16 Nisan 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

NİHAT ÖZDAL’DAN L’ECLISSE’ Batan güneşin ufkunda özgün ve özgür bir anlatım! uyararak: “Amacım şu, kalbini parçalarken portreleri/ asmak zorundasın, bakmak böyle bir şey kapıları, GÜLTEKİN EMRE perspektifi seyirci ile paylaşmak.!” balkonları,/ pencereleri izlerken.” Konuyu kopuk bulacaklar olacaktır. Kita- Ne de olsa nesnelerle çepeçevre kuşatılmış, donatılmış bir GÜNLÜK YAŞAMDAN ŞİİRLER, bın hep sağ sayfasında yer alan fotoğraflarla dünyamız var. Onlara dokunuruz, anılarını anımsarız. DİZELER... sol sayfada yer alan şiirler arasında kopukluk Değerlidirler geçmişten bugüne yanımızda oldukları, bizi “Eşyanın ve şehrin, yani her gün birer fonk- olduğunu düşünen, onun için de okuduklarıy- yalnız bırakmadıkları, geleceğimize bizimle birlikte yol aldık- siyon olarak gördüğümüz/ bu varlıkların, kendi la gördükleri arasında bir bağ kuramayanlar ları için. Bizi terk etmeleri yaşamımızda derin boşluklar yaratır. kendine ortaya çıkışları, bize kendilerini/ kabul olabileceğini de düşünüyor şair. Kırılan bir çerçeve, yiten bir resim, sevdiğimizin yüzüğü, ettirmişlerdir. Bir parça kumaş, bir iğne, bir ki- Olabilir de gerçekten: Örneğin, “Kırık bir tah- kolyesi, çok sevilen bir fincan, imzalı bir tablo... Seyahatte, öğ- tap, bir kadın/ ya da adamın aynı olduğu gün- ta parçası, kibrit kutusu, iki insan, tahrik amaç- rencilik yıllarında, nişanda, düğünde, dost sofralarında çekilen ler vardır. İnsanın daha az baktığı/ zamanlar- lı afişler, küçük boş bir fotoğraf çerçevesi, di- fotoğraflara baktıkça anımsanan ayrıntılar... Sevilen mekânlar; daki alışılmış dünyadan gelirler.” rekler, sahne, uzayıp giden nesneler, sesler...” evler, sokaklar, bahçeler, köprüler, kahveler, balkonlar... Nihat Özdal’ın yeni kitabı L’Eclisse (Batan Şiirlerin daha kolay anlaşılması için bir Güneş)*, Onat Kutlar’a saygı. ‘ÖNCEDEN BİLSEK DE FİLMİ YENİDEN GÖRMELİ’ açıklama daha yapıyor Nihat Özdal: “Sözcük- Şair, Onat Kutlar’ın Sinema Bir Şenliktir Nesnelerin, insanların eksik gördüklerini sunma eğilimi lerden daha çok görüntülerle ilgileniyorum, (2010) kitabındaki, Michelangelo Antonioni’nin var. “Terk/ etmeyi ağzıma götürdüğüm kaşıkla eşitlenmekle insanlar/ ve nesneler aynı şekilde yitirilir, yönettiği, Alain Delon ve Monica Vitti’nin rol kalmadın, benim ellerimden hangisi senin?” bardağı doldurur, içer ve/ kırarsın.” aldığı İtalyan-Fransız ortak yapımı psikolojik Filmin görüntülerinden el ala ala günlük yaşam, geçmiş ve unu- dram L’Eclisse filmi üzerine yazdığı metni okumasıyla, çok etki- KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN NESNELER... tulan, yeniden anımsanan, farkına varılan, düşündüren, ilişkile- lenmesiyle bu kitapta yer alan şiirlerin temelini atıyor. Önce nesneler: Nesneler sessizdir. Yoruma açıktır. re dönüp bakılan, geceyi gündüzü derinliğine, rüyalara dalıp çı- Filmi izlemeden şiirleri yazmaya başlar Özdal. Filmi Keşfedilmeyi, anlaşılmayı beklerler. Onların kendi dilleri karak yaşadığımız anları şiirde yol alarak sunuyor Nihat Özdal. izledikten sonra ise bu şiirlere geri döner ve değiştirerek, vardır, görüntülerine uygun sözcükleri içlerinde taşırlar. Bu Özgün ve özgür bir anlatımla, dilini bulmuş imgelerle etkileyici yeniden yazarak dosyayı sonuçlandırır. sözcükleri şairin keşfetmesini beklerler. bir kitap L’Eclisse: “İşe konuyu anlatarak başladım, yönetmenin Bazı şiirlerin yazılışına dinlediği İtalyan müzisyen Mina’nın Günün birinde bir şair onların iç ve dış dünyalarından etkile- verdiği/ görüntüleri açmak, davranışları, ayrıntıları, günleri; L’Eclisse Twist parçası eşlik etmiş. Bu arada okurlar kitapta yer nir. Sözcükler imdada yetişir ve gördüklerini dile getirir şairin kapıları/ kaldırmadan dünyasında hissetmeyiz evi, başarısızlığı/ verilen barkod aracığıyla hem bu filme gönderme yapan müziği kalemine sarılıp. Yeni, iç acısı, farklı, ilk bakışta görülemeyen, önceden bilsek de filmi yeniden görmeli.” dinleyebilir hem de filmin esinlendirdiği şiirleri okuyabilirler. anlaşılamayan, yorumlanamayan görüntüler gelir göz önüne. Filmden kopmadan, Onat Kutlar’dan el almadan bu şiirler Yeni, teknik donanımlı şiirlerle örülü bir şiir kitabı L’Eclisse. Sözcükler görülmeyeni, sezilmeyeni gösterir imgelere, okurla buluşamazdı. n Sıradan ama günlük yaşamımızın kopmaz parçaları pek dizelere can vererek. Ve sözcükler şaire şunu söyletir yeri çok görüntüyle örtüşen şiirler, dizeler... Onun için de Nihat geldiğinde: “Bugün duvarlarımda olandan daha fazla çerçeve L’Eclisse / Nihat Özdal / Simurg Art Yayınları / Özdal, bu şiirlerin yazılış amacını da şöyle dile getiriyor okuru gördüm./ İnatla sığmaya çalışıyor karakterler. Tanımadığın 53 s. / 2026. FEDERICO CAMPAGNA’DAN ‘TARİHTEN KAÇMAK ÜZERİNE DERSLER’ ‘Akdeniz’in Hayal Gücü’ Büyük İskender örneğindeki gibi gerçek kişi- Kitapta diriliş ya da yeniden doğuş inancının Akdeniz mito- AHMET ANTMEN leri tarihsel belgelerden çok söylenceler ve ro- lojisindeki derin köklerine ışık tutuluyor; ölüm karşısında bile manslar üzerinden tasarlıyor. geri adım atmayan, direngen bir yaşam algısı vurgulanıyor. TARİHTEN KOVULANLAR SAHNESİ İskender’i zaferleriyle değil yaşamın anlamı- Federico Campagna, Metis Yayınları tarafın- AKDENİZ’İN SIRRINA ERMEK! nı arayan yalnız kişiliğiyle hatta pişmanlıkları dan Burcu Tümkaya’nın akıcı çevirisiyle yayım- Yazara göre inanç başlığında Akdeniz kültürünü besleyen ve yenilgileriyle betimliyor. lanan Akdeniz’in Hayal Gücü: Tarihten Kaç- ikinci bir damar daha bulunuyor: mak Üzerine Dersler isimli incelemesinde, ede- Kendi toprağında kalamayan göçmenler yaşamın ritmini de MİTOLOJİNİN İZİNDE bi bir dille tarih, felsefe, coğrafya gibi beşeri bi- yaşadıkları şehre göre ayarlamak zorundadır. ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ARAMAK... lim alanlarında geziniyor. Göçtükleri yerlerde yaşamın koşturmacası onlara dünyadaki Yazar zengin bir olay örgüsü içinde bir Mısır Akdeniz tarihinden kesitler sunan yazar belge- çaresizliği ve geçiciliği hatırlatmaktadır. tanrısı olarak Ra’nın iç sıkıntılarını anlattığı gi- leri değil mitleri, söylenceleri, şiirleri ve keha- Bu hengame karşısında tek çıkar yol anın keyfini çıkarmak- bi, yaz hasadı için Sicilya’ya mahsul toplamaya netleri esas alan bir tarih yaklaşımını benimsiyor. tır. Hazcılık anlayışı Akdeniz’e danslar, şarap, esriklik ve aşk gelen göçmen işçilerin de adeta anbean fotoğ- Altı bölümden oluşan kitabın her bölümünde ile yansımıştır. raflarını çekiyor. sözü resmi tarihten kovulanlara bırakıyor. Umut ile umutsuzluk arasında salınan kültür, her iki durum- Akdeniz havzasını ağaçlardan denizin tuzuna Okuru mitograflar, yabancılar, kozmonotlar, da da edilgen, itaatkâr bir kimliğe bürünmeyi reddetmiştir. kadar bir romancı titizliğiyle betimleyen Cam- çevirmenler, hainler ve göçmenlerden oluşan bir Akdeniz’in bağrından çıkan bu anlayışlar el ele var olmuştur. pagna, tüm bu sahneleri çocukluk anılarıyla havuzda ana karakterler ile buluşturuyor. Aralarındaki çatışma yöre insanına katı ve kuralcı anlayışlar birleştirerek psikolojik bir derinlik de sağlıyor. karşısında özgürlük alanı sağlamıştır. Köktenci akımların böl- Kendi akrabalarının Sicilya’dan kuzeydeki büyük şehirle- BÜYÜK İSKENDER’İN YALNIZLIĞI, gede tutunamamasının nedenlerinden birisi de budur. re gitme zorunluluğunu ifade ederken emek göçünün duygusal AKDENİZ’İN İMGELERİ Akdeniz insanı tüm bu renk ve çelişkilerden doğan kozmosta boyutunu sayfalarına taşıyor. Akdeniz’in Hayal Gücü, sadece mitleri yorumlamakla yetin- soluk alıp vermekte, değişimleri tetikleyecek kaosu içinde Akdeniz’in göçmen karakterdeki insanını ruhu başka, bedeni miyor, tarihe ve siyasete özgün bir bakış da sunuyor. taşımaktadır. başka yerde bir bilinç düzleminde metafizik anlayışla işliyor. Campagna, Akdeniz’i insanlığın hayal gücünü yansıtan kar- Federico Campagna, Akdeniz’in Hayal Gücü: Tarihten Yazara göre, Sicilya’da Ölüler Günü’nde çocuklara şeker da- maşık bir imge ağı olarak resmediyor. Kaçmak Üzerine Dersler’de, toplumda serpilip gelişen duygu ğıtanlar insana nefesi kadar yakın ama asla görülmeyecek kadar Okyanustan kopup karayla ve insanla sıkı bağlar kurmuş bu ve düşüncelerin rehberliğinde bölgenin zamanlar arası bir gizemli denizi, öncelikle Mısır’ın ve Mezopotamya’nın mitolo- uzaktır. Campagna, bu yerel törenlerden hareketle birçok mito- resmini çiziyor. Okuru, resmi tarih gözlüklerini çıkartıp lojik karakterle kendine özgü bağlar kuruyor. jik kahramanları üzerinden tasvir ediyor. Akdeniz’in sırrına ermeye çağırıyor. n Örneğin, Gılgamış ölümsüzlük arayışında başarılı olamamış Anlatısını, Sicilya’dan Anadolu’ya geniş bir coğrafyada köle ancak ruhunu keşfetmiştir. İsis, öldürülen kardeşinin bütün par- ve korsan hikâyelerinden modern göçmenlere kadar genişletiyor. Akdeniz’in Hayal Gücü: Tarihten Kaçmak Üzerine Gılgamış’tan Odysseus’a, Amon’dan Oseris’e pek çok mito- çalarını yıllarca arayıp birleştirmiş, sonunda onun içine yaşam Dersler / Federico Campagna / Çeviren: Burcu lojik kahramanı kendi kurgusu uyarınca yeniden oluşturuyor. üfleyerek yaşama döndürmüştür. Tümkaya / Metis Yayınları / 320 s. / 2026. 12 16 Nisan 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear