Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
3© MART 2CD04 SALI CUMHURİYET SAYFA
17
'ıa Yerel &eçimde CHP:
£5 Cafkurtarana
1 S Hav*ale Partisi!
7 Elektronik posta.' denizsom@cumhuriyetcom.tr Tel: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97
- Seçim kavgasında
altı kişi ölmüş...
"Ö/ümüne seçim!"
CNNAhmet
Apak: "Yerel
seçimde oyverme
süresinin» bittiği saat
17.00'de .Amerikan
CNN televizyonu,
çikolata ı-enkli spikeri
Tumi MaKgabo'nun
ağzındar» Türkiye'de
iktidar partisi AKP'nin
yüzde 51 oyla başta
gittiğini açıkladı. CNN
bu bilgiyi nereden aldı
bilmiyorum ama
Turgut Özal'ın 'al
gülüm ver gülüm'
kokusu etrafa yayıldı."
det yerini bulsun, yerel seçimden çıkan so-
nuçları, il genel meclisi oylanylaTürkiye ge-
neline bakarak ana hatlanyla okuyalım...
Birinci sonuç; üçte bir oyla Meclis'in üçte
ikisini işgal eden AKR iktidarın nimetlerini sonuna
kadar kullandığı, ABD'nin desteğini aldığı, AB'ye şi-
rin göründüğü, holding medyası ve anketçiler tara-
fından pompalandığı halde bırakın Adnan Mende-
res'i Turgut Özal'ın rekorunu bile kıramadı. Tayyip
Erdoğan 3 Kasım 2002'ye göre partisinin oyunu
yüzde 8 kadar arttırdı ama birilerinin dört gözle bek-
lediği patlamayı yapamadı.
ikinci sonuç; genel seçimde barajın altında kalan
DYP ve MHP bu kez barajı geçti. Meclis'teki Islam-
cı sağ iktidara karşı muhalefet görevi DYP ve MHP
ile yine sağa verildi. 3 Kasım'da olduğu gibi ANAP,
DSP ve SP bir kez daha tökezledi. Görünen o ki
ANAP ve DSP siyasi ömrünü tamamladı, Saadet
Partisi kabuğuna çekildi. Bu arada Genç Parti'nin
Sonuç
yıldızı pariamadan söndü, Ismail Cem'in Yeni Tür-
kiye Partisi'nin ise hiç parlayamayacağı ortaya çık-
tı.
Üçüncü sonuç; etnik köken üzerine siyaset fazla
prim yapmadı. DEHAP ve SHP'nin birlikteliği bıra-
kın Türkiye genelini Güneydoğu'da bile pek işe ya-
ramadı. DEHAPın oyları geriledi. SHP lideri Murat
Karayalçın Ankara'da kendini tatmin etti mi bilın-
mez ama çizgisi ile Türkiye genelinde halkı tatmin
etmedi.
Bu konuda, Karayalçın'ın sağ kolu Rkri Sağlar-
da Mersin'de dersini aldı.
Dördüncü sonuç; Deniz Baykal, CHP'yi birazda-
ha küçültmeyi başardı, CHP'nin oyu 3 Kasım'a gö-
re düştü. CHP, belediye başkanlıklannı Deniz Bay-
kal'ın çizdiği politika ile değil adayın adıyla kazan-
dı. Örneğin izmir'i CHP değil, DSP'den gelen Ah-
met Piriştina kazandı. özellikle Istanbul'un ilçele-
rinden Şişli'de Mustafa Sangül, Kadıköy'de Sela-
mi Öztürk seçim sürecinde Baykal'dan uzak dur-
manın yararını gördü. Ordu'da CHP'nin aday gös-
termediği Seyit Torul'un DSP'den aday olup seçi-
mi kazanması Baykal'ın ihtirasına somut bir örnek
oluşturdu.
Baykal'a en büyük dersi ise memleketi Antalya
verdi. Baykal, Bekir Kumbul'un yerine DYP'ye ya-
kınlığı ile bilinen eski vali Ertuğrul Ookuzoğlu'nu a-
day göstermekle Antalya'yı AKP'ye teslim etmiş ol-
du.
CHP'nin kalesi Gaziantep'te Celal Doğan'ın oyu-
nu biraz olsun yükseltmesi bile CHP'yi kurtamnaya
yetmedi.
Bir seçim daha geçti.
Halkın geçim derdi ise bitmek bilmiyori
NTVIzmir'den Mete
Neptun,"NTV
radyosu Tasos
Papadopulos'tan
Kıbns Cumhurbaşkanı
olarak söz edince
NTV'ye teslefon ettim.
Haberin BBC'ye ait
olduğunu söylediler"
diyor. Ya BBC "işgalci
Türkler" deseydi?
Korku
Akif Kökçe:
"Amerika'dan
'özgüriüklerden
korkmayın' talimat
gelmiş. Valla ne yalan
söyleyelim, tüm dünya
gibi biz de Amerika'dan
gelecek özgüriükten
korkuyoruz."
SESSİZ SEDASIZ (!) , - , Bir çuval patates ve milletin sağduyusu
Istanbul Ataköy'den Mustafa Yavuz:
"Sağduyulu mılletim benim...
Askerinin başına çuval geçirildiğinde
mantı yemeye gidenlere; Kıbrıs'ı,
AB(D)'nin gözüne girmek uğruna, göz-
den çıkartanlara; cumhurıyetin moral
değeri sayılabilecek hayati kurumlarını,
yabancı sermaye ve onun yerli acente-
lerine peşkeş çekenlere, ne de güzel
cevabını verdi.
Yazık, bu millet geleceğini bir çuval
patatese satmıştır. Şimdi birilen hemen
'Sen hiç 250 milyonla ev geçindirmeye
çalıştın mı' diyebılir. Pekı ama bugüne
kadar varoşlarda patates dağıtıp oy
toplayanlardan ne ifayda gördün arka-
daş, hangi sorununu çözdü?
Yol, su, elektrik geldi mi, iş bulabildin
mı? Hayır hıçbir şey düzelmedi sadece
onlar keselerinı doldurdular, seçim za-
manı da sana bir çuval patates koklat-
tılar.
Şimdi izle bakalım, Kıbns'ın na-
sıl elden çıktığını, Kuzey Irak'ta
neler olacağını, ekonominin ne |
hale gelıp ışsizliğin nasıl artaca-
ğını, izle ve gör.
Sonra da düşün... Ama düşünmeye-
ceğini biliyorum.
'Bu milletin sağduyusu var' lafı ko-
ca bir yalandır. Zira, ayinesi iştır kişinin;
lafa bakılmaz.
Bu arada Deniz Baykal'a söyleye-
cek tek lafım. kendısi gitmeyi düşünü-
yorsa lütfen koltuğunu Kemal Derviş'e
değil, 'altıok'a ınananlara bırakması. Al-
lah sonumuzu hayır etsın."
Yüksek Yerilim Hattı
Iki kelimeyı bir arava getiremiyoruz:
Gerekirse Kofi Annan'ı de\Teye
sokacağız!
erdincutku >• yahoo.com
6
Mııstafa Kemal ve
Uyanan Doğu9
NEVZAT YALÇEV
Yukandaki başlık, bir kita-
bın adıdır. Kitabı ilk kez
1983'te Bilgi Yayınevi yayım-
lamış. Yayınevi, 1994'te ikin-
ci baskısını yapmış, ama ne
yazık ki kaç bin basıldığını içe-
ride belirtmemiş. 2. kez ya-
yımlanması için aradan on bir
yıl geçmiş olması insanı ciddi
şekilde düşündürüyor. Bu tür
kitaplarla halkımızın ne ölçü-
de ilgilendiğini, kaç bin Türk
ınsanının Mustafa Kemal'i
tanımayaçalıştığını meraket-
memek elde mi? Acı olan ger-
çek şudur: Cumhuriyet kurul-
duğundan beri Atatürk'ü tanı-
maya bugünkü kadar şiddet-
le muhtaç olmamışt/k. Onun
kurduğu Cumhuriyetin top-
rakları üzerinde 'Yecüç-Me-
cüç'lerin ona sövdükleri; dev-
letin Büyük Millet Mecli-
si'ndeki Mareşal üniformalı
resmıne bile tahammül ede-
medikleri günümüzde görü-
len hazin manzara ise tüyler
ürpertiyor.
Fethi Ülkü'nün güzel Türk-
çesiyle dilimize kazandırdığı
"Mustafa Kemal ve Uyanan
Doğu"nun yazan: Paul Gen-
tizon... Fransız yazar Genti-
zon, 1922 yılında Temps ga-
zetesi adına Türkiye'ye gel-
miş ve beş yıl kalmış; o zor
günleri aramızda geçirmiş ve
"Mustafa Kemal ou l'Orient
en Marche" adını verdiği bir
kitap yazmış. Fethi Ülkü'nün
dilimize çevirdiği eser o!..
Paul Gentizon, kitabının ön-
sözünde, Cumhuriyetimizden
ve Türk devrımlerinden söz
ederken der ki. "Geçmişi sil-
di süpûrdü. Islam dinine ken-
di esprisi içinde bir yön ver-
di. Çok kadınla evliliği önledi.
Cinsiyet ayrımını yıktı. Şer'i
hukuku kaldırdı. Avrvpa ka-
nunlannı kabul etti. Hatta
başka bir a/fabe oluşturdu.
Sonuç olarak denebilir ki
1922-28 yıllan arasında ger-
çekleştirilen şeylerin dünya-
da bireşi daha yoktur. Deyim
yerinde ise. bütün bir halk
deri değiştirdı..."
Gentizon'un kitabı yaytmla-
nalı yetmiş küsur yıl oldu. Ya-
zann sıcağı sıcağına gözlem-
lediği devrımler, 50'li yıllara
kadar hüviyetni koruyabildi.
Nezamankıdönemin başba-
kanı Büyük Mıllet Meclisi'nde
bütün milletvekillerine sesle-
nirken: "Siz isterseniz hilafe-
ti bile getirebilirsiniz" dedi,
Kubilay olayından sonra si-
nen irtica, ellerini uğuştura-
rak, fırça yüzü görmemiş diş-
lerle sıntmaya başladı. Artık,
pusuda bekieyen 'Yecüç
Mecüç'leregün doğmuştu.
Şimdi, Gentızon'un yazdık-
lannı ele alalım. fslam dinine
'jugün verılmek istenen yön,
\ik Cumhunyetın vermek is-
- diği yönün tam tersidir.
- 1de ve me/danları gulya-
j. 'lerdoldurnuştur; din adı-
•dınlaryakılmış, aydın bi-
^ lamlan öldürülmüştür.
(0> dınlaevlilik, hiç kuşku-
nuz olmasın, bizim Yecüç
Mecüç'lerin heveslerinden-
dir. Bugünkü karanlık gidiş
durdurulamazsa heveslerinin
kursaklannda kalacağını san-
mak safdillik olur. Onlann şaş-
maz hedefi, 'Ya hep, ya hiç 'tir.
Iran'da olduğu gibi...
"Cumhuriyet, cinsiyet ayrı-
mını yıktı" diyor Paul Genti-
zon. Doğrudur, ama cinsiyet
ayrımını üniversitede, çay
bahçelerinde, şehirlerarası
otobüslerde yeniden görme-
ye başlayalı uzun yıllar oldu.
Şeriat hukuku kaldırılmıştı.
Şimdi şeriat, hukuku ile biriik-
te geri getirilmek isteniyor.
Bugün ülkemizi yöneten 'ze-
vat-ı kiram' daha ilk günden
bunun işaretlerini vermediler
mi? Şeriat gelince Avrupa ka-
nunlarının lafı mı olur?
Kıyafet gerçekten değiş-
miş; Türk halkı çağdaş kılığa
girmişti. Oysa kara çarşaf
hortlayalı yıllar oldu. Kızlan-
mızın pek çoğunun başı tür-
banlı. Buna rahatlıkla 'siyaset
türbanı' diyebilirsiniz. Cadde-
lerin, meydanların feslerle ge-
lincik tarlasına döndüğünü
göreceğimiz günler de gelir...
Mustafa Kemal'in "meczup-
lar ülkesi olmayacak" dediği
Türkiye Cumhuriyeti'nde tari-
kat kıyafetlerini sık sık görü-
yoruz. Onlann Avrupa'daki
uzantılarından Aczmendiler
ve diğerleri, Avrupa caddele-
rinde Mustafa Kemal'e ve
Cumhuriyete söven broşürler
dağıtmakla meşgul... Geriye
ne kaJdı ki? Evet, Gentizon'un
dediği gibi. Mustafa Kemal
devrimleriyle Türk toplumu ve
Türkiye deri değiştiriyordu, a-
ma günümüzde de Türk top-
lumunun yeniden deri değiş-
tirmesini, neredeyse maş-
lah(*) giymesini isteyecekler...
öylesine pervasız! TV ekran-
lannabakamazolduk. Kasım-
paşalı 'Sadrazam'\n ürkütücü
sesinden ve 0 ses yüzünden
zerre kadar ikna gücü olma-
yan garip konuşma üslubun-
dan başlayarak üikemizdeki
değerier ve üsluplar manzu-
mesi hiç alışmadığımız bir
metamorfoz yaşıyor. Bu deği-
şimde başrol, Mahmutpaşa
din işportacılannda. Üslup 0!..
İrtica, terör, soygun ve mafya
el ele... Kalabalıklar alabildiği-
ne böyle kirleniyor.
Mustafa Kemal'in Doğu'yu
uyandırdığı hiç kuşku yok ki
tarihi bir gerçektir. Kurtuluş
Savaşımızı izleyen yıllarda, ni-
ce esir milletler bağımsızlık
savaşlan verdiler. O yolda
ölen askerlerinin ceplerinden
Mustafa Kemal'in resimleri
çıkmıştı... Bu, emperyalist
Batılı devletlerin suratına vu-
rulmuş bir şamardı. Şaman
vuranlar da, bağımsızlık sa-
vaşımızı yaratan ve yaşayan
seksen yıl önceki Anadolu
halkı ve onun yurdunun bü-
yük kurtarıcısıyda.
C) Maşlah: Araplara özgü
bir tür giysi.
ÇİZGtLİK KİMİL MASARACI kamilmasaraci a mynet.com
H A R B İ SEMİH POROY semihporoy/ı yahoo.com
OTOBÜSTEKİLER KEMAL LRGE\Ç k_urgenc" yahoo.com
BULUT BEBEK MRAYÇIFTÇÎ bulutbebek <: hotmail.com
,^j 0-üaTM pişirip
' bunca msan.
KEDI LEVO
•ekonominin âüieldi^in)
aptulKa hotmail.com
TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ .30 Mart ictiit.mumtaz-arikan.com
CAR. AlASftfYf SATfYOR!
1867 'De St/SuM, KUSYA, KUZEY AM£-
, SÖZ. K£>\1UŞU
EM/ş/
ALASKA'OA /7L7YA/ SUUIN-
SEUS4EO V MA/ZU Çf-MASt,
IPA£AZtUĞU
GAKCAR./A/DAN CSas.UA/a
7OP-
!
GÖRÜŞ
TURKKAYA ATAOV
Suikast ve Gelecek
Ahmet Yasin'in ve ayrıca Gazze'de yedi Filistinli-
nin, Israil Başbakanı Ariel Şaron'un önderliğinde ta-
sarlanarak devletçe öldürülmeleri gelecek için ona-
rılması çok güç ya da olanaksız yaralar açmıştır. Çok
daha fazla Filistinlinin yaşamından olduğu karşılıklı kı-
yımın büyük zararlan üstüne gereğince yazdığımız ka-
nısındayım. Israil güvenlik güçleri, sivıl Yahudi yerleş-
meleri. Hamas ve benzeri örgütler ve kimi Filistinliler
bundan kendilerıne düşen payı çıkaımalılar. Ancak,
son olay barbarca bir devlet cinayetidir. Söz konusu
kişi tekerlekli sandalyede ömür tüketen hastalıklı ve
çok yaşlı biridir. Sabah namazından sonra camiden
çıkarken öldürülmüştür.
önce, en yüksek düzeydeki resmi makamın düzen-
lemesi açık bir devlet terorizmidir. israil işgal gücü-
nüri başındakiler, sivil karar- vericiler ve buyruk uy-
gulayanlar olsun, Cenevre Antlaşmalan ve uluslara-
rası ceza yasalarına göre kişisel olarak da suç işle-
mişlerdir ve muhakemeleri söz konusudur. Israil dev-
leti, 1998 Roma Statüsüyle temellen atılan ve 2OO2'de
yürürlüğe giren Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne kar-
şı yedi olumsuz oydan birini vermişse de. ulusallık-
üstü niteliğiyle dikkati çeken ve dünya çapında bir ce-
za kurumu olan bu yansız mahkemenin, gerekli gör-
düğü konuları ele alma yetkisi vardır. Bu durumda, 0-
lay muhakeme konusu yapılabilir. ABD'nin böylesi-
ne açık bir terörist kandökümünde bile, kanatlan al-
tına aldığı Israil'i, BM Güvenlik Konseyi'nde veto ay-
ncalığı ve/ya da konuyu mahkeme gündeminde son-
suza dek erteletmek gibi yollardan koruyacağı akla
geliyor. Ancak, olayın başka olası sonuçları yıkımın
geniş boyutlannı göstermeye yeter.
Hedefteki kişinin sağlık yönüyle zavallılığı ve suikast
sahnesi, girişimin aktöreden ayrıca uzak ve korkak-
ça bir eylem olduğunu da gösteriyor. Istanbul'daki
havralara saldmlması gibi. (srailli çocuklan götüren
okul otobüsüne yapılan saldınlar da mide bulandın-
cıydı. öte yandan, Ahmet Yasin'in kışiliğinde Müslü-
man dünyasının kendini saldırıya uğramış gibi du-
yumsadığına ilişkin işaretler var. Tüm Ortadoğu ve
Müslüman dünyası Batı'ya ve onun simgelediği kav-
ramlara bir kez daha yabancılaşmış ve bölge dünden
çok daha fazla çalkantılar içine atılmıştır. Karşılıklı gö-
rüşme ve işbirliği çabalan onanlması zoryenı yaralar
almıştır. Ortadoğu'da banş süreci, bölgenin gelece-
ği, giderek dünyada durulma koyu karanlığa doğru
gidiyor.
Olayın kınanması yeterli değildir. Müslümanların
gözünde, bir din ıleri geleni cami önünde önceden
tasarlanmış saldın sonunda canından olmuştur. Üs-
telik, saldın işgalci devletin ileri gelenlerince işgal edil-
miş toprakta gerçekleştirilmiştir. Uluslararası toplu-
mun bu durumda yapacakları olmalıdır. BM, konuyu
mutlaka ele almalıdır. Banşı tehlikeye atan bir olay ol-
duğu için Güvenlik Konseyi (BM Ant., M. 99 gereğin-
ce) BM Genel Sekreteri'nin ya da herhangi bir üye-
nin başvurusuyla konuya eğilebilir. Israil'i suçlaya-
cak ve en azından ekonomik yaptırımlar öngörecek
bir karara Amerikan vetosu karşı çıkar ve tartışma bu
organda tıkanıp kalırsa, aynı konu, 1950 tarıhli "Ba-
nş İçin Birieşme" karan gereğince, Genel Kurul'da
hemen ele alınabilir. Başka uluslararası kuruluşların
da izleyici kalmaması gerekir. Bunlar içinde ilk akla
gelen Arap Birliği'dir. Böylesine açık bir suç olayında
en azından Arap Birliği'nin ortak ve kararlı variık gös-
termesi gerekir. Bunu da yapamazsa, Israil ve Ame-
rika karşısında, sözde bile kalsa, bağımsız eylem gü-
cünü tümüyle yitirdiğini bir daha göstermış otacaktır.
Ancak, konu tüm uluslararası toplumu ilgilendiren öl-
çüdedir. ilk adım Güvenlik Konseyi'nin ivedilikle top-
lanması, onu Genel Kurul'un izlemesidir.
B U U V I A C A SEDAT YAŞAYAN
1 2 3 4
SOLDANSAĞA:
1/Zanf, kıbar,
güzel gıyüı-
miş... Bir no- 2
ta. 2/ Iskam- 3
bilde koz...
Avrupa'da
birçok spor 5
kulübünün ad
olarak aldığ
"hızlı, sürat-
li" anlamında
sözcük. 3/Sa- 9
çı dökülmüş
olankimse.4/Üstten
sağa doğru eğık olan
basımharfi... Birno-
ta. 5/ Bedene ege-
men olma yoluyla
ruhsal yaşama da
egemen olunabile-
ceğine inanılan Hint
çilecılığı... Yapıt. 6/ 8 I
Gözde sanya çalar 9 |
kçstanerengi... "Her çiçekten bal eyledik ' —"ya
saydılar bizi" (Pir Sultan Abdal). 7/Keman gibi
omuzadayanarakçalınanyaylıçalgı...Birilimiz.
8/ Toprak altında yetişen yumru biçiminde man-
tar. 9/ Japon lirik dramı... Berabennde yağmur
getirmeyen güçlü fırtına.
YUKARIDAN AŞAĞIYA:
1/Aşılması gereken evreler bütünü olarak ele alı-
nan meslek yaşamı. 2/Argoda esrar... îspanya'da
bir kent. 3/ Osmanlı donanmasında bahriye top-
çulanna verilen ad. 4/Kanşık renkli... Avnstral-
ya'da yaşayan bir cins devekuşu. 5/Yeryüzüyle il-
gili... Kiraya verilerek gelir getiren mülk. 6/Ki-
reçtaşı... Lantan elementinin sımgesi. 7/Eski dil-
de ayak... Tedavide kullanılmak üzere içine belir-
li miktarda ilaç katılan etkisiz madde. 8/ Ağaçsız
yerlerde, kuş geçimi mevsiminde dikilen ve üs-
tüne ökse yerleştirilen ağaç... Maksim Gorki'nin
bir romanı. 9/ "'Suya düşeni — yakmaz" (Kara-
caoğlan)... Cerahat.
AMTDMIfVIA TURIZIVI
SARAYBOSNA
(22 - 25 Nısam 2 5 0 EUTO (23-25Nsanj 195 ElTO
(22 - 25 Nısan; ,2 2 .2 5N ı s a n 2 1 5 milyon R
230mflyonTL
GELİBOLU - AKCAKOCA - ASSOS
MUDANYA TRILYE
(3 - 4 Nısan)
(22 25 Nsan 2 1 5 müypn TL 135 miyon TL
4 Nısan Pazar EDIRNE Rehber: Dr Haluk Çetınkaya 60 Milyon TL
Tel: (0212) 244 80 44 - (0532) 262 36 03