06 Haziran 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

ARİFE KALENDER’DEN ‘KÖKLER VE KEMİKLER’ ‘Şair, denizden, dağdan başka nedir ki?’ kısa şiirlerde doğum ve ölüm ZEYNEP YILMAZ aralığındaki süreyi, ağaç ve nesneleri irdeleyerek anlatır. ‘NE ZAHİRİM NE DE BATIL, İNSANIM’ “Gezinti” şiirinde: “Yattı- Kökler ve Kemikler (Papirüs Yayınları), Arife ğım yerden göğe baktım/ mavi Kalender’in yayımlanan yeni şiir kitabı. Adından uzadıkça/ dünya ufacık” der. da anlaşılacağı üzere Kalender bu kitabında insan ve doğayı birlikte ele almış. ‘ARİFE’Yİ TANIYORUM “Ağaçlar insan... Titrer yaprak üşür gündüz/ DEMEYİN’ bırakmazlar mezarda uyusun ölüm/ rüzgârı ağaca 1954’te Malatya-Arguvan’a bırakmazlar, durmadan keser/ zorbadır düzen, bağlı Ermişli Köyü’nde doğan tutar tüm kentleri zehirler…” Bu dizeler, doğa ve Arife Kalender’in şiirlerinde insanın yok oluşunu beraber şiire taşıyor. çoğunlukla kadın ve çocuk Şiirlerde, Anadolu kültüründen, Şamanizmden iz- temaları öne çıkarken yeni ler gözükürken Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “ağaç kitapları Tenden Gömlek insanlarımız” görüşüyle örtüşüyor. ve Kökler ve Kemikler’de Denizle, dağla, zeytin ağaçlarıyla konuşurken yer şiire ilişkin birçok yazılış yer onlarla özdeşleşen şair, şiir anlayışına da bir biçimlerini denediğini görmekteyiz. Her kitabında yeni bir temayla karşımıza bakıma açıklık getiriyor. “Şair, denizden, dağdan çıkarken şiirde çektiği emek de belirgindir. başka nedir ki?” dizelerini yazıyor. Son kitaplarında zaman kavramı, yaşam TOPLUMCU GERÇEKÇİ ŞİİRİN İZİNDE... tutkusu, şiire bakış inandığı değerler ışığında, “Ne zahirim ne de batıl” şiirinde ikilikleri felsefeden de yararlanılarak verilmektedir. kullanırken Alevi türkülerinden, felsefesinden Bir şiirinde “Annem tarihini çeyiz verdi izler görüyoruz. “Ne zahirim ne de batıl, insanım/ bana” diyen Kalender, “Tanınmaz” gövdem mevsimlerde yaşamla semah eder” der. şiirinde “Beni tanıdığını söyleme, Bir önceki Tenden Gömlek (Everest Yayınları) yanıltır seni yüzler/ Bilmem ki bu kadın, kitabında da bu inanış söylemlerini, ritüellerini nerelerden ne sürükler” diyerek insanın imge olarak kullanan Kalender, “Vardı damarımda bin bir yüzüne işaret eder. insanı Kâbe sayan/ zulümlere karşı kanım cenk Ve ömür boyu Tenden Gömlek’te de- ediyor çoktan” dizeleriyle Pir Sultan’lardan ğindiği gibi birbirimize göstermediğimiz geldiğini; toplu yaşamın, insanca yaşamın binlerce yüzümüzün olduğunu, “Bazen yozlaştığı yerde isyan ve öfkeye dönüştüğünü palyaçoyum, süpürgeli cadı bazen/ içimin vurgularken toplumcu gerçekçi şiirin izini sürer. mağarasında nice canavar kol gezer” diyerek in- çeşitliliği dikkati çekmektedir. Bir yandan yaşama diyalektik yanıyla yakla- sanın değişkenliğini vurgular. “Fırtına” şiirinde: “Kime el uzatsam/ cehennemi şan, doğanın her haliyle değişim ve dönüşüm halin- “Arife’yi tanıyorum demeyin/ Nice Arife’leri bes- parmaklarıma bulaşıyor” diyen şair; yabancı diller- de sürdüğünü izleyen şairin dizelerinde doğa görü- ler” diyerek her canlının, koşullara göre her an de- de erkek artikeliyle belirtilen Tanrı’yla da sorunlar nür haldedir. ğişim geçirdiğinden söz eder. yaşar (“e Harfinin Çocukları”). Çünkü Tanrı daha Şiirlerde görsel öne çıkarken çoğu yerde zaman çok kadınların tanrısıdır. ‘MADENCİNİN ŞİİRİ’ kavramı irdelenir. Bir saç telinin ağarması, yapra- Doğurduğunu yaşatmak için tek başvuru yeri, Günümüzde gündemde olan “Madencinin Şiiri”nde: ğın ağaçtan düşmesidir. imdatlarına çağrı yeri orasıdır. Ama güçsüz kaldığı “Akşamı sabahla karıştıran ayaklar/ gömüyor zama- UZAKLAŞMA, SOĞUMA, KOPUŞ! yerde isyanlar başlar (“Tanrıyla Konuşmalar”). nı derinlere/ onun derdi ölümü karanlıkta bırakarak/ Anılara döndüğü an, yaşanmışlıklarla ve bugünkü yaşamı yeryüzüne yükseltmekte” der. 50 YILIN SAYGIDEĞER ŞAİRİ olgular arasındaki yok oluşların acısını duyumsatır. Arife Kalender gözlemci ve gerçekçi şairdir ama Arife Kalender, Kökler ve Kemikler’de zaman “Süre bitti diyor gardiyan/ yerde bir saç teli daha/ dizelerinde ileti kadar, şiirin ne olup ne olmadığını öğesini öne çıkararak varlık-yokluk kavramları üze- dil öğretiyor ağaca zaman/dil öğreniyorum ağaçtan…” da önde tutan bir ustadır. rinden evrensel bir kapı aralıyor. “Sorgucular” şiiri; sürekli düşünen, sorular so- Kuru ve sığ söylemlerden yana olmadığı gibi; so- Şiirimizde Kadın Burcu kitabıyla, bir cinsin ran araştıran bireyin, kimsenin kimseyle birlikte ol- yut, uçucu, imge boğuntulu şiire de fazla yüz vermez. bedensel ve ruhsal sorunlarını, eril bakıştan madığını, yalnızlığın kör karanlığında dağınık ve Bir gerçekten yola çıkarak tüm yaşamda, tarihte, ayırarak tematik olarak işleyen, erkek adlarını bir örgütsüz kaldığını gösteren ilginç dizelerden olu- her cins varlıkta şiiri gezdirir. Mistisizm de erotizm kadının duygularıyla ele alarak nesneleştiren, şuyor. de inanış ve söylenceler de şiirlerde yerini bulur. “Seni seviyorum Ahmet” diyebilen, “Bedenimde “Tek kişinin çığlığı neye yarar/ .../ Söz ağzımda Şiirimizin geniş çaplı şair incelemelerinde bulun- hiç kimsenin hakkı yok/ alırsa elimden aşk alır bekler ama yok sokakta kimseler” dizeleri, insanla duğu Şiir Adaları (Kaynak Yayınları) üzerine ça- ancak” dizeleriyle erkek söylemindeki “cinsel insan arasındaki uzaklaşmanın, soğumanın, kopuş- lışırken esinlenmemiş, şiirine yansıtmamış olması obje” kadının isyanını dile getiren Kalender, son ların etkili söylemi. Kalender şiirini özgün kılmıştır. elli yılın saygıdeğer şairidir. Tema ve içerik zenginliği, Almanca öğretmeni DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM, YAŞAMAK Öyküleri, deneme ve çocuk kitapları, Bir Kadın olması ve çeviriler yapması nedeniyle başka dillere VE BÜYÜMEK! Bir Zaman romanıyla da edebiyatın diğer dallarında yatkınlığı, Anadolu ve dünya şiirini tanıması, yel- “Annem ve Ağustos Böcekleri” ise kuşaklararası ürünler veren ve 37 kitabı bulunan şairin son kita- pazesini renkli ve varsıl kılmıştır. değişim ve dönüşümün, yaşamak ve büyümek göre- bındaki ustalığı okuyucular da fark edecektir. vinin teslim töreni. ARİFE KALENDER: ‘GÖÇERLİĞİM ŞİİR “Doğum Günü” şiirinde: “Çevirdim fincanı ay- “Annemi büyütüyoruz kardeşlerimle/ ne dünden SAYESİNDE DAİMİ OLDU!’ naya baktım/ bir kadın görünüyor falda/ şöyle biraz ayrılıyor ne de yaşıyor bugünde” dizeleri, insan ya- “Şiirlerimi Malatya-İstanbul arası bir köprünün kısa, hafif toplu/ hayatı sıkı giyinmiş, pür telâş/ es- şamının daireler çizdiğini, bizi büyütenleri sonra üstünde yazdım. Çocukluk ve gençlik yıllarımın bir kitmiş zamanı, filiz sürmüş kendine/ usanmamış da- da bizim yaşatmaya çalıştığımızı söyleyen gerçekçi bölümü doğduğum ilde geçti. Anneliği, evliliği, öğ- yak yediği aşktan/ şiirle siliyor yaralarını...” bakış açısı sunuyor. retmenliği İstanbul’da yaşadım. Ömrüm Doğu’yla Özgün ve üretken Arife Kalender’i her kitabıyla “Beşikle tabut aynı mayadan/ İkisi arasına Batı arasında mektup yollayarak geçti. Göçerliğim yeniden tanımak sevincimdir. n zamanı doldursam/ açılan yaralardan sızan kanı/ şiir sayesinde daimi oldu” diyen şair, Anadolu kül- ayrılık mendillerini, aşk taslaklarını/ Hayat türünü tanıdığı için şanslı olduğunu söyler. Kökler ve Kemikler / Arife Kalender / ağaçtan ya da tahtadan” dizelerinin yer aldığı Bu kitaplarında ve daha öncekilerde de sözcük Papirüs Yayınları / 2026. 7 4 Haziran 2026 KAAN SAĞANAK
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear