Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
‘ANNEMI GÖRDÜĞÜNÜZDE ONU DANSA KALDIRIN’
Joan Baez ve hatırlamanın şiiri!
HATIRLAMANIN VE olanın içindeki kalıcılığı açığa çıkarıyor.
Bu yaklaşım kitabın bütününe yayılan bellek duygu-
ÇAĞRIŞIMIN
suyla birleşiyor. Baez’in şiirlerinde geçmiş, geride kal-
IZINDE DIZELER...
mış bir zaman dilimi değil, bugünün içinde yeniden ku-
Baez’in şiirleri, müzikte-
rulan bir deneyim.
ki yorum gücünü bu kez di-
lin ritmine taşıyor.
KIŞISEL BIR ANLATIDAN EVRENSEL
Dizeler çoğu zaman belir-
BIR DUYARLILIĞA AKTIVIST ŞIIRLER!
li bir yapıya yaslanmak ye-
Kitaba adını veren şiirde bu düşünce açık biçimde di-
rine, hatırlamanın ve çağrışı-
le geliyor: “Denilir ki ruhun sabit bir yaşı yoktur/ değiş-
mın izinde ilerliyor.
miş koşullarının içine uyandığında./ Ama bence yaş/ ola-
“Şiir ve Ben” başlıklı şii-
ğanüstü bir şansın/ sabit bir anıdır.”
rinde de bu yaklaşım açıkça
Bu dizelerde annenin gençliği, geçmişte kalan bir sah-
görülüyor:
ne değil, bellekte sürekli yeniden kurulan bir varlık. Şiir,
Şiir, kendiliğinden ortaya
bu anımsama halini sabitleyen bir araç.
çıkan bir hal olarak beliriyor.
Baez’in şiirlerinde bireysel olan ile kolektif olan ara-
Kitap boyunca imgeler bir
sındaki sınır geçirgen. İsveçli tenor Jussi Björling’e gön-
duygu alanı açıyor.
dermeler bir dönemin estetik dünyasını çağırıyor.
“Denizcinin Son Rüyası”nda
Bu tür referanslar, şiiri kişisel bir anlatı olmaktan çıka-
Hokusai’nin dalgasına yapılan gönderme, kar,
rarak daha geniş bir kültürel bağlama yerleştiriyor.
köpük ve insan bedeni iç içe geçerek dağıl-
Baez’in kimliği de bu noktada dizelerinin arka planın-
maya başlayan bir zaman hissine dönüşüyor.
da belirginleşiyor.
Bu çözülme duygusu, Baez’in şiirlerin-
Sivil haklar hareketinden Vietnam karşıtı protestolara
de sıkça karşılaşılan bir yapı kuruyor: zaman,
uzanan politik geçmişi, şiirlerinde doğrudan bir söylem
hatırlama anlarında yoğunlaşıyor.
yerine bir duyarlılık biçimi olarak hissediliyor.
Bu nedenle şiirler, dünyayı algılama biçimini dönüştü-
BUGÜNÜN IÇINDE YENIDEN
ren bir etki yaratıyor. Dili de bu yoğunluğu sade bir yapı
VEDAT ARIK
KURULAN BIR DENEYIM!
içinde taşıyor. Baez’in yalın şiiri, okundukça yeni anlam-
Baez’in şiirlerinin dikkat çeken yönlerin-
lar, çağrışımlar üretiyor.
den biri de gündelik olanla kurduğu ilişki.
DUYGU AYDEMİR
Annemi Gördüğünüzde Onu Dansa Kaldırın da bu yö-
“Genç Güzel Annem” şiirinde, büyük anlatılar yerine
nüyle sonuçlara ulaşmaktan çok, okuru bu sürecin içine
küçük ayrıntılar öne çıkıyor. Bir annenin ev içindeki dü-
Usta sanatçı Joan Baez’in Pelin Batu’nun çevirisiyle
davet ediyor.
n
İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan Annemi Gördü- zeni, alışkanlıkları, haftalık ritmi...
ğünüzde Onu Dansa Kaldırın adlı kitabı, bir şarkıcının Bu ayrıntılar yalnızca bireysel bir yaşamı değil, bir dö- Annemi Gördüğünüzde Onu Dansa Kaldırın
şiire yönelmesi olarak okunmaktan çok, sesin başka bir nemin sessiz sürekliliğini de görünür kılıyor. / Joan Baez / Çeviren: Pelin Batu / Inkılâp
formda devamı gibi ilerliyor. Baez burada dramatik olanı büyütmek yerine, sıradan Kitabevi / 184 s. / 2026.
MANSUR FORUTAN’DAN ‘RIFF - 20. YÜZYILDA POPÜLER MÜZIK’
“Elvis’ten önce hiçbir şey yoktu.” John Lennon’ın bu cümlesiy- yoların gençliği sokağa çıkardığı anlardan TDK kasetlerin manye-
le başlayan büyük patlama, sadece bir müzik türünün değil, mo- tik bantlarında saklanan hatıralara; 45’lik plakların her iki yüzün-
dern insanın kendini ifade etme biçiminin de miladıydı.
deki toplumsal değişimden listelerdeki yüzlerce ikonik albüme
Mansur Forutan, Doğan Kitap tarafından yayımlanan Riff - 20.
kadar her şey sayfalarda yerini alıyor.
Yüzyılda Popüler Müzik adlı kitabında, 50’lerin o ilk asi tınıların-
Riff - 20. Yüzyılda Popüler Müzik, bir tasarımcının gözüyle çizil-
dan 90’ların dijital devrimine kadar uzanan gürültülü bir yüzyılın;
miş, bir müzik tutkununun kalbiyle yazılmış ve bir mühendisin ti-
tasarım, teknik ve ruh arasındaki o görünmez bağlarını inceliyor.
tizliğiyle kurgulanmış 500 sayfalık bir senfoni. O yılları yaşayan-
İlk Walkman ve elektrogitarını 80’lerde edinen, 90’larda medya
lara ve hiç duymamış olanlara...
n
sektöründe dergiler yayımlayan, yazılar yazan Forutan, Pop’un
tarihini, Rock’n Roll’un ruhuyla anlatıyor. Riff - 20. Yüzyılda Popüler Müzik / Mansur Forutan /
Riff aslında bir nevi arkeolojik kazı çalışması. Transistörlü rad- Doğan Kitap / 496 s. / 2026.
AHMET ÖNEL’DEN ‘TAVŞAN TEMRINLERI’
hmet Önel’in okuyucuları yalnızca bir hikâyeye Önel’in teatral yapıda kaleme aldığı us- Başlığındaki “temrin” (alıştırma) sözcü-
değil; hikâye kurmanın sancısına, yazarlığın aç- talıklı diyaloglarda, yazar ile yayıncı arasın- ğü, metnin poetikasını ele veriyor: Bu me-
A mazlarına ve metnin içindeki iktidar ilişkilerine daki atışmalar, edebiyat dünyasının geri- tin, bir sonuca ulaşmış, tamamlanmış bir
davet ettiği bir anlatı Tavşan Temrinleri (Pikaresk Yayınları). yapıdan çok; yazma eyleminin kendisini
limlerini açığa çıkarıyor:
deneyen, yoklayan, yer yer başarısızlığı da
Yüzeyde sade görünen bir düzenek üzerine kurulu: Sipariş metinler, piyasa beklentileri, sa-
içine alan bir süreç.
“Bir yazar, bir yayıncı, bir eş”. Ancak bu üçlü, karakter ol- dakat ve “yazarın özgürlüğü” meselesi...
manın ötesine geçerek edebiyatın üretim sürecinin üç “Tavşan” ise masal dünyasının, çocuklu-
Diğer yandan eş figürü, metnin en güçlü
temel dinamiğine dönüşüyor: “Yaratım, piyasa, eleştiri”. ğun ve kaçışın sembolü olarak metnin için-
eleştirmeni hatta kimi zaman vicdanı.
de dolaşıyor ama hiçbir zaman tam anla-
Kitabın açılışındaki “kar” sohbetinde basit bir doğa ola-
İlerleyen bölümlerde metnin metaforik
mıyla ele geçirilemiyor.
yı üzerinden çocukluk, sınıf farkı, nostalji ve ideolojik ba-
merkezi olan bir tren yolculuğu devreye gi-
Sonuç olarak yazarlık, eleştiri, okurluk ve
kış açıları iç içe geçiyor. Diyaloglarda, iki eski dostun
riyor. Yazarın trende karşılaştığı kadın, hem
piyasa arasındaki karmaşık ilişkileri incelik-
gündelik konuşmaları içinde büyük tartışmalar gelişiyor.
bir okur figürü hem de dış dünyanın temsil-
le işlediği Tavşan Temrinleri’nde şu soruyu
Metnin dikkat çekici yönlerinden biri de yazılma süre- cisi olarak okunabilir.
gündemde tutuyor Ahmet Önel: “Yazmak
cini sahneye koyması. Yazarın yazamadığı bir çocuk kita-
Akıcı ve yer yer oyunbaz bir tonla kale-
nedir ve neden bu kadar zor, bu kadar vaz-
bı zamanla bir yetişkin anlatısına evriliyor.
me aldığı kitabında, yazarlık ile okurluk iliş-
geçilmezdir?”
n
“Çocuklara yazmak mı daha zordur, yoksa yetişkinlere kisini de sorguluyor yazar: “Bir yazar, oku-
mi?”, “Pedagojik kaygı, estetik kaygının önüne geçmeli run yargısından ne ölçüde bağımsız olabilir? Okur geri Tavşan Temrinleri / Ahmet Önel / Pikaresk
Yayınları / 135 s. / 2026.
midir?” soruları metnin alt katmanlarında yer alıyor. bildirimi bir ihtiyaç mı, yoksa bir tehdit midir?”
14 30 Nisan 2026

