Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Peride Celal:
Bir dönem romancısının tanıklığı!
eride Celal, anlatılarında dönemsel
tanıklığı ön planda tutan bir yazardır.
P Öykü ve romanlarında bunun
yansımalarını görürüz. Onun “yaşamsal
tanıklıklarım” dediği de budur aslında.
Anı yazmaya karşıydı, bir konuşmamızda
bunu dile getirmişti.
Kurtlar (*), Peride Celal romancılığında nasıl
ki bir nirengi noktasıysa, Üç Kadının Romanı da
(1954) onun bu çizgiye gelişindeki dönüşümün
simgesidir.
Peride Celal’in, 1938’de Sönen Alev’le
başlayan romancılığının on yıllık “hazırlık”
süreci başlı başına ele alınıp değerlendirilmesi
gereken bir olgudur.
Hem roman türünün bizdeki gelişimi, yeni
okur kitlesi bulması hem de Peride Celal’in
yazarlık kimliğinin oluşmasını sağlayan etkenleri
görebilmemiz açısından önemlidir.
Düzyazının bizdeki gelişmesine, yeni yeni TOPLUMDAKİ KİRLENMEYE,
yazınsal türlerin ortaya çıkmasına öncül olan
YOZLAŞMAYA BAKAN ROMANCI!
gazetelerin 1930’lu yıllarda roman tefrika Yalanlarla örülü bir dünyanın acısıyla yaşayan Elif’in
etmesi, yeni romancıların önünü açtığı, onlara dönüşsüz yoldaki “deli aşk”ı aslında yalan bir aşktır.
yeni olanaklar sağladığı gibi yeni okur profilini
Bunu yaşayan, yaşatan ve yaşadığını sananların binbir
de yarattığını söyleyebiliriz.
yüzünü gösterir Peride Celal.
İşte Peride Celal, böylesi bir dönemeçte yazın
Buradan hareketle toplumdaki kirlenmeye, yozlaşmaya
dünyasına adım atar. Yazdığı öyküler, romanlar
bakar romancı.
“Son Posta”, “Cumhuriyet”, “Tan”, “Milliyet”,
Elif’in sevdiği Fransız yazar Patrick Modiano ise onun
“Yeni İstanbul” gazetelerinde yayımlanır.
Paris’teki yaşamının izdüşümsel yolculuğunu içsel
Bu ilk döneminde yazılan aşk / serüven roman-
yolculuğa dönüştürendir.
larının kabul görmesi, roman yolunun önünü aç-
“Göçmekte olan” bir dünyaya bakarken kendi
mış, hatta onun asıl yazacaklarına hazırlamıştır.
yalnızlığını, acısını dile getiren Elif, yaşamda tersyüz
oluşların da anlamını gösteren bir tiptir.
ÜLKÜ TAMER: ‘ÜÇ YİRMİ DÖRT SAAT’İ
Bir yanda metropolleşen İstanbul’un yıkılışı, insan
OKUR OKUMAZ HAKSIZLIK ETTİĞİMİ
ilişkilerinin çözülüşü, kirlenen bir kent; öte yanda da kaçış
ANLADIM!”
PERİDE CELAL ROMANININ
ve sığınış barınağı arayan bireyin dünyası...
Adının Muazzez Tahir Berkand, Kerime Nadir, Esat
KIRILMA NOKTASI: ‘DELİ AŞK’...
Peride Celal bu yüzleşmeyi ustalıkla yansıtır.Özgürle-
Mahmut Karakurt gibi yazarlarla bir arada anılması;
Yeni romanı Deli Aşk (***), bir anlamda da Peride Celal
şen, bir başına tutunmaya / ayakta durmaya çalışan Elif,
yazdıklarının “pembe roman” gibi nitelendirilmesi uzun
romanının kırılma noktasını var eden konuları / izlekleri
bir başka dil ortamındaki dostluklarla var olmaya çalışır.
sürmese de onun önünde bir engeldir ki bunun somut bir
getirmektedir.
Ama yüzleştiği yalanlar onu iyice yıkıntıya yönetir.
örneğini ise 1970’lerin başında Milliyet Yayınları’nın yayın
Burada çizdiği Elif tipi özgürleşme düşüncesini
yönetmenliğini üstlenen Ülkü Tamer şöyle dile getirir:
KADININ ÖZGÜRLEŞME SERÜVENİ
benimsemiş, yaşama karşı duruşunu, ilişkilerini, evliliğini,
“...Peride Celal telefon etti. Bir kitabı için görüşmek
Peride Celal, romanlarında kadının özgürleşme
aşkını buna göre düzenlemeyi amaçlamış birisidir.
istediğini söyledi. Gönülsüzce kendisine randevu verdim.
serüvenini değişken durumlarla yansıtan bir romancıdır.
Tanınmış bir gazeteci olan Cem’le evliliği tutkulu bir
‘Gönülsüzce’ diyorum, çünkü kafamda belirli bir ‘Peride
Bu kez romancılığının kırılma noktasını oluşturan
aşkın derişik yanlarını içerdiği gözlense de yabancılaşma,
Celal imajı’ vardı.
bir geçişi ele alır. Aşktan özgürlüğü, kendini bulmaya
yozlaşma ekseninde kurulan bağın hiç de “sahici”lik
Benim için Kerime Nadir’ler, Muazzez Tahsin’ler
dönük bir yolculukta kadının kırılganlığının nerede / nasıl
taşımadığı imlenir.
çizgisinde yer alan bir yazardı o. Böyle yazarların
oluştuğunu yansıtır.
Romanı iki boyutuyla ele aldığımızda, Cem’in
kitaplarını yayımlamayı düşünmüyordum. Ne etsem de
Bu anlamda Peride Celal romanının temel özelliği olan
dünyasının anlatıldığı “Birinci Bölüm”, sonraki iki
kendisini kırmadan kitabını geri çevirseydim?” (**)
kadının kimlik arayışına Elif’in gerçeğiyle yeni bir boyut da
bölümde günlüğünü okuduğumuz Elif’in dünyasına
Tamer, düşündüğünü gerçekleştirir! Sonrasında ise bu
getirmiş oluyor.
aralanan kapının ön anlatısı gibidir.
ön yargısından kurtulmak için Peride Celal’in önerdiği
Günü, zamana, çağının oluşan gerçeklerine; bunlarla
Cem Soner, 68 kuşağından bir gazeteci. Bir anlamda
romanı okumaya koyulur:
geldiği noktada “günün adamı”. Yitirdiği birçok değer iç içe yaşayan insanın dünyasına uzak kalmayan bir
“Üç Yirmi Dört Saat’i getirttim. O gece okudum romanı.
romancının sesini buluyoruz Deli Aşk’ta.
yargısıyla sürüklenen biri. 1980’ler Türkiye’sinin
Okur okumaz da haksızlık ettiğimi anladım. Ertesi sabah
Bir kent romancısı olan Peride Celal, bu kez de
görünümünü yansıtan, medyanın içindeki olup bitenleri
ilk işim kendisine telefon etmek oldu. Mümkünse bir daha
sergileyen bir tip. Yozlaşmanın, çürümenin odağında. İstanbul-Paris arası bir seyrin, mekânların dilini anlatıyor.
görüşmek istediğimi söyledim.”
Ona tutkuyla bağlanan Elif ise “büzülüp çürüyen bir Çözülmenin, yalnızlaşmanın buralara yansıyan
Kuşkusuz, Peride Celal’in roman birikimi bu tür ön
suretlerinden söz ediyor.
toplumdan” kaçarak Paris’te yaşamayı seçmiş, sığınacağı
yargıların aşılmasında hep öne geçmiştir.
bir ada kurmuştur burada. Yazdığı günlükten buradaki Aşkın anlamını, “ne”liğini sorguladığı gibi, yozlaşıp
Sözünü ettiğimiz ikinci evrenin ürünleri, romancının
yaşam seyrini gün gün izleriz. çözülmenin de eleştirisini getiriyor. Kaybolmuş zamanın
yansıttığı gerçekliklerin toplumsal yaşamdaki değişimle
imgesinden yürüyen romancının bugüne ulaşan soluğunu
gelenleri içermesi, kadının bu süreçteki konumunu yan- Dostu Kristof ile yakınlığı, Cem’den onu ayıranın ne ol-
sıtması bakımından önemlidir. duğunu kavrayıncaya dek süregiden uzak yakın duruşlar... görebilmek açısından okunmaya değer bir yapıt.
>>
26 Mart 2026
6

