15 Nisan 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

MERHABA “İnsan ve edebiyat” deyince ilk akla gelen eleştirmen, büyük usta Fethi Naci kapağımızda. “Elveda yok Fethi Naci, elveda yok!”... Kendisini yitirdiğimiz 2008’de dergimizde yayımlanmak üzere bu başlıkla ve Tiyatro: Yaşam ağacımız... gözyaşlarıyla kaleme almıştım ustamızın ölümünü. Bize söyleşi ve röportaj Kentler, var edip koruduğu bilim, kültür, sanat kurumlarıyla bu niteliği kazanır. tekniklerini öğretendi. Hocamızdı, Uygarlık da kentlerin ortaya koyduğu kültür birikimleriyle ortaya çıkar. Bu açıdan ustamızdı, ağabeyimizdi. Hem de nasıl! “kent tiyatroları”, çoksesliliğe dayalı üretimiyle günümüz kentlerinin bir tür Edebiyatımızın son 50 yılına damgasını vurmuş bir edebiyat insanıydı. agorası yani yangında ilk kurtarılacak düş kurma işliğidir. Eleştiride 63 yılı devirmişti. Yapıtları ve yazıları ile toplumcu sanatın ilkelerini koru- ünyanın cin çocuğu şairler, “Gündönümü” diyerek nöbet tutmak, hepimiz için evrensel, ekinsel, ahlaksal bir ödev. du, tazeledi. Bilimsel tutumu benimseyen şu hayatta bir kez daha yaşamaya fırladığımız gün- Bu tür toplulukları, buna denk grupları alıp işleyen Atila bir eleştirmen olarak hayli dert çekti. D tün eşiti 21 Mart’ı, Dünya Şiir Günü kılıp görece Alpöge, S. Sıtkı Tekmen, Şenol Tiryaki, Efdal Sevinçli, Edebiyatımızda eleştiriyi kökleştiren evreni tohumladı ya, tiyatrocular da 27 Mart Dünya Tiyatro Gökhan Akçura, Fevzi Güvemli, Aydın Üstüntaş, İbrahim ve eleştiri denince ilk akla gelen isimdi. Günü’nde bizi hem bireysel hem de toplumsal anlamda Dizman, Oğuz Bora, Nurhan Tekerek, Salim Gürata, Cenap Eleştiriye saygınlık kazandırmanın yanı sıra oyun-büyü tünelinden geçirip yüce yaşam ağacıyla Aydınoğlu, Yalçın Dinçer, Cankut Ünal vb. yazarlar, Türk edebiyatımıza da saygınlık kazandırmıştı. buluşturmayı başardı diyebiliriz. tiyatro tarihindeki bu tür farklı örnekleri içeriden kaleme Bu yüzden şamanın kökeninde bir şair-tiyatrocu yatmış alan tiyatro ya da sanat kökenli imzalar hep. Cemal Süreya’nın dediği gibi olsa gerek. Günümüz kent tiyatrolarındaki sivil birer gönüllü Uğur Ozan Özen, ilk kez bir tarihçi konumuyla böyle bir Fethi Nacisiz bir Türk edebiyatı, hele konumuyla gençler kendi ortamlarında bu şaman soyunun olguya uzanıyor: Bursa’da Bir Oda Tiyatrosu Vardı (Gaye 1950 kuşağı, hele hele roman ve şiir uzak ardılları bağlamında alınabilir herhalde. Kitabevi, 2023; buna değinmiştim: 12.12.2024) düşünülemezdi. Küser, öfkelenirdi Bu çalışmayla yetinmedi Uğur Ozan Özen, Bursa’nın tüm ama yazısında hiç öç almazdı. Sözünü ‘BAĞIMSIZ TİYATRO BİRİMİ’ OLARAK tiyatro tarihine de eğildi. İki ciltlik büyük emek ürünü Bursa sakınmayan; iyiye iyi, kötüye kötü diyen ‘KENT TİYATROSU’... Tiyatro Tarihi Araştırmaları I-II (Gaye; 2021, 2022) dikkat bir eleştirmendi. “Kent tiyatrosu” sözü Muhsin Ertuğrul’un “bölge çekici niteliğiyle tiyatro kitaplığımızda yerini aldı. Server Tanilli’nin kendisinin de oradan tiyatrosu” önerisinden bugüne tiyatromuzun gelişim geldiğini vurguladığı gibi 60-70’li yıllarda sürecinde bir özel terim artık. ‘BURSA TİYATRO TARİHİ ARAŞTIRMALARI’ onun kurduğu “100 Soruda” adlı dizisi bir Atatürk’ün ardından Hasan Âli Yücel öncülüğünde “Önsöz”de Uğur Ozan Özen’in yirmi yılı aşkın süreden kuşak yetiştirdi. Büyük bir fikri miras bıraktı Aydınlanma Devrimine ulanan süreçte bütün sanat bu yana tiyatroyu kendisine özellikle konu seçtiği izlenimi ve unutulmayacak. dallarında patlamaya yol açan 1950’ler etkimesinin ediniyor insan. Nitekim Bursa ilinde yürütülen tüm tiyatro Yaşar Kemal’in dediği gibi Fethi Naci, 60’larda yaşanan yeni yükseliş çabalarını, gerek taramalarını çok büyük bir adamdı. Gelmiş geçmiş dalgasınca bunun yankılandığı yaptığı yazılı kaynaklarla en büyük eleştirmenimizdi. Kültürlü bir öne sürülebilir. gerekse gerçekleştirdiği edebiyat ustasıydı. Çağımız edebiyatının Nitekim Halkevleri sonrası görüşmelerle bir sözlü tarih gelişmesine çok yardım etti. “bağımsız tiyatro birimi” belgeseli ortaya koyup bu Doğan Hızlan’ın dediği gibi Türk romanı deneyimi halinde İstanbul’da yolla kimi özel arşivlere girerek eğer anlaşılarak okunuyorsa, seviliyorsa Genç Oyuncular, Ankara’da konuyu tam bir bütünlükle sebebi Fethi Naci’ydi. Deneme Sahnesi’yle başlayıp işliyor. Ordu’daki tiyatro deneyimine Uğur Ozan, Bursa’daki tiyatro Adnan Binyazar’ın dediği gibi Fethi eşgelişimle Eskişehir, Bursa, araştırmalarını Türk tiyatro Nacisiz bir edebiyat dünyası nasıl başıboş, Adana, İzmit, Antalya vb. farklı tarihi içine yerleştirerek okurun nasıl boynu bükük... kentlerdeki uygulamayla yer yer konuyu çok daha somut Oktay Akbal’ın dediği gibi ödünsüz deneysel ufuklar da açan kent biçimde anlamasının da önünü bir eleştirmeciydi. Değerlerin tanınması, tiyatrosu olgusu, günümüzde açıyor. sevilmesi, benimsenmesi için büyük uğraş eski canlılığını yitirse de tiyatro Onun Karagöz Hacivat’ı, verenlerdendi. tarihimizdeki anlamlı yerini Şeyh Küşteri’yi, Reşat Nuri Tahsin Yücel’in dediği gibi edebiyatımızın koruyor yine. üstat hatırına Çalıkuşu’nun en canlı, en yaratıcı eleştirmenlerinden Kendisiyle didişen, kentiyle, Zeyniler’ini de kattığı biriydi. Yazınımıza sürekli bir canlılık ülkesiyle, yeryüzüyle sorunu Bursa özelindeki tiyatro getirdi. Yeri doldurulamaz bir insandı. olan varsıl, yoksul kır kökenli de olsa kent yerleşiği herkesin araştırmalarını okurken genel tiyatro tarihimizi yerli yerine Cevat Çapan’ın dediği gibi kaya gibi bir bir araya gelip birbirine hoşgörüyle baktığı, tabuları kırıp oturTabiliyorsunuz pekâlâ. insandı, eğilmeyen bükülmeyendi. dogmalardan arındığı adeta birer “oyun evi” kent tiyatrosu. Bütün bunları yazarın, farklı başlıklar altına giren Konur Ertop’un dediği gibi, 1950’den sonraki “Tiyatroda yer almanın eğitim gücü, insanı insan etme makalelerle Bursalıların demografik, kültürel yapısıyla edebiyatımızda toplumcu görüşle eleştirinin gücü yeryüzünde başka hiçbir şeyle ölçüştürülemez” diyen siyasal, ahlaksal, dinsel vb. bakış açılarını içine katarak en başarılı ürünlerini vermiştir. Genç eleştirinin Memet Fuat üstadı gelin şu sözleriyle de analım: toplumsal yaşam kültürüyle birebir ilişkilendirerek ondan alacağı önemli dersler vardır. “Tiyatrodan çok şey alındığı bir gerçek ama oyuncu olarak bütünlediğini ekleyeyim. Zeynep Oral’ın dediği gibi, olayların bir tiyatro çalışmasına katılarak elde edilenler bunun kat Şu da var: Yazar, konusunu iyi bir kurulumla aktarmakla içinde yaşayan, bilimle sanatı bir arada kat üstündedir. / Başkalarını, kendi dışımızdaki insanları yetinmiyor, bunları tarihçi tutumunu bir tarafa bırakmadan yoğuran, çok yönlü bir insandı. Edebiyatı anlamaya, çoğulculuğa, hoşgörüye giden en sağlıklı yol anlatısına popüler ilgiyle okunabilecek bir hikâye ediş de toplumsal değişim ve gelişim içinde ele tiyatrodan geçer.” (Her Yer Tiyatrodur, YKY, 1997, 21; yüklüyor. almış bir aydındı. Çoğunluğun Gücü, Adam, 1998, 49) Sonuçta Uğur Ozan Özen, yıllara yayılan süreçte il Öner Yağcı’nın dediği gibi toplumcu kapsamında bütünlüğe kavuşturduğu Bursa Tiyatro Tarihi KENT TİYATROLARININ İŞLEVSEL ROLÜ gerçekçi sanatın ilkeli eleştirmeniydi. Araştırmaları adlı çalışmasıyla Bursalılar kadar Türkiye’nin Kentlilerce, kent yerleşiklerince gönüllülük temelinde her köşesinde tiyatro yapan, yapmak için çırpınan “Bir gerçekliğe bağlı kalınması, gerçek- oluşturulan, devletten ya da belediyeden bir biçimde gençlerin, geçmişte tiyatroya emek verip gönül bağlamış liğin gösterilmesi gerektiğini söylüyorum. destek görse de sanatsal, siyasal, ekonomik açıdan ötekilerin duygulanarak heyecanla okuyacağı bir yapıt İkincisi edebiyatın işinin salt estetik işlev- bağımsızlığını koruyup oyun dağarını kendisi belirleyen koyuyor ortaya. den ibaret olmadığını, bir de toplumsal topluluklar bunlar. Bu değerli tarihbilimcinin çabası, yapıtı, umarım, dilerim ahlak yönü olduğunu söylüyorum” diyen Devlet ya da ödenekli belediye tiyatroları, irili ufaklı özel tiyatro kurumlarının da dikkatini çeker. edebiyat dünyamızın “Naci abi”sini, n toplulukların tümü birer tiyatro sanatı yansıtıcısı kuşkusuz ustamız Fethi Naci’yi sonsuz saygıyla ve www.sadikaslankara.com, her perşembe öykü- ama kent tiyatrosu asal işleviyle bundan önce gençleri özlemle anıyoruz. roman, tiyatro, belgesel alanlarında güncellenerek sanata girdiren ufuk açıcı sivil toplum kuruluşu. Öner Yağcı’nın yazısı... sürüyor. O halde bu yaşam ağacını süreğen kılmak, başucunda İyi okumalar... lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım: Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com. tr l Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Merkez Mh. 29 KITAP Ekim Cd. A1 Apt. No: 5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat: 9 No: 81-82) Tel: 0 (212) 454 32 90 - 0 (212) 454 34 83 l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle