20 Ağustos 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

CHOI JIN-YOUNG’DAN ‘AÇLIK’ ‘Modern toplumun insanlara yaklaşımı bazen yamyamlıktan bile daha vahşi ve acımasız!’ BÜŞRA UYAR Bir kadın âşık olduğu adamın sokak Koreceden dilimize çeviren: ortasındaki cansız bedeniyle TAYFUN KARTAV karşılaşır, o an zaman durur. Kadın, adamın cesedini eve taşıyıp o “Bu hikâyeyi bitirdikten sonra ne malum işe koyulmak üzere oturana yapmam gerek? Ne yapmalıyım? dek dünya sessizdir. Yaşananların Nereye gitmeliyim? Polise gidip sarsıntısı bu dünyayla sınırlı kalmaz, her şeyi itiraf edebilirim. Bir rahip adamın kendi cenazesini izlediği bulup günah çıkarabilirim. Ben bir öteki tarafa kadar uzanır. insan yedim. Bu bir suç mudur?” Kitaptan... Biri ölü, biri hayatta iki sevgili; herkesi iliğine kadar sömüren bir BÜŞRA UYAR- Yiyerek yok eden düzende, canları çıkana dek çalışarak bir kadını yazarak var etme hikâyesi bu. Sizce bu eylem, karakterler için geçen bir ömrün yasını birlikte tutar. mutlak bir teslimiyeti mi yoksa bencil- Ancak vakit dolmuştur. Kadın, aşkını ce bir sahip olma arzusunu mu temsil çoktan yemeye başlamıştır bile. ediyor? Sevgi, birini “tüketmeyi” haklı Kapitalizmi kendi vahşi oyununda çıkarabilir mi? alt edecek ve ruh eşini, yeniden CHOI JIN-YOUNG- Bence aşk, çok can bulabileceği tek yere, kendi karışık ve gizemli bir duygu. Aşk kelime- bedenine defnedecektir. si, içinde pek çok duygu barındırır. Aşk sadece fedakârlık, kendini adama, 2006’da öykü ve romanlarını özveri, mutluluk, coşku ve koşulsuz gü- yayımlamaya başlayan ödüllü ven değildir: Aynı zamanda saplantı, deli- yazar Choi Jin-young (d. 1981 / lik, nefret, sitem, yalnızlık, sahiplenme is- Seul), Güney Kore edebiyatının teği ve mantıksız talepleri de içerir. son dönemdeki en lirik ve sarsıcı İnsan âşık olduğu için kendisindeki her seslerinden biri. şeyi vermek isterken bir yandan da karşı- Yapıtlarında ölüm, yıkım ve yoksulluk sındakinin her şeyini almak ister. Bazen gibi ağır temaları, sevginin iyileştirici karşımızdakine ölçüsüzce inanır ve so- nunda ihanete uğrarız. ve dirençli gücüyle harmanlayan; modern Kore toplumunun katı ‘KAYBETME KORKUSUNUN normlarını, gençliğin gelecek OLMADIĞI BİR AŞKIN kaygısını ve insan ilişkilerinin MÜMKÜN OLAMAYACAĞINA kırılganlığını şiirsel bir dille aktaran İNANIYORUM!’ Choi Jin-young ile aşkın ve paranın Âşık olduğumuz için kavga eder, şüphe insanı sürüklediği uçurumlardan duyar, hayal kırıklığına uğrar ve ayrılırız. Âşık olduğumuz için sevdiğimizle birlik- aşağı bakan, psikolojik ve felsefi te bütün dünyayı karşımıza alırız. Aşk her derinliğiyle kültleşen çağdaş klasiği şeyi mümkün kılan bir büyü gibidir. Açlık üzerine konuştuk. Sevdiğim insan beni sorgulayabile- cek tek kişidir fakat aynı zamanda en çok korktuğum kişidir. ‘AŞKLA BİRLİKTE MODERN Çünkü onu hayal kırıklığına uğratırsam beni her an İnsanlar yeterince paraları varsa istedikleri her şeyi KAPİTALİST TOPLUMUN VAHŞİLİĞİNİ terk edebilir! Bu yüzden aşk her zaman kaybetme ola- yapabileceklerine inanıyor; yoksulluğu ise bir zayıflık DE GÖSTERMEK İSTEDİM!’ sılığını da içinde taşır. ya da kusur olarak görüyorlar. UYAR- Gu ve Dam, sistemin dışına itilmiş, Kaybetme korkusunun olmadığı bir aşkın mümkün Yakın zamanda da savaşlar yüzünden sayısız insan borçlar ve yoksullukla kuşatılmış karakterler. olamayacağına inanıyorum. yaşamını kaybetti. Açlık romanımda anlatılan aşk, yeryüzünde var olan Bu sosyoekonomik baskıların, onların birbirine Savaşı bahane ederek insan öldürenler, insanları pek çok aşk biçiminden elbette yalnızca biri. tutunma biçimlerini ve nihayetinde kitabın o trajik milliyetlerine, ırklarına, cinsiyetlerine ya da dinlerine sonunu nasıl şekillendirdiğini düşünüyorsunuz? Bu romandaki aşk; kimine göre aşktan çok delili- göre ayırıyor; sanki ölmesi gerekenlerle yaşaması ge- ğe yakın görünebilir, bir başkasına göre aşk değil ben- JIN-YOUNG- Ben “aşk”la birlikte modern kapita- rekenler birbirinden farklıymış gibi davranıyorlar. cillik olabilir, bir başkası ise bunu, aşkı aşan bir adan- list toplumun vahşiliğini de göstermek istedim. Katliamdan çok, savaşın getireceği maddi kazancı mışlık olarak hissedilebilir. Evet, bu romanın karakteri sevgilisinin cesedini yi- ve kayıpları önemsiyorlar. Ben bu romanda, aşk yüzünden kaçınılmaz olan Oysa o savaşlarda ölen insanların her biri birilerinin yor (elbette “yemek” fiili aynı zamanda aşkın derinli- kaybetme hissini de anlatmak istedim. “Aşk” ve “ka- ailesi, sevgilisi ya da arkadaşıydı. Her biri dünyadaki ğini ve mutlaklığını anlatan bir metaforu da içeriyor). yıp hissi” hakkındaki düşüncelerimi birkaç cümleyle hiçbir şeyle değişilemeyecek biricik insandı. Bunun nedenlerinden biri de o cesede başkaları tara- özetleyemeyeceğim için bir hikâye yazdım. fından el konulmasını engellemek istemesidir. Çünkü Üstelik bu durumlar yalnızca savaş zamanlarında Aşk hakkındaki düşüncelerimi açıklamaktansa ko- tefecilerin cesedi satma olasılığı vardır. değil, günlük yaşamda da böyle sürüp gidiyor. İnsan- nuyu okurların çeşitli yorumlarına bırakmayı tercih Modern toplumun insanlara yaklaşımında bazen ları bir eşya gibi satan ya da öldüren ve bu şekilde pa- ediyorum. yamyamlıktan bile daha vahşi ve acımasız olabildiğini ra kazanan insanlar var. Bu romanı okuyanlar kısa bir an için bile “Aşk nedir?” düşünüyorum. Çünkü insanın değerine bir fiyat biçili- Sevdiği kişinin cesedini korumak için -ironik biçim- sorusu üzerine düşünüyorlarsa bu benim için yeterli. yor, yaşam paraya çevriliyor. de- onu yiyen biri mi, yoksa insan yaşamından çok >> 4 13 Ağustos 2026 KIM SEUNG-BUM
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear