Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
V T E IM İ S Ü S T E R C E L A L Yenileceksen Ingiliz çiminde yenil T enis sporu son yıllarda kuşkusuz canlı TV yay ınlarının da büyük katkısıyla gerek izleyici sayısı, gerek oyunculara sunulan parasal olanaklar açısından olağanüstü boyutlara erişti. Ama kısa bir süre önce lspanyolların tartışılmaz zaferiyle sonuçlanan Fransa Açık Tenis Şampiyonası'nı izleyenler, yaygın profesyonellikle birlikte soylu bir monarşiden nerdeyse kitlesel bir demokrasiye geçen bu spordaki yeni altüst oluşları da fark etme olanağı buldular. • Roland Garros'un en çarpıcı olayı, son birkaç yıldır çığ gibi büyüyüp güçlenen Ispanyol Armadası'nın kazandıgı ezici zaferdi elbette. Finallerdeki lspanyol egemenliği, lspanya Kralı Juan Carlos'u bile Paris'e taşıdı. Roland Garros yun kırmızı toprağından Wimbledon hn yeşil çimine dan kısa bir süre önce sırt ağrıları yüzünden turnuvadan çekildiğini açıkladı. Kuşkusuz, sırt ağrıları deyince, akla hemen tenisin en büyük şampiyonlarından lsveçli Bjorn Borg geliyordu. Yıllar önce o da dayanılmaz sırt ağrılarının kurbanı olmamışmıydı? Mary Pierce... Tenl* topuna en sert vuran kadın tenlsçl olduftu «öylenlyor. 19'undaklMaryPiepce Çeyrek fınalde Jim Courier'a yenilen dünyanın l numarası Pete Sampras 27, yarı fınalde Bruguera'ya yenilen Courier 23 yaşında. Fransa Açık Tenis Şampiyonası'nı iki yıldır kazanan Bruguera da 23'ünde. Finale kadar silindir gibi gelen Berasategui 20'sinde. Yarı fınalde Berasategui'ye yenik düşen Magnus Larsson lsveç'in kortlara saldığı yeni kuşağın yıldızları arasında. Bu yıl bayanlarda tek bir set vermeden fınale yükselen Fransız Mary Pierce ise 19 yaşında. 1930'lu yıllarda NVimbledon'ın yanı sıra, Avustralya, ABD ve Fransa şampiyonluklannı tekelıne alan Ingiliz usta Fred Perry, Mary Pierce'i eski Yunan tanrıçalarına benzetiyor. Ama Pierce'in en önemli özelliği zarafet ile gücü beceriyle birleştirebilmesi; çünkü Fransız bir anneyle Amerikalı bir babanın tenis dünyasına armağanı bu genç yıldızın, topa en sert vuran bayan tenisçi olduğu söyleniyor. Roland Garros'un geride kaldığı, gözlerin Wimbledon'a çevrildiği tenisçilerin Paris'in kırmızı toprağından Londra'nın yeşil çimine geçmeye hazırlandıklan bugünlerde uzmanlar turbo servisler atan üç genç aslandan söz ediyorlar: Patrick Rafter, Yevgeniy Kafelnikov ve Greg Rusedski. Bu üç gencin Wimbledon'da Sampras, Becker ve Michael Stich gibi çim kort yıldızlarının arasına katılabileceği ileri sürülüyor. Parıs'te Avusturyalı Thomas Muster'i ezip geçtikten sonra Bruguera'ya yenilen Avustralyalı Raftere; müthiş servislerı ve saldırgan voleleriyle Andrey Hedvedev'i 5 set uğraştıran solak Rusedski; ve yıhn en hızlı servis atan adamı Kafelnikov gerçekten de NVimbledon'da büyük IklKatalan Erkekler finali, geçen yıhn şampiyonu 23 yaşındaki Sergi Bruguera ile seribaşı olmamasına karşın önüne geleni deviren 20 yaşındaki Alberto Berasategui'yi karşı karşıya getirdi. Bruguera'nın unvanını korumayı başardığı finalin ironik yanı ise, tspanya yurttaşı iki tenisçinin de aslında Barcelonalı birer Katalan olmasıydı. Bayanlar fınalinde kortun yalnızca bir tarafında bir lspanyol vardı; Arantxa Sanchez Vicario, fınale fırtına gibi gelen Fransız Mary Pierce'i granşlem deneyimiyle alt etti. lspanyollar genç erkeklerde de Jacobo Diaz'la şampiyonluğa ulaştılar. Roland Garros'ta tspanyol kasırgasından aşağı kalmayan bir başka kasırga daha vardı. Dünya sıralamasının gerilerinden gelen genç kuşak, 30'larına yaklaşan ve 30'unu geçen büyük ustaların ensesinde boza pişirdi. Birinci tur tamamlandığında iki eski erkekler şampiyonu, 34 yaşındaki Ivan Lendl ve 30 yaşındaki Mats \Vilander; üç eski finalist, 28 yaşındaki Stefan Edberg, Henri Leconte ve Petr Korda; bayanlarda da 37 yaşındaki Martina Navratilova, Gabriela Sabatini ve Jana Novatna elenmişlerdi bile. 26 yaşındaki Boris Becker ilk maçına çıkma10 Andrel Medvedev, Ukraynalı. 14'0nde profesyonel olan Caprlatl baba kucaftında. bir patlama yapabilir. Çünkü tenis çim kortta toprak korta oranla çok daha hızlı oynanıyor; servis atıp fıleye fırlayan oyunculara daha büyük olanaklar tanıyor. 6üce dayalı bir tenls Tenis sporunun güzelliği, kortta zaman zaman üç saati aşan bir savaşıma giren iki tenisçinin maçın sonunda, birbirlerinin yalnızca gururlannı kırabilmelerinde belki de. Ama olağanüstü paraların kazanıldığı günümüz tenisinde oyunculann fazla rıske girmemeyi seçmeleri, incelik ve beceriden çok güce dayalı tenisin öne çıkmasına yol açıyor. Servisleri saatte 200 kılometreyi bulan günümüz yıldızları arka çizgiye yerleşip çok güçlü vuruşlar ya parak işi sağlama almaya yöneliyorlar. Bu gerçek, Roland Garros'un toprak kortlarında bütün açıklığıyla gözler önüne serildi. Kortlardan yenik ayrılan tenisçiler rakiplerinin beceri ve ustahğından çok kendi basit hatalarına yenik düştüler. Ispan^ol lenisinin gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu, 196O'\arda Avrupa\ı tenisçilerin yeni yükselişine öncülük eden Manuel Santana, arka çizgide durup topa çok sert vuran genç lspanyollann çim kortta oynamayı da öğrenmesi gerektiğini vurguluyor. Wimbledon gerçekten de bugün hâlâ tenis dünyasının tapınağı. ABD, Avustralya ve Fransa açık tenis şampiyonalarının tartışılmaz önemine karşın, Wimbledon C U M H U R İ Y E T DEHGİ 19 H A Z İ R A N 1 9 9 4 SAYI 430