Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Sezonun en yeni çocuk oyunu: ? Selda GÜNEYSU nkara Devlet Tiyatrosu’nun (ADT) yeni sezon çocuk oyunlarından “Kırmızı Başlıklı Kız”, annesinin iş yaşamına atılmasıyla kendini yalnız hisseden küçük bir kızın, büyükannesini ziyaret ederken yaşamın içinden geçişini ve bu süreçte yaşamdaki “iyilik” ve “kötülük” olgularıyla tanışmasını konu ediniyor. Prömiyeri 30 Ekim’de, Şinasi Sahnesi’nde gerçekleştirilecek olan oyunun yönetmenliğini, çocuk izleyicilerin “Keloğlan” ve “Küçük Bir Mucize” adlı oyunlardan tanıdığı Ulviye Karaca üstleniyor. Dekor ve giysi tasarımı Aytuğ Dereli’ye, ışık tasarımı Zeynel Işık’a, dans düzeni Yener Turan’a, kukla tasarımı Ulviye Karaca’ya ve müzikleri Can Atilla’ya ait “Kırmızı Başlıklı Kız”da, Nalan Kıray Yavuz, Eren Oray, Ezgi Koç, Sebilay Yoldaş, Fisun Demirden, Alve Aslan, Serdar Uğurlu, Cem Ataç, Erdal Karakurt ve Vedat Kurtuluş Depe rol alıyor. Bilinen Kırmızı Başlıklı Kız öyküsünün ötesinde, bugünün sorunları ile özdeşlik kurularak tiyatroya uyarlanan oyun, kukla tiyatrosu formatında hazırlandı. Oyunun yönetmeni Ulviye Karaca ile bu sezonun en yeni çocuk oyunu olan “Kırmızı Başlıklı Kız”ı, kukla tiyatrosunu ve çocuk oyunlarının günümüzdeki yerini konuştuk: Başkentli çocuk izleyici, bu oyunla bambaşka bir “Kırmızı Başlıklı Kız” öyküsüne tanık olacak. Oyun hakkında bilgi verir misiniz? Oyun, bilinen “Kırmızı Başlıklı Kız” öyküsünün ötesinde ne tür değişiklikleri konu ediniyor? ¦ Bildiniz gibi ben, genellikle kukla ve mask tiyatrosu üzerine çalışmalar yürütüyorum. Bu oyun da bir önceki sezon sahnelenen “Keloğlan” ve “Küçük Bir Mucize” gibi kukla tiyatrosu formatında hazırlandı. “Küçük Bir Mucize” adlı oyun, daha çok mask üzerine kuruluydu. Başkentli çocuk izleyiciler bu oyunda, diğer oyunların aksine daha fazla kuklalarla tanışacak. Oyun, aslında günümüzün en belirgin problemini, iletişim kopukluğunu konu ediniyor. Annesinin iş yaşamına atılmasıyla kendisini yalnız hisseden küçük bir kızın, büyükannesini ziyaret ederken yaşamın içinden geçişini ve bu süreçte, yaşamdaki “iyilik” ve “kötülük” olgularıyla tanışmasını anlatıyor. Oyunun adı “Kırmızı Başlıklı Kız” ancak bu isim izleyicileri yanıltmasın çünkü oyun günümüze uyarlandı. Tabii özüne dokunmadan. Bizim oyundaki “Kırmızı Başlıklı Kız”ımız, son derece modern ve okul öncesi yaştaki küçük bir kızı temsil ediyor. Bu küçük kız, annesinin iş yaşamına atılmasıyla birlikte kendisini çok yalnız hissediyor. Çünkü annesi, iş yaşamında ilerlemenin sevdasına takılıp, küçük kızın sorunlarıyla ilgilenmeyi ihmal ediyor. Kızımız da artık küçük bir kız olmadığı düşüncesine kapılarak, büyükannesinin evlerinde unuttuğu gözlüğü de yanına alarak, büyükannesini ziyaret etmek üzere yola çıkıyor. büyükannesine giderken, ormanın polisi kurtla, anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiş fare ile ve sokak kedisi ile karşılaşıyor. Tabii oyunda kullanılan karakterler gerçek yaşamda bir kimliği temsil ediyor. A Z I K I L K I L Ş A B I KIRMIZ ‘Çocuklar aktivite olsun diye tiyatroya götürülüyor’ Günümüzde ne yazık ki çok fazla çocuk oyunları sahnelenmiyor. Sahnelenen çocuk oyunlarının da ne derece çocuk izleyiciye hitap ettiği tartışma konusu. Siz ise salt çocuk oyunları sahnelemek için çeşitli çalışmalar yapıyorsunuz ADT çatısı altında... ¦ Evet, çünkü çocuklar birer gelecek. Şöyle söylemek gerekirse, anne ve babaların çocuklarını bir oyuna götürürken çok seçici davranması gerekiyor. Ne yazık ki günümüzde çocuklar, boş zamanlarını geçirmeleri için, bir aktivite olsun diye tiyatroya götürülüyor. Bu da toplumda tiyatro bilincinin tam anlamıyla oturmamasından kaynaklanıyor. Bu aktivite neye hizmet eder, çocuğuma ne verecek, oynanan oyunun içi dolu mu boş mu diye sorulmuyor. Biz aynı özeni ne yazık ki eğitim sistemimizde de göstermiyoruz. Bu çok sakıncalı bir durum. Çünkü yapılan her kötü iş çocuğun ruhunu kirletir. Sorumluluk sahibi kişiler iyi işler çıkartmalı ve bu iyi işleri sunmalılar çocukların beğenisine. “Çocuktur, anlamaz” diye bir düşünce kabul edilemez. Ayrıca çocukların tiyatroya olan sevgilerini beslemek zorundayız. Çocukları oyunun içine çekebilmek ve onlara en iyi olanı anlatmak gibi bir görevimiz var. Bunu yaparken de tabii ne çok eğlendirici olacaksınız ne de çok öğretici. Bugün tiyatro izleyicisinin sayısının azaldığı yönünde bir eleştiri var. Oysa ki çocuklar geleceğin birer tiyatro izleyicisidir değil mi? ¦ Bugün tiyatro sanatını önemseyen aileler de var elbette. Bu nedenle seçici davranıp çocuklarını iyi tiyatro oyunlarına götürüyorlar ancak önemsemeyen ailelerin sayısı da ne yazık ki yüzde 90’lara varıyor ki, bu çok kötü. Tabii böyle olunca da çocuk tiyatrosunda bir boşluk ortaya çıkıyor. Üç kişi bir araya gelip, sanki en kolay yapılan iş çocuk tiyatrosuymuş gibi, “Hadi biz de çocuk tiyatrosu yapalım” diyorlar. Sonra da “Şuradan turne ayarlayalım”, “Bu okula oyun oynamaya gidelim” gibi bir ticari mantıkla hareket ediyorlar. İşte bu mantıkla hareket ederseniz, çuvallarsınız. Çünkü bilinmesi gereken bir şey var ki o da tiyatro izleyicisinin küçüğü büyüğü olmaz. Siz oyunları basite indirgerseniz, aslında kendinizi basite indirgemiş olursunuz. Yaptığınız iş de kötü olur sonunda. Kötü yapılan iş de tiyatroyu altan alta bitirir, çürütür. Bu nedenle, yanlış tiyatro yapan kişilere “dur” demek gerekli, seçici davranmak önemli geleceğin izleyicileri için. Siz genellikle kukla ve mask tiyatrosu üzerine çalışmalar yürütüyorsunuz. Çok zor ve sancılı bir süreç olsa gerek kukla ve mask tiyatrosu yapmak... ¦ Hakikaten çok zor bir süreç. Kukla ve maskların bir oyunda nasıl ve ne şekilde kullanılacağı çok önemli çünkü. Ben oyunun prova aşamasından bir, bir buçuk ay önce, kullanılan maskın ve kuklanın sayısına göre atölyelere kapanıyorum ve bunların yapımı ile ilgileniyorum. Kukla ve maskların yapım aşaması bitince de okuma provalarına geçiyoruz. Bir de bizde genellikle dramatik tiyatro eğitimi veriliyor. Mask ve kukla kullanımı, animasyon tiyatro gibi uygulamalardan çok fazla söz edilmiyor. Söz edilmediği için de oyunda görev alacak arkadaşlarla birlikte, sıkıştırılmış workshoplar aracılığı ile oyundaki kukla ve maskların nasıl kullanılacağını çalışıyoruz. Bu da hayli yorucu bir süreç ancak çok da zevkli. 16

