25 Mayıs 2022 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURÎYET/16 SPOR / OCAK 1992 1991 yılında İJireyseV başanlar önplana çıktı Şampiyonlarla gıırurlandıkSpor Servisi — 1991 yüı sporumuz- da bireysel başanlann ön plana çıktı- gı bir yıldj. Çeşitli turnuvalarda ve dünya şampiyonalannda ülkemizi temsü eden birçok sporcumuz göster- dikleri ûstün performans ile kürsüye çıkarak çeşitli madalyalar kazanırken ülkemizin adını sıkça gazete manşet- lerine çıkardılar. Daha önce hiç ma- dalya almadığunız şampiyonalarda madalya kazanmasını büen sporcula- nıruz başanlan iie gurur kaynağımız oldular. Atletizat: Ispanya'da yapılan Dünya Salon Atle- tizm Şampiyona- sı'nda yarı finale 6.74 ile çıkarken hem kendinden önceki seride koşan Onlü Kanadab atlet Ben Johnson'dan daha iyi bir derece yapan hem de Türkiye rekoru kıran Cengiz Kavak- lıoğlu yılın atletizmde en başanlı isim- lcrindendi. Aneıhk: ABD'de yapılan Dünya Kupası Trap-Skeet Yarışmaları'nda güçlü rakipleri arasından sıynlarak ikinci olan, ayrıca bir yanşmada ha- kemin yanlış hesaplama yaptığını be- lirtip rakibine birincilik kazandırarak fair-play ödülü alan Dr. Alp Kızılsu 1991 yılının dalında en iyisiydi. VUks: 1991 yılı boksta başanlı ol- duğumuz bir yıldı. Dünya Büyükler Boks Şampiyonası'nda 81 kiloda üçüncü olan, daha sonra da Macaris- tan'ın Bükreş kentinde Ring Turnu- vası'nda birincilik kazanan Mehmet Gürgen çok çalışmasının başansını gördü. Ctamastik: Cimnastik'te 1991 yı- lında tek isim vardı: Suat Çelen. 12 yaşındaki bu cimnastikçimiz Yugos- lavya'daki Balkan Gençler Şampiyo- nası'nda en başanlı olduğu dalda, pa- ralel barda hakemlerden 9.40 puan alarak ilk altınımızı kazanırken ilk Atletizmde Cengiz Kavaklıoğlu, boksta Mehmet Gürgen, cimnastikte Suat Çelen, halterde Halil Mutlu, Tekvandoda Arzu Tan, masatenisinde Gürhan Yaldız, okçulukta Zehra Öktem, yüzmede Derya Büyükuncu 1991 yılında Türkiye'nin sesini dünyaya duyuran sporculanmız oldular olarak denediği bir harekete de kendi adı verildi: "Çelen hareketi." Güreş: Ümitler Balkan Güreş Şam- piyonası'nda ser- beststilde 130 kilo- da birinci olan Ze- keriya Güçlü daha sonra dünya şampiyonasında bütün rakiplerini yenerek altın madalyaya ulaştı ve 1991 yılının en başanlıları arasına adını yazdırdı. Hjüter: Ülkemizde hızla gelişen bir spor dalı olan halterde Balkan şam- piyonluğunu kazanan, daha sonra Ak- deniz oyunlannda birincilik kürsüsü- ne çıkan Halil Mutlu aynca Cumhu- riyet Halter Turnuvası'nda tam 18 Türkiye rekorunu eski sıkleti olan 44 kiloda değil de 52 kiloda kırarak yeni bir başarı daha elde etti. JMIK BU dalda yüzümüzü güldü- ren Hülya Şenyurt, geçen yıl Ankara'- da yapılan Avrupa Gençler Şampiyo- nası'nda bronz madalya kazanırken yanşmalarda Avrupa üçüncüsünü, Balkan şampiyonunu ve dünya üçün- cüsünü iponla yenme başarısını gös- terdi. UmnUs Mek- sika'nın başkenti Mexico City'de ya- pılan Dünya Kara- te Şampiyonası'n- da hiç maç kaybet- meden kursuye çıkan Haldun Alagaş altın madalya alarak bu daldaki başa- rımızı sürdurdu. MatakroK Motokros denince akla gelen ilk isim Süleyman Mennun, 1991 'de basarısına yenilerini ekledi. Türkiye şampiyonluğunu kimseye bı- rakmayan Memnun, Balkan şampiyo- nasında da dereceye girdi. Masatenlsi: Geçen yıl masateni- sinde başanlı bır yıl oldu. Avrupa li- ginde başanlı maçlar çıkartan takırru- mızın değişmez oyunculanndan Gür- han Yaldız takımın başansmda büyük rol oynarken, ayrıca 150 sporcunun katıldığı Grand Prix turnuvasında 6 tur maçında hiç yenilgi almayarak bi- rinci oldu. Gürhan Yaldız, ayrıca Türkiye'ye ilk kez Balkan şampiyona- sında altın madalya kazandırdı. Teafe: 1984 yı- lından beri yaşında Turkiye birincüiğini ^V<^ı kimseye kaptırma- ^m fi yan Gulberk Gül- ^ ^ tekin, Hong-Kong ve Tokyo turnuvalanndan topladığı puan ile gençler klasmanında dunya- nın ilk 200 tenisçisi arasına girmeyi ba- şardı. OkçvMt: Okçuluk dalında büyük çıkış yapan Zehra Öktem, dünya şam- piyonasında uçüncu olurken Sovyet- ler Birliği'ndeki yanşmada toplam 1305 puan yaparak bu toplama ula- şan ilk Türk sporcusu oldu. Ayrıca Türkiye şampiyonasında 332 puan ile 1990 yılında Avrupa'nın en iyi dere- cesine ulaşma başansını göstermişti. rupa Sürücüler Şampiyonası'na puan veren Yu rallisini kazanarak büyük bır başarı elde etti. Otomobil camiası, has- ret kaldığı "Yurtdışı Başansı"na 1991 yılında BP takımının sürucüsü Serdar Bostancı ile bir son verdi. Serdar Bos- tancı 1991 yılında hem Bulgaristan'- ın Hebros hem de Yugoslavya'nın Av- T e t v ı ı i ı t Yunanistan'ın Pire kentinde yapılan Dünya Tekvando Şampiyonası'nda finale kalan, daha sonra ise müthiş bir performans gös- tererek dünya şampiyonluğunu kaza- nan Arzu Tan, bu Uzakdoğu sporun- da Türkiye'de en başanlı isimler ara- sında yer aldı. Smtrmmç: Suat Atalık, Uluslararası Budapeşte Turnuvası'nda 4. olarak "büyük usta" unvanına bir adım da- ha yaklaştı. Atalık 3 büyük ustanın katıldığı tumuvada Macarlann ünlü is- mi P.Lukacs'ı yenmeyi başardı ve tur- nuvada 3 galibiyet, 1 yenilgi ve 9 be- raberlik alarak ELO puamnı 2450'ye çıkardı. VvfeyfeoJ: Takımı Emlak Banka- sı'nın şampiyonluğa uzanan yorucu maratonunda ortaya koyduğu başanlı oyunlarla Nalan Ural voleybolumu- zun en başanlı ismiydi. 1965 doğum- lu bu sporcumuz 145 kez formasını giydiği Müli Takımımızda da başarılı bir grafık çizdi. B i l e k güreşi — Yeni yeni sesini duyurmaya başlayan bilek güreşi bir dünya şampiyonu çıkardı. Haydar Dil- gil. Israil'deki dünya şampiyonasında güçlü rakiplerini yenerek şampiyonluk kürsüsüne çıkaran Haydan Dilgil, bu sporda şu an Türkiye'nin en iyileri ara- sında yeralıyor.. özel yasantısında ma- rangozlukla uğraşan genç sporcu şu an kilosunun en iyi sporcusu olarak gös- teriliyor. K Avrupa şampiyonasında toplam 68 yanşcı arasında Ftn sınıfın- da 12. olan Arif Gürdenli, yelkende Türkiye'nin yüzünü güldürenler ara- sında. Vttort geüçlhmt. Bu dalda Türkiye'nin ba>r anlarda adını duyurma- yı başaran tek bir bayan vardı, o da Tü- lay Caner. Meksika'nın başkenti Me- xico City'de yapılan Bayanlar Dunya Vücut Geliştirme Şampiyonası'nda UçUncülük alarak büyük bir başarı gösterdi. . tetbel; Basketbolda milli ta- kıma seçilmemesine rağmen Fener- bahçeli Levent Topsakal geçen yılın en başarılı basketçisiydi. Gösterdiği üs- tün performans ile takımı Fenerbah- çe'nin ligi şampiyon bitirmesinde en büyük pay sahibi olan Levent yıl bo- yunca alkışlananlar arasındaydı. TÜBKİYE'DE YILJN OLAYLARI Beşiktaş 1- Beşiktaş gerçeği: 1989-90 sezonu- nu şampiyon olarak tamamlayan Be- şiktaş, bir sonraki sezon, 1990-91 dö- neminde de unvanını korudu. Şampi- yon kadrosunu bozmayan ve sadece Ankaragücu'nden Hamit ile İnegöl- spor'dan Mutlu'yu renklerine bağlayan Beşiktaş, ge- çen yıl çizdiği istikrarlı tablo ile ust üste 2 kez mutlu sona ulaştı. 30 haftalık Iig maratonu boyunca sade- ce Ankara'da Gençlerbirliği'ne mağlup olan Beşik- taş, Avrupa'nın da sayılı ekipleri arasında yer aldı. 2- Galibiyetsiz bir yıl: (A) milli fut- bol takımımız 1991 yılında en kötü dönemlerinden birini yaşadı. Teknik direktör Sepp Piontek yönetiminde 'yeniden' yapılanan milliler oynadık- lan 10 maçta da galibiyete ulaşama- dılar. Yılın ilk maçında Yugoslavya ile İzmır'de 1-1 berabere kaldıktan sonra Ingiltere (2 kez), Izlanda ve Irlanda'ya mağlup olan milliler yedikleri 12 gole karşılık sadece 4 kez rakip fileleri havalandırdılar. 3- Halterde doping rezaleti: Akde- niz Oyunlan'nda oldukça başanlı bir grafik çizen Türk sporcular, halter ta- kımının iki elemanı Sunay Bulut ve Ali Eroğlu'nun doping yaptığının be- lirlenmesi ile moral çöküntüsüne ug- radılar. 82.5 kiloda 5 rekor kınp 3 aJtın madalya ka- zanan Bulut ile 90 kiloda 2 altın madalya alıp 3 re- kora adını yazdıran Eroğlu'nun idrar tahlilinde ste- roid bulunması üzüntüye yol açtı. 4- G.Saray ve Trabzon coşturdu: Galatasaray ve Trabzonspor'un Av- nıpa kupalanndaki başarısı 1991'de tüm futbolseverlerin yüzünü güldür- dü. San-Kınnızılı kulübün önce Al- manya'nın Sthal sonra da Çekoslo- vakya'mn Banik Ostrava takımını eleyerek çeyrek fi- nale çıkışı ile Trabzonspor un D. Zagreb ve Lyon'u saf dışı bırakması 1991 'e adını yazdıran olaylardandı. 5- Voleybol ve Basketbol -1991 yı- lında voleybol takımlarımız Avrupa Kupalan'nda bir hayli başanlıydı. Ga- latasaray erkek, Eczacıbaşı erkek, Emlak Bankası bayan ve Vakıfbank bayan takımları yarı finale yükseldi- ler. Ayrıca Genç Bayan Milli Takım da Balkan Şampiyonu oldu. Basket bolda ise Fenerbahçe, tari- hinde ilk kez şampiyonluğa ulaştı. San-Lacivertli ekip 25 yılhk ligde Tofaş'ı saf dışı bıraktı. e: Bu dalda Türkiye'de tek isim akla geli- yor: Derya Büyü- kuncu. Lük- semburg yüzme yanşmalarında 3 altın alan ve üç Türkiye rekoru kıran Derya, aynca Perth'te yapılan dünya şam- piyonasında kendinden yaşça büyük- ler arasında 13. oldu. Ekim ayı içinde ise Sun Cup büyükler şampiyonasın- da kendinden 7 baş büyükler arasın- da yüzen Derya 1 altın, 1 gümuş ve 1 bronz madalya kazandı. Eltopu Ali Ismet Ural, eltopunda geçen yıl ikinci baharını yaşadı. Av- rupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yan finale yükselen ve bu turda Ispan- ya'nın Barcelona takımına elenmesi- ne karşın Avrupalı eltopu otoriteleri tarafından başanlı bulunan Eti Biskü- vileri'nin başarısında bu oyuncu bü- yük pay sahibi oldu. 1991 'in bilançosu Ençok madalya güreştenSpor Servisi — Türk sporculan, 1991 yılında toplam 989 madalya kazandılar. Geride bırakacağımız yıl içinde girilen uluslararası yanşmalarda kazanılan madalyalann 323'U altın, 29O'ı gümüş ve 374'ü de bronz oldu. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü verilerine göre madalya elde edilen 24 federasyon içinde en fazla madalya güreşte alındı. Türk güreşçileri, yıl içinde 76 altın, 51 gümüş ve 50 bronz olmak üzere 179 madalyanın sahibi oldu. T ü r k c i n ı I I J I S t i ^ ! l i I l s o n y ı l l a r d a y e t i * t i n l i ^ e n b ' i y ö k s p o r " g c u |a rdan biri olan Suat Çelen 1991'de de tırmanışını sür- dürdü. Yugoslavya'daki Balkan Gençler Şampiyonası'nda paralel bar bareketinde hakemlerden 9.40 puan al- dı ve altın madalyaya ulaştı. Aynca Suat Çelen yalnızca kendisinin gercekleştirebildiği 'Çelen' hareketi ile de dunya cimnastik literatüriine girdi. (Fotoğraf: CUMHURİYET) MerasyiMİan Atcıfek AtMtza BasketM Msfctet Brts OmmOk Eskrta Hattw NMtM Ma Kıyak Unk Karatt ItaHrttt'ti TtkvMdt VateyM Yaftm Bu Vieat OıiıHlııı 0Mspw GMd topiam A 7 11 2 14 35 3 — 3» — 9 — 5 14 1 44 1 10 1 1 — 6 4 323 fi 6 14 3 13 22 1 — 22 1 15 — 2 13 3 36 3 4 5 2 1 9 8 291 • 4 16 4 13 65 13 1 29 1 26 1 3 19 1 24 1 3 6 1 1 19 2 374 T 17 41 9 46 122 17 1 96 2 52 1 16 46 5 104 5 17 12 4 2 34 14 969 Lider Polonya'yı 1-0 yendiler BASKETBOLDA ILK YARININGÖRÜNÜMÜ Gençler harika EBahçe devreyi liderbitirdiTEL AVtV (AA) — İsrail'- de süren Uluslararası Gençler Kış Turnuvası'na katılan (B) genç milli futbol takımı, gru- bundaki dördüncü maçında, li- der Polonya'yı 1-0 yenmeyi ba- şardı. Tel Aviv kentindeki Yafo Stadı'nda şiddetli yağmur ve ağır saha koşullannda yapılan maça, milli takım, Ertan, Za- fer, Bulent, Alpaslan, tzzet, Serdar, Hakim, Hakan, Selçuk (Yakup), Oktay ve Tekin'den oluşan kadrosuyla çıktı. Her iki yarıda da üstun oy- nayan (B) genç milliler, 6 pu- anlı lider Polonya önünde far- kı kaçırırken, tek golü ise 65. dakikada Oktay kaydetti. Bu galibiyetle 4 maçta 6 pu- ana j'ükselen (B) genç milli fut- bol takımı, grubundaki son maçını, bugun yine Yafo Sta- dı'nda İsviçre ile yapacak. Gru- bun diğer önemli maçında ise Polonya ile Portekiz karşılaşa- caklar. Sercan Sanyer'de Spor Servisi — 1990-91 sezo- nunda ara transferde Fener- bahçe'ye giden Sercan, dün Sa- nyer'le 1.5 yılhk sözleşme ım- zalajarak yuvaya dönüş yaptı. Sarıyer Asbaşkanı İsmet Acar.eski futbolculan Sercan'ı bir vıl aradan sonra yeniden renkkrine bağladıklarını ve çok mutlı olduklarıru söyledi. Asbaşkan Acar, Sercan'ın iuujii.ii lylıı i ı Udilyc bü'ne 650 milyon Iira bonser- vis ücreti ödediklerini belirtti. Sarıyer bu arada Fenerbahçeli Hasan ile kiralık olarak Ada- na Demirspor'a verildi. Bu arada Samsunspor, ara transferin son gününde Malat- yasporlu Murat ve Kartalspor- lu Recep'i kadrosuna dahil et- ti. Spor Servisi — Türkiye 1. Basketbol Ligi'nde 1991-92 sezo- nunun ilk yansı kötü hava şart- lan nedeniyle son hafta ertele- nen Beslen-Kolej maçı dışında tamamlandı. Ligde tek yenilgi- yi Paşabahçe*den alan Fener- bahçe, 13 maçta 12 galibiyetle devreyi lider olarak tamamladı. Geçen yılın şampiyonu Fener- bahçe'yi bu sezon da ribauntla- n ve sayılan ile Larry Richard, j Hüsnü ve Levent taşıdı. j Ligde istikrarlı oır görüntu çi- , zen Paşabahçe, Fenerbahçe'yi I son saniye basketiyle de olsa de- virerek gücünü kanıtladı. Paşa- bahçe'de bu sezonun yıldızlan kritik sayılan ile gitti denilen maçları kazandıran ve asistleri ile gönülleri fetheden Orhun ile sayı makinesi Harun'du. Lige şampiyonluk parolası ile giren Çukurova, ummadığı ye- nilgilef aldıktan sonra ABD'lisi NBA kariyerine sahip ve çok faydalı ABD'li Richard Coffey^ in sakatlanması ile bocaladı, ummadığı 5 yenilgi aldı ve ligi 3. sırada tamamladı. Lige çok kötü bir giriş yapan ve ilk 4 maçını kaybederek son sıraya inen G. Saray, pek çok ABD'li denedikten sonra yaban- cısına kavuştu. Lütfi, Ömer ve Hakan'ın form grafiklerinin yükselmesi ile birlikte ribaunt- İan toplayan Drapper ile San- Kırmızılı ekip üst sıralara tır- mandı maç fazlasıyla 4. sıraya yerleşti. Efes Pilsen, Green'in blok ve sayılan, Ufuk ve Taner'in yük- sek performansı ile üst sıralara tırmanırken büyük çıkış göste- ren diğer takım da Beslen'di. Ligde başarıyla mücadele eden takımlardan birisi de Be- şiktaş. Birkaç sezondan beri li- gin "kolay yenilebilecek takım- lanndan olan Beşiktaş Remzi, Turabi, Burak ve Çağatay'ın ör- nek gayretleri ile ligde 6 kez ga- libiyet aldı. Geçen yıl fınal oynayan Tofaş, be sezon başında Williams'ın gözünden sakatlanıp uzun süre sahalardan uzak kalması ile bo- caladı. Ligi genç oyuncuJar ağırlıklı götüren Karşıyaka da dişli ta- kımlardan biri. Ali, Mert ve Bu- rak gibi gençleri çok iyi kaynaş- tıran Karşıyaka, John Spencer- ın aynlmasmdan sonra Türkiye 2 de pek çok kulüpte oynayan ve bir zamanlar Türk vatandaşı olan Anthony Lee (Ata) ile pek çok takıma kök söktürdü. Kadrosunu 6 yeni oyuncu ile kuvvetlendiren Ankara PTT, lig- de umduğunu bulamayan ta- kımların başında yer alıyor. Er- man Şahbazoğlu, Mustafa Se- cerlioğlu, Mustafa Ağme, Erol Pehlivan ve Cenk Duraklar gibi başarıb ve Iig tecrubesi olan oyunculan kadrosuna alan PTT, "uyum" sorununun üstesinden gelemedi. Kendi sahasında ba- şarılı maçlar çıkaramayan PTT, ligin en az sayı atan 3 takımın- dan biri olarak 4 galibiyet aldı. Yeni transferlerle güçlenen ve ligde iyi bir yer edinmek isteyen Nasaş, amacına ulaşamadı ve 6 galibiyetle ligde 9. sırada kaldı. Ligde gençlerle mücadele eden ve ABD'lileri ilk yannın ortasında ülkesine dönen İTÜ ve Eczacıbaşı, 2 galibiyetle ligin son iki^sırasını paylaşıyorlar. PUAN DURUMU Takımlar F.Bahçe P.Bahçe Çukurova G.Saray Kolej Efes Pilsen Beslen Beşiktaş Nasaş Tofaş Karşıyaka PTT ÎTÜ Eczacıbaş: 0 13 13 13 13 12 13 12 13 13 13 13 13 13 13 GM A 12 11 8 7 8 7 7 6 6 5 5 4 11150 3096 3056 61117 4091 6052 3066 1007 7972 8979 8069 9995 2111041 211975 YP 105525 101224 95021 105620 96820 1043 20 104719 1057 19 98119 100018 107018 1058 17 1217 15 115215 HAFTALIK ABDULKADIR YUCELMAN Yalan rüzgârlan B ir yıf daha geride kaidı. Akreple yelkovan öylesi- ne hızlı dönüyor ki. Bir sani- ye öncesine dönrnenin olası olmadığı bu dünyada insan ister istemez geriye değil, ileriye bakmak zorunda. Pe- ki ama acaba toplum olarak ileriye bakıyor muyuz? Bakı- yorsak görebiliyor muyuz? Görebılıyorsak acaba neyın iyi neyin kötü olduğunu an- layabiliyor muyuz? Hiç san- mıyoruz. Çünkü anlaya- bilsek, "Tarih tekerrür- den ibarettir" in anlamı- nı yorumlar, kendimize ona göre çekidüzen verir, çağın gereklerini yerine getirme çabasına girişir, "Böyte ge(- miş böyle gider" diyenler- le mücadele ederiz. Oysa kabuğuna çekilmış, düşünce ve görüşlerını açıklamaktan korkan, girişimci olmaktan kaçınan, medeni cesaretten yoksun bir toplumun tipik sinyallerini veriyoruz. Üstü- ne üstlük bir de kendisini spora adamış birtakım kişi- lere "Hiç olmazsa Izi kalır" diye pislik atan tufeyli aracı ve çıkarcı bir güruhun propa- gandasını yapar hale gelen toplumumuzla hukuki yollar- la başa çıkılamayan bir orta- ma girildı. Peki, ama bunun sonu ne olacak? Kim düzel- tecek bütün bunlan? 1991, geçmiş yılları arata- Milli forma üzerine cak kadar sorumsuzluk ve yalan rüzgârlan ile getdi geç- ti. 1x992'ye girerken bütün bunlan düşünüyor ve iyi şey- ler düşlüyoruz. Ama "ola- cak o kadar"lara öyfesine ahşmışız ki 1992 içırt kötüm- ser bir beklenti içindeyiz. Bu kadar karamsar olmak için tüm koşullar bu kadar karanlık mı? O kadar olma- sa bile 1991'deki grafik bizi ürkutüyor. Teknoloji bu denli gelişiyor ve ülkemiz her gün biraz daha gefişme gösteri- yorsa da kafalarımız hâlâ çağdaşlaşmayı kavrayama- mışsa, kötümser olmazsınız da ne yaparsınız? inşallah tüm bulutlar dağılır ve bizler tozpembe bir 1992 ile yaşa- rız. O kurlarımızdan Sayın M. Demir'in gönderdiği mektuptan bır pasajı birlikte okuyalım. "Türk milli futbol takımı ilk kez 1922 yılında Romanya'ya karşı oynadı- ğında sahada göğüslerin- de bayrağımız sarılı beyaz bir forma ile yer almışlar. Bizler o günleri goremedik. Görüp de yaşayanlardan pek az kişinin kaldığını sa- nıyorum. Ancak daha sonra aynı formayla Almanya'yı 2-1, futbolda devlesen Macaris- tan'ı 3-1, İspanya'yı 1-0 yen- diğimiz o görkemli maçla- rı gururla anımsıyoruz. Ar- tık maçlara gidemiyorum. Ama TV'den sahaya çıkan kırmızı formalı milli takımı gördükçe de irkiliyorum. Sayın yöneticiler acaba ge- leneksel bembeyaz forma- mıza dönmezter mi? Ev sa- hipliğl kosulu gerekmedik- çe formamız eskisi gibi kal- sın lütfen." Sayın M.AIi Demir'in nos- taljiyi yaşadığını sanıyorum. Gerçekten de milli takımımı- zın 1922'dekiformasınınbir anlamı vardı. "Kefene san- lıp bayrak olmak." Bu, o günlerin çok anlamlı bir gös- terisiydi. Ve milli takım o gürv lerde milli duygulara hitap et- mişti. O günlerden bugünle- re sdek... Ama acaba spor dediğimiz evrensel olaya şo- venizmi katmak ne denli doğru? Hele günümüzde bu de- ğerleri toplumun her kesimi- ni aynı şekilde mi değerlen- diriyor? Olimpiyatlarda ve bazı uluslararası yanşmalar- da bir ABD'li yüzücünün ABD bayrağını mayo olarak kullandığını görüyoruz. Bu Amerikalı gencin umurunda değil. Eğer "bayraklı milli takı- mımız iki yıldır galibiyet yü- zü görmedl" deyip milli for- mamızın değişmesmden ya- na olanlar da "benim gele- neksel milli formamı dağis- tirmeyin, onun bir anlamı var" diyenler de haklı. O hal- de ne bayrağımızı ne de ulu- sal marşımızı ısıtıp ısıtıp or- taya getırmeyelim ve fazla ir- delemeyelim. Tarihe mal ol- muş değerlerimiz eleştiril- meye değil, alkışlanmaya de- ğer. G^araylılara duyunı G alatasaray Kulübü, tüm üyelerinin yaşam öykü- lerini içeren bir "Gatatasa- raylılar kataloğu"nun çalış- ması içine girdi. Ancak bü- yük bir zorlukla karşılaştı. Çünkü şu anda Galatasaray- lıların çoğunun adresleri belli değildi ve adres değişiklıği- ni üyeler kulübe bildirme- mışlerdi. Galatasaray Kulübü'nün bu güzel girişimine "bizim de katkımız olsun" dedik ve bu köseden tüm Galata- saraylılara olayı duyurmak istedik. Tüm Galatasaraylı üyeler; kısa bir özgeçmişinizi ve mutlaka yeni adresinizi bir de renkli fotoğrafınızı, "Ga- latasaray Kulübü Beyoğlu- Istanbul" adresine gönderi- niz. Diğer Galatasaraylı dostlannızı da uyannız. Uya- nnız ki bugüne dek hiçbir ku- lübün başaramadığı ve tari- hi Galatasaray'ın adına ya- kışır bir "Galatasaraylılar kataloğu" meydana gelsin. Bakan bey fonlar nerede? • Itici güç diye bir fon vardı. Başarılı sporculara verilir ve onları bir anlamda daha iyi çalışmaya ve daha büyük ba- şarılara özendirirdi. "İtici güç" şimdilerde "sıkıcı güç" olmaya başladı. Çünkü iticı gücü "sağlıklı beslenme" yolunda harcamayı amaçlayan sporcular bir yıldan beri hava alıyorlar. Son yıl- ların başarılı sprinteri Cengiz Kavaklıoğlu, Balkan ve Ak- deniz Oyunlan'nda kazandığı madalyalann karşılığı olan "itici güç"ü henuz alamadı. Bazı atlet ve diğer sporcula- nn 1.5 yıldır birikmiş "itici güç"leri bu sporculara sıkıntılı günler yaşatırken birtakım kişiler Ankara'da fonların tüken- diğini öne sürerek kaldırılması konusunda çalışmalar ya- pıyorlarmış. "Fonları yağma Hasan'ın böreğı gibi sağa sola dağıtandan hesap sorulsun, bu sporcuların ne günahı var" deyip yumruğunu masaya vuracak bir yetkili yok mu? Pe- ki ama spordan sorumlu Devlet Bakammız M. Ali Yılmaz foniarın nerelere gittığinı hiç kimseye sormayacak mı? M.AIi Yılmaz hasıraltı edilen soruşturma dosyalarının peşine ta- kılmayacak mı? Yoksa yıne işler Ali-Veli. Veli-AIİ hıkâyesi gibi mi olacak?
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle