Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
getirdiği yeni solukla roman eleştirimizin vardı: “Acıyı yaşadım ben ve yalnızlığı ve
vazgeçilmez kimliği oldu. sevgisizliği. Bir ölüm kaldı, o da umurumda
değil: Ölüm yaşanmıyor ki…”
AKIMLARA, YAZARLARA ZENGİN
Yazdıklarıyla yaşama yaklaşım ufukları-
BİR ELEŞTİRİ HAZİNESİ SUNDU
nı genişletti Fethi Naci. Cesur düşünceleriy-
Çok tartışılan “Türkiye’de Roman
le tartışmalar yarattı, yapıtlardaki ayrıntıla-
Var mı?” yazısıyla başlayan Eleştiri
ra dikkat çekti.
Günlüğü’nde (1986), Türk romanının,
Okuyuculara yapıtların nasıl yorumlana-
öyküsünün, şiirinin çeşitli sorunlarıyla ilgili
cağının ipuçlarını verdi, önermeleriyle ya-
yazılarından Kırk Kuşağı, Garip Hareketi
zarlara yol açıcı oldu. İnsan gerçekliğine ve
gibi akımlara, çeşitli kitaplara, Melih Cevdet
toplumsal gerçekliğe bağlı kalarak bilim-
Anday, Attilâ İlhan, Oktay Akbal, Bekir
sel yöntemiyle edebiyat eleştirimizde ustalı-
Yıldız, Ayla Kutlu, Mehmet Eroğlu gibi
ğın adı oldu.
yazarlara zengin bir eleştiri hazinesi sundu.
Materyalist felsefe temeline oturan eleştiri
Eleştiri Günlüğü’nün yeni ciltlerini (Gücünü
anlayışıyla yapıta yönelen, nesnel, kararlı
Yitiren Edebiyat, Roman ve Yaşam, Eleştiride
tavrıyla kültür düzeyiminin yükselmesine
Kırk Yıl, Kıskanmak) sunduğu 1990’lı yıllar
büyük katkısı oldu.
Fethi Naci’nin verimli yılları oldu.
“Edebiyata edebiyatça yaklaşmak” dü-
Edebiyatımızın dününün
şüncesiyle yazdı. Edebiyatçının ilk göre-
aydınlatılmasından bugününe, yarınına
vinin ve sorumluluğunun “iyi Türkçe yaz-
uzanan bir çalışkanlık ve kararlılıkla bir
mak” olduğu düşüncesiyle dil saygısını öne
yazarı tümüyle inceleyip eleştirmeye
aldı, edebiyatçılarda ve yapıtlarda insanı,
yönelerek “Türk romanında eleştirel
iyiliği aradı.
gerçekçiliğin öncüsü” olan Reşat
“Yazarlarımız, özellikle romancılarımız,
Nuri’nin romanlarını, romancılığını,
çağımızı doğru olarak yansıtmak kaygısın-
romancılığımızdaki yerini değerlendirdi
dalar. Çünkü biliyorlar ki bir yazar çağını
(Reşat Nuri’nin Romancılığı).
doğru olarak yansıttığı ölçüde çağının sorunla-
‘YAŞAR KEMAL’İN ORTADİREK’İ rına çözümler getirir” düşüncesi, tüm yapıt-
FETHİ NACİ
OKUDUĞUM EN MÜKEMMEL TÜRK lara yaklaşma yöntemiydi.
ROMANIDIR’
“Bir eleştirmenin bir romancı gibi, bir şair
İNSAN VE EDEBİYAT DEYİNCE
Sait Faik’in hikâyenin biçimini
FETHİ NACİ!
gibi ‘hırslı’ olabileceğini sanmıyorum.”
değiştirdiğini, yenileştirdiğini, kalıplardan
Hakkında Fethi Naci’ye Armağan (Haz.
kurtararak “özgür koşuk” benzeri bir “özgür
Semih Gümüş, Oğlak-1997), Edebiyatımızın
hikâye” yarattığını, yeni bir hikâye dili
“Kendi eleştirmenliğime gelince... Bir eleştirmenin bir romancı gibi, bir şair
Ödünsüz Eleştirmeni Fethi Naci (Haz.
yarattığını yazdı (Sait Faik’in Hikâyeciliği).
gibi ‘hırslı’ olabileceğini sanmıyorum. Bunun için onların içinden bazılarının
Alpay Kabacalı, TÜYAP, 1998), Yazının
Çağdaş destancımız Yaşar Kemal’i ince-
katlanmayı göze alabildikleri küçüklüklere, bayağılıklara katlanmaya da gerek
Gül Dikeni Fethi Naci’ye Armağan (Haz.
ledi ve insanın doğayla savaşını anlatan bir
yok. Ödül aldığı zaman, ‘Sayenizde üstadım, sayenizde’ diye kart gönderen
Hürriyet Yaşar, İthaki, 2010), Fethi Naci
destan olarak gördüğü Ortadirek için “Bugü-
romancı, bir romanını beğenmediğim zaman semtime bile uğramaz…
(Haz. Özgen Kılıçarslan, Mustafa Şerif
ne kadar okuduğum en mükemmel Türk ro-
Benim eleştirimden sonra romanını yeniden yazdığını söyleyen bir romancı,
Onaran, Kültür Bakanlığı, 2011) isimli
manıdır” dedi (Yaşar Kemal’in Romancılığı).
romanlarından söz etmediğim için ‘Bizde eleştirmen yok’ diye yazı yazar.”
kitaplar hazırlanan Fethi Naci deyince insan ve
‘ACIYI YAŞADIM BEN VE YALNIZLIĞI
edebiyat geliyor aklıma.
VE SEVGİSİZLİĞİ. BİR ÖLÜM KALDI, O DA “Bir gerçekliğe bağlı kalınması, gerçekliğin gösterilmesi
Yüz Yılın 100 Türk Romanı (1999), eleştirel roman
gerektiğini söylüyorum. İkincisi edebiyatın işinin salt estetik
UMURUMDA DEĞİL: ÖLÜM YAŞANMIYOR Kİ…’ tarihimizde vazgeçilmez bir yapıt oldu.
işlevden ibaret olmadığını, bir de toplumsal ahlak yönü
40 Yılda 40 Roman’da, roman tarihimizin dününden bu- Şairlerimizle ve şiirimizle ilgili yazılarını Şiir Yazıları
olduğunu söylüyorum” diyen edebiyat dünyamızın “Naci
gününe seçtiği 40 romanı değerlendirdi. Bu romanlara ekle- (1997) adıyla yayımladı. Dönüp Baktığımda-Dünya Bir
melerle 50 Türk Romanı’nı ve 60 Türk Romanı’nı sundu. Gölgeliktir, adını verdiği anılarının sonunda şu cümle abi”sini, Fethi Naci’yi özlemle anıyorum.
n
EROL ÜYEPAZARCI’DAN
‘ŞERLOK HOLMES İLE CİNGÖZ RECAİ’NİN İZİNDE BİR KİTAP KURDU’
rol Üyepazarcı, Türkiye’de matbuat tarihinin son 75 yılına tanışıklıklarını ve bir yönetici olarak Anadolu’da yerli üretimin
yakından tanıklık etmiş, yazar ve çevirmen olarak emek vermiş bir gelişmesine ilişkin yaşadıklarını anlatıyor.
E bibliyofil. Türkiye’de polisiye ve popüler roman konusunda önde
Eskilerin deyimiyle “mecânin-i kütüb”den yani kitap âşıklarından
gelen uzmanlar arasında.
Erol Üyepazarcı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından
yayımlanan Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap
Tarihçi Reşad Ekrem Koçu’nun hem öğrencisi olmuş hem de
Kurdu adlı kitabında, 20. yüzyılın ortalarından itibaren Pertevniyal
efsanevi İstanbul Ansiklopedisi’nin yayın sürecini takip etmiş, katkı
Lisesi’ndeki tarih derslerinden alarak siyasi ve toplumsal olayların
vermiş bir isim. Kendi ifadesiyle “bibliyofili ile bibliyomani arasındaki
gölgesindeki Teknik Üniversite sıralarında, eski İstanbul’un
ince sınırda dolaşan bir kitap sevdalısı”.
kahvelerinde, sinemalarında, mürettiplerin (dizgicilerin),
Üyepazarcı hatıralarında, öğrencilik yıllarından başlayarak yaşamında
musahhihlerin (düzeltmenlerin), müvezzilerin (dağıtıcıların)
büyük yeri olan yayın dünyasını, Garbis Fikri’den Hilmi Çığıraçan’a,
koşuşturduğu Babıâli sokaklarında dolaştırıyor ve kitapçı
Remzi Bengi’den Aznif Hanım’a Babıâli ve Beyoğlu kitapçılarını, eski
dükkânlarındaki küçük taburelerde dinlediği anılarla buluşturuyor.
n
Sahaflar Çarşısı ile Muzaffer Ozak, İbrahim Manav, Raif Yelkenci
gibi mesleklerinin duayeni olmuş sahafları, Ercüment Ekrem Talu,
Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu / Erol
Osman Nuri Ergin, Cahit Kayra ve Mina Urgan gibi pek çok yazarla Üyepazarcı / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 392 s. / 2026.
2 Nisan 2026 9

