Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
CEM KOZLU’DAN BİR İLK ROMAN: ‘SANDİMA TABLETİ’
Hakikatin peşinde bir polisiye!
bırakması polisiye kur-
ABDULLAH EZİK
gunun temel ilkeleri-
ni başarıyla uyguladığı-
abdullahezik@gmail.com
nı gösterir. Romanın en
güçlü taraflarından biri,
em Kozlu’nun ilk romanı; arkeoloji, polisiye ve ma-
polisiye gerilimi tarih-
cerayı iç içe geçiren Sandima Tableti (Remzi Kitabe-
sel bir tartışmanın taşı-
C vi), geçmişin bugünü değiştirme ihtimalini temsil eden
yıcısı kılabilmesidir.
sembolik bir objenin hikâyesi olarak görülebilir. Bu yönüy-
Polisiye edebiyat çoğu
le roman, polisiye kurgunun sınırlarını aşarak tarih felsefesine
zaman suçun failini bul-
uzanan bir tartışmanın kapısını aralar.
maya odaklanırken San-
Romanın çıkış noktası son derece dikkat çekicidir: MÖ ikin-
dima Tableti, suçun ne-
ci binyıla tarihlenen, Luvi dilinde yazılmış ve çözülmesi halin-
den işlendiğini çok daha
de insanlık tarihine ilişkin birçok yerleşik kabulü değiştirebile-
geniş çerçevede ele alır.
cek bir tablet olayların / romanın merkezinde yer alır.
Burada işlenen suç bir ci-
Bu noktada uygarlığın kökeninin yalnızca Antik Yunan’a
nayet veya eser kaçakçı-
dayandığı yönündeki geleneksel tarih anlatısını sorgulamayı
lığının yanı sıra geçmişin
amaçlar ve böylelikle okurla özel bir diyalog geliştirir.
sistemli biçimde yeniden yazılmasıdır da.
Tablet çözülebilirse felsefenin, matematiğin ve bilimsel dü-
Bu nedenle romanda bir kavram olarak “suç”,
şüncenin kökeninin Anadolu uygarlıklarıyla çok daha güçlü
bireysel olmaktan çıkarak uygarlık tarihine uzanan
bağlara sahip olduğu ortaya çıkacaktır. Bu fikir, yalnızca olay
kolektif bir boyut kazanır.
örgüsünü değil, aynı zamanda düşünsel omurgasını oluşturur.
Okur, olayların ilerleyişini takip ederken kendi-
Tam da bu nedenle Sandima Tableti, klasik anlamda bir
sini birçok düşünsel sorgulamanın da içerisinde,
“kayıp eser” romanı değildir. Yer yer Umberto Eco ve Dan
tartışmalara müdahil bulur.
Brown’ın metinlerinde görülen gizemli belge ve kutsal emanet
Romanın bu sorgulayıcı tavrı, ülkemizde son
arayışına göndermeler söz konusu olsa da Kozlu’nun romanın-
yıllarda daha fazla ilgi gören Anadolu merkezli ta-
da mesele yalnızca bir objenin bulunması değildir.
rih çalışmalarına da göndermelerde bulunur.
Asıl mesele, bilgi üzerindeki egemenliktir. Tarihi kim yaz-
Özellikle Göbeklitepe’nin keşfinden sonra
maktadır? Hangi uygarlıklar görünür kılınırken hangileri siste-
Anadolu’nun dünya uygarlık tarihindeki yeri yeni-
matik biçimde görünmezleştirilmektedir? Roman, bu sorular et-
den tartışılmaya başlanmış; Hititler, Luviler, Frig-
rafında gelişen bir gerilim üzerinden ilerler.
ler ve Karyalılar gibi uygarlıklar geniş kamuoyu-
GEÇMİŞİ KONTROL EDEREK BUGÜNÜ YÖNETMEK!
nun da ilgisini çekmiştir. Kozlu’nun romanı da bu
Sandima Tableti, okuma ilerledikçe yalnızca geçmişe ait bir
ilginin edebiyattaki önemli / özgün karşılıkların-
obje / belge olmaktan çıkar, günümüz dünyasının siyasal den-
dan biri olarak okunabilir.
gelerini etkileyebilecek stratejik bir unsur haline gelir.
Sandima Tableti’nde Luvi uygarlığına yapılan
Roman boyunca tabletin ele geçirilmek istenmesi yalnızca
vurgu özellikle önemlidir. Uzun yıllar boyunca Hi-
tarih okumasını popüler roman diliyle geniş okur kitlesine ulaş-
maddi değerinden kaynaklanmaz. Asıl tehlike, onun temsil etti-
titlerin gölgesinde kalan Luviler, son dönemdeki dil ve arkeolo-
tırma çabası dikkat çekicidir.
ği bilgidir; çünkü bilgi, tarih boyunca iktidarın en önemli araç-
ji araştırmalarıyla daha görünür hale gelmiştir.
Tarih yazımının sorgulanması, kültürel mirasın korunması ve
larından biri olmuştur.
Roman, bu tarihsel tartışmayı kurmaca düzlemine taşıyarak
hakikatin politik niteliği gibi meseleleri sürükleyici bir olay ör-
Michel Foucault’nun bilgi ve iktidar ilişkisine dair geliştir-
okuru akademik dünyanın devam eden tartışmalarıyla da buluş-
güsü içinde tartışmaya açması bakımından roman, bir macera
diği kuramsal çerçeve düşünüldüğünde, romandaki çatışmanın
turur. Böylece Sandima Tableti, tarih merakını canlı tutan kül-
kitabı olmanın ötesine geçmektedir.
yalnızca fiziksel değil epistemolojik bir mücadele olduğu görü-
türel bir aracı olarak da belirir.
lür. Tableti ele geçirmek isteyen güçler aslında geçmişi kontrol KÜRESELLEŞME ÇAĞINDA BİLGİNİN GÜCÜ!
Romanın dikkat çekici yönlerinden biri de mekân kullanı-
ederek bugünü yönetmek istemektedir. Sandima Tableti aynı zamanda küreselleşme çağında bilginin
mındaki başarısıdır. Anadolu coğrafyası anlatının aktif bir öz-
Romanın merkezinde yer alan arkeolog Elâ karakteri en nasıl stratejik bir güç unsuruna dönüştüğünü de göstermektedir.
nesine dönüşür. Antik kentler, müzeler, kazı alanları ve tarihi
önemli figürlerden biri olarak öne çıkar. Elâ yalnızca bir bilim Günümüzde enerji kaynakları kadar kültürel bilgi de uluslarara-
yerleşimler yaşayan mekânlar olarak karşımıza çıkar.
insanı değil, vicdanı temsil eden bir karakter olarak da belirir. sı rekabetin parçasıdır. Geçmişi yorumlama hakkı, ulusal kim-
BELLEK MESELESİ!
Çalıştığı müzede yaklaşan tehlikeyi ilk fark eden kişi olması liklerin oluşumunda belirleyici rol oynar.
Bu tercih, okurun Anadolu’yu binlerce yıllık kültürel sü-
tesadüf değildir. Çünkü bilimsel merak, roman boyunca ahlaki Romanın uluslararası aktörleri de bu nedenle devreye girer-
rekliliğin parçası olarak düşünmesini sağlar. Böylece roman,
sorumlulukla birleşmektedir. ler. Tableti ele geçirmek isteyenler yalnızca tarih meraklıla-
mekânın belleğini görünür kılan edebi bir işleve de sahip olur.
Onun tabletin peşine düşmesi kültürel mirasın korunması- rı değildir; geleceğin siyasal anlatısını biçimlendirmek isteyen
Bellek meselesi, romanın temel kavramlarından biridir. Bel-
na yönelik etik bir mücadeledir. Bu durum karakteri sıradan bir
güç odaklarıdır. Böylece roman, geçmiş ile gelecek arasında
lek bireylerin olduğu kadar toplumların da kimliğini belirleyen
polisiye kahramanının ötesine taşır.
güçlü bir neden-sonuç ilişkisi kurar.
temel unsurlardan biridir. Eğer geçmiş yanlış anlatılır veya ek-
Romanın bir diğer önemli karakteriyse tüm bu hikâyede
Sandima Tableti, bir ilk roman olarak yalnızca sürükleyi-
Elâ’ya eşlik eden gazetecidir: Ali Asya. sik bırakılırsa bugünün kimliği de eksik kurulacaktır.
ci bir polisiye değil; tarih, arkeoloji, kültürel miras ve bilgi po-
“Sandima Tableti”nin peşinde verilen mücadele tam da bu
Kariyerinde bedeller ödemiş deneyimli gazeteci Ali ile genç litikaları üzerine düşünmeye davet eden çok katmanlı bir anlatı
nedenle önemlidir. Tablet, yalnızca eski bir yazıt değil, toplum-
arkeolog Elâ’nın yollarının kesişmesi, bir karakter ikilisi olarak olarak değerlendirilebilir.
sal belleğin eksik kalmış parçalarından biridir. Roman boyun-
onları zamanla iç içe geçirir. Arkeolog geçmişin izlerini takip Cem Kozlu, bu ilk denemesinde kurmaca ile tarihsel araştır-
ca yürütülen mücadele, aslında unutulmuş belleğin yeniden ku-
ederken gazeteci bugünün gerçeklerini araştırır. mayı dengeli biçimde buluştururken, okuru bir gizemin peşin-
rulma çabasıdır.
İkisinin ortak noktası bir süre sonra kendisini daha iyi göste- den sürüklerken Anadolu’nun kadim uygarlıklarına yeniden
rir: gerçeğin peşinden gitme arzusu. Böylece roman, bilim ile bakmaya da çağırır.
BİLGİ VE GİZEM İÇ İÇE...
gazeteciliği ortak etik zeminde buluşturur. Romanın en önemli başarısı da burada yatar. Okur, kitabı bi-
Kozlu’nun anlatımı da bu tarihsel yoğunluğu dengeleyen
Her iki meslek de görünmeyeni görünür kılmaya çalışır, iki- tirdiğinde olayların nasıl sonuçlandığı kadar, tarihin nasıl yazıl-
önemli bir unsur olarak dikkat çeker. Roman, ağır akademik
si de baskı mekanizmalarıyla mücadele eder, ikisi de hakikatin dığına ilişkin soruları da zihninde taşımaya devam eder.
açıklamalara yaslanmaz; kısa bölümler, hareketli diyaloglar ve
üzerindeki örtüyü kaldırmayı amaçlar. Bu yönüyle Sandima Tableti, son yıllarda Türk edebiyatında
sürekli ilerleyen olay örgüsüyle dikkati diri tutmayı başarır.
tarihsel polisiye alanında görülen üretimlerin dikkat çekici ör-
Polisiye romanın temel ilkelerinden biri olan “sürekli merak
KLASİK POLİSİYE TARZINDAN ÖTEYE
neklerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Elâ ile Ali arasındaki ilişki / süreç romanın ritmini de belir- üretme” becerisi, metnin neredeyse bütününe yayılmış bir şe-
Ahmet Ümit’in arkeoloji ve tarih eksenli romanlarıyla başla-
ler. Elâ’nın bilimsel sezgisi ile gazetecinin saha deneyimi birbi- kilde okurun karşısına çıkar. Bir bilginin ortaya çıkması yeni
yan ilginin farklı bir doğrultuda sürdürüldüğü Sandima Tableti,
rini tamamlar. Böylece roman yalnızca arkeolojik bilgi aktaran bir gizemi doğurur; çözülen her düğüm başka bir sorunun baş-
özellikle Anadolu merkezli tarih anlatısını popüler edebiyat ara-
durağan bir metin olmaktan çıkarak araştırma, takip, kaçış ve langıcı olur.
cılığıyla yeniden dolaşıma sokması bakımından önem taşır.
n
çatışmalarla beslenen hareketli bir yapıya kavuşur. Bir ilk roman olarak Sandima Tableti, polisiye ile tarihsel ro-
Kozlu’nun özellikle gerilimi dozunda artırması, olayları kısa man arasında dengeli bir yapı kurmayı başaran özgün bir yapıt Sandima Tableti / Cem Kozlu / Remzi Kitabevi /
sahneler halinde ilerletmesi ve her bölüm sonunda yeni bir soru olarak değerlendirilebilir. Özellikle yazarın Anadolu merkezli 176 s. / 2026.
4 6 Ağustos 2026

