Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
HOMEROS VE ANTİK BİR KÜLT: ‘ODYSSEIA’
Eve dönmek yetmez!
ötesinde, destanların ardındaki uzun söz-
AYÇA CEYLAN
lü şiir geleneğini de hesaba katmayı ge-
rektirdi.
ir insanın en çok arzuladığı şey, bir za-
Homeros’un tarihsel kimliği konusun-
manlar zaten sahip olduğu şey olabi-
da kesin bilgilerimiz sınırlı; buna karşılık
B lir mi? Odysseia’nın merkezinde böy-
onun adıyla aktarılan İlyada ve Odysse-
le tuhaf bir arzu vardır. Troya’dan çıkan
ia yaklaşık üç bin yıldır anlatılmaya de-
Odysseus’un önünde fethedilecek yeni bir ül-
vam ediyor.
ke ya da kazanılacak yeni bir savaş yoktur. İs-
Belki de Homeros’un en ilginç yanla-
tediği şey küçücük İthake’ye, Penelope’ye,
rından biri tam burada: Ozanın kimliği
oğluna ve evine dönmektir.
belirsizliğini korurken kahramanları dün-
Homeros ise bu basit isteğin çevresine de-
ya edebiyatının en tanınmış figürleri ara-
nizleri, tanrıları, canavarları, krallıkları ve
sında yaşamayı sürdürüyor.
ölüleri yerleştirerek edebiyat tarihinin en uzun
ömürlü dönüş hikâyelerinden birini kurar. ANLATININ KURULUŞU
Yönetmen Christopher Nolan’ın The Odysseia’nın Türkiye İş Bankası Kül-
Odyssey uyarlamasının yarattığı me- tür Yayınları tarafından yayımlanan Azra
rak, Homeros’a dönmek için de iyi bir ve- Erhat ve A. Kadir çevirisinin başındaki
sile. Nolan’ın The Odyssey uyarlaması “Odysseia’nın Kuruluşu” bölümü, desta-
nın yapısına bakmak için önemli bir ka-
Homeros’un destanını yeniden gündeme taşır-
pı açıyor.
ken yaklaşık üç bin yıllık bir metne dönmek,
Burada İlyada bir olayın, Odysseia ise
bildiğimizi sandığımız bir hikâyeyle yeniden
bir kişinin destanı olarak ayrılıyor; Odysseia’nın “konu-
karşılaşmak anlamına geliyor.
suyla romana, kuruluşuyla filme” yaklaştığı belirtiliyor.
Odysseia, yalnızca İthake’ye ulaşmaya çalışan bir savaşçının
İlyada, Troya Savaşı’nın sınırlı bir zaman dilimine,
serüveni değil; tanrılarla ölümlülerin, evle denizin, insanla ca-
Akhilleus’un öfkesi çevresinde yoğunlaşırken Odysseia,
navarın birbirine bağlandığı kadim bir dünya.
kahramanını yıllara ve coğrafyalara yayılan bir dönüşün
Odysseia’yı Tepegözler, Sirenler ve bilinmeyen adalarla dolu
içinde izliyor. Üstelik Homeros bu dönüşü başından sonu-
bir macera olarak hatırlamak kolay. Oysa metne yeniden giril-
na doğru anlatmıyor.
diğinde, serüvenin altında kendi kuralları, tanrıları ve insan iliş-
Destan başladığında Troya Savaşı çoktan bitmiş, Ody-
kileriyle bambaşka bir dünya belirir.
sseus ise ortada yoktur.
HOMEROS’A DAİR...
İlk dört bölümde anlatının merkezinde onun yokluğun-
dikkat çekicidir. Dede Korkut Kitabı’ndaki Tepegöz ile Poly-
Üstelik bu dünyanın başında duran Homeros adı bile kesin-
da büyüyen oğlu Telemakhos ve düzeni bozulan İthake vardır.
phemos arasındaki benzerlikler, Friedrich von Diez’in 1815’te
likten uzaktır. Homeros’un kim olduğu, gerçekten tek bir tarih-
Odysseus ’u görmeden önce onun hakkında konuşulanları, geri-
iki anlatıyı karşılaştırmasından bu yana araştırılıyor.
sel kişiden söz edip edemeyeceğimiz, İlyada ile Odysseia’nın
de bıraktığı boşluğu ve dönüşünü bekleyenleri görürüz.
İnsan yiyen tek gözlü dev ve gözünden yaralanarak alt edil-
aynı ozanın yapıtları olup olmadığı yüzyıllardır tartışılıyor.
Kahraman anlatıya girdiğinde de geçmişte yaşadığı serüven-
mesi iki anlatıda da yankılanır. Kesin bir aktarım ilişkisi kur-
“Homeros sorunu” olarak anılan bu tartışmanın yönünü de-
lerin önemli bir bölümünü kendi ağzından dinleriz. Böylece
mak güç fakat farklı anlatı geleneklerinde benzer bir figürün
ğiştiren isimlerden biri 20. yüzyılın ilk yarısında Amerikalı kla-
Odysseus’un yolculuğu yalnızca deniz üzerinde değil, anlatının
belirmesi başlı başına düşündürücüdür.
sik filolog Milman Parry oldu. Parry, destanlardaki kalıp ifade-
zamanı içinde de ileri geri hareket eder.
ler ve şiirsel formüller üzerine çalışarak Homeros şiirinin köklü
Italo Calvino da Klasikleri Niçin Okumalı? kitabındaki Ody-
EVİN VE DÜNYANIN DÜZENİ
bir sözlü gelenek içinde biçimlendiğini gösterdi.
sseia üzerine denemesinde bu iç içe geçen anlatılara dikkat çe-
Tepegözün canavarlığı yalnızca bedeninde değildir. Polyphe-
Genel olarak MÖ 8. yüzyıl dolaylarında biçimlendiği düşü-
ker. Odysseia’da yolculuk yalnızca gerçekleşmez; anlatılır ve
mos tanrıların düzenini de tanımaz.
nülen destanların ardında çok daha eskiye uzanan bir anlatı ge-
yeniden anlatılır.
Odysseus ona yabancıların ve konukların Zeus’un koruması
leneği bulunuyor.
Phaiakların sarayındaki ozan Demodokos, Troya üzerine şar-
altında olduğunu hatırlattığında Tepegöz, Zeus’tan ve öteki tan-
Parry’nin çalışmaları, Homeros’u modern anlamda yapıtını
kı söylediğinde Odysseus kendi geçmişini bir başkasından dinler
rılardan korkmadığını açıkça söyler.
tek başına kaleme alan bir yazar figürü üzerinden düşünmenin ve ağlar; daha sonra kendi serüvenlerinin anlatıcısına dönüşür.
Ardından Homeros dünyasının temel kurallarından birini de
çiğner: Kapısına gelen yabancıyı ağırlamak yerine onu yer.
ZEKÂ VE KİBİR!
Antik Yunan dünyasında “xenia” olarak anılan konuksever-
Homeros’un Odysseus’u kusursuz bir kahraman
lik bağı, Zeus Xenios’un, yani yabancıları ve konukluk hakkını
değildir. Zeki ve dayanıklıdır fakat kibirlenebilir, öf-
koruyan Zeus’un gözetimi altındadır.
kelenebilir ve ölçüyü kaçırabilir. Onu kurtaran özel-
lik başka bir yerde felaketine dönüşebilir. Yolcuya kapıyı açmak, ona yiyecek ve barınak sunmak yal-
Ayırt edici niteliği olan metis de yalnızca “kur- nızca bir nezaket göstergesi değil, tanrısal düzenin de bir parça-
nazlık” değildir; koşulları okuyabilen, fiziksel gücün sıdır. Konuk ile ev sahibi arasındaki bu bağ her iki tarafa da yü-
yetmediği yerde başka bir yol bulabilen bir zekâdır. kümlülükler getirir.
Polyphemos karşılaşması bunun en çarpıcı örnek-
İthake’deki talipler de aynı düzenin başka bir ihlalini tem-
lerinden biridir.
sil eder. Odysseus’un yokluğu yalnızca ailevi değil, siyasal bir
Odysseia’nın Azra Erhat ve A. Kadir çevirisin- boşluk yaratmıştır.
de, “Tepegözler” olarak karşılanan Kikloplardan
Talipler Penelope’nin çevresini kuşatırken Odysseus’un ha-
Polyphemos’u Odysseus kaba kuvvetle değil, zekâ ve
nesinin servetini yıllarca tüketir. Kendilerine açılan sofrayı sö-
dille alt eder.
mürerek konuğun da uyması gereken sınırları çiğnerler.
Adının “Hiçkimse” olduğunu söylemesi,
Homeros’un dünyasında ev yalnızca mahrem bir mekân de-
Polyphemos’un gözü kör edildiğinde yardım çağrısı-
ğil; soyun, servetin ve iktidarın merkezidir.
nı sözcük oyununa dönüştürür. Diğer Tepegözler ona
Polyphemos konuğunu yiyerek, talipler ise ev sahibinin sof-
kimin zarar verdiğini sorduklarında “Hiçkimse” ce-
rasını tüketerek aynı kutsal bağı iki uçtan ihlal eder.
vabını alınca yardıma gelmezler.
TANRILAR GÖKYÜZÜNDE KALMAZ
Fakat Odysseus gemisiyle uzaklaştığında adsız kal-
Homeros’un dünyasında tanrısal olan gündelik yaşamın dı-
maya dayanamaz ve gerçek adını haykırır. Polyphe-
şında değildir. Athena, bilgelik ve stratejiyle ilişkilendiri-
mos da babası denizlerin tanrısı Poseidon’a seslene-
rek onun dönüşünü engellemesini ister. len tanrıça olarak Odysseus’a yolculuğu boyunca yardım eder;
Telemakhos’a yol gösterir, Odysseus’un planlarına destek olur.
“Hiçkimse” olmak Odysseus’u kurtarırken kendi
(
“Homeros, Parnassos Dağı’nda” solunda Dante, Karşısında ise Polyphemos’un babası Poseidon vardır.
adını ilan etmek yolunu yeniden tehlikeye atar.
sağında Virgil) / Resim: RAPHAEL / 1510
Tepegöz imgesinin Homeros’la sınırlı olmaması da Odysseus karada bir kral olabilir; denizde ise Poseidon’un
>>
6 8 Ekim 2026
Resim: REMBRANDT

