22 Ekim 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

L. ONERVA’DAN ‘MİRDJA’ Özgürlüğün karanlık aynasında Mirdja! nuşmaları, sanat DUYGU AYDEMİR tartışmaları, yolcu- luklar ve aşk oyun- NE BİR KURBAN NE DE BİR İSYANCI! larıyla geçiyor. L. Onerva’nın 1908’de yayımlanan ilk romanı Mirdja yaşamı Mirdja, dilimizde bir asırdan fazla süre sonra ilk kez yaşanacak bir ger- okura ulaşıyor. çeklikten çok, bi- Gina Melis Türkkan’ın yetkin çevirisiyle Fihrist çim verilmesi ge- Kitap tarafından yayımlanan romanında, toplumun reken bir sanat ya- biçtiği rolleri reddeden kahramanının özgürlük arzu- pıtı gibi görüyor. sunu; aşk, sanat, yalnızlık ve giderek derinleşen bir iç Sıradanlık onun çatışma içinde anlatıyor Onerva. gözünde neredey- Okuru kolayca sevebileceği bir kahramanla tanış- se ahlaki bir kusur, tırmıyor yazar. Merkezindeki genç kadın; zeki, güzel çevresindekilerden ve büyüleyici olduğu kadar kibirli, acımasız, huzur- gündelik yaşamın suz ve kendine karşı da yıkıcı. sınırlarını aşmala- Toplumun ona biçtiği itaatkâr eş ve fedakâr anne rını bekliyor. rollerini reddediyor fakat özgürlüğünü nasıl yaşaya- Sürekli olağa- cağını da bilmiyor. nüstülük arayışı Onerva, Mirdja’yı ne bir kurban ne de kusursuz bir ise yaşamı ayakta isyancı olarak çiziyor. Bir kadının özgürleşme isteği- tutan küçük bağları değersizleştiriyor. ni romantikleştirmeden, karşısına çıkan dünya kadar kendi içindeki engelleri de görünür kılıyor. MÜZİKAL BİR TEMPO... Eserin yapısı da Mirdja’nın değişken ruhuna ayak OTOBİYOGRAFİK İZLER... uyduruyor. “Madrigal Öyküleri” başlığındaki parça- Asıl adı Hilja Onerva Lehtinen olan L. Onerva (1882 lar Resitatif, Allegro appassionato, Andante con do- / 1972), Finlandiya’nın ulusal kimliğinin ve edebi dili- lore, Allegro capriccioso, Barcarola ve Nocturno gi- nin inşa edildiği, Avrupa’da sembolizm ile dekadansın bi müzik terimleriyle ilerliyor. etkilerinin hissedildiği bir dönemde yetişiyor. Bu başlıklar süsleyici birer ad olmaktan çıkıp anla- Estetik, edebiyat ve sanat tarihi eğitimi alıyor; şiir, tının temposunu belirliyor: roman, öykü, eleştiri ve çeviri alanlarında çalışıyor. Tutku hızlanıyor, acı ağırlaşıyor, kapris ritmi bo- “L. Onerva” imzası, erkek egemen edebiyat çevre- Mirdja’nın gerçeklikle bağı gevşiyor; bitkiler, is- zuyor, gece düşünceleri sesi karartıyor. Roman, düz sinde yalnızca “kadın yazar” olarak görülmeyi red- keletler, ateş ve ölüm imgeleri zihninde ürkütücü bi- bir olay örgüsünden çok hareketleri değişen uzun bir deden bir kimliğe dönüşüyor. çimler kazanıyor. beste izlenimi veriyor. Şair Eino Leino’yla ilişkisi ve besteci Leevi Çocuğuna ilişkin saplantılı özlemi ise geçmişte red- Mirdja’nın amcası Arnold Ast’ın yaşadığı Lumiluo- Madetoja’yla evliliği, hem yaşamını hem edebi üreti- dettiği yaşamın geri döndürülemezliğini hatırlatıyor. to Adası’na çekilişi bu hareketli yaşam içinde bir eşik mini şekillendiriyor. Akıl hastanesinde duvarlara gözler çizmesi ve ba- oluşturuyor. Şehrin salonlarından ve hayran çevresin- Mirdja, yazarının yaşamıyla doğrudan özdeşleştiri- taklıkta çocuğunu araması, romanın anneliği basit bir den uzaklaşan Mirdja, doğanın sessizliğinde kendi- lemese de otobiyografik izler taşıyor. kurtuluş gibi sunmadığını gösteriyor. Mirdja burada siyle karşı karşıya kalıyor. Onerva’nın annesinin akıl hastanesine kapatılması, da şefkat, suçluluk, sahip olma isteği ve kayıp duy- Ne var ki yalnızlık ona aradığı bütünlüğü sunmu- kendisinin de ilerleyen yıllarda benzer bir deneyim yaşa- gusu arasında parçalanıyor. yor; dış dünyanın gürültüsü azaldıkça içindeki sesler ması ve hastanede yazmayı sürdürmesi, romandaki deli- Onerva, ruhsal çözülmeyi ani bir felaket olarak de- yükseliyor. Helsinki, Lumiluoto, Paris hayali, evlilik lik ve tutsaklık temalarına ayrı bir ağırlık kazandırıyor. ğil, yıllar içinde biriken çatlakların genişlemesiyle yaşamı ve akıl hastanesi, Mirdja’nın değişen ruh hal- anlatıyor. Lirik doğa tasvirleri, uzun iç konuşmalar, KUSURSUZLUĞUN PEŞİNDE ISSIZ BİR lerine sahne oluyor. keskin diyaloglar ve simgesel görüntüler bu çöküşü PARÇALANIŞ! SERT BİR KIRILMA: EVLİLİK! hem zihinsel hem duyusal kılıyor. Fakat roman tek bir yaşamın itirafından çok, yüz- Runar’la evlilik, romanın en sert kırılmalarından Yer yer melodrama yaklaşan yoğun dil, kahrama- yıl başında kendi yolunu bulmaya çalışan bir insanın biri. Mirdja başlangıçta onun dinginliğinde bir sığı- nın ölçüsüz dünyasına eşlik ediyor. Mirdja’nın tek- ıssız parçalanışını anlatıyor. Mirdja Ast, çevresinde nak bulabileceğini düşünüyor. rarlanan savruluşları, çıkış bulamayan bir zihnin dai- hayranlık uyandırmaya alışkın. Zaman ilerledikçe güven veren bu sakinliği tekdü- resel hareketini duyuruyor. Erkeklerle kurduğu ilişkilerde aşk kadar kendisinin zelik, ölçülülüğü korkaklık, ev yaşamını da yeteneği- Mirdja, bağımsız kadın kahraman anlatısına rahat- farklı yansımalarını arıyor. ni öğüten bir düzen olarak görmeye başlıyor. latıcı bir zafer eklemiyor. Toplumsal ahlakın ikiyüz- Rolf, Bengt Iro ve Nero-Norkko gibi erkeklerin Runar’ı kendi idealine göre biçimlendirmek isti- lülüğünü gösterirken özgürlüğün tek başına insanı her biri onun için ayrı bir karakter olmanın yanı sıra yor; karşısındaki insanın ayrı bir varlığı olduğunu ka- bütünleştirmeye yetmediğini de söylüyor. zekâsını, güzelliğini, sanat tutkusunu ya da iktidar ar- bul edemiyor. Evlilik, özgürlük özlemiyle bağlılık ih- Başkalarının beklentilerinden kurtulmak ile ken- zusunu sınadığı bir ayna oluyor. tiyacını uzlaştırmak yerine ikisini daha keskin biçim- dinden kurtulmak aynı şey değil. Mirdja’nın trajedi- Karşısındaki kişiye yaklaşırken onu büyülüyor, ya- de karşı karşıya getiriyor. si, yaşamını kendi iradesiyle kurmak istemesinde de- kınlık sıradan bir bağlılığa dönüşmeye başladığında Roman burada yalnızca evlilik kurumunu değil, bir ğil; özgürlüğü bağ kuramamakla, farklılığı üstünlükle geri çekiliyor. başkasını kendi hayalinin malzemesine çeviren bakı- karıştırmasında yatıyor. Sevilmek istiyor fakat sevginin getirdiği sorumlu- şı da sorguluyor. Mirdja hem sınırları zorlayan cesur bir kadın hem luğu taşımakta zorlanıyor. Özgürlük talebi sahici; ne Mirdja’nın sanat tutkusu şarkıcılık ve oyunculuk kendi ihtişam fikrinin tutsağı; örnek alınacak ya da var ki başkalarının duygularını gözetmeyen tavrı, bu hayallerinde somutlaşıyor. Yeteneğine inanıyor, sa- mahkûm edilecek kadar kolay bir figür değil. Kendi- talebi giderek yalnızlığın başka bir adına çeviriyor. natçı kimliğini gündelik yaşamın üstünde tutuyor. ni ararken karşılaştığı her aynayı kırıyor ve sonunda Onerva, kahramanının zalimliği kadar kırılganlı- Buna karşın üretmekten çok sanatçı olma fikrine geriye bakabileceği tek yüz yine kendi yüzü oluyor. ğını, üstünlük duygusu kadar sevilme ihtiyacını, ba- bağlanıyor. Onerva, sanatçı mitinin cazibesini kulla- L. Onerva, bu çelişkili portre aracılığıyla özgürlü- ğımsızlık tutkusu kadar bir başkasında erime arzusu- nırken bu mitin içerdiği gösterişi ve kendini kandır- ğün, sevginin ve sanatın karanlıkta kalan taraflarını nu gösteriyor. ma olasılığını da sorguluyor. açıyor; okuru da Mirdja’yı yargılamaktan çok, o yüze Okurun karşısına tek bir düşünceyi temsil eden bakmaya çağırıyor. n “yeni kadın” değil, kendi içinde durmaksızın çoğa- ÇÖKÜŞÜN SURETİ! lan bir insan çıkıyor. Romanın son bölümlerinde başlangıçtaki parlaklık Mirdja / L. Onerva / Çeviren: Gina Melis Romanın ilk bölümleri gençlik coşkusu, salon ko- yerini ağırlaşan bir karanlığa bırakıyor. Türkkan / Fihrist Kitap / 314 s. 18 15 Ekim 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear