Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Çizim: RAPE
Yazma hastalığı ise olan değil, oldurulan bir şeydir. telik anlatıcısı da bir edebiyat eleştirmeni. Diğer bir ANLATILARI GELECEĞİN ROMANINA
Bundan kaçılamaz ama sağaltabilmek için ancak kahraman/ı ise romancı. İLİŞKİN İPUÇLARI TAŞIR!
edebiyata sığınılabilir. Vila-Matas da bir bakıma bunu Geleceğin romanının nasıl yazılması
KURMACANIN GERÇEKLİĞİ
anlatmak istiyor. Bir edebiyat eleştirmeni, romancıdır o; gerektiğine ilişkin de ipuçları taşır Vila-
Anlatıcı bir söylen geliştirendir. Bunu da kur-
hatırlattıkları, gösterdikleri önemlidir. Matas’ın anlatıları.
maca aracılığıyla yapar. Elinde / önünde, zih-
Bu özelliğini de şu sözlerinde bu-
ninde ne tür konusu olursa olsun bunu bir an-
POSTMODERN KARNAVAL ANLATILARI:
labiliriz:
‘DUBLINESK’, ‘KASSEL’DE MANTIK ARAMAK’ latıya dönüştürebilmesi için kurgu gerekir.
“Sık sık romanın krizinden
İnsan yazarken ne/yi anlatırsa anlatsın, “ben”iyle bir Yani bunu nasıl anlatabileceği... Kurup bir
bahsediyoruz ama aslına bakarsanız
yolculuğa çıkar bu düşte ve düşüncede yola çıkıştır biçimde söylemek... Anlatılan, kurulana bir biçim-
üstüne çok da düşünülmüş ya da
de kurmaca yazarının da imgesi yansır. Onun dü-
aslında. Dışa bakarken içe, içe bakarken de dışa dönüşür
tartışılmış bir konu değil.
yazmak uğraşı. şü, düşüncesi, bakışını içerir anlatı.
Bilhassa İspanya’da meta-
İşte Vila-Matas’ın bu
kurmaca kelimesini duyduğunda
üslupta yazdığı roman-
dahi dehşete düşen, ülkede
larında / anlatılarında
Katolikliğe son vermeye
gösterdiği budur.
çalışan birileri varmış gibi tepki
Montano
verenler var -sanki bu tür de
Hastalığı’nın “Haya-
diğerleri gibi Don Quijote’den
ta Karşı Sıkılgan Sevgi
türemedi-.
Sözlüğü” başlıklı ikinci
Üstelik Katolik olmak kimseye
bölümünde, kurma-
garip gelmezken onlar için
canın nasıl olduğunu
Katolik olmamanın bunca tuhaf
/ işlediğini gösterir.
karşılanması çok acayip.
Kurmaca, parça-
lı yaşam/larımızı bir ‘TÜR OLARAK ROMAN,
araya getirerek olan JOYCE İLE ÇOKTAN
biteni gösterir. Vila- YOK OLMUŞKEN ÇOĞU
Matas, işte bu noktada
ROMANCININ BUNU FARK
o “parçalar”ın neler olduğu,
ETMEYİŞİ İLGİNÇ!’
nelerden oluştuğu ve nasıl bir araya ge- Bence asıl sorun, romanın krizi
tirildiğini anlatır bize. üzerinde derinlikli bir biçimde henüz düşünülmemiş
Kurmaca bir güne / günde yazılır. Ve günle- olması. Zira yıllardır bocalayıp duran romanın kendisi
ri eklemleyerek anlatılanı da bir romana dönüş- değil, bizzat roman türü.
türürsünüz. Tür olarak roman, Joyce ile birlikte çoktan yok
olmuşken çoğu romancının bunu fark etmeyişi ilginç.
“Montano Hastalığı pek çok otobiyografik un-
Belki de halkın ilgisi hâlâ geleneksel romana yönelik
sur içeriyor, lakin içinde bir o kadar da kurma-
olduğu içindir.” (Söyleşi: Thea Lenarduzzi, Çev. Fulya
ca öğe barındırıyor” derken Vila-Matas, bunların
Kılınçarslan)
neler olduğunu da açıklıyor. Varlarla yokları bu-
Şu da bir gerçek ki Enrique Vila-Matas bugünden yarı-
luşturup harmanlıyor. Günlük biçimde yazdıkla-
na yazılacak kurmaca anlatılara yeni kapılar araladığı gibi
rını da romana dönüştürüyor.
kurmaca yazarlarına da söyledikleriyle esin verecektir.
n
TANIMLAMANIN KAPILARI...
İşte bu noktada yazmak eylemi dönüşmek eylemi- (*) Bartleby ve Şürekası, Enrique Vila-Matas, Çevi-
Sanat / roman / edebiyat bize bizi tanımlamanın da ka-
dir. Vila-Matas, romanında bize bunun nasıl olabileceğini ren: Tülin Şenruh, Doğan Kitap, 159 s., 2005 / Yeni ba-
pılarını açar. Bu sonsuzluktur, ayna tutmaktır. Her oku-
gösterir aslında; alt ve üst kurmacanın ne / nasıl olduğu- sım: Çeviren: Filiz Öztürk, Can Yayınları, 189 s., 2021.
yuşta kendimize doğru yürürüz.
nu göstererek yapar.
Bu anlamda Vila-Matas’ın anlatılarını “günlük-roman” (**) Montano Hastalığı, Enrique Vila-Matas,
Onun bu türden anlatılarını(***) birer üst kurmaca ro-
biçiminde de okuyabiliriz. Çeviren: Seda Ersavcı, Jaguar Kitap, 326 s., 2017.
man olarak alabiliriz. Her biri edebiyatın belleğini barındı-
Bir söyleşisinde yazarlardan yola çıkarak yazdığı kur-
(***) Dublinesk, Enrique Vila-Matas, Çeviren: Pınar
rıyor. Görünürde klasik roman örgüsü üzerine kurulmuş
maca anlatıları için şunları söyleyecektir Vila-Matas: Aslan, İthaki Yayınları, 284 s., 2016.
izlenimi verse de aslında postmodern roman yazmakta-
“Zavallı yazarlar... Onlara bir hayli iyi davranıyorum.
(****) Kassel’de Mantık Aramak, Enrique Vila-
dır. Dahası deneysel anlatı da diyebiliriz.
Kitaplarımda bu denli çok görünmelerinin nedeniyse
Matas, Çeviren: Saliha Nilüfer, Can Yayınları, 284 s.,
Dublinesk(***) ve Kassel’de Mantık Aramak(****) ro-
hayran olduğum yazarların nasıl başardığını görmek ve
2017.
manları onun postmodern karnaval anlatıları olarak de-
sadece bu heyecan verici ama aynı zamanda sınayıcı
Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi, Enrique Vila-
ğerlendirilmelidir.
mesleğe bağlı kalarak ayakta kalmaya nasıl devam
Matas, Çeviren: Emrah İmre, Can Yayınları, 103 s., 2018.
Edebiyata ilişkin her şeyi (yazmak, okumak, bellek, kur-
edebildiklerini anlamak istemem.
gu, öyküleme, yazar, roman, öykü, edebiyat saplantı- Bu Ne Saçma İş, Enrique Vila-Matas, Çeviren: İdil
Elbette sadece ilgimi çekenlere yöneliyorum ama
Dündar, İthaki Yayınları, 192 s., 2025.
sı vb.) içeren romanlar yazdığını belirtmem gerek. Üs- üzerimde bıraktıkları etki zayıf olduğu kadar da göreceli.”
HASAN TAHSİN BENLİ’DEN
‘RAMİZ: TEŞKİLÂT-I MAHSUSA’DAN MİLLİ MÜCADELE’YE’
istemelerinin ardında, vatan kurtarıcılığı yıpranmalarla erken yaşlarda yaşama
KAAN EROĞUZ
anlayışı baskındı. İleriki yıllarda ‘kayıp gözlerini yummuşlardır.
kuşak’ olarak adlandırılan bu nesil, Binbaşı Ramiz Bey’in de Harp
rablusgarp’tan Balkan Savaşları’na, 1. Dünya
Meşrutiyet’in ilanından Cumhuriyet’in Okulu’ndan Kafkasya’ya, Filistin’de
Savaşı’ndan Milli Kurtuluş Savaşı’na, on yıl
kuruluşuna kadar giden süreçte, İngilizlere esir düşmesinden Mısır’daki
T boyunca cepheden cepheye koşan bir kuşağın
Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne
esir kamplarına, Kurtuluş Savaşı’na
gün yüzüne çıkmamış veya geri planda kalmış birçok
geçişin temel dinamiklerinden biri oldu.
katılmak için Anadolu’ya dönmesinden
kahramanı bulunmaktadır. Mamoyzadeler’den Ramiz
Özellikle 1. Dünya Savaşı sonrasında
savaş sonrası Giresun Askerlik Şubesi’ne
Bey bu kahramanlardan biridir.
yaşanan işgal yılları, o neslin Milli
uzanan yarım asırlık yaşamı, bir ulusun
Hasan Tahsin Benli’nin Cumhuriyet Kitapları
Mücadele’yi omuzlamasına yol açtı.
yüzyılı aşan bağımsız bir ülkeye
tarafından yayımlanan Ramiz: Teşkilat-ı Mahsusa’dan
1880’li yıllarda doğan o nesil, gerçekten
kavuşmasını sağlamıştır.
MillQi Mücadele’ye adlı kitabı, sadece, kendisini
de bu mücadeleyi yöneterek ve fiilen
Binbaşı Ramiz Bey’in öyküsü, milli
ülkesinin kurtuluşuna adayan bir askerin değil,
savaşarak vatanı kurtardı.
Kurtuluş Savaşı’nın “kayıp” ve “fedai”
kendisiyle beraber Mustafa Kemal Atatürk’ün ve diğer
Onların vatan kurtarıcılığı, yalnızca
kuşağının hikayesidir.
Kurtuluş Savaşı önderlerinin de içinde yer aldığı 1880
askeri mücadelelerle de değil,
Bu çalışma, onların kaybolup
kuşağının öyküsü olarak okunabilir.
aynı zamanda fikirle, cesaretle ve
unutulmamalarını sağlayarak yazınımıza
Kitabın yazarı, aynı zamanda Mamoyzadeler’den Binbaşı
fedakârlıkla yoğrulmuş bir destandır.”
önemli bir katkı sunmaktadır.
n
Ramiz Bey’in torunu olan Hasan Tahsin Benli, ömrü savaş
Sadece savaş sırasında değil, savaştan
cephelerinde yokluk içinde geçen bu kuşağın “kayıp kuşak” Ramiz: Teşkilât-ı Mahsusa’dan Milli
sonra da karşılık beklemeyen bir ülke sevgisiyle baba
olarak adlandırılmasını şöyle vurgulamaktadır: Mücadele’ye / Hasan Tahsin Benli /
ocaklarına dönen Kurtuluş Savaşı kahramanlarının çoğu
“O dönemin gençliğinin özellikle asker olmak uzun yıllar savaş koşullarında yaşamanın vermiş olduğu Cumhuriyet Kitapları / 176 s. / 2026.
13 Ağustos 2026 9

