Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
SONBAHAR ATEŞLERİ
Karanlık Aydınlanma Arnaud Miranda
NECLÂ
OSCAR WILDE GÜZİDE SABRİ
İDEAL BİR KOCA
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Yeni Eserler
Modern Klasikler Dizisi - 274
Modern Klasikler Dizisi - 274
Sonbahar Ateşleri 1948 yılında, Irène Némirovsky’nin ölümü
Oscar Wilde (1854-1900): Cinsiyet rolleri, mülkiyet
ardından yayımlanan yapıtlarındandır. “Savaşla parçalanmış
OSCAR WILDE
ilişkileri, kültürel ve ahlaki kodlarıyla modern aile
bir kuşağın kayıp yanılsamaları” alt başlığıyla duyurulan roman,
kurumunun iç yapısı ve işleyişi gibi meseleler Oscar SONBAHAR ATEŞLERİ
iki büyük dünya savaşını kapsayan dönemin hem toplumsal
Wilde’ın eleştirel ilgileri arasındadır. İdeal Bir Koca’da
değerlerde hem insan kişiliğinde yarattığı sarsıntıların çarpıcı bir Fransızca aslından çeviren:
bu eleştiriler zarif bir ironiyle kaynaşarak burjuva aile
betimlemesidir. Hırs, fırsatçılık ve hınç duygularının kahramanlığa,
BERNA GÜNEN
formunun sert bir ifşasına dönüşür: Londra Sosyetesi’ne
huzura ve merhamete baskın çıktığı bir toplumsal ortamda sadakat
bağlı üst sınıf ailelerin büyük bir çoğunluğu siyasal bir
ve tutku nasıl bir yer tutabilir? Némirovsky, bu koşullarda Thérèse
yozlaşmayla maluldür. Ticari hırsların ahlaki değerleri
ile Bernard arasındaki bağların bütün kırılganlığıyla beraber
CDXC
aşındırdığı; dedikodunun, şantajın ve entrikanın özel
geçirdiği değişimi anlatarak, insanın ne denli çok boyutlu olabildiğini
hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiği aile kurumu
düşünmeye okuru davet eder. Sonbahar Ateşleri yalnızca derin
neredeyse iflasın eşiğindedir. “Aşk” ve “sevgi” duyguları
ruhsal çözümlemeleriyle değil, savaş toplumlarına ilişkin canlı
dahi bu çöküşü durdurmaktan uzaktır, dahası hiçbir
betimlemeleriyle de belleklerde yer etmiş bir klasik.
idealin de gerçek yaşamda herhangi bir karşılığı
kalmamıştır. Yalnızca özel hayat değil, kamusal hayat
da türlü gösteriş ve “züppeliklerle” dengesini yitirmiş, IR NE N MIROVSKY (1903-1942):
Irène Némirovsky Kiev’de, Yahudi
kendi trajikomik sonuna doğru yol almaktadır. Tüm bu
sarsıcı süreçlerin ironik bir ifadesi olarak İdeal Bir Koca kökenli bir ailenin kızı olarak dünyaya
kendi dönemini olduğu kadar günümüz ilişkilerini de geldi. Banker olan babasının Bolşevik
sorgulayan yapısıyla benzersiz bir oyun…
Devrimi sonrası kaçarak 1919 yılında
İDEAL BİR KOCA
Fransa’ya yerleşmesiyle Irène burada
öğrenim gördü. İşadamı Michel Epstein’la
evlendi. İlk romanı olan, 1926 tarihli
Le Malentendu (Yanılgı) onun edebi
‹ng‹l‹zce asl›ndan çev‹ren: HAMİT ÇALIŞKAN
olgunluğunu erken bir dönemde ortaya
Hamit Çalışkan (1953): Ankara Üniversitesi Dil ve
koysa da, yazar asıl olarak 1929 yılında bir
Tarih-Coğrafya Fakültesi’nden İngiliz Dili ve Edebiyatı
Yahudi bankeri anlattığı David Golder adlı
doktoru unvanını aldıktan sonra akademik çalışmalarını
romanıyla adından söz ettirdi. Yapıtlarında iki dünya savaşı arası
2008 yılına kadar Bilkent Üniversitesi’nde sürdürdü.
dönemin derin sosyal değişimlerini ve bunların insan ilişkilerindeki
İngiliz Edebiyatı üzerine çeşitli araştırma ve incelemeleri
yansımalarını işledi. 1942 yılında Fransa’da Vichy hükümetince
vardır. İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Marlowe,
Nazilere teslim edildi ve gönderildiği Auschwitz toplama kampında
Webster, Shakespeare ve Stoppard’dan yaptığı yirminin
tifüsten öldü. Les Mouches d'automne (1931; Güz Sinekleri), Les
üzerindeki oyun çevirisinin yanı sıra, tarih ve siyaset
Chiens et les Loups (1939; Köpekler ve Kurtlar) gibi yapıtlarının
felsefesi konusunda da çevirileri bulunmaktadır.
yanında, ölümünden sonra yayımlanan Suite française (2004;
II. Richard (William Shakespeare) ve Ak Şeytan (John
Fransız Suiti) gibi romanlarıyla 20. yüzyıl Fransız edebiyatının önde
Webster) çevirileri ile Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar
gelen yazarları arasına girmiştir.
Dizisi Çeviri Ödülü’nü iki kez kazanmıştır.
İdeal Bir Koca
Sonbahar Ateşleri
Oscar Wilde
Irène Némirovsky
Çev. Hamit Çalışkan 274
Çev. Berna Günen
144 sayfa
A
216 sayfa
HASAN ÂLİ YÜCEL
MODERN KLASİKLER DİZİSİ
KLASİKLER DİZİSİ
İDEAL BİR KOCA.indd 1 Sonbahar Ateşleri.indd 1 18.08.2026 13:46 24.08.2026 15:38
21. Yüzyıl Kitaplığı
Washington D.C., 2035. Eski Kongre Binası’nı çevreleyen kuleler. Sürücüsüz
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 106
uçan otomobiller. Büyük Restorasyon’un üzerinden on yıl geçmiştir; US
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 106 SovCorp dünyanın en müreeff h devlet-şirketidir ve herkesin sevgiyle “Big
Boss” diye andığı Amerika kralının portreleri reklam ekranlarını kaplamaktadır.
Annesinin ikinci evliliğinin ardından evde istenmeyerek bir konağa evlatlık
Kitabı açan bu karanlık vizyon 2000’li yılların sonunda internetin derinliklerinden
verilen Neclâ, büyüdüğünde konak hanımının yeğeni yazar Kâmi’yle gizli bir
çıkan kanlı canlı entelektüellerin siyasal vizyonundan esinlenmiştir. Bu
aşk yaşar; fakat hamile kalınca Kâmi tarafından Bursa’daki sütninesinin yanına
düşünürlerden bazıları bugün Beyaz Saray’ın koridorlarına kadar ulaşmış,
gönderilip kaderine terk edilir. Hasta yatağındayken çocuğunun ölüm haberiyle
ABD’nin siyasal kadroları içinde etkili ideologlar arasına girmiştir.
yıkılan Neclâ, çalışmak için girdiği fabrikanın sahibi Kemal Bey’in birlikte yaşama
teklifini kabul ederek rahat bir hayata adım atar ve yıllar sonra varlıklı bir kadın Hareketin kurucusu sayılan Curtis Yarvin, 2007’de takma adla açtığı blogun ilk
olarak İstanbul’a döner. Vaktiyle kendisini evlatlık veren annesini ve üvey kız
yazısına şöyle başlıyordu: “Geçen gün garajda bir şeylerle uğraşırken yeni bir
kardeşi İrfan’ı yoksulluktan kurtarsa da fedakârlığı karşılıksız kalır; nitekim İrfan,
ideoloji kurmaya karar verdim.” Yarvin’e göre demokrasi basit bir siyasal rejim
zamanında Neclâ’yı ahlaksızlıkla suçlayan mahallenin zengin ve dedikoducu
değil, resmî bir din-dışı inanca dayanan yönetim sistemidir. Yarvin, akredite
dulu Tevfik Efendi’yle evlenir. Genç İrfan’la evlendikten sonra bambaşka birine
üniversiteler ile yerleşik basının aynı yönde işleyen ve bu inancı üretip yayan
dönüşüp eski ahlakçı tutumuyla tezat oluşturan Tevfik Efendi ve çevresindeki
birlikteliğine Katedral adını verir. Bu teşhisten radikal bir program çıkar: Devlet,
ikiyüzlülükler karşısında Neclâ, küçük bir dikiş makinesiyle başladığı işini Kamer
egemen olduğu toprağa sahip bir şirkettir; başına bir CEO getirilmeli, Katedral
Hanım ile Hafize’nin desteğiyle büyütür, emeğiyle ayakta durduğu yeni bir hayat
tasyfi e edilmelidir.
kurar. Yıllar sonra Kâmi’yle yeniden kavuşsalar da iç içe geçen tutkular ve
zaaflar onları hazin bir geleceğe sürükler. Arnaud Miranda bu fikirlerin nereden geldiğini ve internetin kıyısından iktidar
çevrelerine nasıl ulaştığını izliyor. Yarvin’in biçimciliğinden, demokrasiyi Karanlık Aydınlanma
Güzide Sabri, ilk kez 1941’de yayımlanan romanı Neclâ’da aşk ve hayal
tekno-kapitalist ivmelenmenin önünde fren sayan Nick Land’e; Peter Thiel
kırıklığının ötesinde, hayatı başkalarının kararlarıyla şekillendirilen bir kadının
ile Marc Andreessen’in siyasal ve kuramsal emellerine uzanan bir harita Neoreaksiyoner Düşünceyi Anlamak
ayakta kalma mücadelesini anlatır. Neclâ’nın kendi yolunu çizme çabasına,
çıkarıyor. Neoreaksiyoner düşüncenin hangi ağlar, destek ilişkileri ve kavramlar
kadınların birbirlerine verdikleri destekle güçlenmeleri de eşlik eder.
aracılığıyla yayıldığını karikatürleştirmeden gösteriyor. Çünkü bu fikirler
eleştirilmeden önce anlaşılmak zorunda.
Güzide Sabri (Aygün) (1883-1946)
Arnaud Miranda
Ortaya çıkan tablo Amerika’yla sınırlı değil. Miranda, Arjantin’den Fransa’ya
İstanbul’da doğdu. Adliye Nezareti’nde memur olan babası
bu fikirlerin daha geniş illiberal dalgayla nerelerde kesiştiğini ve nerelerde
Salih Reşat Bey, Sultan Abdülhamit döneminde Sivas’a
Çeviren: Alp Tümertekin
sürgün gönderildiği için annesi tarafından büyütüldü. ayrıldığını gösteriyor. Bu fikirler Trump’tan önce vardı, ondan sonra da var
Eğitimini özel dersler alarak tamamladı. Henüz on altı
olacaklar.
yaşındayken yakın bir arkadaşının hayatından ilhamla
Neoreaksiyonun gücü yalnızca demokrasi eleştirisinden değil, siyasal alanı
yazdığı Münevver başlıklı ilk romanı, 1899’da Hanımlara
Mahsus Gazete’de tefrika edildikten sonra 1901’de kitap özerk ve müzakereye açık bir alan olarak reddetmesinden doğuyor. Miranda
olarak yayımlandı. Güzide Sabri’yi esas üne kavuşturan
buna karşı Camus’nün demokratik alçakgönüllülük fikrini hatırlatıyor: belli
eseri ise 1905’te yayımlanan ikinci romanı Ölmüş Bir
bir cehalet payını kabul etmek ve bu yüzden başkalarına danışmak zorunda
Kadının Evrak-ı Metrukesi’dir. Sonraki yıllarda bazıları
olduğunu bilmek.
sinemaya da uyarlanan Yaban Gülü (1920), Nedret (1923), Hüsran (1928),
Hicran Gecesi (1937), Neclâ (1941), Mazinin Sesi (1944) romanlarını yazdı.
Hikâyelerini Gecenin Esrarı (1934) adıyla kitaplaştırdı. “Güzide” ve “Güzide Osman”
Arnaud Miranda, siyaset bilimci. Aralık 2024’te Sciences Po’da savunduğu
müstearlarıyla Süs, Kadınlar Dünyası, Firuze, Perşembe ve Hanımlara Mahsus Karanlık Aydınlanma -
doktora tezini (Les pensées contemporaines de la décadence: un imaginaire
Gazete gibi dergi ve gazetelerde şiir, makale ve hikâyeleri yayımlandı. Kadınca bir
duyarlılıkla kaleme aldığı romanlarında aşk, intihar, hastalık, kıskançlık ve intikam
antidémocratique) çağdaş yozlaşma ve gerileme düşüncelerine ayırdı; Carl
Neoreaksiyoner
arzusu gibi duyguları işleyen Güzide Sabri, döneminin çok okunan yazarlarından ve
Schmitt, Julius Evola ve Oswald Spengler üzerine çalıştıktan sonra bu geleneğin
popüler aşk romanlarının önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Eserlerinden bazıları
Neclâ dijital mirasçılarını izlemeye başladı. Düşünceyi Anlamak
Ermeniceye ve Sırpçaya çevrilen Güzide Sabri, 1946’da Giresun’da öldü.
Güzide Sabri Arnaud Miranda
106
112 sayfa Çev. Alp Tümertekin
TÜRK EDEBİYATI 128 sayfa
KLASİKLERİ
21. YÜZYIL KİTAPLIĞI
KARANLIK AYDINLANMA.indd 1 14.09.2026 11:18
Neclâ.indd 1 2.09.2026 10:51
16
8 Ekim 2026

