Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Gerçekçi bir büyüme öyküsü
Parıltılı reklam ışıklarının baskın, gürültülü kalabalığının karşısına okulu, arkadaşlığı, sevgiyi; yaşam mücadelesi ve dayanışmanın
türkülerle çoğalan aydınlığını koyuyor Işıl Özgentürk. Bu arada doğanın sesine de kulak verelim istiyor.
saymamızdır. Açalım, nedir meramı- çoğunlukla uzak kalınan gerçekliğiy-
Y. BEKİR YURDAKUL
mız: Örneğin cinsellik, sevgi ve aşk, le yüz yüze getiriyor.
belki daha da önemli saydığımız hak Anlatı boyunca Ahmet, arkadaşı
ıllar var ki edebiyatın lezzetini incelikle ta-
arama mücadelesi. işçi Halil, arkadaşları Dursun, Dünya;
şıdığı köşeyazılarını, denemelerini se-
Bunlara pek girmesek, kıyısından işçilerin hak arayışlarını olup bitene
Y verek okurum usta gazeteci sevgili Işıl
dolaşsak, pencereden bakışlarımız- kendi dar dünyasından bakarak
Özgentürk’ün. Kime seslense, derdi ne olsa hep
da şöyle ufkun uzağında bir görü- olumsuzlayan Ahmet’in babası ve
aynı duyarlık hep aynı saygı; metne, okuruna, ka-
nüp yitseler... mahalle sakinleriyle baştan sona
rakter ve kahramanlarına...
Çoğun farkında bile olmadan uy- gerçekçi bir dünyaya tanık oluyoruz.
Kuş Ne Yana Öter’le karşılaşınca da daha kita-
duğumuz, yer yer kapılıp yittiğimiz Yalnızca Halil’le Dünya’nın ilişkileri
bın kapağını çevirmeden aynı hoşluğu derinden
gerçeğimiz, kendimizi “verili”yle değil, Ahmet ve arkadaşlarının okul-
duyumsadım: “Haydi bakalım, seni yine lezzetli,
sınırlama hallerimizdir Özgentürk’ün da yaşadıkları da gündelik yaşamın
incelikli bir yolculuk bekliyor...” Yalnızca bu mu?
bu yapıtıyla da anımsattığı. sertliği yanında birer sevgi pınarı
Dahası, ötesi var...
Kitabın adına yerleştirdiği metafor- olarak akıyor.
Çocukların bahçesinden seslenirken nerelere ve
la nahif bir yolculuğa çağırdığını du- Sertlik yanlısı yer yer şiddete
nasıl çeviriyor ışığını, aynasından neler yansıyor,
başvuran babanın, anlamaktan
yumsatırken aslına bakarsak doğanın
onun o incelikli sözcükleri nasıl tutuyor çocukların
kendini onarma, diri kalma, gereğini çok disiplini önceleyen öğretmenin
ellerinden... Bunları da tuttum aklımda!
yapma tutumunun toplumsal ilişkilerimizde, emek seçimleri yanında Halil ve öteki işçilerin saygılı
Kurgunun akışı, olay örgüsünün beni / bizi ça-
ğırdığı yer bir yana sevgili Özgentürk, çok daha mücadelemizde de geçerliğini fısıldıyor. tutumlarıyla kendini değerli ve işe yarayan olarak
hisseden Ahmet’le dikkate değer bir büyüme öy-
kıymetli bir seslenişle yeniden düşünmeye çağırı-
BAŞTAN SONA GERÇEKÇİ BİR DÜNYA
küsü anlatıyor Kuş Ne Yana Öter.
yor hepimizi.
Kahramanımız, on buçuk yaşında ve annesine
Parıltılı reklam ışıklarının baskın gürültülü kalabalı-
göre, “adam olması için daha kırk fırın ekmek ye-
HER ŞEY YAZILABİLİR, ANLATILABİLİR
ğının karşısına yaşam mücadelesi ve dayanışmanın
Altını özenle, genellikle ince bir suyla ama ara- mesi gereken” Ahmet; bitmeyen soruları, eksilme-
türkülerle çoğalan aydınlığını koyuyor Işıl Özgentürk.
n
da da çığlık çığlığa çizdiği gerçeklik; çocuklara, yen merakı, derinden duyumsadığımız heyecanıy-
gençlere seslenirken konu sınırlaması, “Ah, bun- la baştan sona sahici bir kimlik sergiliyor. Kuş Ne Yana Öter / Işıl Özgentürk /
lardan şimdi söz etmeyelim, nasılsa günü gelince Özgentürk, yakınlardaki fabrikayla bir gecekon- Resimleyen: Cihan Altınkaynak / Cumhuriyet
bir yerlerden öğrenirler” anlayışına kendimizi bağlı du mahallesine konuk ederken okurlarını, yaşamın Kitapları / 88 s. / 13+ / 2026.
Tanıdık bir masal...
Çocuklarla, ağaçlarla, hikâyemizi koruyan insanımızla el ele yüzümüzü yeşile döndürüyor Sepin Sinanlıoğlu. Zaman
vermese de biliyoruz ki bugünün kara masalına çocukların karşı çıkışıdır anlattığı…
borçluyuz aldığımız soluğu, biriken hikâyelerimizi, şen dumanların neden
Y. BEKİR YURDAKUL
yaşamlarımızı- aklıma Albert Camus’nün “Ağaç vardır,
olduğu karanlık;
insan var olur” deyişi düşer. hikâyelerle,
oş, kendine özgü bir dil tutturmuş Sepin
Bir de eski çağlardan bir şiiri anımsarım: “İyi insanlar oyunlarla, şarkılarla,
Sinanlıoğlu. Kısa tümceleri, sohbete yatkın akışıyla
ağaçlara benzer./ Ağaçlar güneş altında/ Dimdik dururlar anılarla bir bütün
H onun anlatı evreni konuğumuz oluyor. Kısacası
gün boyu/ Gölgeleri başkaları içindir/ Meyveleri de...” bellek yitip gidiyor.
alışık olduklarımızdan çok başka.
Bir de ağaçlar arasında düşünürüm ayrımsız hepimizi... Herkesin, her
O neşeli akışın içinde kendimizi güzel mi güzel
Sonra bir avuç gölgeye muhtaç bozkırın ortasında şeyin yenildiği yerde
bir köyde, köyün neşeli hikâyelerinin ortalık yerinde
hepimizi… çocuklar taşıyor o büyük hikâyeyi dağlara, ulu ağaçlara,
buluyoruz.
yaşama.
Dağıyla, ormanıyla, ırmağıyla, karlı tepeleriyle güneşli,
KARARAN GÜN VE ÇOCUKLAR
Bir çocuğun merakında, heyecanında; bir ağacın
pırıl pırıl bir gün açılıyor önümüzde.
Düşlerim, düşüncelerim bir yana dönüverdim o kapkara
derinlerden seslenen belleğinde saklı o umut, sarıp
Dalı yaprağı, börtü böceğiyle bir söyleniyor dünden
dumanlı güne, günlere...
sarmalıyor köyü yeniden.
yarına akan hikâyeleri de...
Gölgesi duldası, şarkısı türküsü, esintisi kucaklayışı
Çocuklarla, ağaçlarla, yılların yüküne karşın hikâyemizi
Ve dünden, o derin bellekten süzülüp gelen ne varsa
başka dostlarla derdimizi çözmeye durdum yeniden.
koruyan insanımızla yüzümüzü yeşile döndürüyor Sepin
kucağında o hikâyelerin. İnsanlar neşeli; işleri de öyle,
Sinanlıoğlu’nun anlatısına Ayşe Deniz Şahin’in
Sinanlıoğlu. Zaman vermese de biliyoruz ki bugünün kara
şarkıları türküleri de... fırçasından dökülen renklerin ışığında baktım bir de.
masalına çocukların karşı çıkışıdır anlattığı.
n
Derken kapkara bir duman kaplıyor her yanı. Şimdi ne O kapkara dünyayı da yeşilin türküsünce güçlü
o güzelim köyden eser var ne şen şakrak çocuklardan...
aktarmış. Derken o karanlığı yaratan tavrı anımsadım Çocuk, Yaşlı Ağaç ve Hikâyeler / Sepin
O güzelim hikâyeler de yok artık görünürde.
bütün çeşitleriyle... Sinanlıoğlu / Resimleyen: Ayşe Deniz Şahin /
Ne zaman ağaçlardan açılsa söz -ki onlara O rengârenk dokunun sunduğu ne varsa siliyor kara Doğan Kitap / 2026 / 80 s. / 9+
14 8 Ekim 2026

