Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
IAN KERSHAW’DAN ‘ŞAHSİYET VE İKTİDAR:
MODERN AVRUPA’NIN YIKICILARI VE KURUCULARI’
Tarihi liderler mi yapar?
1917’nin başında İsviçre’de sürgünde Helmut Kohl ise kitaptaki istisnanın istisnası. Sovyet
ALİ KAAN CERİT
yaşayan, devrimi görecek kadar bloğunun çöküşüne kadar son derece sıradan bir demokrat
yaşayamayacağını düşünen bir adam, birkaç lider olan Kohl, Almanya’nın birleşmesi fırsatı önüne
HİÇBİR LİDER BOŞLUKTA
ay içinde tarihin merkezine yürüdü. düştüğünde istisnai bir figür haline geldi.
YÜKSELMEZ!
Onu oraya taşıyan kendi iradesi kadar, Ian Kershaw’ın temel argümanını belki de en net biçimde
Avrupa’nın 20. yüzyılı kırılmaların
Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı destekleyen örnek Kohl’dü: Sistemik bir krizin olmadığı
yüzyılıydı. İmparatorluklar çöktü, ideolojiler
milyonlarca ölü, moral çöküşü ve sivil yerde liderler tarihin akışına ancak hafifçe dokunabilir.
yükseldi, milyonlarca insan savaşlarda
halkın dayanılmaz sefaletiydi.
ve kamplarda yaşamını kaybetti, sınırlar
KARİZMA VE “BÜYÜKLÜK” YANILSAMASI
Hitler’i iktidara getiren, kişisel hırsından
yeniden çizildi. Bu büyük dönüşümlerin
Kershaw, Max Weber’in izinden giderek “karizmatik
çok Almanya’nın savaş sonrası travması
merkezinde ise hep aynı isimler yer aldı:
lider” kavramını serinkanlı biçimde çözümlüyor.
ve Büyük Buhran’dı. Franco iç savaşın
Lenin, Hitler, Stalin, Churchill, de Gaulle,
Karizma çoğu zaman doğuştan gelen bir özellik değil,
içinden çıktı.
Thatcher, Gorbaçov...
toplumsal bir üretimdir.
Gorbaçov ise kitabın belki de en trajik
Tarih, sanki birkaç güçlü şahsiyetin
Kriz dönemlerinde toplum kurtarıcı arar, propaganda bu
figürü. Sovyet liderinin elindeki muazzam
iradesiyle yazılmış gibi anlatıldı. Ian
ihtiyacı büyütür, kurumsal destek lideri kalıcı kılar.
güç ona reformlarını sürdürmek için devasa
Kershaw’ın Şahsiyet ve İktidar’ı* tam bu
Hitler’in karizması propaganda aygıtından, Stalin’in
bir hareket alanı tanıdı.
anlatıya mesafe koyuyor.
otoritesi parti ve güvenlik mekanizmasından, Mussolini’nin
Ama başlattığı süreç kontrolünden çıktı:
İki ciltlik Hitler biyografisiyle de tanınan
“Duce” imajı kitle mobilizasyonundan ayrı düşünülemez.
Milyonları özgürleştirirken Sovyet
Kershaw, bu kez tek bir figürle sınırlı Kershaw bu noktada 19. yüzyılın “büyük adam” mitine
gücünü de yok etti. Kershaw, Gorbaçov’un
kalmıyor. On iki lider portresiyle yüz yıllık de mesafe koyuyor.
hem diktatörlük hem de demokratik liderlik normlarına
bir Avrupa panoraması kuruyor. Churchill savaş liderliğiyle hayranlık uyandırıyorsa da
istisna oluşturduğunu belirtiyor.
Ama bu kitap bir liderler geçidi değil, bir güç sömürgecilik konusundaki görüşleri bugün sert eleştirilere
Yazarın ortaya koyduğu temel ilke açık: Sistemik kriz
çözümlemesi. Asıl soruyu soruyor: Lider mi tarihi yapar, açık. Hitler’in etkisi devasa ölçekteyse de yıkıcıydı.
derinleştikçe karar merkezileşir. Karar merkezileştikçe
yoksa tarih mi lideri? Dolayısıyla mesele büyüklük değil, etkidir.
liderin şahsiyeti belirleyici hale gelir.
Kershaw’ın yanıtı basit değil. Ama net: Hiçbir lider
Ancak bu genişleme çoğu zaman tehlikelidir. İktidar
BUGÜNE BİR UYARI!
boşlukta yükselmez.
yoğunlaştıkça sonuçlar sertleşir. Totaliter rejimlerde bu
Şahsiyet ve İktidar yalnızca 20. yüzyılın bir muhasebesi
DİKTATÖRLERLE DEMOKRATLAR, yoğunlaşma yıkıma dönüşür.
değil, bugüne ilişkin bir uyarı aynı zamanda.
Hitler’in sınır tanımaz risk alma eğilimi, iktidarın tek elde
KURUCULARLA YIKICILAR! Trump, Putin, Erdoğan ve Xi Jinping gibi figürlerin
toplanmasıyla birleştiğinde ülkeyi felakete sürükledi.
Kitap klasik biyografi formatına da sırt çeviriyor. yükselişinin bu tarihsel sorulara yeni bir aciliyet
Stalin’in paranoyası ise tüm devlet mekanizmasını kendi
Kershaw, çocukluk yıllarını ya da özel yaşamları kazandırdığını vurguluyor yazar.
hizmetine koştu.
anlatmıyor, onun derdi başka: Her bölüm aynı analitik Ekonomik daralma, kutuplaşma ve jeopolitik gerilim
iskeleti izliyor. arttıkça “güçlü lider” arayışı keskinleşiyor. Tarih ise bu
SİSTEMİK BİR KRİZİN OLMADIĞI YERDE
Önce şahsiyetin özellikleri, sonra o şahsiyeti sahneye arayışın sonuçlarının nadiren arzu edilir şeyler olduğunu
LİDERLER TARİHİN AKIŞINA ANCAK
çıkaran ön koşullar, ardından iktidarın nasıl kullanıldığı ve gösteriyor.
HAFİFÇE DOKUNABİLİR!
bunu olanaklı kılan yapılar, en sonunda da liderin mirası. Kershaw’ın çalışması liderliği mitolojik bir yerden indirip
Diğer yandan demokratik sistemler de krizden muaf de-
On iki lider aynı çerçeveden geçirildiğinde ortaya çarpıcı tarihsel bağlamın içine yerleştiriyor.
ğildi. Churchill, Britanya’nın varoluş mücadelesi verdiği bir
bir karşılaştırma zemini çıkıyor: Okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir sonraki kriz
anda yükseldi ve barış zamanlarının tartışmalı politikacısını
Diktatörlerle demokratlar, kurucularla yıkıcılar yan yana geldiğinde mesele yalnızca kimin lider olacağı mı, yoksa
İkinci Dünya Savaşı tartışılmaz bir otoriteye dönüştürdü.
duruyor ve aralarındaki yapısal farklar görünür hale geliyor. hangi koşulların o lideri mümkün kılacağı mı?
De Gaulle iki ayrı ulusal krizin içinden çıktı. Thatcher
Belki de tarihi yazan, tek başına bir şahsiyet değil;
KRİZ VE ŞAHSİYET... ekonomik tıkanmanın ortasında sahneye yürüdü; mone-
şahsiyet ile zamanın kesiştiği o kritik andır.
n
Bir devlet çözüldüğünde, kurumlar sarsıldığında ve tarizm, özelleştirme ve sendikaların gücünün kırılmasıyla
toplum yönünü kaybettiğinde liderin etkisi büyür. İngiltere’nin siyasi haritasını kalıcı olarak değiştirdi. * Şahsiyet ve İktidar: Modern Avrupa’nın
Lenin’i yaratan yalnızca ideolojik kararlılığı değildi; savaş Fark şu: Demokratik düzen lideri sınırlar, otoriter düzen Yıkıcıları ve Kurucuları / Ian Kershaw / Çeviren:
yorgunu, dağılmış bir imparatorluk vardı. ise lideri büyütür. Ali Kaan Cerit / Kronik Kitap / 504 s. / 2026.
ARNOLD J. TOYNBEE’DEN ‘BİR TARİH İNCELEMESİ’
“Toynbee’nin en büyük ve kalıcı katkısı, Avrupa Toynbee’ye göre tarih, coğrafya ya da ırk gibi basit yerleşmiş birer baskın sınıfa dönüşerek gelişmeyi
merkezli tarih anlayışının sınırlarını yıkarak Asya, tıkadığı örnekler; iç ve dış proletaryaların yükselen
açıklamalara sığmaz. Uygarlıkları doğuran şey, toplumların
Afrika, Amerika ve diğer dünya halklarının tarihlerini gerilimleri; çöküşün ardından kurulan
karşılaştıkları meydan okumalara verdikleri
insanlığın ortak geçmişi içinde eşit bir yere evrensel devletler ve yeni inanç
yaratıcı yanıtlardır:
oturtmasıdır.” William H. McNeill topluluklarının doğuşu...
“Uygarlık, sınandığı yerde şekillenir.”
(Arnold J. Toynbee: A Life) Yazar, tüm bu evreleri tarihin ritmini
Kitap boyunca bu fikri Antik
açıklayan bir döngünün parçaları
Yunan’dan Çin’e, Roma’dan İslam
ygarlıklar nasıl doğar, nasıl yükselir, nasıl çöker?
olarak ele alır. “Hiçbir uygarlık sonsuz
dünyasına, Ortaçağ Avrupa’sından
İnsanlık tarihi bir döngüyle kuşatılmış mıdır?
değildir; sınavını veremeyen her
modern Batı’ya uzanan geniş bir
U Uygarlıkların ortak kaderinde saklı bir
toplum tarihin sessizliğinde kaybolur.”
karşılaştırmalı çerçevede işler.
düzen var mıdır?
Arnold J. Toynbee’nin Bir Tarih
Toynbee, “uygarlık” olarak
Arnold J. Toynbee’nin ülkemizde daha çok Tarih
İncelemesi, sunduğu geçmişi,
adlandırılan toplum türlerinin ilk
Bilinci adıyla bilinen ve kısa süre önce M. Murtaza
günümüzü ve geleceği de anlamaya
ortaya çıkışından bu yana insan
Özeren’in çevirisiyle Kronik Kitap tarafından
yardımcı olan büyük sentezi, insanlık
ırkının tarihsel deneyiminin doğası ve
yayımlanan başyapıtı Bir Tarih İncelemesi (A Study
tarihinin geniş panoramasını tek bir
örüntüsüne ilişkin tek ve kesintisiz bir
of History), modern tarih yazımının en iddialı
tutarlı bakışla görme olanağı tanıyan
argümanı ilmek ilmek dokur.
sorularından birine yanıt arar: “Bir uygarlık neden
klasikleşmiş bir yapıt.
n
Tarihi olayların anlamsız bir dizi yani
yükselir ve neden çöker?”
kaos olmadığını, aksine bir desen ve
20. yüzyılın önde gelen tarihçilerinden Toynbee, bu Bir Tarih İncelemesi - A Study
ritim sergilediğini ortaya koyar.
sorunun izinde bütün bir dünya tarihini salt olaylar dizisi of History / Arnold J. Toynbee
olarak görmek yerine birbirinin içinden doğan, sınanan Yaratıcı azınlıkların toplumu ileri / Çeviren: M. Murtaza Özeren /
ve zamanla çözülen uygarlıklar üzerinden okur. taşıdığı fakat zamanla yerlerine Kronik Kitap / 848 s.
10 2 Nisan 2026

