12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8 Birincik»^. 1937 CUMHUR1YET Cenub hududuna yığılan anasır Mızıkcılık serhadi Dünkü facia Demiryolu üzerinde uyuyan bir deli parçalandı NEW YORK BORSASI Bugün bütün cihanın kasası haline gelen Wall Street, bir buçuk asır evvel cmarlı bir caddeden ibaretti Dünyanın en büyük borsası olan ve düyanm bütün altınına hâkim bulunan Nevyork borsası, bundan bir buçuk asır | evvel, Wall Street admı tdşıyan caddede dikili iri bir çmar ağacından ibaretti. Bugün, sadece Wall Street ismile ifade edilen bu muazzam borsamn, o tarihteki çınar ağacından başlıyan tarihçesi çok şayanı dikkattir. 1 760 senesiydi. Amerikanın şimal yerLlerinden sekiz kişi, her gün öğleye doğru, Wall Street'deki ulu çmarın altında toplanmağı âdet edinmişlerdi. Sol ceblerinde bütün servetleri, sağ ceblerinde iri tâbancalan daima hazır bulunurdu. Mahalle halkı, onlara «Çınarlar Ce miyeti» adını takmıştı. Her gün yaptık lan toplantıdan maksad. o tarihte Nev york limanına dünyan'n dört tarafından akın etmeğe başlıyın gemilerin getirdıkleri ecnebi paralan alım satımı yaparak ticaret etmekti. Ulu çınar, yağmura ve gü NevvYork'un meşhur Wal Street'inin neşe karşı siper vazifesi görüyor, rahat meşhur Borsası rahat çahşmalarını temin cdiyordu. Ayni binanın 25 numaralı dairesinde Çmar şirketinin ne nizamnamesi, ne açılan Merchaut Bank ve 31 numarasmreisi vardı. Yalnız, yasa rnucibince ara da açılan United States Bank, bugün, Alarına yabancı kimse almıyorlar, bütün merikanın en büyük iki malî müessesesiticareti kendi gruplarına hasrediyorlardı. dir. Bırkaç sene içinde, Çuıar Şirketi o ka56 numarada, o asrın en büyük kor dar büyuk bir inkişafa mazhar olmuştu ki, ıanı ve esircisi olan kaptan Kid oturu Nevyorkta yapılan bütün para alış verişi yordu. Bugün bile, Okyanusun en ıssız aonun elinden geçmeğe başlamıştı. Şirket, dalarında kaptan Kid'in sakladığı efsanakid piyasasınm tesbitinde rol oynuyornevî serveti aramağa çıkanlar pek çokdu. Şirket azası bu vaziyetten istifade ettur. mekte gecikmediler, fiat yükseldıkçe satSonraki devirlerde, isimleri bütün dünrr.ağa, düştükçe almağa başlıyarak, bilâyada akisler bırakan Joan Pierpont Morhare bütün dünyada tatbika başlanılan gan'lar, Vanderbilt'ler, Dupont'lar, bir usul tesis ettiler. Rockfeller'ler, hep bu binada işe bajlaŞirketin sekiz azası, işlerini bitirdikten mıslardır. sonra, Wall Street'de açılan bir meyhaWall Street'ten Hudson'a kadar olan neye gidiyorlar, içki içiyorlardı. bütün arazi, o zaman Trinite kilisesinin Bundan yirmi beş sene sonra, 1785 te asarrufunda bulunuyordu. idı. Amerıka müstamerecilerinin Ingiltere Çınar şirketi azasından bir deri tüc aleyhinde açtıkları istiklâl harbi üzerinden carı olan Joan Jack Ostar, yakmda kıyiki sene geçmişti. Paris sulh muahedesi, Amerikalılara hürriyetlerini bahşetmi|, metinin çok fazla artacağını tahmin et iği bu topraklan ele geçirmek için dahiBırleşik Amerika devleci teessüs etmişti. yane bir plân keşfetmişti. Harb esnasında çıkanlan banknotlar, O tarihte, Birleşik Amerika reis vekili bırkaç kişi tarafından satın alınmağa başlanmıştı. Halk bunlarla alay ediyordu. Aaron Burr idi. Kendisile anlaşmak koBu banknot toplayıcılar, 100 dolarlık bir aydı. Burr, deri tacirinden aldığı ufak kâğıda 15 altın çent veriyorlardı. Bü bir rüşvet mukabılınde, cemaatlerın, on yük mücadelenin en müşkül zamanlarında ki bin dolardan fazla irad getiren ser\ebasılan bu banknotların hiçbir kıymeti ol te sahib olmalarını yasak eden bir kanun madığını herkes biliyordu. Okka fiatına hazırladı. Kanun meclisten çıkmadan evancak satılabilecek kadar değeri olan bu vel, Ostar, Trinite cemaati direktörlerini kâğıd parçalannı alanlar mutlaka divane ziyaret ederek kanunun mahiyetini kendilerine anlattı ve cemaatin servetini kur olmalıydı. Fakat, bu divaneler bir yandan bank tarmağı teklif etti. Teklifi gayet basitti. not toplamağa devam ediyorlardı. Bu i; Bir gün sonra, cemaatin elinden besbe beş sene sürdü. 11 mart 1 790 tarihınde, dava alınacak olan araziyi otuz iki bin birdenbire, hiç beklenmedık bir hâdise ol dolar bedel mukabilinde kendisi satın a • du. Kongre, birkaç saat içinde bir kanun lacaktı. Dünya altınının PENCERESİNDEI* Masallar gerçekleşiyor izim gazetenin dünkü sayısm da ve Hâdiselerin Resimler sütununda bir kuş resmi var • dı. Resmin altında da şu satırlar yazılıydı: «Londrada açılan kuş sergisinde M. Andy Wilson adlı biri Skoç şıvesile konuşan ve tatlı tatlı gülen bir kuş te;hir etmiştir. Kuşun öz yurdu şimalî Hind diyarıdır, Londraya oradan getirilmiştır. Cumhuriyet gazetesi, yalana çıka rılacak bir haberi nekadar san'atkârane olursa olsun ve ne derece cazib bulunursa bulunsun sütunlarına geçirmez. Şu kuşun resmini de, tevatür biyyinesi sayılacak ayarda bol şahidlerin gözü önünde konusmuş ve kahkaha savurmuş olmasaydı okuyucularına sunmazdı. Fakat mu barek hayvan kendi köşeceğinde, yahud sahibinin kucağında konuşmakla, kahkahalarını da gene öyle hususî bir yerde savurmakla iktifa etmiş değildir. Koca bir sergide bu hünerleri göstermiştir. O halde haberin doğruluğuna inanmak gerektir. Ben boyle düsünmekle beraber vaktile bir kitabda okuduğum iki kuş hikâyesiııi hatırladım. Bunlardan biri Hindistanın gene şimal mıntakasında olarak gösteriliyordu. Yazılışa göre bu kuş bakırdandı, kaza benziyordu ve gene bakırdan dö * külme bir direk Üzerinde bulunuyordu. Dikkati ve hayreti uyandıran nokta onun her yılbaşı, direğin dibinden geçmekte olan nehre boynunu uzatıp saatlerce su iç* mesi ve sonra boynunu gerilere çevirerek' günlerce su püskürmesiydi. Vakıayi mevsuk olduğunu tasrih ederek kay • deden kitabın ifadesine bakılırsa bakır * dan kazın püskürdüğü su, tam bir yıl d mıntaka bostanlannı, bahçelerini, tarla « arını yağmur ihtiyacından uzak bulun « durmağa kâfi gelirmiş!.. îkinci kuşun siyah renkli olduğu ve Ammandan 940 yılında Bağdad sara nna hediye olarak gönderildiği rivayet >lunmaktadır. Elimdeki kitabdan anla • ılıyor ki bu kuş, şimdi Londrada bulu nan ve Skoç şivesile ingilizce konuşup bol bol kahkaha atan kuşun cinsindendir. ünkü o da mükemmel surette farisî konuşuyor, sanskritçeyi de bir Hind âlimi kadar biliyorda. Vaktile masal diye okuduğumuz ve lenzerlerini de dinlediğimiz konuşan, münakaşa eden, gaibden haber veren kuşlann Yirminci asırda gerçekleşmesine göre meşhur fıkradaki adamın geçirdiği faşkınlığa bundan sonra birçok kişjnin uğrıyacağına şüphe yok. Fıkra şudur: Köylünün biri ilk defa tesadüf ettiği papağanı renklerine mec!ub olarak dalgın dalgın seyrederken kuş, sahibinin öğrettiği biricik sözü köylünün yüzüne fırlatır: Nasılsın ağa? Köylü şaşırır ve hemen kandilli bir selâm savurarak şu cevabı verir: Affedersin arkadaş. Ben seni kuş sanmıştım!.. l Cezircde mütemadiyen, muhtelif milletlerden halk yerleştirilmesinin sebebi, ihtimallere göre bir vaziyet hazırlamaktır Dirzurdan Suriye Başvekili Cemil Mürdüm, ıki hafta evvel Parise giderkcn, îstanbulun iki istasyonunda da kendmı bir hayli zorlıyarak bıze haddinden fazla nikbin gö • rür.mek isteyişinc rağmen, karşılaşacağı müşkülâtın, daha yolda belirmeğe başlıyan endışelerini bir türlü gizlıyemiyordu. Çünkü en az altı aydır sağır sultanlar bile duydular ki; Fransa, Suriye ile imzaladığı muahedeyi, parlamentosundan geçirerek tatbik sahasına koymak istemiyor. Hatta bu muahedenin meriycte geçe bilmesi için, Suriyenin Hatay anlaşmasını kabul etmesını şart koşuşu rivayetleri de nihayet birer boş ve kuru lâftan ibarettir. Açıkçası şudur; Fransa, Suriyedcn ayrılamıyor. Fransa, şimdi de Suriye hükumetinden, oradaki ekalliyetler hakkmda kat'î teminat istiyormuş... Fransanın, Suriyenin şimalinde, hududumuz üzerinde bir (ekalliyetler yuvası) haline getirdiği Cezirede, daha beş ay evvel Suriyeye karşı ayaklandırdığı insanlara kendi elile silâh ve mühimmat dağıttığını unutmuş değiliz. Orada gene Fransanm zorile (Fransayı istiyoruz, buradan gitmesin!) diye bağıran halkın sesi de hâlâ kulaklarımızdadır. • •• ' Nihayet kimse inkâr edemez kî, tıpkı Hatayda olduğu gibi, Suriyenin her ta~ rafında da, Cezirede de akan her damla kanm günahı Fransanın omuzlarındadır. En aşağıhk sistemler, taktikler, hileler ve fitnelerle işliyen bu müstemleke idarc sinin artık biitün foyalarını meydana vurarak iflâs etmiş olduğunu anlaması, gene bizzat Fransanın menfaatleri iktızasıd;r. Hükumetimizin (bazı ahkâmının el yevm tatbik kabiliyetini kaybetmiş ve bir kısmının da tefsirinde iki hükumet arasında mutabakat hasıl olmamakta bulunmuş olmasını nazan itibara alarak) iki gün evvel feshettiği Suriye ile dostluk muahedesini de bu akıbete sürükliyen, gene Fransanın suiniyetle meşbu bu müslemleke mekanizmasıdır. Cumhuriyet hükumetİTiizi nihayet bu muahedeyi feshe sevkeden ahkâmın hangileri olduğunu kat'î surette bilmemekle beraber, Suriyedeki Fransız müstemleke idaresinin, mevzuubahs muahedenin meriyete girdiği gün oynamağa başladığı oyunlardan birini burada ortaya koymak lüzumunu duyuyoruz: Tam on bir sene evvel, yani 926 da, muahede imza edilir edıhnez Fransa, Suriyenin şimalinde, hududumuz üzerinde bir ekalliyetler yuvası kurmağa teşebbüs etmiştir. Böylece dün 10,000 bedevinin ceve lângâhı olan Cezirede, bugün 140,000 nüfuslu bir kalabahk toplanmış bulunuyor. 926 daki bomboş toprakta, şimdi 20 bin nüfuslu Kamışlı şehri, ve nüfusları 3,000 ile 5,000 arasında bir sürü kasa balar peyda olmuştur. Buralara verlestirilen Errneni, Yahudi, Dün sabah Yeşilköyle Bakırköy ara sında bir adamın çiğnenmesini intac eden biı facia olmuştur. Facianın tafsilâtı şudur: Bir müddettenberi Bakırköy emrazı akliye ve asabiye hastanesinde tedavi al tında bulunan Dinar zabıt kâtibi Hüseyin Avni, evvelki akşam taburcu edilmiştir. Hastalığmda salâh görülen Hüseyin AvYazan: KANDEMİR ni, hastaneden çıkınca gene birdenbire şaşırmış, elrafta dolaştıktan sonra gece olmuş ve Yeşilköyle Bakırköy arasındaki hattın üzerine giderek boylu boyuna uzanıp yatmıştır. Zavallı adam bütün gece uyumuş, sabah da uyanmamıştır. ilk seferi yapan trenle müteakıb dığer bir kaç katar da bıçare Hüseynin üzerinden geçip gitmiş, bir aralık orada dolaşanlar, hat üzerinde insan vücudüne aid kanlı parcalar göre rek zabıtaya haber vermişlerdir. Yapılan tahkikat neticesinde çiğnenen ve parçalanan adamın Hüseyin Avni olduğu anla şılmıştır. Toplattırılan cesed parçaları manzara defnedilmiştir. Çerkez, Kürd, Asuri ve Keldaniler, haris kötü niyetli ve müfsıd Fransız müs temleke memurlannm mütemadi propa gandalarile rahat ve huzurdan mahrum bir haldedirler. Çünkü, Fransa, bu, 140 bin kişilik Cerrahpaşa hastakütleyi, daima bunalmış bir vaziyette bu nesi Başhekimi kıy lundurarak, her zaman dilediği şekilde metli doktorumuz kullanmaktan başka hiç birşey düşünme Rüştü Çapçınm termektedir. fian Ankara NümuBu, öyle hazin bir meceradır ki, insan ne hastanesi Başhene tarafından bakacağını, ne yanma ya kimliğine tayin ediî pışacağını tayinden âciz kalıyor. dığini yazmıştık. RüşFransanın bugün, Suriyedeki ekalli tü Çapçı bu ay ortayetler hakkmda Suriye hükumetinden te larında yeni vazife minat istemesinin manası şudur: Cezirede sine başlamak üzere bir (etatampon) kurmak. Ankaraya gidecek tir. Onun yrine Ha Dr Esa& Durusoy Ne zamandanberi bedevilerin ellerinden zorla toplıyarak, resmî otomobillere seki hastanesi baktriyolog ve entanivc yüklenip alenen Ceziredeki ekalliyetlere mütehassısı Esad Durusoy tayin edilmiş hem de para ile dağıtılan silâhlann ve tir. Dr. Esad, Cerrahpaşa Başhekimi oldu bu halka (Fransa sizi asla terketmiye cektir, bu hususta müsterih olunuz) tarzında söylenen sözlerin gayesi zaten gizli değildi. Bugün ise, iş büsbütün açığa vurulmuş, oluyor. Fransanın, dürüst hareket etmek varken, bu hileli yollara sapmasının sebebi n<!olabilir ? vakıâ, onun Ceziredeki petrol membalannda gözü kaldığını söyHyenler de yok de^ıldir. Fakat herşeyden evvel hududumuz üzerine yığdığı bu 140 bin kişilik gayri memnun ve karmakarışık kalabalığın dişinden tırnağına kadar silâhlandırılarak mütemadiyen tahrik edilmekte olmasının manası başkadır. Bu manayı çoktanberi sezen yalnız biz değiliz. Geçen sene o civarda bir tetkik seyahati yapan fransızca İllustratipn mecmuasının muhabiri mahsusuna, Suriye mü nevverlerinden biri de aynen şöyle de mişti: « Fransanm Irak ve Türkiyeden kaçmış bütün gayrimemnun anasırı Cezireye toplıyarak orada ne hakla yerleştirdiğini anlamak isteriz. Suriyenin dahilî derdleri zaten başından aşmış bulunuyor. Bu suretle yenilerini ihdas etmeğe ne lüzum var. Suriyeliler memleketlerine hâ kim ve istiklâllerine sahıb olduklan gün, ilk işleri bu gayritabiî vaziyete bir nihayet vermek olacaktır. Bunu bilhassa, komşu memleketlerle aramızda tehlikeli ihtilâfların hudusüne mâni olmak için yapmak mecburiyetindeyiz.» Suriyenin, komşularile iyi geçinebil mek için, Fransız müstemleke idaresinin tuttueu sakim yoldan gitmiyeceğini bir yıl evvel Fransız efkân umumiyesine söyliyen Suriye münevveri haksız değildir. Görülüyor ki, Suriyenin münevver başları da, Fransızların ellerinde, bir oyuncağa çevirmek istedikleri Suriye ile dostluk muahedesinin, tatbik kabiliyetini kaybettiğini çoktan bizimle beraber anlamış HuKmuvorlar. Haseki hastanesinin eski sertabibi olan ve sıhhiye müfettisliğile, daha birçok hastanelerimizde iktidar ve liyakatile temayüz etmiş bulunan Esad Durusoy Cerrahpaşa hastanesine sertabib ve emrazı entaniye mütehassısı olarak gitmektedir. Kendisine yeni vazifesinde muvaffaki yetler temenni ederiz. ADUYEDE Ambardan egyh aşıran «clftin Bir naklive ambanndan bir sandık eşya aşıran Hasan isminde biri. dün birinci sulh ceza mahkemesinde üç ay on beş gün hapse mahkum olmuştur. Suçlu, bir o kadar müddetle zabıta ne^areti altında kalacaktır. Bir çocuk cesedi bulundu Mııdanya Dikiş ve Elişleri Yurdunun ilk mezunları ?r Mudanya (Hususî) Geçen yıl ressam Safive Karaduman tarafından tesis edilen Dikiş ve Elişleri Yurdu on iki gene kıza bu güzel san'atı öğretmeçe muvaffak olarak hepsine de diplomalarını tevzi etmiş ve bu münaseoetle bir serçi tertıb eylemiştir. Gönderdiğim resim yurdun ilk mezunlarmı iergjlerinin bir köşesinde muallimlerile birlikte göstermektedir Sultanahmedde Terzihane sokağında, bir aylık kadar tahmin edilen bir çocuk ölüsü bulunmustur. Ölü çocuk, dün Adlive tabibi tarafından muavene edıle rek gömülmesine izin verilmiştir. Co • cuŞun kimler tarafından terkedildiği hakkında tahkikat yapılmaktadır. kabul etmiş, Birleşik Amerika devleti, harb esnasında, o zaman ihrac edilen Hastanede öldü banknotlarla maaş alan askerlere karşı Gecende, odanm mu<=ambalarını parlatmak üzere sobada ilâc kaynatırksn. şükran eseri olmak üzere, bu banknotları vücudünün muhtelif Tnahallerinden başa baş geri alacağını ilân etmişti. O zaman, harb esnasında basılan büvandığım yazdığımız Muiz karısı E 5 W, kaldırıldığı Sen Jorj hastanesinde öl tün banknotlan, Çınar Şirketi azasınm müştür. topladığı anlaşıldı. Bu i' için senelerdenBORSALARDA beri ajanlannı kullanmişlar ve memle kette mevcud bütün eski panknotlan ele Altın fiatları hakkında yeni geçirmişlerdi. Kanunun meclisten çıka rılması için de, o zaman Hariciye Nazır kararlar muavini olan Robert Uarie'in ve kongre Dün, sehrimizdeki alâkadar malî mehafile gelen bir habere göre, Malive Ve azasından bazılarının nüfuzundan istifakâleti, altm fiatlarınm gayritabiî ola de edilmişti. Bu ise yegâne itiraz eden, ufak bir garak yükselisinin önüne geçmek ve bundan sonra altm fiatını normal sartlar zete oldu. Bu gazete, kanunu tanzim ve dahihnde tesbit etmek için bazı karar kabul edenlere şiddetli hücumlarda bu lar almı^tır. Bu kararlarm bugün veya lundu, işin bütün iç yüzünü açığa vurdu, yarın tebli§ ediimesi muhtemeldir. bu işte kâr edenleri, isimlerile ve kazan Altm fiatları. dün, Bavramdan evvel dıklan paraların miktarile birer birer saykîne nazaran altı kuruş faz^a^ile mua dı; fakat bir netice çıkmadı. mele görmüştür. Arife günü 1107 1108 Eski banknotların başabaş satın alın kurus ü^erinden muamele gören altın. ması isinde milyonlarla dolar kazananlar dün 1112 1114 kuruşa kadar vüVsel arasında meb'uslar ve valiler vardı. Famiştir. kat, Çınar şirketi azasından hiçbirisinin adı zikredilmiyordu. Onlar, perde arkaBayraklı vaourunun smda kalmağı bilmisler, buna rağmen gebaşma gelenler ne en çok kazanan onlar olmuşlardı. îzmir (Hususî) îzmirle Karşıyaka Nakid üzerinde spekülâsyon, irtişa, arasında işlemek üzere İngiltered°n matbuat vasıtasile kirli çamasırların or satın almmış olan Bavraklı vapuru İstaya dökülmesi gibi modern malî rezaletpanva sahillerinde fırtmaya tutulmuş ve Fransız hududunda bir limana ilti lere has bütün unsurları, Çınar şirketi bir ca ederken dalgalarm tesirile kuma o hamlede bir araya toplamıs ve bu teknigi turmustur. Vapur kurtulmak için çalış icad etmişti. Fakat, şirket, hâlâ çınar almaea baslamış, fakat ?aftı kırılmıstır. tında toplanıyor, alışverişlerini, müzake Bunun üzerine kılavuzlar yetişmiş, va relerini, hergün öğleden sonra, hâlâ ora our havuza çekilmiştir. Vapurun ancak da yapıyordu. ikincikânun ortalarmda gelebileceği Çmar şirketi, ancak 8 mayıs 1817 taanlaşılmaktadır. Vamır sigortalıdır. 7arar ve zlyanı rihinde, bir dam altına sığınmak ihtiyacı nı duydu ve Wall Street'te 68 numaraya sigorta kumpanvası ödivecektir. yerleşti. Burada, ilk defa Aaron Burr isminde birisi, Manhattan Company isminBuğday da standardize deki bankasını açtı. Bu bankerin o binaedilecek da kazandığı paranın azametini anlamak İktısad Vekâleti buğday ve baklanm da standardize edilmesine karar ver için, bilâhare, Birleşik Amerika reis vemiştir. Bu hususta şehrimizde tetkikler kiPiği makammı, satın almak suretile iş M. TURHAN TAN Mukavele imzalandı ve Astor, ertesi günden itibaren, ifrazına başladığı ara «Tiryaki» sigarası zivi parça parça elden çıkarmak suretile înhisarlar idaresinin yeni yaprak sîmilyonlar kazandı. Bugün Nevyork'un garaları ile yeni bir harman olarak yamerkezini teşkil eden bütün binalar bu pılan Tiryaki sigarası, yılbaşında satısa arazi üzerinde bulunmaktadır. Vall çıkarılacaktır. Street, arazi üzerinde spekülâsyon tarzını da icad etmek suretile ikinci bir teknik Görünmez kaza yaratmış oluyordu. Taksimde Cumhuriyet caddesinde Vall Streit spekülâsyoncuları bir yan Rifatpalas apartımanınm yan duvarm dan milyonlar kazanmakla beraber, bir daki taşlar, evvelki akşam fırtmamn yandan da, Amerikanın sınaî inkişafına tesirile yıkılmıştır. yardim ediyorlardı. Yeni ihtiralan işletBu sırada caddeden geçmekte olan mek icin lâzım olan sermayeyi daima Feriköyünde Tarlabaşı sokağında otu Wall Street bankerleri ve iş adamları te ran 14 yaşlarında Leon adındaki çocuk darik etmişlerdir. Buhar makinesi, şimen taslar altında kalarak yaralanmıştır. Caddedeki telgraf ve elektrik ten» r J difer. dokuma makineleri, Fulton'un buharlı gemisi, Mac Cormick'in harman de bu yüzden hasara ugramıştır. makinesi, Morre'un telefonu, sonra ha vagazi ve elektrik, hep, Wall Street'in tki cesed bulundu kemali cür'etle ortaya attığı eserlerdir. Havdarpa^a mendireŞi açıklarında Fakat, aradan bu kadar sene geçtiği. dün sabah parcalanmış bir erkek cesedi çınar şirketi bu kadar büyük bir inkişafa bulunmuştur. Cesedin hüviveti anla«u mazhar olduğu halde, bir buçuk asır ev lamamıstır. Üsküdar Müddeiumumıliği velki yasa hâlâ mer'idir. Wall Street mu tabkıkata devam etmektedir. Dün bir cesed de Binbirdirekte bu hitine mensub olmıyan bir kimsenin ora Tunmuştur. Bir çocuğa aid olan bu cesed va dahil olabilmesi son derece müşkül Morga kaldırılrmstır. dür. Şirket, bir çok ta^avvüllere rağmen, Kadıköy K*7iJay cemiyetinin ilk sığmdığı yer olan Wall Street'i asla balosu terketmemiştir. Kızıiav cemivetinin Kadiköy şuhC5İ Nevyork stock and Ex^hange Bank azası olmak pek pahahya ele geçirilebilen tarafından 11/12/937 tarihine tesadüf bir imtiyaz haline gelmiştir. Çınar şirket. eden önümü'deki cumartesi günü ak • Wall Street'teki binaya gectikten otuz se 'amı Süreyya sineması salonlarında vene sonra, aza mevkii 10,000 dolara satın rilecek kış balo^nnun hazırhkları ta mamlanmış ve davetliler için birçok alınabiliyordu. Bugün, 600,000 dolara sürprizler temin olunmustur. Balor.un çıkmiftır. «errekten mükemmel olacağı anlaşıl 1 760 senesinde, Wall Street'te çına maktadır. ağacınm altında toplanan sekiz serserinin kurduğu cemiyet, bugün beheri 600,000 servetleri, Wall Street'te doğmuş ve mahdolar hesabile 750 milyon dolar kıyme volmuştur. Wall Street'in açılış saatinde, ifade eden 1375 azalı öyle muazzam bi: bütün dünyanın telefonları kulak kesilir, kuvvettir ki, bizzat Amerika Cumhurre bütün dünyanın fiatları onun bir işaretile i«i o kuvvetle mücadele imkânmı bulama iner ve çıkar, bütün dünyanın servetleri dığı için, icabmda, teminat vermeğe mec ona ayak uydurur, yükselir, alçalır, batar veya cıkar. Wall Street bütün dünyanın bur kalmaktadır. Bir asirdanberi, dünyanın en büyük
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle