, bir ay sürebileceğin-
den söz etti. Tedavi şekli olarak da bana
ortopedik bir ayakkabı. parmak uçlan-
mı dışanda bırakan lastik çorap. bir de
mercimek büyüklüğünde hap verdi.
Şimdi adını anımsamıyorum. Benım ila-
ca karşı alerjim olduğu için hemen pros-
pektüsünü okudum. Aynen şunlar yazı-
T
YAMAN
ZİNGAL
1947 'de İstanbul 'da doğdu.
Eğitimini İstanbul'da tamamladı.
Gençyaşında iş hayatına atıldı.
Uzun süre dış ülkelere ihracat yaptı.
Şu anda Almanya 'ya kadmlar için
hazırgivim üriinleri ihraç eden bir
firketin
sahibi.
A tçılık sporuylayakından ilgili.
Veliefendi Hipodromu 'nda bulunan
dörtatıyarışlarakatılıyor.
Aradan bırkaç gün geçti. Bir arkada-
şım bana. "Sen kepek al. Bunu kaynat.
Ayaklannı o sıcak kepeğin içine sok" de-
di. Kepek sözcüğünü hep duyanm, ama
kepeğin ne olduğunu bilmiyorum. Nere-
den bulunur soruma, "Un fabrikalann-
da bulursun" yanıtını aldım. Hemen
telefon rehberini açtım. Oturduğum yere
en yakın bir un fabrikasının numarasını
buldum. Oraya telefon ettim, adresi al-
dım. kalktım oraya gittim. "Kepek isti-
yorum" dedım. "Ne kepeği istiyorsu-
nuz" dive sordular. Ben bilmiyorum.
"Ne kepeği var" diyf sordum. Adam
buğday. arpa, yulaf, çavdardıye sıraladı.
Bunun üzerine "En iyisi hangisiyse on-
dan verin" dedim. "Ne yapacaksınız"
Prof Aziz Alturfan, belli bir yaştan sonra sporun nuıtlak doktor kontroiü altında gercekleştirilmesi gerektiğini savundu
Oluyor size halı saha. Bunlann belirli,
yetkili kuruluşlarca kontrol edilmesi la-
zım. Bunu herhalde Beden Terbiyesi
Bölge Müdürlüğü Belediye'yle işbirliği
halinde kontrol etmeli. Standardı neyse
ona göre ruhsat vermesi gerek. Standar-
da uygun olarak yapılmayan sahalarda
tabii ki sakatlık oranı da artıyor. Ama en
iyi sahalarda* da sakatlık oluyor. Biraz
önce de söylediği gibi sakatlığın oranı
azılıyor.
- Son yıllarda dünyaya bir aerobik yap-
ma salgını sardı. Aerobik sağlığa yararlı
mıdır. zararlı mıdır?
ALTURFAN-Spor açık alanlarda ya-
pılmalı. Kapalı yerlerde yapılan sporun
da mutlaka vücuda faydası var da spo-
run daim açık ve temiz bir yerde yapıl-
ması lazım. Bunun nedeni de şu: Spor
normalinden fazla uzuyor. Ondan sonra
da kopmalar, kemikten aynlmalar ve do-
layısıyla sakatbklar ortaya çıkıyor.
- Siz İstanbulspor Kulübü başkanlığıyla
hekimlik ve öğretim üyeliğini bir arada
nasıl beğdastınvorsunuz?
ALTURFAN-Spor kulübü yöneticili-
ği ekip işidir. Bizim ekibimiz çok kuvvet-
li. Bu işi sevmek ve zaman ayırmak
meselesi. Sabahlan altı buçukta kalkıyo-
rum. Gece işim birde biter. Bir buçuk,
ikide yatanm. Ama bunu yaparken di-
ğer işleri de aksatmıyorum. Zaten olmaz.
Haftalık programım. hangi saat nerede-
yim, bellidir. Sporculann sağlık sorunla-
nyla ben ilgileniyorum. Mesela geçenler-
de birisinde minüsküs yırtığı oldu.
Ameliyat ettim. Bütün bunlar fazla me-
sai gerektiren şeyler.
lıydı: "Değil midesinden rahatsız olan-
lar, sağlam mideliler bile bu ilacı alırken
son derece dikkat etmelidirler." Pros-
pektüste aynca şunlar da yazılıydı: "Saç
dökülmesi. mide bulantısı, deri dökül-
mesi, göz kararması başlarsa ilacı derhal
kesin. Bir hekime başvurun."
Ben korkudan o ilacı alamadım. Bu
kez gittim. ortopedik ayakkabıyı aldım.
Ama bunu giyme şansım olmadı. Ayak-
lanmın kavislerini acıttı, yara yaptı. So-
nuçta bunlan da bir kenara bırakmak
zorunda kaldım. Lastik çorabı hiç mi hiç
giyemedim. Ayağıma giydiğim ilk gün
sonunda bir de baktım ki parmak uçla-
nm bembeyaz olmuş. Meğer kan deve-
ranını engellemiş. Bu sefer iyice kork-
tum. Ama çaresizdim. Doktorun verdiği
ilacı, ayakkabıyı, lastik çorabı kullana-
mıvordum. Hiçbir şey de yapamıyorum.
diye sordu. Derdımı anlattım ve "Kay-
natacağım. bunun içine ayağımı sokaca-
ğjm" dedim. Adam buna güldü.
Ama bu kepek kaynatma işi bana es-
kilerin bir evde tedavi yöntemini anım-
satmışt*. Eski kadınlar şişen bir yere
ekmeği hamur yapıp üstüne bastırdıkla-
nnda şiş inermiş. Bunun da kendine ait
bir mantığı olsa gerek.
Bu arada adam her cins kepekten birer
parça bir torbaya doldurup elime verdi.
Eve gider gitmez hepsinden birer parçayı
bir aşure tenceresine koyup kaynattım.
Ayağımı sokabilecek sıcaklığa gelince
içine soktum. Yanm saat. bir saat kadar
ayağımı içinde tutuyordum. Bunu 2-3
gün sürekli yaptıktan sonra baktım şişler
inmeye başladı. Şişler inince ağnlar da
geçti.
Başıma gelen bir başka olay da şöyle:
Yaman Zingal, sıgarav ı bırakmak için başladığı 'spor'a. sağlıksal sorunlar nedeniyle ara vemıck zorunda kaldığını söylüyor
1986 yılında Dinarsu sahasında bir ak-
şam arkadaşlanmla top oynuyorduk.
Top yerde zıplıyordu. Zıplayan topu
aşağı almak için bacağımı iyice kaldınn-
ca korkunç bir acıyla yere düştüm. On
beş yirmı dakika kadar saha kenannda
durdum. acının geçmesini bekledim.
Sonra yine oyuna girdim. Ağnyan baca-
ğımla topa vunnak istedim, mümkün
değildi. Aradan altı yıl geçti. Sağ ayağımı
yattığımda hâlâ çekip yatıyorum ya da
bir sandalyeye oturduğum zaman san-
dalyenin uç kısmı bacağımın o noktasına
değdiğinde korkunç bir acı duyuyorum.
Tedavi de olmadım. Bu acı bende yer
etti.
Aslında spor yapan herkesin bir heki-
me görünmesi gerek. Batı ülkelerinde
profesyonel sporda önce sporcular he-
yetten gecip "sağlam" raporu aldıktan
sonra sporcu olabiliyorlar.
-Koşmaya başladığmız zaman ya da
koştuğunuz süre içinde hiç gıdanıza dik-
kat etıiniz mı'
ZİNGAL - Hayır, hiç. Sigarayı bırak-
tığım için iştahım daha da açılmıştı. Bu
sefer önüme ne gelirse yiyordum. Koş-
mama karşın, çok yemek yemem sonucu
kısa sürede kilo aldım.
Beslenme yüzünden benim değiL, ama
bizim oturduğumuz mahallede bir ağa-
beyimizin başına bir iş gelmişti. Yıllar
önce bu ağabeyimiz bir öğle sıcağında
bol bol bulgur pilavı yemiş ve ayran iç-
miş. Hemen sonra da futbol oynamaya
başlamış. Bırkaç dakika sonra sahada
kaldı. Sedyeyle hastaneye kaldırdılar.
Uzun süre bakım altında kalmıştı.
- Spor yapma kararı alırken hiç hekim
kontrolünden geçmevi düşündünü: mü?
ZİNGAL - Hayir. Ataköy'de koşu-
yordum. Sabahın erken saatlerinde be-
nim gibi yollarda koşan yüzlerce insan
görüyordum. Onlar bir doktor deneti-
minde mi. yoksa benim gibi bilincsizce
mi koşuyordu? Bilemiyorum. Bir de yıl-
lardır spor yapmamış ham bir vücudu
birdenbire çok zorladım.
Ler yaşın bir çalışma
temposu varmış. Her yaşta
nabız farklı atarmış. Şu
kadar atarsa o kadar
koşmak lazımmış. İkinci
gün ve sonraki günler
tedricen arttırmak
gerekirmiş. Daha sonra
yine bana hekimin
söylediğine göre benim
türümde bir kişi doktor
kontrolünden geçmeden
koşmaya başlarsa ve
kalbinden de gizli bir
rahatsızlığı varsa ölüme
bile yol açabilirmiş.
- Peki, başlangıçta kas ağrıları olmuş
muydu?
ZİNGAL - Oldu, bunun olacağını bili-
yordum. Ama ayak bileklerimin ve taba-
nımın şişeceğinı, basamaz duruma gele-
ceğimi hiç aklıma getirmemiştim. Hatta
bir keresinde hiç unutmuyorum, sabaha
karşı uyandım. Tuvalete gitmem gereki-
yor, ama yürüyemiyordum. Çünkü
ayaklanmın üzerine basamıyordum.
Dizlerimin üzerinde sürünerek tuvalete
gittiğimi çok iyi anımsıyorum. Bütün
bunlar hep bilgisizce, doktor denetimsiz
yapılan spordan kaynaklandı.
- Koşarken hiç soluksuz kaldığmız oldu
mu?
ZİNGAL - Olmadı. Ama daha sonra
öğrendim ki her yaşın bir çalışma tempo-
su varmış. Her yaşta nabız farkh atar-
mış. Şu kadar atarsa o kadar koşmak
lazımmış. İkinci gün ve sonraki günler
tedricen arttırmak gerekirmiş. Daha
sonra yine bana hekimin söylediğine gö-
re benim türümde bir kişi doktor kont-
rolünden geçmeden koşmaya başlarsa
ve kalbinden de gizli bir rahatsızlığı var-
sa ölüme bile yol açabilirmiş. Bunun üze-
rine birdenbire spordan korkmaya baş-
ladım. O günden bu yana bir daha başka
spor yapma girişiminde bulunmadım.
Sadece yüzmeyi çok seviyorum. Denizde
bir saat. iki saat yüzüyorum. Bütün bir
yıl yapamadığım sporu yazın birkaç haf-
taya sığdırmaya çalışıyorum. Yine de
bunu bilincsizce yaptığımı biliyorum.
- Denize girmeden önce bir doktora gö-
rünmeyi düşünmediniz mi?
ZİNGAL - Hayır. Normal olarak, as-
lında insanın periyodik check-up'lannı
yaptırması gerek. Ama bizim toplum ha-
la bu bilinçte olmadığı için. ancak bir
yerimizde çok büyük bir aksaklık çıktığı
zaman. bu bizi çok rahatsız ettiği zaman
hekime başvuruyoruz.
- Okuldayken sportiffaaliyetlere katıl-
dmızmı?Katıldn sanızherhangibirhekim
kontrolünden geçtiniz mi?
ZtNGAL - Okulda lisanslı sporcuy-
dum. Lisans çıkarmadan önce de Beden
Terbiyesi Bölge Müdürlüğü'nde sağlık
kontrolünden geçerdik. Ama o sağlık
kontroiü sadece derin nefes alıp vermek,
oturup kalkmaktan ibaretti. Muayeneye
gelen yüzlerce insan oluyordu. Bu insan-
lar sıraya giriyorlar, onar saniyelik bir
kontrolden geçiyorlardı. Ne bir hekim
gözetimi, ne bir kan alınması, hiç birini
uygulamazlardı. Yani öylesine bir mua-
yeneydi bunlar.
- O dönemde hiç sporfizvolojisi uzman-
ları var mıydı. yoksa sıradan doktorlara
mı muavene olunurdu?
ZİNGAL - Beden Terbiyesi Genel
Müdürlüğü'nün görevlendirdiği dokto-
ra muavene olurduk. Ne kadar konusu-
nun uzmanı olduğunu bilmiyorum.
Doktor mu, doktor... Üstelik "sağlam"
raporu veren... Hatırlıyorum. Benim
önümde. sırada otuz kırk kişi vardı. Hiç-
biri de çürüğe çıkmadı.