06 Haziran 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

( ) ÖLÜMÜNÜN 90. YILINDA 1898 / 1936 Federico García Lorca Aşk, nefret ve bıçakların kanunu: ‘Kanlı Düğün’ SON SÖZ ÖLÜM! FERDA FİDAN Garcia Lorca’ya göre bu insanların geleneğin hoyrat bir yönetmen misali ‘KÖY TRAJEDİLERİ’ kendilerine biçtiği rollerden sıyrılmaları Genelde şair olarak bilinse de olanaksızdır. Arada böyle bir arzuya okurların gönlünde yetkin bir dramaturg kapılanlar olsa da kaderlerine yenik olarak da yer tutan Federico Garcia düşecekleri açıktır. Lorca’nın (1898 / 1936) 1931 yılında, Bize Leonardo ile Gelin arasındaki Madrid’de yazdığı, aşk ve ölüm tutkulu ilişkinin mutlu bir sonla temalarını ele alan trajik oyunu Kanlı bitemeyeceğini göstermeyi amaçlayan Düğün, yazarın “Köy Trajedileri” adını Garcia Lorca, bu nedenle Kanlı verdiği üçlemesinin ilk oyunu. Düğün’de son sözü ölüme bırakmış. Yapıt birey ile toplum arasındaki Öte yandan da tek başına toplumun çatışmaları ve bu gerilimlerden doğan dayattığı role bürünmeyi reddeden şiddetin yıkıcı sonuçlarını ortaya ve diğer karakterlerden farklı olarak koyarken gelenekler ve rekabetin hâkim ele aldığı Leonardo, ismi sayesinde olduğu bir kırsal ortamda iki genç karşımıza gerçek bir birey olarak insanın yasak aşkını sahneye taşıyor. çıkarken bir anlamda da toplumsal Yazıldığı dönemin Endülüs’ünde işlevlerine gömülü kalmış diğer geçen olaylarda Garcia Lorca, antik karakterlerden daha insancıl gözükür. Yunan trajedilerinden bu yana işlenen Adının kökeni latince Leo (Aslan) bir konu olması açısından kökü çok kelimesinden gelen Leonardo, onulmaz eskilere uzanan törelerin insan bir tutku, dizginlenemez cinsel güç ve doğasına ters geldiğini, mutluluk ve isyan fikirleriyle iç içe geçmiş bir figür özgürlük yerine ıstırap ve felaket olarak karşımıza yine bu kavramların getirdiğini anlatıyor. sembolü olan atıyla çıkar. Garcia Lorca bütün karakterlerini Duyguların son derece keskinleştiği oyundaki işlevlerine göre adlandırmış. bu ortamda aşk ateşiyle yanan Yani gerçek isimleri bilinmiyor. Leonardo, oyunda bireyin sevme Bu kuralın tek istisnası olan genç evli özgürlüğünü haykırıyor. Ölümüne ve bir küçük çocuk babası Leonardo, sevme özgürlüğü. eski sevgilisi Gelin’in kendisi gibi genç bir köylüyle evlenmek üzere ‘YELEĞİ AYDINLAT. DÜĞMELERİ olduğunu öğrenir. AÇ./ VE BIÇAKLAR YOLUNU Düğün alelacele hazırlanır çünkü Renklendirme: KLIMBIM BULACAK.’ Damat fazla vakit kaybetmek istemez. Şiirlerinden de bildiğimiz lirik ve coş- Aynı isteği paylaşır gibi gözükse de aslında Gelin’in ederek Gelin’le yeniden birlikte olabilmek için her şeyi kulu bir dille Garcia Lorca, bu olay örgüsü üzerinden En- gerçek hislerini saklamaya çalıştığı anlaşılır. feda etmeye hazır olduğunu ima eder. dülüs kırsal yaşamının bir tablosunu çiziyor: Zira bu bir an önce kıyılması istenen nikâh konusunda Hizmetçi, vuku bulacak olan felaketi önleme gayretiyle Toprak mülkiyeti, zenginlik ya da yoksulluk, çıkar evli- biraz olsun konuşmaya niyetli görünmez. bir şekilde Leonardo’yu kapı dışarı etmeyi başarsa da liği, yasak aşk, sonu gelmez husumetler ve kaçınılmaz son Kendisini kaygıyla sorgulayan Hizmetçi Kız’a kısa ve Gelin’in bu konuşmadan fazlasıyla etkilenmiş olduğu olarak bıçakların kanunu. ters yanıtlarla haddini bildirir: “Sus dedim sana. Başka bir kederli ve dalgın halinden belli olur. Garcia Lorca, Kanlı Düğün’de bazı sembolik öğeleri de şeyden konuşalım.” bolca kullanıyor. Bunların içinde özellikle Ay, dönemin TOPLUMSAL YAŞAMI MAHVEDEN sürrealist akımından da esinlenmiş olan yazarın gözünde TÖRE, HUSUMET, SAPLANTI! KATI ENDÜLÜS KURALLARI... ölümün yaklaştığının bir göstergesi: Garcia Lorca, yapıtında ateşli bir aşk hikâyesini Garcia Lorca’nın aşk ve ölüm temalarını şiirlerinden “Ay kırmızı at kara/ Ölüm gözler yolumu” dediği bir kan davasıyla birleştirerek anlatıyor çünkü de tanıdığımız lirik bir dille yazdığı Kanlı Düğün’de meşhur şiirinde olduğu gibi Ay, kimsenin önlenemez Damat’ın babası ve kardeşi yıllar önce Leonardo’nun izleyiciye Endülüs köylerinde herkesin kabullenmek kaderin ulağı gibi kullanılırken ölümün kendisi ise bir üyesi olduğu Felix ailesi tarafından katledilmiş; iki ve yaşatmak zorunda olduğu katı kurallar ve toplumsal dilenci kadın kisvesi altında, kin duygusuyla bilenmiş aile arasında yıllardır süregelen bu husumet özellikle işlevlerin insanların yaşamını nasıl mahvettiğini gösteriyor. bıçaklara rehberlik etmek için Ay’a seslenir: “Yeleği Damat’ın annesinin zihninden çıkarıp atamadığı Zaten Leonardo dışında bütün karakterlerin; Damat, aydınlat. Düğmeleri aç./ Ve bıçaklar yolunu bulacak.” bir saplantı haline gelmiştir. Gelin, Gelin’in babası, Hizmetçi Kız gibi oyundaki Öyle ki bu evliliği içine sindiremese de oğlunun rollerine veya işlevlerine göre isimlendirilmiş olmasının SORGULANAN CİNSİYET MESELESİ mutluluğu için kabullenmek zorunda kalan Anne, hemen esas nedeni de bu. Zira kişisel bir öykünün ötesinde bir Garcia Lorca bütün yapıtlarında özellikle de kadın her repliğinde bu öcü alınmamış cinayetleri anmaktan trajedi burada anlatılan. karakterlerini yaratırken cinsiyet temasını her zaman göz ve her türlü silahtan hatta kesici aletten ne kadar nefret Garcia Lorca bu şekilde, bir yandan toplumun önünde bulunduran bir yazar. Bu noktada Kanlı Düğün de ettiğini yinelemekten kendini alıkoyamaz. gözünde geleneklerin kişilik veya bireysel arzuların ilk sahnelerden itibaren cinsiyet meselesini sorguluyor. “Tüfeklere, tabancalara, en ufak bıçaklara lanet olsun; önüne geçtiğini de yansıtmış olurken bir yandan da Düğün konusu konuşulurken Anne, çocuğunun kız değil küreklere ve dirgenlere bile!” karakterlerinin insan doğasının temel güdülerini temsil de erkek olmasına üzülür çünkü elinde kalan tek evladının Düğün günü gelip çattığında artık her şey hazırdır. ettiğini vurgulamış oluyor: da bir gün kanlı bir olaya karışmasından, ölmek ya da Gelin ve Hizmetçi Kız son ayrıntılarla uğraşırken birden Anne acıyı, intikam duygusunu, kaderi; Gelin, arzu ve iç öldürmek mecburiyetinde kalmasından korkar: ortaya çıkan Leonardo, Gelin’e hâlâ ona aşık olduğunu ve çatışmayı; Damat, toplumsal düzeni ve törelerin dayanıl- “Erkekleri rüzgâr alır götürür. Silah kullanmaya mecbur başka bir kadınla evlenerek büyük bir hata işlediğini itiraf maz baskısını; Baba ise ailenin namusunu temsil ediyor. kalırlar; oysa kızlar hep evde oturur.” >> 8 4 Haziran 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear