Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Days
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Salt bu cümle dahi dönemin Endülüs’ünde genç kızların ve olması düşünülemezse de Garcia Lorca asıl mazlumların, Anne karakteri, kaybolan Gelin’i aramaya çıkarken III.
erkek çocukların nasıl geleneklerin baskısı altında ezilmeye mutsuz ama iktidar sahibi erkeklerin tutkularının kurbanı
Richard gibi “Bana çabuk bir at! (...) Gözümü, dilimi, her
mahkûm olduklarını yeterince anlatıyor.
kadınlar olduğunu gösteriyor.
şeyimi veririm, bir at için!” diye haykırırken namusunu
Buna karşılık ise Gelin, “Keşke erkek olsaydım” diye ha-
Yapıtta bu gerçeği en iyi sezinleyen Gelin karakteri, bunu An-
kirlettiğini düşündüğü için Gelin’i intihar eden Ophelia ile
yıflanır çünkü bunun bir kadın olarak ket vurulmuş olan karar
ne başta olmak üzere diğer kadınlara da hissettiriyor. Aslında
kıyaslar: “Namuslu kızlar kendini suya atar.”
verme özgürlüğünü kendisine geri vereceğine emindir.
hepsi, erkeklerin kendilerine yönelik arzularının kurbanı olduk-
Biraz da kız kaçırma ve kan davası temalarının sıklıkla iş-
Böylece Garcia Lorca, erkekliğe ilişkin iki farklı algıyı gün
larının bilincinde ancak bunu açıktan açığa söyleme hakkından
lendiği Türk filmlerini ya da köy romanlarını andıran yanıy-
yüzüne çıkarmış olur. Bir yandan Gelin karakteri aracılığıyla
yoksun olduklarını da kabullenmiş gibi hareket etmeye mecbur.
la Akdeniz ülkelerinin ne kadar birbirine benzediğini göste-
erkekliği iktidar, özgürlük ve cesaretle bağlantılı olduğu için
ren Kanlı Düğün’de toprak hırsı, gelenek ve görenekler, ataer-
SHAKESPEARE’DEN ESİNLENİŞLER...
arzu edilen bir şey olarak gösterirken aynı zamanda Anne’nin
kil töreler ana temalar gibi gözükse de aslında Federico Gar-
Bu bağlamda, konunun trajik boyutunu daha da
söyledikleri aracılığıyla erkek çocuk olmayı olumsuz, endişe
belirginleştirmek için Garcia Lorca kendine yaşam boyu eşlik cia Lorca’nın bütün yapıtlarındaki gibi ön plana çıkan gerçek,
verici bir durum, tehlikeli bir şey olarak gösterir.
Doğal olarak bu denli boğucu bir ortamda kimsenin mutlu etmiş olan Shakespeare’den de epeyce esinlenmiş. ölümün her yerde karşımıza dikilen kaçınılmaz varlığıdır.
n
ZAFER TOPRAK’TAN ‘TÜRKİYE’DE YENİ HAYAT: İNKILAP VE TRAVMA (1908-1928)’
eşrutiyet’in Türkçeye kazandırdığı ya da yaygın hale getirdiği kaynaklarının, erişkin nüfusunun önemli bir bölümünü yitiren, her
iki sözcük “milli” ve “yeni”ydi. “Milli” doğmakta olan ulusal kim-
açıdan yoksullaşan ülkede Cumhuriyetin reform kaygıları, seküler bir
M liğin veciz bir ifadesiydi; siyasi yönü güçlüydü.
yaşam özlemi, Doğu kültür normlarını terk edip Batı medeniyetine
“Yeni” ise toplumsalı ifade ediyordu ve toplumun değişik geçiş süreci ise kuşaklararası kopukluklara ve toplumsal
katmanlarına nüfuz edişi II. Meşrutiyet yıllarında gerçekleşti. 1908
uyumsuzluklara neden olacaktı. Türkiye inkılapları ve toplumsal
bir siyasal devrimdi; sosyal bir devrimle pekiştirilmedikçe güdük
travmayı birlikte yaşayacaktı.
kalacaktı. “Yeni hayat” bu anlayışın ifadesiydi.
Prof. Dr. Zafer Toprak’ın Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Yaşam anlayışında radikal bir dönüşümü simgeleyen “yeni hayat”ın
tarafından yayımlanan Türkiye’de Yeni Hayat (1908 / 1928) adlı
omurgasını ise kadının konumu oluşturdu. Bu nedenle “yeni hayat”
incelemesi, bir anlamda yaşanan bu toplumsal travmanın öyküsü.
kadının dönüşümünü, “yeni kadın”ın inşasını gerektiriyordu.
Prof. Dr. Toprak, nüfus sorunu başta olmak üzere Cumhuriyet
Cihan Harbi sonrası yeni bir ulus inşa edilirken Meşrutiyet’in ilk
Türkiyesi’nin karşılaştığı darboğazları, savaş mağduru insanların
yıllarından beri gündemde olan “yeni hayat” anlayışı güç kazanmıştı.
travmalarını, çözümsüzlüklerini, toplumsal katmanların “yeni hayat”a
Cumhuriyeti Osmanlı’dan yol ayrımına sokan ana eksen buydu.
uyumsuzluklarını o günün kaynaklarından yola çıkarak gün ışığına
Koca imparatorluklar çökerken bölgesinde kendi iradesiyle yönünü
çıkarıyor. ”
n
çizen tek ülke Türkiye olmuş; Cihan Harbi’ni yitirmesine karşın Sevr’i
tanımamış, direnmiş ve Milli Mücadele ile yeni bir devlet kurmuştu.
Türkiye’de Yeni Hayat: İnkılap ve Travma (1908-1928 ) / Zafer
Diğer yandan, on yılı bulan uzun savaşlar sürecinde insan Toprak / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 472 s. / 2026.
Napoléon ve
askeri düşüncesinin temelini oluşturan
İmparatorluğu:
bu yedi klasiğin en önemlileri, Sun
İnfografik /
Zi’nin Savaş Sanatı ile birlikte Wu Qi
Vincent Haegele,
ve Sima Rangju’nun yapıtları Wuzi ve
Frederic Bey,
Sima Fa’dır. Bu iki metin, Savaşan
Nicolas Guillerat
Beylikler Dönemi’nin askeri değerlerini
/ Çev. Oğul Tuna
VİTRİNDEKİLER
şekillendiren iki zıt felsefi kutbu temsil
/ Kronik Kitap /
eder. Wuzi devletin iç düzenini,
160 s.
kaynaklarını ve askeri düzenini merkeze
biri. Cibran, Ermiş’te, uzun yıllar belleğinde dolaşırken Türkiye’nin yakın
alan, pragmatik ve sonuç odaklı bir
Vincent Haegele,
yaşadığı şehirden ayrılmak üzere tarihine de dokunuyor: Sokakların sesi,
yaklaşımı benimser. Sima Fa ise
Frederic Bey ve
olan El-Mustafa’nın, onu uğurlamaya meydanların kalabalığı, seçimlerin
Konfüçyüsçü ve törensel değerlere
Nicolas Guillerat’ın; yüzlerce çizim, çok
gelen insanlara yaptığı konuşmalar gerilimi, kaygılar ve umutlar... Hepsi
bağlı kalarak savaşın ahlaki meşruiyetini
sayıda grafik, özel haritalar, binlerce
aracılığıyla insan yaşamının en temel bu sayfalarda yankılanıyor. 80 Yaşım
sorgulayan bir yaklaşımla daha eski ve
istatistik, güç dengelerini anlatan meselelerine odaklanıyor. Aşk, evlilik, Merhaba, hem kendine hem ülkesine
idealize edilmiş bir geleneği yansıtır.
tablolar ile siyasi, askeri ve ekonomik özgürlük, sevinç, keder, suç, ceza, tanıklık etmiş bir ömrün durup geriye
ilişkilere dair diyagramlarla alışılageldik bakma cesareti.
dostluk, zaman, dua, ölüm... Ermiş’te,
Gaziantep Tarihinde
anlatım kalıplarını yıkan Napoléon ve
yaşamın hemen her alanına dokunan
Öncü Bir Kadın:
Savaş Kanunları
İmparatorluğu: İnfografik’i, verilere
bu başlıklar yalın ve derinlikli bir dille
(Wuzi - Sima Fa) Nüket Alevli Ersoy
dayalı görsel şölen niteliğinde
ele alınıyor. Okuru kendi yaşamı,
/ Wu Qi ve Sima / Haşim Akman /
bir çalışma. Bonaparte ailesinin seçimleri, bağları ve kayıpları üzerine
Rangju / Çev. Giray Doğan Kitap / 312 s.
yükselişinden Grande Armée’nin taktik düşünmeye çağırıyor. Cibran’ın şiir
Fidan / Türkiye İş
Bazı insanlar, içinde
dehasına, Koalisyon Savaşları’nın kanlı
ile düzyazı arasında kurduğu özgün
Bankası Kültür Yay.
muharebelerinden İmparatorluğun bulundukları toplumun
anlatımın ritmi ve içsel ahengi, Mehmet
/ 88 s.
çöküşüne, Viyana Kongresi’nden sunduğu olanakları
Hakkı Suçin’in özenli çevirisiyle
Savaşan Beylikler
Saint-Helena’nın ıssız kayalıklarına kolay yoldan şan,
dilimizde yeniden yaşam buluyor.
Dönemi’nde yaşamış
uzanan geniş bir yelpazeyi ele alan şöhret ya da servet
80 Yaşım Merhaba
ünlü general, filozof
çalışma, 19. yüzyılın kader sahnesine edinmek için
/ Zeynep Oral /
ve devlet adamı Wu
adım atacağınız, imparatorlukların kullanmak yerine, tüm dikkatlerini ve
İnkılâp Kitabevi /
Qi’nin (MÖ 440-
kurulup yıkıldığı, orduların kıtaları enerjilerini topluma yarar sağlayacak
288 s.
381) yaşamı boyunca hiçbir savaşı
kasıp kavurduğu ve tek bir iradenin işlere adarlar. Mevcut koşulların yarattığı
tarihin akışını değiştirdiği o dev çağı kaybetmediği rivayet edilir. Sadece güçlükleri tükenmez bir azimle aşarak
“Hayat sana
herkesçe kavranabilir bir dil ve özgün askeri dehasıyla değil, Chu Beyliği’nde
teşekkür ederim… amaçlarına ömürlerini vakfederler.
yaptığı yönetim reformlarıyla da
bir perspektifle gözler önüne seriyor. Yeryüzündeki onca Nüket Alevli Ersoy (1932 / 2025) da
ünlüdür. Savaşan Beylikler Dönemi’nin
bu insanlardan biridir. Mücadeleci,
örgütlü kötülüğe
Ermiş / Halil Cibran
efsanevi komutanlarından, orduda azimli, kararlı ve öncü bir rol model
karşın, içimi kin,
/ Çev. Mehmet
disipline verdiği önemle tanınan Sima olan Ersoy, “kolej diplomalı ev kadını”
nefret, şiddet ve
Hakkı Suçin /
Rangju’nun yaşamına ilişkin ise pek
intikam duygusuyla olmak yerine Gaziantep’te Robert
Everest Yay. / 112 s.
az bilgi günümüze ulaşmıştır. Savaşan
doldurmadığın için… Zaman zaman Koleji düzeyinde bir okul kurma hayalini
Halil Cibran’ın içim çok acısa da, öfkeye kapılsam da, Beylikler Dönemi (MÖ 475 - MÖ 221), gerçeğe dönüştürmüş; memleketine
yalnızca sürekli askeri çatışmalarla değil, ve ülkesine adadığı ömrü boyunca pek
başyapıtı, “felsefi sonunda sevgi hep daha ağır bastığı
bu çatışmaların doğurduğu entelektüel çok ilke imza atmıştır. Ersoy, Gaziantep
düzyazı şiir” Ermiş, ilk için…” Kitaptan... Usta gazeteci ve
canlılıkla da anılır. Bu dönemin askeri
yayımlandığı 1923’ten yazar Zeynep Oral, 80 Yaşım Merhaba Lions Kulübü’nün kurucusu, yılmaz
bu yana dünya adlı kitabında yaşamının birikimini ve felsefi birikimi, daha sonra İmparator bir Atatürkçü, toplumsal gelişim için
edebiyatının en çok yalnızca anlatmıyor, onu yeniden Shenzong döneminde Yedi Askeri yaşamını ve varlığını seferber eden bir
okunan klasiklerinden yaşıyor. Bir gazeteci olarak kendi Klasik adı altında toplanmıştır. Çin Cumhuriyet kadınıdır.
9
4 Haziran 2026

