Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
(1917 / 1985)
İnsanlığın direnen şiirini
omuzlayan ‘tepeden
tırnağa özgür’ bir şair:
A. Kadir!
ağrım” dediği ilk kitabı Tebliğ’de savaşa karşı çıktı, yoksul
ÖNER YAĞCI
insanları gerçekçi bir bakışla yansıttı:“Ömrümde görmedim böyle
bir gün./ Yarım dilim ekmek önümde,/ düşünüyorum alevden
“Tekmil haklar alınır./ Tekmil hürriyetler kısılır./ Tekmil
ülkeleri./ Boğazında kalsın yedikleri/ ve zehir zıkkım olsun,/ bu
köşe başları, tekmil kapılar tutulur./ Gökyüzü tıkılır dört
anda düşünmeyen varsa eğer!”
duvar içine. - Bütün bunlara karşı,/ dümdüz, apaydınlık ka-
lır/ seni bana getiren yol.” A. Kadir NÂZIM HİKMET: ‘A. KADİR’İN YÜREĞİ
HALİS BİR ŞAİR YÜREĞİDİR’ kuşaklarca yeniden keşfedilmesinin ilk çalışmaları oldu. Nâzım
‘NÂZIM’A GELDİĞİMDE BİR DUVARA
Nâzım Hikmet’in “A. Kadir’i pek severim, yüreğimin başında Hikmet, Mevlana’nın bugünkü dile çevirisini okuyunca “Büyük
ÇARPTIM KAFAMI!’
oturan insanlardan biridir. Onun yüreği halis bir şair yüreğidir” C. Rumi ilk defa Türkçe konuştu, hem nasıl konuştu! Tercümesini
“Zerdali Dalı” adlı şiirinde hapishane arkadaşı Nâzım
dediği A. Kadir, Hoş Geldin Halil İbrahim (1959) ve Dört
yapan öğrencimdir, biliyor muydunuz” diyerek gururlandı.
Hikmet’e, “Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,/ ben bur-
Pencere (1962) adlı kitaplarda topladığı şiirlerinde konuşma Örneğin Tevfik Fikret’i şu dizeleriyle bugüne taşıdı: “Ne bir
da en büyük çileyi doldurayım,/ ekmeğe muhtaç, hürriyete muh-
diline yakın bir dil kullandı. bağış beklerim kimseden,/ Ne kol dilenirim, ne kanat,/ Kendi gök-
taç, sana muhtaç./ Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gi-
Türküler, halk şiiri ve gelenekleri motiflerinden yararlandığı şiir- lerimde kendi kendime uçar giderim./ Bana eğilmek boyunduruk-
bi dur,/ ben burda zerdalisiz bir dal gibiyim” diyen bir şairdir A.
lerinde savaş, yoksulluk, sürgünlük, hapislik acılarını yaşayan insa- tan bile ağır./ İşte böyle bir şairim ben/ Tepeden tırnağa özgür.”
Kadir (1917 / 1985).
nın duygularını, iyiye, doğruya, eşitliğe olan özlemini bireysel dra-
BÜYÜK ŞAİRLERİN ŞİİRLERİNİ ÇEVİRDİ
1938’de Nâzım Hikmet’le birlikte tutuklanan Kara Harp Okulu
mı toplumsal sorunlarla birlikte ele alarak yalın bir lirizmle yansıttı.
Azra Erhat’la çevirdiği İlyada (son basım İş Kültür), ve Ody-
öğrencilerinden biriydi. Bizim kuşağımız onu 1966’da yayımla-
Adını, “Mutlu olmak varken bu dünyada,/ geceler geldi dayan-
sseia (son basım İş Kültür) ile çevirmenliğe başladı ve emperya-
nan kitabıyla, Nâzım Hikmet’in 15 yıl hapisle cezalandırıldığı da-
dı kapımıza,/ olduk acımızla sarmaş dolaş,/ bekledik düşümüz-
lizme, faşizme, gericiliğe, savaşa, yoksulluğa karşı olan büyük
vanın ayrıntılarını ve o yılların siyasal panoramasını derinlemesi-
le koyun koyuna” dediği “Çiçekleri Umudumuzun” adlı şiirinden
şairlerin şiirlerini çevirdi.
ne aktaran bir anılar demetiyle tanıdı: 1938 Harp Okulu Olayı ve
aldığı Mutlu Olmak Varken’de bütün şiirlerini topladı (1968; son
Şairliğini çevirilerine ustalıkla yansıtarak Brecht’ten çevirdiği
Nâzım Hikmet (son basım Can, 2019).
basım Can, 2012).
şiirleri, “Adaletin ekmeğini de/ kendisi pişirmeli halkın,/ gündelik
“Nâzım’a geldiğimde bir duvara çarptım kafamı... Nâzım ben-
“...Çok olun, çocuklar, çok olun,/ yapraklar kadar, balıklar ka-
ekmek gibi./ Bol, pişkin, verimli” dizeleriyle aktardığı Halkın Ek-
de birdenbire bütün etkileri sildi süpürdü ve yepyeni bir dünyaya
dar çok olun,/ el ele verin, çocuklar, el ele,/ bütün gündüzler sizin
meği, Karanlık Zamanlar (G. Fındıklı ile), Makinaların Türküsü
giriverdim” diyordu kitabında.
olsun,/ yaşayın dünyayı doya doya.”
adlı kitaplarda sundu:
‘HAPİSHANEDE HÂLÂ/ YÜREĞİ, DİLİ,
TOPLUMCU-GERÇEKÇİ ŞAİR “Ya hep beraber ya da hiç birimiz./ Kurtulmak yok tek başına/
HÜRRİYETİ TOPRAĞIMIN...’
Yinelemeler, iç uyaklar, ses uyumları ve çarpıcı bitişleriyle, yumruktan ve zincirden./ Ya hep beraber ya da hiç birimiz.”
Daha sonra yazdığı “Ustaya Mektuplar” şiirinde, “Bin dokuz
1940’lı yılların toplumsal gerçekçi şiirinin ortak temaları ve bi-
‘ASIL ADALET VE SEÇME ŞİİRLER’,
yüz otuz sekizde/ seninle beraberdik/ Ankara Cezaevinde./ Ben
çimleriyle, Garipçilerin bazı söyleyiş özelliklerini kaynaştırarak
‘PORTEKİZ SÖMÜRGELERİ ŞİİRİ’,
yirmi yaşındaydım o zaman,/ sen galiba otuz beşinde” diye yaz-
sentezci bir şiire ulaştı ve insanın umudunu, direncini selamladı.
‘DÜNYA HALK VE DEMOKRASİ ŞİİRLERİ’
mış ve damarı damara bağlamıştı: “...Benim ustam/ benim ağabe-
“Bu su, çoğala çoğala./ İnsanlar insanları aldı götürdü./ Ne
Eluard’dan çevirdiği şiirler Asıl Adalet ve Seçme Şiirler’de
yim,/ beni doğuran./ Hapishanedesin sen./ Hapishanede hâlâ/ yü-
kavga kaldı, ne zulüm, ne korku.”
(Asım Bezirci’yle) yer aldı: “İnsanlarda tek sıcak kanun,/ üzüm-
reği, dili, hürriyeti toprağımın...”
1940 toplumcu-gerçekçi şairler kuşağından A. Kadir’in şiirinin
den şarap yapmaları,/ kömürden ateş yapmaları,/ öpücüklerden
Nâzım Hikmet’le geçirdiği cezaevi günleri 1930’da başladığı
asıl konuları, savaş karşıtlığı, yoksulluk, insana inanma, güven-
insan yapmalarıdır”
Faruk Nafiz Çamlıbel etkisindeki şiirine büyük değişim getirdi.
me, özgürlük, yaşamın zorlukları ve umuttu:
Lorca, Guilleviç, Mahmud Derviş, Nezval, Desnos gibi şairle-
Ses, Yeni Edebiyat ve yöneticilerinden olduğu Yürüyüş dergilerin-
“Bu ne bitmez yolmuş, deme/ bitmedik yol yok./ Bu ne aşılmaz
rin şiirlerinden çevirilerini “Türkçe söylenmiş” ürünler gibi yakın
de toplumcu gerçekçi şiirlere imza atmaya başladı.
dağmış, deme/ aşılmadık dağ yok./ Bu ne erişilmez ülkeymiş, de-
duyumsatarak kitaplaştırdı: Bu Rüzgârı Toplayın.
Yürüyüş’te Nâzım Hikmet’in cezaevinden gizlice gönderdiği
me/ erişilmedik ülke yok./ Kendini kapıp koyverme” (“Deme”).
Portekiz Sömürgeleri Şiiri (Afşar Timuçin’le), Vietnam Şii-
şiirleri kendi göbek adı olan İbrahim Sabri imzasıyla yayımladı.
ASIM BEZİRCİ: ‘ÖRSTE DÖVÜLE DÖVÜLE ri, Filistin Şiiri (Afşar Timuçin ve Süleyman Şalom’la) ve dünya
“İnsan” adlı şiirinde şöyle diyordu: “İnsan kuş kanadında ge-
ÇELİKLEŞEN BİR NAMUSUN ADI’ şairlerinden tek başına ya da ortaklaşa pek çok çeviriyi 3 ciltlik
len yazı./ İnsan arı su, insan ak süt./ İnsan yemyeşil uzanan bahçe./
Refik Durbaş’ın “Kırşehir’de Dinekbağı’nda bir zerdali ağa- Dünya Halk ve Demokrasi Şiirleri’ne (3 c., son basım Evrensel,
İnsan kum, insan çakıl taşı./ İnsan yiğit, insan dost, insan sevda-
cının şairiydi, Cibali fabrikasında tütüne giden işçilerin de, 2000) imza attı. Bu şiirlerle insanlığın direnen şiirini bugüne taşı-
lı./ İnsan kancık, insan ödlek, insan hergele./ İnsan kocaman, dağ
yol vergisini ödemeyen yoksul köylü İbrahim’in de” dediği A. yan “tepeden tırnağa özgür” bir şair oldu.
gibi./ İnsan parmak kadar, küçücük./ İnsan alın teri, insan lokma,
Kadir’i, Nihat Behram “acının sır küpü”, Asım Bezirci “örste Hakkında A. Kadir (Gülen Aktaş, Afşar Timuçin, Aydın Hatipoğ-
insan kan./ İnsan solucan, insan sülük./ İnsan kuş kanadında gelen
dövüle dövüle çelikleşen bir namusun adı” diye tanımladı. lu, Eray Canberk / Gerçek Sanat, 1989) adlı bir kitap yayımlandı.
yazı./ İnsan gül fidanında yanan konca./ İnsan umutların kapısı.”
Bugünün Diliyle Mevlâna (son basım İş Kültür, 2014), Bugü- Nâzım Hikmet’i “...Sen,/ Halkımın sesi/ Halkımın türküsü,/
İLK GÖZ AĞRISI ‘TEBLİĞ’
nün Diliyle Hayyam (son basım Say), Bugünün Diliyle Tevfik Fik- Halkımın koca yüreği!” diyerek esenleyen A. Kadir’i, “Bir Bir”
1943’te yurt sevgisini ve savaş karşıtlığını içeren ve ret (son basım İş Kültür-2014) adlı çalışmalarıyla eski şiirleri sa- adlı şiirindeki dizeleriyle anıyorum: “Sevdiğim ne çok insan var,/
sıkıyönetimce toplatılarak 1947’ye kadar Muğla, Balıkesir, deleştirmede edebiyatımızda öncü oldu. özlediğim ne çok insan./ Hepsinin bir bir ayağına varsam,/ bir
Konya, Kırşehir, Adana’ya sürgüne gönderildiği ve “ilk göz Bu yapıtlar, Mevlana’nın, Hayyam’ın, Tevfik Fikret’in genç acı kahvelerini içsem,/ hatırlarını sorsam”.
n
6 5 Mart 2026

