19 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
3 niKaye,, aizısının son Dirıeşen iki filmi gösterilmiyor Geçen hafta ortasmda çıkan tMetm Erksan'ın TV için çekuğı 5 Hıkâye adh dızmin son ıkısınm yaymlanmasmın yasaklandığı* haberi, her gun sekıl değıştırdt. Perşembe sabahı kesin olarak bihr.en, Sabahattin 4!ı'nin *Hanevde Melek* adh hıkâyesmden. Seçil Heper'in ba*rolunü oynadığı bölümun yasaklandtpı şeklmdeydı. TRT Genel Mudur Vekili Doğan Erden «Yetfciü kişüer. biçım ve içerık açnından yayımnı uygun görmediler» dedi. Ahmet Hamdi Tanpmar'm «Geçmı? Zaman E!bise!ert> öykusünden. Ahmet Mekin ve İİmıt Tokcan'ın başrollennı oynad\kları yapıt ıse, TRT'ye ancak geçen hafta persem be akşarru teslim edildi. Bu sonuncu fümı, Denetim Kurulu üe bırhkte, TV Daire Basfcam Zeki Sözer cuma sal»hı itiedıîer. Ancak Genel Miidür Vekiii Doğan Erden, tep kılerın büyiiklüğünü dtkkate alarak. Metin Erksan'ın son iki filmi hakkındaki kararm Yönetim Kurulu toplant'smda verilmesini uygvn gördü ve pündeme koydu. Cuma günu öğleden sonra toplanan Yönetim Kurulu, gerekli bilfideri aldıktan sonra her iki filmin de gösterumemesine karar verdi. olduğu kadar TRT'de de zıt tepkiler doğurdu TRT Yönetim Kurulu filmin nasıl ekrana çıktığı konusunda soruşturma açtı laymca, 1975 ağustosunda, Ramazan ayında gösterilecek fiünler arasına «Birleşen Yollar»ı tekrar koymuştu. O zaman, «Bu film komisyonda daha önce reddedilmişti. Oynatüamaz» dıyenlerin itirazları dikkate alınmamış ve Dış Kaynaklı Filmler Şubesi Başkanı Ayhan tyikan, filmi ikinci kez komisyona getirmişti. Bu defakı komisyona îyikan başkanlık yapıvordu. Oyeler ıse Hüseyın Demirtas (Genel Müdürlük Denetçisi), Gürol Sözen (TV Başkanlık Denetçisi), Dınçer Sezgın (Ankara TV Müdürlügü Denetçisi) ve Ayşe Arseven (Hukuk Müşavirligi temsilcisi) idiler. Çoğunlugu, ilericı egilimleri ile bılinen, ya da kendilerini öyle gosteren kişilerden kurulu komisyon «Birleşen Yollar >ın TV'de gösterilmesine engel olmadığına karar verdi. Ancak film, Ramazan ayında yayına girmedi. Nevzat Yalçıntaş'm görevden ayrılmasından sonra, «Birleşen Yollar» gene piyasaya çıktı. 6 ocak salı gecesinin programına kondu. O günün ıuııar,,ııı Radyo TV Hıncal UIUÇ Ahmet Hamdi Tanpmar'm Geçmiş Zaman Elbiseleri'nde, tmit Tokcan ve Ceyda Karahan'.. «Bu tüm, Atatürk devrimlerine ve anayasaya ihanetür'..» «Pu fılm, mıllı sinemanın televizyonda yer alan ilk ö'rneğidir. Kutlanmalıdır.» 6 ocak salı gününden ben, kamu oyu ikıye bolunmuş durumda. Birleşen Yollar fılrmnin başlamasından hemen yarım saat sonra TRT'ye gelmeğe başlayan tepkıler, bu iki kutupta toplandı. Ertesi gün ışe kumluşlar katıldı. Devrımcı kuruluşlar, büyük yergıler açıklarken, Ulku Ocakları Derneğı Ankara TV Müdurü Ertan Karasu'ya ve filmin yonetmem TRT Genel Müdürlük Danışmanı Yücel Çakmaklı'ya buketler gönderdi. Karasu kendısine gönderilen çiçeği reddettı ve getırene ve «Bu çiçeği hakedene götürün. dedi. Birleşen Yollar, Mehmet Şevket Eygi'nin çıkar dıgı ünlü «Bugün» gazetesinin yazarlanndan Sule Yüksel Şenler'in «Huzur Sokağı» adlı yapıtından beyaz perdeye aktarılmış bir filmdi. Gazete kapatılmca, Eygi önce Suudi Arabistan'a, sonra Almanya'ya kaçıp mahkumiyetten kurtulmuş, Şule Yüksel Şenler de, evlenıp yazarlığı bırakmıştı. Yücel Çakmaklı 1970 yılında ilk filmını çevirirken, senarjo olarak Huzur Sokagı'nı Işlemış, film Anadolu'da büyük iş yapmıştı. 1974 yılında, Ismail Cem devrinde, «Birleşen Yollar» televizyona teklif edilmiş, o zaman, Filiz tlâl, Lâtif Okul ve Turgut Yaşin'den kurulu film komisyonu «Yayınlanmaz» damgasını vurup iade etmışti. Cem ile birükte, sinema danışmanı Mustafa Gürsel de* TRT'den aynlıp, Çakmaklı goreve baş Müdürler toplantısında komisyona getirilmesi bile eleştirilirken film aynı akşam gösterildi Kaynanalar Şubat'ta yayına giriyor run anlaşmazhklardan sonra, Kaynanalar'm lamlne geçen hafta yeniden başlandı. Tekın kmansoy «Kaynanalar Almanya'da dahil, beş >lumu şubat ortasında TRT'ye teslim leceğim. Saranm şubat sonunda yayına girer» *di. Akmansoy televizyon elemanlannın îndisine yardım etmediğinden şikayet etti. 3ütün güçlüklere rağmen, sözümü tutacak ve ziyi bitireceğim» dedi. u Kadın Erkek Eşitliği,, neden yayınlatılmadı? HAFTADAN SEÇMELER TeleSpor mu, yoksa TeleMagazin mi? sle • Spor'da sporun azhğından yakmanlar m günlerde hızla artarken, Güneş Tecelli ınlan söyledi: «Sporun azhğından şikayet lenler, aslında futbolun azlığmdan şikayet üyorlar gibl geldi bana. Yönetim Kurulu ırarlan uyannca bu yıl amatör sporlara inelme karan verdik. PUot spor olarak ısketbolu seçtik. Ne var ki çeşitli şanssızhklar ıgune kadar ıstediğimiz gibi yayını engelledı. lat 18.00'de Avrupa'ya linkle bağlandığımız ılde, kesilen elektrikler yüzünden bir yığın lyınımız aksadı. Futbolu azaltmamıza gelince. unun sorumlusu biz değilız. Kulüpler artık, açlannın ıkıncı yansından bölümler verılmesini le kabul etmıyor. Hatta banddan yayına dahi ırşı çıkıyorlar. tngiltere'den 40'ar dakikahk maç Imleri alıyorduk. Bu yıl, Ingilizler bir sezonluk ılaşmanın fıyatım 200 bin lirava. çıkardüar. îtelık de artık bir haftalık değil, 15 günlük aç göndereceklerini bildirdüer. Bunun bizim imize geçip yaymlanması bir aylık gecikmo ;mek. Ondan da vazgeçtik. Ama bu ayın »nunda, anlaşmasım yaptıfımız Alman Lıg açlanndan genış bölümleri yayına başladığımız jnan, futbolseverier de menrnun kalacaklar» 3le Spor'un iç naklen yaym programında, mart tşına kadar şunlar var. 25 ocak: Fenerbahçe Beşiktaş basketbol maçı. 1 aubat: Eczacıbaşı Beşiktaş basketbol maçı. 8 ?ubat: M. Gücü • F. Bahçe basketbol maçı. 15 şubat: F. Bahçe Karşıyaka basketbol maçı. 22 şubat: F. Bahçe Bolu maçı (Bitimden sonra banddan). 29 şubat: Eczacıbaşı Şekerspor basketbol maçı. ış yayınlar da şöyle: 8 şubat: Kış Olimpiyatlartnın yapıldıgı lnsburg'dan (Avusturya) naklen yayın. Kombine atlama yanşraalan. Olimpiyatlann Tele Spor dışına rastlayan yanşmalan aynca hergün özetlerle verilecek. programlar içinde yaymlanacak. önemll yanmşalan da normal 15 şubat: Kış Olimpiyatlannın kapanış töreni. Atlama ve apaten tigür göstenleri. 7 mart: îsveç'ten naklen, Dünya Paten Fıgür Şampiyonası. Geçen hafta, tKadın Erkek Eşıtlığt* konulu Forum'un uayımmn nasıl önleıımek istendiğini kısaca anlatmıs ve tBu programı izleym* tavsiyemizden sonra btr parantez açmışttk: Yayınlamrsa.. Forum, geçen persembe aksamı tıayınlanmadı, yerine, Yılbaşı gecesınden arta kalan *Mutiu Günler> adlı müzikal fılm, gece yarısına doğru yayına gırdi. TRT Genel Mudur Vefcili. Doğan Erdem <Forum'un yayınlanmama sebeînni, arkadaşlar (Denetim Kurulu reddettı) seklmde bana üettiler. Kurul bu konuda yetküidir* dedi. TV Daire Baskanı Zeki Sözer'in açıklaması ise, Forum'un hedefının kaydığı, kadm erkek esttiiğı yenne, bir dintarttşmasthaîtne geldıği şeldindeydi. Sözer'in «Bu prog ramm yasaklanması, Forum'un yasaklanması değildir. Forum. dikkaili seçilmiş konularla devam edecektir* dedi. Eğitim Şubesi Müdüru Ertan Somunfaran Forum'un yayını için son anafcadardiretmi?ti. Yaptığtmız araştırma. Denehm Kurulunun red nedenlerimn iiç nok tada toplandığmı ortaya çıkardı: (Devamı 9. sayfada) Bale meraklıları için sürpriz!.. Cumartesi günü 14.10'da televizyonlarını açanlar, bir sürpriz programla karşılaşacaklar. Danimarka Kraliyet Balesinin sundugu, Harold Lander'in «Etudes» balesi. Pazar gecesi piyanist Verda Erman, Chopin'ın üç verıminl seslendlrecek. sabahı, Televizyonda, haftalık, olağan, müdürler toplantısı vardı. «Birleşen Vollar. uzerine büyult bir tartışma açıldı. Müdürlerin çoğunlugu, filmin gösterilmesine karşıydı. Ertan Karasu, çok sert bir şekilde tepki gosterirken, Filiz llal «Daha önce reddedilen bu filmin ikinci kez komisyona girmesi nasıl olmuştur? Bu konuda soruşturma açümali' dır asıl» diyordu. Müdürler saat yarıma doğru toplantıyı terkederken, «Birleşen Yollar»ın göste rilmemesine karar vermişlerdi. Hattâ Füm İşleri Şubesinden yeni bir film hazırlanması istenmi; ve olumlu cevap almmıştı. Ancak saat 14.00'dekd haber «TV Daıre Başkanlığı (Birleşen YollaDır gösterilmesine karar verdi. Yeni filmden vaz ge çildi» şeklmdeydi. 17.30'da ise, TV Müdürü Ertar Karasu ve, Program Müdür Vekili Göker Müftu oğlu, soranlara «Gösterilmeyecek» dıyorlardı. Ka rar bir kez daha mı değişmıştı, yoksa işin içinde başka şeyler mı vardı? Anlaşılamadı! Ama 18.00' de TV'nin açılışmı yapan spiker, «Birleşen Yo lar»ı anons etti. Müdürlerin toplantısından sonrs neler olduğunu, filmi hiç görmemış olan TV Dai' re Başkanı Zeki Sözer'in nasıl olup da karar d» ğaştirdiğini bilen yoktu. Ancak çok öfkeli Müdür lerden biri Cumhuriyet Muhabiri'ne «Bu filmir gösterilmesinı sağlayan kişi, Yaym Planlama Mü düru Özdemir tnce'dir» dedi. tnce «Ne olacak ca nım, bir sağdan, bir soldan gösteriyoruz» demişti Öfkeli müdürün yorumu ise başkaydı: «Televizyo nu Zeki Sözer'in yönettiğini sananlar aldanıyor lar. Bütün önemli kararları Özdemir İnce venyor Ancak Sözer'in bilmedigi birşey var. tnce'nin gö tü çok yukarlarda. Baskanlığa oynuyor ve Sözer' yıpratmağa çalışıyor. Başanlı da oluyor. önce bi duyuru yayınlatıp basınla arasmı bozdurdu. Şim di de Atatürkçüler, devrimciler ve ilericilerin g» zünden düşürdü. Föylece yeni Genel Müdür, S» zer'i atıp, Ince'yi atarsa, Sözert savunacak Idms* kalmayacak. Hedef, başkanı kamu oyu destegin den yoksun bırakmak. Bir yandan solcu şitr kitap lan yayınlayan, bir yandan da îsmail Cem devr© si hakkında rapor hazırladığı için armağan olarak terfi edip bugünkü yerine geldiği söyleyen lnoe' nin daha nerelere ulaşacağını birükte izleyeceğiz.• Soruşturma TeleSpor Gençlerle «Kadın • Erkek Eşitliti» adlı yasaklanan Fornmdan bir görünüş. Orta sıranın en basuda otnran modern kıysfetl] jenç kızla. onun hemen yanındaki gözlüklii pcnç kızın kılı^ına dikkat ediniz. Forum'un rasaklanma gerekçelerinden biri de buydu!. TeleSpor bu hafta, iki ilglnç program sunuyor. Birisi naklen yayın. Avrupa Paten Fıgür Şampiyonası Cenevre 'den... Öteki yeni başlayan bir program. Daha dogrusu eski TeleSpor Gençlerle'nın, Iskender Salgırlı'nın eUnde aldığı yeni şekil. Bu kez iş sadece, bir okuldan öğrencileri, piyasadan da sanatçıları çagırmakla bitmlyor. Salgırlı bnce okulu tanıtacak. Sonra bu okulun öğrencilerini, kendi aralannda, eğlenceli, kişisel becerilerden, kültürel denemelere Tcadar yanşacaklar. Ardından Püsun önal onlara bir miıü konser sunacak. TRT Yönetim Kurulu geçen hafta sonundı yaptıgı toplantıda «Birleşen Yollar »ın TV'de na sıl gösterilecegi konusunda soruşturma açmasın TRT Genel Müdür Vekili Doğan Erdem'den iste dı. Toplantıda «Birleşen Yollar» büvük elestirile re uğradı Erdem'in «Bu film daha önce komisyon da reddedilmişken, ıkıncı kez bır başka komısyonda kabul edildıginı öğrendım» demesı üzenne Yönetim Kurulu 1974 yılında film komisyonunda 6 ocak salı sabahı da TV Müdürler Kurulu top lanüsında yayınlanmamasına karar verilen «Birle sen Yollar»ın nasıl olup da ekrana çıktığı konu sunda soruşturma açılmasına karar verdi. Öğrencilerimiz Mahmut T. ÖNGÖREN Kurşunlanırken örneğinde olduğu gibi, bir vurdumduymazlık mı var? Yoksa bazı TRT yetkilileri gorevde kalabilmek için belirli çevrelere bu gibi yayımlarla göz mü kupıyorlar? Ya da bu gibi TV yayımlarında belirtilen dünya görüşüne mi inanıyor TRT görvvlilerl? Yukardaki uç sorunun yanıtı ne olursa olsun, bugunkü TRT'nin yolu çağdaş bir dünya gdrüşünü belirtmek zorunda olan yayımcılık anlaşıyla hiç bağdaşmamaktadır ve bunun hesabı sorumlulardan günün blrinde çok ağır bir şekilde sorulabilir. Ijte öğrencilerimiz öMürülürfcen, T R T ila Igili olarik bc!irtm«k istediğimiz nsktalardan baııları. . Neler dediler TRT n« yapıyer? 1W5 yılının Iklnel y ı r u m d ı TV yayımlarında görulan gcridtik örntkleri v* bazı TV görtvlilerinın «orumsuzca davranıjları 197i'da da lürüp gltttği için bu soruyu, öğrenciltrlmizin kurjunlanarak öldürüldüğü f u günlerde, TRT hfn tüırt y«fkriil»rin* sormak zerundayız. Bugün TRt'nin bir gcnel müdüriinün bulunmamaıı (bu »attflar yazıla*t#ı nrada TRT'nin b»»ına bir ta«. daha düşerse hiç faşmamak garekir), TRT Telcvlzyonundaki sorumıuzluğun bir öıürü olamaı. T R T nin bir Yönetim Kurulu ve televizyonumuzun çeşitli yönetlciItrl var. Bu tayın kişiler gece yarısına doğru seyircileri korkutmak İçin olsa gerek, dünyanın en sevimıiz mıiziğl ile hırıldayarak bajlayan ve biten tGüne Bakış» adlı TV programını hiç mi Izlemiyorlar? Bugun Türkiye'de öğrenciler açıkça kurşunlanıp öldürülürken, yıllardan berl olduğu gibl şimdi de öğrenc) katılleri bulunamazken ve Türkiye her geçen gün onarılması biraz daha zorlajan bir ortama hızla itilirken, «Güne Bakış>m hiç bir uyanık seyircisi bu programın spikerinin «en içten duygulu mutluluk dileklerini> kuçük güçlüklerle ekrandan gondermesine dayanamıyor. Bu ne büyük bir sorumsuzluk! Gündüz oğrencilerimiı, çocuklarımız üniversitelerde açıkca kurşunlanacak. Gece büyük bir merakla «Güne Bakış» gibi haber programlarını izleyeceğiz ve öğrenci olaylarıyla ilgili yeterli bir haberl» karşılaşmayacağız. Ama TRT yönetimi büyük bir vurdumduymazlıkla bize <en içten mutluluk dileklerini» gönderecek. Bizler bu günlerde mutlu değiliz. Bunu TRT'deki bazı yetkililer düşünemiyor mu? GEÇEN YILKi OLUMLU FiLMLER Sözde bu yazıda 1975'in olumlu TV yayımlarını ele alacaktım. Kiralık katillerin kurşunlarıyla yerlere serilen öğrencilerimizle konuya girince, yukardaki örnekleri sıralamadan yapamadım. Bu örneklerin diğerlerine de 1975 yılının ikinci yarısında rastladık TRT Televizyonunda. Geçen yılın ilk yarısında ise Türkiye'de son yıllarda ve özellikle bugün tanıklık ettiğimiz olayların nedenlerinl sergileyen iki film örneği yer alıyordu. 1975 yılında TRT Televizyonu «Z» adlı sinema filmini yurt dışından gelirtti, fakat gösteremedi. Bu filmin TRT Televizyonunda gösterilmesine film sansürü izin vermedi. Çünku *Z» tıpkı bugün Türkiye'de ve faşizmin bilgisiz ve yoksul insanları kendi çıkarları için kullanışını yarı belgesel türde anlatıyordu. Yine 1975 yılının ilk yarısında T R T Televizyonu dunyada faşizmin yayılışını anlatan tam belgesel bir dizi filme de yer verdi. Bu film de sermaye ile iktidarın faşiım konusundaki Işbirliğini büyük bir gerçekçilikle gözler önüne seriyordu. Yayımlarını çoğunlukla yahancı dizilerle doldurmaktan 1'75'in ilk yarısında da kurtulamamış olmasına karşın, TRT Televizyonu söz konusu belgesel dizi ile büyük bir görevi yerine ge»irmiştir. Bu dizideki gerçekleri, okuduklarıyla da anımsayanlar bugünkü öğrenci olaylarının derinliğinde yatan nedenleri rahatlıkla ınlayabilirler.» Hayırdır inşallah! Bu gece Semiramis Pekkan. yarın gece Zafer Banu Hülya, cumaya Asu Maralman, cumartesi yüzde 90 'ı Türk Hafif Müziğinden oluşan dans guruplu bir şov... Ya TV'nin yayın plancıları artık iyice şaşırdılar... Ya da .Şaban Karataş gelirse belki yayınlatmaz» diye stoklar elden çıkanlıyor. Ayda biri çok görürken, aniden bir haftada dört Türk Hafif Müziği programını yayınlamanın sebebi ne olabilir acaba?. Semiramıs Pekkan'da iddıalı yapımcı Eyüp Öncü'nün imzası var. Salık veririz. Asu Maralman İzmır yapımı, dramatik bir deneme. Maralman hem söylüyor, hem canlandınyor. Jlginç! Çarşamba günü. Diskotegimizden programında, Mireille Mathieu, Ray Anthony, Les Humphreıs Sıngers ve AJ Martino var. Hayranlarına duyururuz. Türk Müziği sevenleri de Mustafa Sağyaşar'ın hem klâsik, hem de popüler ömekler okuyacagı çarşamba geceki programını izleyebilirler. Cumhuriyet Muhabiri, TRT'de son yıllarm en bi yük olayı olan «Birleşen Yollar' hakkında, TRT v Televizyon kişilerinin düşüncelerini sordu: • DOĞAN ERDEM (TRT Genel Müdür Vekili) Filmi salı gecesi izleyememiştim. Ertesi gün tepkiler duyunca sordum. Komisyondan geçtiğini söylediler Daha önce bir komisyonda reddedildiği konusunu d şu anda »izden öğrendim. Bu konuyu soruşturacağım Filmi biraz «nca izledim. Kişjsal kanım şudur: Gös tcrilmemesl gerekirdi. • RIDVAN ÇONGUR (TRT Genel Müdürlül Danışmanı) TV'nin yayına başladığı günden bu ya na, türünde, yani milli sinema türünde, televizyonuı gösterdiği tek film, Birleşen Yollar'dır. Konunun I yanı var. Birincisi bugüne kadar TV ne degersiz, n sanatsıı, ne biçimsiz filmler yayınladı, kimse tepk göttermedi. Şimdi t aydır kamuoyu TRT'ye çok t tizlikle bakıyor. Aslında bu sevilecek birşey. Metiı Erksan'ın filmlerine gösterilen tepki bir örnek. Am Birleşen Yollar'a gerçek tepkiyi biliyor muyuz? Bı konuda sağlıklı bir araştırma var mı? Yeren mi ç öven mi?. ikincisi, Yücel Çakmaklı Türk Sinemasınıı doğmamasını gordükten sonra, milli sinema akımınıı ilk adımını atmağa karar verdi. Bu Birleşen Yolla oldu. Bütün titizliğine rağmen, bir milli sinema sena risti olmadığı için, belli bir senaryodan faydatanmal zorunda kaldı. Ancak, talihsiz senaryosuna rağmen Cakmakh'nın ülkücü düşüncesi bakımından attığı adın alkışlanmalıdır. Bu film, bir dine dönüş değil, öze öz kültüre dönüş hareketidir. TRT'de haftanın espirisi!.. ıban Karataş'ın TRT Genel Müdürlüğüne anma kararnamesinin Köşk tarafından ıaylandığının yazıldığı günlerde. TRT uhslerınde şu fıkra arüatıhyordu: okaktaki Adam, TRT'dekl dostuna rastlamış... <arataş'm gelmesi kesinleşmiş. Nedir bu raş.lardan çektiğiniz» demiş. TRT'ci cevap »rmiş: «Yalçıntaş, Karataş'a gelene kadar neleı jrdük biz.. Taşçılar, Taşerler, Da|lılar. ıağdevirenler.. Taşaron olduk artık biz. Taş laş sotanez bize..» GÖREViNiZi YAPIN, YETER cGüne Bakış» bir haber programıdır. Bu programın spikerlerlnin jevimli görünmek için birtakım atraksiyonlara başvurmalarına gerek yok. Ustelik «Güne Bakış» bir gazino programı da değil. Seyirci bu programdan dilek filan beklemiyor. Günün önemli İç ve dış haberleri verilsin, yeter. Eurovision'dan ve bir iki yabancı haber ajansından alınmış son derece yersiz ve yetersiz haber filmleriyle donatılarak, «dilekler» ilâvesiyle sunulan bir gece haber programının güleryüzlü spikerlere jahip olmatı, belki bazılarına çekici gelebilir. O halde löz konusu programının hırıltılı başlangıç müziğini de değiştirip, yerine daha yumu^ak ve tatlı bir müzik koymak gerekir. Bu müziği duyunca, teylrci «Güne Bakış>ı değil de, gaipten haberleri dinleyecekmis sanıyor. Ama programda bırakın günümüzü, gaipten bile bir haber yok. Özü de, biçimi de yozlasıyor bu programın. Özellikle içinde bulunduğumuz günlerde yapmacık davranışlarla seytrciyi itmeye kalkmaması gerekiyor TV forumlularının. ÖNEMLi DiGER TV YAYIMLARI 1*74 yılında, «Yaşar Ne Yaşamaz»ı yöneten Cetin Öner, geçen yılın sonlarına doğru temiz ve duzgün yönetımiyle dikkati çeken «Sarıpınar 1914» adlı diziyi televizyondan verdi. T R T dışındaki yönetmenlerimize büyük bütçeler ve bol süreyle yapım olanakları sağlayan ve Metin Erksan'ın dizi filmlerinde goruldüğü gibi buytık çalkantıiardan kendin! kurtaramayan TRT'nin kadrolu yönetmeni Cetin Oner'in 1975'deki bu alçak gönüllü başarısını hiç küçümsememek gerekiyor. Yine bol olanaklarla ve büyük bir bütçeyle hazırlanmasına karşılık bu gibi çabaları bosa çıkarmayan Halit Refiğ'in TRT dısından yaptığı lAşk'ı Memnuısu da 1975 içinde ilgi çeken yapımlar arasında sayılmalıdır. Geçen yılın başarılı T V oyuncularını güncel olayların etkisiyle değerlendirirsek, faşizme karşı direnişi başarıyla dile getiren «Özgürlüğün Bedeliı adlı yapıtı da unutmamamız gerekir. Özgürlüğün bedelinin kolayca tanımlanamayacağını anlatan bu oyunu geçen yılın önemli ve başanlı TV yayımlart arasında sayarken sorumlu ya da sorumsuz TRT yöneticileri için şu noktayı bir kez daha belirtmek yerinde olur: Öğrencilerimiz kurşunlanırken TRT'nin yayımlarında, yapmacık ve duzmece mutluluk dilekleri yerine, salt görevini yerine getirmesini istiyoruz. Ölenlerin anılarını hiçe sayarak TV yayımlarında ileriye sürülen dileklerle bugün mutlu olamayız. Öte yanda, 1975 yılında bazı programcıların çabalarıyla hazırlanan ve her nasılsa yayımlanan iki üç programda da belirtildiği gibi, bu günlerde mutsuz olabiliriz ama, ilerisi için umudumuz var. Ya gerici yayımlara yer veren sizlerin nesi var? Macbeth!.. Televizyonda haftanın mutlak izlenmesi gereken yapunı, persembe akşamı. Shakespeare'in ölmez yapıtı, en büyük klasigı Macbeth, Ingiliz BBC yapımı olarak ekranlara geliyor. İhtirasın insanı nerelere götürdüğunü en ıvi şekilde anlatan Macbeth'i günümüzde özellikle izlemesi gerekenler var. Bazı pohtikacılanmız ve TRT'deki bazı müdürler!. Kimler olduklarını aynca yazmamıza gerek yok. Onlar kendilerini bılirler nasılsa. Bilmeseler bıle. Macbeth'i izlerken, kendilerini bulacaklardır. TV yayınlarını 2 0 milyon kişi izliyor HT Televizyonu'nun Merkez ve Paket program ayınlarını, 20 milyon kışi izleyebilıyor. )75 yılının son günlerinde link hattı yapımı ımamlanan Güney Dogu Anadolu Bolgesı de 1 arahk 1975 tarihinden itibaren Merkez rogram yaymlaruu izleyebilme olanağına avuştu. BT Teknik yetkililerinin verdiği bügiye göre. alen Türkiye'de 31 ili kapsamına alan 222 bın M kılometrekarelik bir alandaki 18 milyon 500 ın kişi, Televızyonun Merkez programlarını ıleyebiliyor. Bu rakkamlar, Türkiye genel lanının yüzde 27 onda 2'smi, genel nüfusun ise uzde 49"unu teşkil ediyor. )ort ilde yapümakta olan TV paket yayınlarım ve, 10 bin kılometrekarelik bir alandaki bir uçuk milyon kişi izliyor. 'RT Televizyonunun Merkez Program yayınlannı îleyebilen iller şunlar: ıdana, Adıyaman, Afyon, Ankara, Amasya, tydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çorum, Hyarbakır, Edırne, Eskişehir, G. Antep, Hatay, çel, Istanbul. Izmir, Kahraman Maraş. Kayserı, ürklareli. Kocaeli, Konya, Kütahya. Manisa, Sakarya, Samsun, Tekırdağ, Urfa, Yozgat ve tonguldak. 'aket Program yayını yapüan iller ise, Antalya, Crzurum, Kars ve Trabzon.. AYRILAN YOLLAR TRT'nin başında 1975'ln ikinct yarısında yasa dışı bir genel müdür varken, «Rabia» adlı bir film yayımlandı. Geçenlerde de «Birleşen Yollar» adlı bir başka film gösterildi. Her iki filmi kimler »eçmiş, yayımlanmasına kimler izin vermiştir? Kamuoyuna bir açıklamada bulunabilirler, kendilerini tanıtabllirler mi? Geçen Ramaıan'da yine bir TRT Televizyonunda ızlediğimiz dinsel programların yayımlanmasına izin verenler de aynı kişiler midir? Kamuoyunun bu T R T yetkililerini tanıması gerekir. Zaman zaman layiklik ilkelerine aykırı düsen, bu gibi ilkelere aykırı düşmediği bölümlerinde de yirminci yüzyılın bilimsel özelliklerini hiçe sayan ve hatta gençlik scrunlanna dinsel yollarla çözümler öneren bu yayımlara TRT Televizyonunda hangi amaçlarla yer verilmiştir? Ortada «Gune Bakış» • YÜCEL ÇAKMAKLI (TRT Genel Müdürlül Danışmanı) Türk milletinin asırlardır gelen bir ku türü var. Bir de Batılılaşma dediğimiz geçiş kültüru Bugünün genci işte bu kültur ikiliğinin yarattığı bu nalım içindedir. Bu bunalım manevi bir bunalımdır Bu filmde bir arayış var. Batı kultürünü benimseye memiş toplumun ancak kendi kültürü ile ilerleyebile ceği mesajını vermeğe çalıstım. • TURHAN ERDEMGİL (Genel Müdürlük, Ba sın Yayın, Halkla lllşkiler Şube Müdürü) Kadıı erkek eşitliğl forumumuz yayınlanmadı. Bu film ya yınlandı. Başka birşey dememe gerek yok. • ZEKİ SÖZER (TV Daire Başkanı) Film halâ izleyebilmiş değilim. Ancak durmadan lehind ve aleyhinde tepkiler alıyorum. Bu tepkilere hiç değil se, vicdanım açısından cevap verm«k için, bir uygu zamanda izleyeceğim. Ancak bu film, Milli Eğitim Mili Savunma, Içişlerl Bakanltklarının temsil edildiğ sansürden geçmiı, her kalemden denetçilerin bulun duğu TV Film Kontrol Komisyonundan da «Yayınla nır» kararı almıştı. Gösterilmesi normaldir. • FATOŞ SEVENGİL (Başkanlık Danışma nı) Uğur Alacakaptan'ın bu konuda dava açacağı nı duydum. O açmazsa ben açacağım. Atatürk Dev rimleri ve Anayasa ilkeleri yok edilmiş, kadın hakl. n hiçe sayılmıştır. TRT'nin tarafsızlık ilkesi de z delenmiştir. Tiyatro Şubesi Müdürlüğü yaparke Karaların Mehmetleri'nde minicik bir bölümde dini bi hiciv var diye hakkımda dava açan savcılar, bu filrr herhalde izlememiş olmalılar. TV'de nasıl yayınland ğına gelince. Büyük bir iyimserlik ve umut içind «Herhalde gözden kaçmış olmalı» diyorum. TELEVİZYONDA HORTLAYAN YASAK KAFASI!.. TV'de Sinema TRT'nin yönetmen Metin Erksan'a hazırlattıgı câ Turk Hıkâyesı* dızısının gerıde kalan son 2 /timmin oosterılmesı yasakianmış bulunuyor. Bu yasak karariyla aynı gunde bir başkası da ahndı ve uygulandı: Gümımuz Türkiye'smde çeşttlı alanlarda kadın erkek eşıthğmi tartısan bir Forum programı da son dakıkada. yayımdan kaldınldı. Erksan'ın fümlerı, Forum'un yasaklanmasından daha kanştk bir konu. Bu jılmlerın kamuoyundan büyuk tepki gördiiğu gerçek.. Ancak, smema ve sanat değerı ne olursa olsun (ki buna aynca değıneceğız), bu tur hir yasaklama, kesmlıkle savunulamaz. Yasağın, halktan gelen tepkı nedenıyle mı, yok,ia egemen güçler tçin hâlâ clönetlt» bır yazar olan Sabahattin Âiı'nın ismi dolayıstyle mi konulduğu henüz büinmıyor. Üstelik bu ijin TRT'nin bır tbasttan uoksun ne Karatai'ın, ama TRT'deki ufak tefek taşların ı^idır» her halde.. .Ve var ki kaynağı kım ve hangi çevre olursa o'tsım, gerçek nedenlerı ne olursa olsun, ustusle gelen bu yasaklamalar korkunçlur. ığrençtır. çağdışıdır.. Sabalıattın .4/ı gıbı edebıyatımızm bır temel taşının, hele hele onun yanı sıra Ahmet Hamdi Tanpınar gibi artık fcîdsıfc sayılacak (ve Türk lcüîtur sorunlarına bakışı açtsmdan bugunkü eçemen guçlerın önemli b:r kesımıne en azından çok ters duşmeyen) bir yazarın da yasaklanması, olaya trajığtn yanı sıra, komık boyut'ar da katıyor.. .Ve var kı, tüm, tum bu yasaklamalar, bızce yararltdır, bir ışlev görecektir. Bu lilev de, TV'nin kamuoyundan gordüğu olağanüstu ılgi do'ayısıyle, tüm bu ve benzeri yasaklama olaylarının, geniş kiüelerin ılgısıni <sansür> konusuna çekme ve Türkiye'de sanat olayt ustunde Yeni dizi: JackL. rV'nin, klasik dizilerinden Bir Mılyonluk Çek >u akşam sona erıyor. Gelecek hafta, Serge îanın'in çektığı, Ida de Barancy ile Stephane dı Vapolı'nin baş rollerini oynadıklan Jack adh Tielodram başlayacak. Konu özetle şöyle: Zayıf karakterh ve göstenşh bir kadmın oğlu alan Jack, okuldan ayrıhr ve kaçar. Çeşitli ışlere ;irer Bir denız kazasından kurtulur ve annesıne döner. Ancak annesının sevgilisi ile geçinemez. »,!,,.,« Kocior Rir rinttnr .laok'ı kurtarmak ıster a) ERTAN KARASU (Başkan Yardımcısı An kara TV Müdürü) Müspet veya menfi konuşmami yı tercih ederim. • SEDAT ORSEL (Kültur Şubesi Müdürü) Bı filmin yayınlanmasına kesinlikle karşıyım. Yetkili o sam yayınlatmazdım. TRT Yayın İlkelerine sonun kadar karşı olduğu için. • Y I L E R İ ATAMER (Müzik Eğlence Şube Mi dürü) llgim yok. Filmi de izlemedim. • GUROL GOKÇE (Tiyatro Şubesi Müdürü) Ne söyleyeyim? Artık ne söylenebilir ki? Acaip bi şey bu? • ERTAN SOMUNKIRAN (Eğitim Şubesi Mı dürü) Müdürü bulunduğum şubenin, TRT dışı bi filmin gösterilmesi ile hiçbir ilgisi yok. Ancak yayı sırasında Nöbetçi Müdür olarak görevdeydim. Nöbetı müdürün görevi, yayın güvenini sağlamaktır. Pro< ramları kaldırmak ya da değiştirmek yetkisi de yo tur. Film başlar başlamaz, odamdaki iki telefon d ardarda çalmağa başladı. Aralıksız izleyicilerle görü; tüm. Objektif bir şekilde dileklerini ve fikirierini n < ettim. Bu yüzden filmi doğru dürüst izleyemedim bilı Sonra telefonlarla ilgili raporumu yazdım »c başkaı lığa verdim. İç Hizmet konusu olduğu için, bu konı da size açıklama yapamam. Film hakkında kişisı gorüsümü açıklamayı uygun bulmuyorum. Ancak yı nettiğim şubenin müdürü olarak «Eğitim» konusund; kl göruşlerimi açıklamam uygun olur sanırım. Eğit min nasıl olması gerektiği Anayasamızda ve devrir kanunlarında belirlidir. Bu da eğitim n >ekliğin; sağli maktır. Bu da Atatürk'un kararı, layik, modern, ça daş eğitimdir. Atillâ DORSAY Dine dayalı eğitim olamaı. Cinıiyet ayrım yapan eğitim olamaz. Birleşen Yollar'ı gereği gibi i; leyemediğim için onun üzerinde konuşmak istemiy< rum. Genel prensipte, eğitim ilkelerine ters düsen he
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle