Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Days
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Okula eleştirel bir bakış…
Yer yer öğretici fısıltılar hissedilse de Nehir Yarar’ın masalsı anlatısı; düşmeyen temposu, lezzetli dili, sevgi
ve dayanışmayı önceleyen ilişkiler bütünüyle heyecan dolu bir yolculuk vaat ediyor.
bahçesine ilk varan o. Gökçe’nin yakıştırmasıyla “ba- Gökçe, nöbetleşe uyuma
Y. BEKİR YURDAKUL
yılıyor” değil erkenciliğe ama ne yapsın sevgili Baran.
önerisi getirir, bir de çizelge
Aras mı başını sırasına yaslayıp uyuklayan?
hazırlar. Arkadaşlarını da
evesle ve bir an önce başlasın heyecanıyla
Onlar kendi aralarında takılıp dururken daha önce
sıkı sıkı tembihler: “Uyanık
koştuğumuz okul, çok geçmeden bambaşka
hiç görmedikleri bir adam sınıfa girip kapıyı kapatıver-
olmanız gereken saatlerde
H bir havaya bürünür.
di. Giysisi de bir tuhaftı, biraz eskilerden kalmış gibi.
İşin içine yineleyip duran işler girer; kapıdan asla uyumayın!”
Çok geçmeden kendini tanıttı çocuklara: Mülayim
kovsanız pencereden sızan ödevler, bitmek bilmeyen
Nehir’in okurunu meraklı
Reşat Paşa! Okulda bir kedileri vardı, adı Mülayim!
sınavlar, uzuuuun ders saatleri, kısacık teneffüsler,
bir yolculuğa davet ettiği
Aras oturduğu yerden sıçradı: “Saçma” dedi, “Mü-
törenler...
hikâyesine ilişkin notlarıma burada ara verip metnin
layim Reşat Paşa bizim okulumuzun adı.” Okullarını o
Onca tekdüzeliğine karşın okul; dar vakitlerde ço-
duldasına yerleştirdiklerine değineyim biraz da.
yaptırmış, adını da okula vermişlerdi.
ğalan oyunlar, anları değerlendirme becerileri, ömür
Sözün başında da söyledim: Bütün sıkıntılı, dura-
Baran, “Siz bizimle dalga geçiyor olmalısınız. Mü-
boyu sürecek arkadaşlıklar, gizli saklı yaramazlıklar,
ğan yanlarına karşın, okulun arkadaşlık evi niteliğine
layim Reşat Paşa bu dünyadan göçeli en az yüz yıl
başarılı başarısız olunan anlarıyla yine de başkadır; iyi
değinirken bu sıcaklığın kaynaklarını da alttan alta
olmuştur...” diyecek oldu ama adam kararlıydı.
ki vardır.
açık ediyor Nehir Yarar.
Yanıtını on dakika içinde istediği bir de sual yönlen-
Dahası, yaşamın gerçekleri erkenden ancak orada
Yöneticileri, öğretmenleri, çalışanlarıyla çocuklara
dirince çocuklara “yetiştirme kursu” için okula geldik-
göz kırpar çocuk hallerimize ve orada büyür yarın
sürekli yapmaları ve yapmamaları gerekenleri sayıp
lerine bin pişman oldular.
hayallerimiz.
Köstekli saati kürsüye koyan, “sual”inin bir bölümü- dökmenin yarattığı sonuçları anımsatıyor.
Öğretmenliği sevinçli bir telaşa çeviren Nehir
nü tahtaya yazıp gerisini dikte ettiren adam bir anda
Öğrenme süreçlerinin gerçek anlamda sonuç ver-
Yarar’ın hangi yapıtını okumaya dursam okul üstüne
ortadan kayboldu.
şu sıraladığım duygular kuşatır beni ve daha da faz- mesinin ipuçlarını fısıldıyor.
Süre bitmek üzereyken sınıf ansızın kapkaranlık
lasıyla bir koşu tuttururum ki çoğunlukla onun kahra-
Okulun çalışanı Münevver Hanım’ın okulda uçan
oldu, çığlık çığlığa kapıya koşan kahramanlarımız bir-
manlarından birinin sınıfında bulurum kendimi.
kuştan haberli oluşu, çocuklara yaklaşımında onların
birini ezerken Gökçe’nin tırnakları Baran’ın yüzünde
Bir de ana baba, öğretmen, eğitim yöneticilerinin
düşüncelerini öne çıkarma tavrıyla öğrenme süreçleri
birkaç çizik oluşturur.
tutumları serilip gider oyun boyunca.
üzerine bambaşka ve değerli bir yol öneriyor.
Canı yanan Baran kan ter içinde yerinden kalkar
Evet, her anlatısında bir oyun kurar Nehir Yarar da
Baran, Aras ve Gökçe’nin yanı sıra ara ara akran
öteki yaratıcı dostlar gibi. Ve daha ilk sözcüklerinde ama asıl şoku o an yaşar çünkü yatağındadır.
zorbalığıyla sahnede görünen Mehmet, Asaf ve diğer-
de kendinizi o her “an”ıyla heyecan vaat eden oyunun
AYNI GECE AYNI KÂBUSTAN UYANINCA... lerinin idealize edilmeyişleri, kısacası okul gerçeğin-
içinde bulursunuz.
Bir kâbustan uyanmıştır ama bu, kâbustan öte bir den uzaklaşmadan akan öykü bu bağlamda başka bir
ESKİLERDEN BİR KONUK! şeydir. Ertesi gün okula gidince aynı kâbusu Gökçe
değer kazanıyor.
ve Aras’ın da gördüğünü öğrenir.
Baran, Gökçe ve Aras’a konuğuz bu kez. Üçü, farklı
Dahası Nehir Yarar’ın heyecanlı macerasının gençlik
Dahası benzer kâbusları ara ara ve üçü birden gö-
özellikleri zaman zaman öne çıkan iyi arkadaşlar.
hayallerimiz, okul ve yaşam üzerine de diyecekleri var.
n
Hikâyemizi Baran’dan dinliyoruz. receklerdir. Başlarına geleni kimselere anlatamazlar.
Asla Uyuma / Nehir Yarar / Elma Çocuk / 127
O sabah da neredeyse Baran açıyor okulu. Ana ba- Çünkü o durumda konacak tanı ve sağaltım süreci
basının “Aman geç kalırsın okula” telaşıyla yine okul bellidir. Öyleyse sorunu kendileri çözeceklerdir. s. / 11+ / 2026.
Uzaklara da varılır...
Uzak Bir Yer, bambaşka bir yolculuğa düşsel çağırıyor bizi... Kimi sevdiklerimizin, özlediklerimizin de
gittiği yerin uzak mı uzak ve dönülmez oluşunu unutturur işte düşlerimiz.
Çocukluk geride kalsa da hep çıkarız o büyülü yolcu- Kimi sevdikleri-
Y. BEKİR YURDAKUL
luklara... Kimi gün bildiğimiz, bir zaman yaşadığımız ve mizin, özledikleri-
özlediğimiz yerlere / anlara varırız düşünmelerin hızıyla,
mizin de gittiği ye-
ir yerlere birkaç adımda varırız da uzakları hep merak
kimi zaman da hiç bilmediğimiz uzak mı uzak yerler ağır-
rin uzak mı uzak ve
ederiz. Hep ilgimizi çeker tepelerin ardı, masmavi
lar bizi; tükenmez bir merakın ve heyecanın eşliğinde...
B göklerin, rengârenk bulutların bezediği yerler... dönülmez oluşunu
Uzak Bir Yer; üç ustanın büyük özeniyle bambaşka
Nasıl ulaşılır oralara? Yanı başımızdan gidenler ol-
unutturur işte bize
bir yolculuğa çağırıyor bizi.
muşsa nasıl başarmışlardır bunu? Uzak yerler çok mu
düşlerimiz.
n
Düşlerimize kısa dokunuşlarla rengârenk dünyalar
uzaktır ki ulaşanlar dönmez geri?
Uzak Bir Yer / Silvana Tavano / Resimleyen:
kuran usta Silvana Tavano, heyecan verici desenleriyle
“En tatlı şey” sorumuzun yanıtının uyku oluşu şaşırtmaz
harikalar yaratan María Wernicke ve sımsıcak Türkçe- Maria Wernicke / Çeviren: Hazel Bilgen / YKY
bizi de “en hızlı şey”in düşünce oluşu epeyce düşündürür.
Çok geçmeden bizim için de başlar o sihirli yolculuk. siyle Hazel Bilgen! Doğan Kardeş Kitaplığı / 36 s. / 3+ / 2025.
4 Haziran 2026
12

