22 Ekim 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

MERHABA arih sevgisi ve yazma merakının doğuş- tan geldiğini söyleyerek Tanzimat’tan er- T ken Cumhuriyet dönemine sayısı yirmiye ulaşan ve temel kaynak olan kitabıyla yakın tari- himizi aydınlattı. Lise yıllarında yazdığı şiirlerini Beyaz Çığ- ‘Öykü seçkileri’ üzerine... lık (Halk) ve Sen Bana Şiirsin’de (Temel) bir ara- ya getirip Milli Edebiyat Hareketi ve Beş Hececi- Kişisel beğeniyi aşan, ötesinde bir amaç doğrultusunda seçme eylemi ler (Temel) adlı bir incelemeyle maliye konulu ki- bağlamında alınabilecek herhangi “öykü seçkisi”, okura öykü laboratuvarı taplarından sonra, vergi müfettişliğinden ayrıla- sunmakla kalmaz salt, bundan önce hatta ilk önce seçkiyi hazırlayan yazarı da rak yakın tarihimize yoğunlaştı. böylesi bir deneyim içine çekerek onu öykü dünyasının içinde pişirir de. Yılların emeğiyle oluşturduğu arşivine kapan- dı. Kurduğu Temel Yayınları’nda sayısı elliye ula- şan anı ve incelemeyi yayına hazırlayarak yayım- 1950’lerde a dergisi çevresindeki bir grup getirilecek? Bir “seçki” anlayışıyla mı derlenecek ladı. Tanzimat’tan başlayarak meşrutiyetleri, Ulu- arkadaşıyla ilgili kimi anılarını paylaşırken Erdal Öz bunlar yoksa “cüz”lerin (“bütünü oluşturan sal Kurtuluş’u, Cumhuriyetin kuruluşunu anlattığı bakın neler anlatıyor: bölümlerin her biri”) toplanıp bir araya getirilmesi mi kitaplarını ardı ardına sundu. “Özellikle Adnan (Özyalçıner), Kemal (Özer) ve ben, düşünülecek? Tarihçilerin “erken Cumhuriyet” dediği, ku- ayrı bir üçlü gibiydik. (...) Kemal o zamanlar öyküler de ‘SİPARİŞ ÖYKÜ’ NE DEMEK? ruluştan çok partili yaşama kadarki imparator- yazardı. Ismarlamanın, “bu işlerle uğraşan birine söylenmesi” luktan çağdaş, seküler, ulusal bir devlete geçişi Üçümüzün gözünde de yazar, işini iyi bilen bir yazı zorunlu kuşkusuz; öykü için terziye, terzi için bakkala sağlayan büyük, köklü siyasal, toplumsal, kültü- ustasıydı, bir tür zanaatkârdı; oturup bir kompozisyon sipariş verilemez. rel devrimlerin yapıldığı dönemi anlattığı kitapla- ödevini yazıyormuşçasına öyküler de yazabilmeliydi. Gelin Leylâ Erbil’in görüşüne sığınalım hadi: “Ben rıyla en çok atıf yapılan bilimsel tarih çalışmaları- Bize göre yazar, bir konuyu, kendi yazarlık yeteneği yazarlığım süresince siparişle yazmadım ama, yazınsal na imza attı. içinde, kendi düş gücüne dayanarak öyküleştirebilen olması koşuluyla böyle önerilerin sakıncalı olduğunu da Yapıtlarında Türkiye Cumhuriyeti’nin günü- kişiydi. Yazar dediğin böyle olmalıydı. / Ve biz de bir düşünmüyorum.” (Radikal Kitap; 01.08.2003) müzde içine düşürüldüğü bunalımın altını çizdi: süre böyle olmaya çalıştık.” Ölçüt; öykünün yazınsallık temelinde verimlenmesi, “Hiç unutmam birgün... karnı burnunda bir kadınla “Bir yandan Cumhuriyetin kurucu değerleri- çok açık, bu kadar! karşılaştık. Kadın, bütün görkemiyle geçti gitti ni korumak isteyen Batıcı laikler, diğer yanda ta- Oysa neredeyse alışkanlığa dönüşen önemli bir yanımızdan; gebeliğiyle dünyaya meydan okuyor rih ve modernite bilincinden yoksun ileriyi geride eylem biçimi haline geldi öykü seçkisi yayını. gibiydi. (...) arayan nakilci öğretiler; bir yanda gecikmiş et- Bunun çevresinde düşünmekte yarar var. İster Kadın geçip gittikten sonra bakıştık ve öykülerimizin no-kültürel kimlik travmasına kapılanlar; bir yan- kavram ister terim isterse sözcük olarak alınsın seçme ortak konusunu saptayıverdik: O gebe kadındı da iflasa sürüklenmiş ideolojisi yerine bir felse- eyleminin “seçki”de içkinliği somut. öykülerimize yön verecek olan özne. fe üretememiş, yeni bir yol bulamamış solcu li- Ama farklı konular, izlekler çevresinde çeşitli / Ertesi gün sözleştiğimiz saatte buluştuğumuz beraller...” başlıklar altında öyle çeşitli öykü seçkileri yayımlanıyor çayevinin bir köşesinde hem çaylarımızı yudumluyor, Saltanat ile Cumhuriyetin, ileri ile gerinin, ay- ki insan bunları gördüğünde şaşırmadan edemiyor. hem de bütün bir gece oturup yazdığımız o gebe dınlık ile karanlığın, medrese ile modernitenin, “Antoloji”, kullandığım sözcük değil, bir an diliniz kadının çevresinde dönenip gelişen öykülerimizi millet ile ümmetin, demokrasi ile teokrasinin bit- sürçer, “ontoloji” deyiverirsiniz, yandı gülüm keten okuyorduk birbirimize. meyen kavgasının baş kişisi Atatürk’ü esenledi: helva. Ben konuşup yazarken “seçki”yi yeğliyorum. Yine birbiriyle hiç ilgisi olmayan üç değişik öykü “Olayları ve zamanı bütünüyle kuşatan, gece- Ama “antoloji”yi kullanan da çok. çıkmıştı ortaya.” (Havada Kar Sesi Var içinde “Sunuş”, si ve gündüzü olmadan bazan cephelerde bazan Bugün yapılan seçkilerin benzerlerine geçmişte Can, Beşinci Basım, 1994; 8, 9) kürsülerde, herkesi ve her projeyi yöneten, ta- de rastlıyoruz. Yıl içinde dergilerde yayımlanan rihin kucağına doğmuş, sanki onun memelerini ‘ÖYKÜ SEÇKİSİ’ Mİ “ÖYKÜ CÜZÜ” MÜ? öykülerden derlenen seçkiler söz konusu. emmiş, oyun kurucu bir siyaset dehası.” Üzerinden çeyrek yüzyıl geçti. Birecik Barajı su tutma- Varlık’ın, Yeditepe’nin yayınları anımsanabilir. Bütün Atatürk’e “tarihin doğurduğu adam” derken ya başlarken Nezih Başgelen’in diliyle, “yaşanan dram- yazarları kucaklayan toplamalar, okur yaş grupları Ulusal Kurtuluş ve erken Cumhuriyet yolculuğu- lara, yitirilecek türlü ve doğal değerlere dikkati çekmek” gözetilerek hazırlanan seçkiler de ayrı bir kümeye nu gün gün, yanındaymış gibi izledi, yazarken de doğrultusunda söz konusu “yaşam”ların hikâyelerini önü- alınabilir. anlatırken de yaşadı tarihi. müze getiren Fırat’a Karışan Öyküler (Arkeoloji ve Sanat, Beni düşündüren havai fişek serpintisi öykü 2000; Can, 2003) yayımlandığında üç farklı yazı kaleme Uygarlık ve Türk tarihinde onsuz bir cümlenin seçkileri. getirmekten alamamıştım kendimi. kurulamayacağını vurgulamaktan asla vazgeç- Tematik başlıklar altında ya da düzenleyicinin özel Seçkiye sahip çıkılması gerektiğini yoksa bunun medi / vazgeçmeyecek: isteğiyle kaleme alındığı anlaşılan, biraz da zorlamayla ekinsel birikimi çarçur etmek, yurdu suya savurmak “Atatürk bu ülkede sadece bir önsöz değil, bir araya getirildiği kuşkusu uyandırabilen vasat anlamına geleceğini vurgulamıştım bu yazılarda. dünya durdukça payidar olacak sonsözdür.” örnekler, derme çatma yapıldığı izlenimi bırakan bu tür O yıllarda dikkatimi çeken öykü seçkilerini masama Usta araştırmacı yazar Osman Selim Kocahanoğlu öykü seçkileri için ne diyeceğiz? almayı sürdürdüm hep. kapağımızda. Öner Yağcı’nın yazısı... Tamam, hikâyelere düşkün bir toplumuz, TESK Eğitim Yayını En Güzel Esnaf ve Sanatkâr azımsanmayacak sayıda insanın, yaşanmışlık - M. Sadık Aslankara (“‘Öykü seçkileri’ üzerine...”), Öyküleri (Yayıma Hazırlayan: Tuncer Uçarol, 2002), temelinde hikâyeler kurarak öykü yazdığını biliyoruz, Esnaf ve Sanatkâr Öyküleri (Derleyen: Nart Bozkurt, - Gamze Akdemir (Mehmet Alev Coşkun bu metinlerin büyük bölümü, öykü sanatı örneği 2002), Bakkal Öyküleri (Yayıma Hazırlayan: Tuncer / Ermeni İddialarını Çürüten Üç Belge: Malta bağlamında alınamasa da. Uçarol, Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Sürgünleri Mahkemesi ve İngiliz Kraliyet Ama bunlar gündelik iletişim araçlarında bile Eğitim Yayını, 2003). Başsavcılığının Dava Açılamaz Kararı - General kendilerine geniş yer bulabiliyor, “memleket hikâyesi”, Harbord Raporu - Ermeni Başbakanı Ovanes Öyküler, belirli konuya özgülenmişliğiyle “özel”di “yaşanmış hikâyeler” vb. üst başlığıyla. Kaçaznuni Raporu / Cumhuriyet Kitapları), kuşkusuz. Ancak ikinci yüzyılını da tamamlamaya koşan bir Derken İlknur Özdemir’in Can basımı seçkileri girdi - Ahmet Antmen (İlkay Zaman / 2030: Dijital geçmişimiz var öyküde. sıraya: On Üç Büyülü Öykü (2002), Gece Öyküleri Hapishane / Destek), Söz konusu birikim, bu türden şıpın işi ya da (2002), Yol Öyküleri (2002), Yalancı Öyküler (2003). - Duygu Aydemir (L. Onerva / Mirdja / Çeviren: çapaçul öykü seçkilerini hak ediyor mu? Bu konuda ne denebilir? Öyküler, yazarlarına verilen Gina Melis Türkkan / Fihrist), Yayımlanan seçkiler, öykücülüğümüz tarihine siparişler karşılığı olarak mı alınmalı? - Y. Bekir Yurdakul (“Uzak geçmişe yakın katılması öngörülebilecek birer öykü kaynakçasına Dil Derneği Türkçe Sözlük, “sipariş vermek” için “Bir bakış” / İpek Arman, Eğer Taşlar Maviyse; dönüşüyor mu? şeyin yapılmasını, getirilmesini ya da gönderilmesini Dokumacı Nanir’in Elbiseleri / Elma Çocuk), Öykü seçkisi düzenlemek de bir poetika gerektiriyor birine ısmarlamak” açılımı getiriyor. demek ki. Konuyu 12 Kasım’da yine bu sayfada - Vitrindekiler, Emek Yurdakul’un hazırladığı “Ismarlamak” da “Bir şeyin yapılmasını ya da sürdüreceğim. Güncel ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı n getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek” Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor! biçiminde karşılanıyor. Yazarın web sayfasına www.sadikaslankara. İşin bir yanı bu olsa da öyküler nasıl bir araya com adresinden ulaşılabilir. İyi okumalar... lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım: Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com. tr l Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Merkez Mh. 29 KITAP Ekim Cd. A1 Apt. No: 5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat: 9 No: 81-82) Tel: 0 (212) 454 32 90 - 0 (212) 454 34 83 l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear