Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
nı korumanın metaforu olarak oku-
MAVİSEL YENER
DİLGE GÜNEY’DEN
nabilir. Tıpkı tırtılın kozasını örme-
si gibi, birey de korkular karşısında
www.maviselyener.net
dünyayla bağını koparmadan ken-
ilge Güney’in Tudem Yayın-
dine ait geçici bir iç mekân yaratır.
ları tarafından yayımlanan
Bu saklanma, görünmez olma
‘Anomali’
D yeni romanı Anomali, yaza-
isteğinden çok, dönüşüm için
rın ödüllerle taçlanan edebiyat yol-
gerekli olan sessizliği, zamanı ve
culuğunda önemli bir durak niteliği taşı-
kimlik arayışı sırasında yaşadığı
korunmayı temsil eder.
yor. Güney, büyümenin kaçınılmaz sancılarını; yabancı-
içsel çatışmaları, yabancılaşma
Felsefi açıdan bakıldığında “kendine sak-
laşma, sorgulama ve dönüşüm ekseninde derinlikli, çok
duygusunu ve toplumsal normlarla
lanmak”, korkunun inkârı değil, onunla baş
katmanlı bir anlatımla ele alıyor.
kurduğu gerilimli ilişkiyi sembolik
edebilmek için bilinçli bir geri çekilmedir.
Bir şeylerin ters gittiği kasabada artık hiçbir şey es-
bir düzlemde görünür kılar.
İnsan, tehdit altında hissettiğinde benliği-
kisi gibi değildir. “Normal” olan bozulmuş, olağandışı
“Normal” kavramının sabit ve
ni korumak adına sınırlar çizer. Bu sınırlar
durumlar sıradanlaşmaya başlamıştır.
mutlak bir ölçüt olarak sunulma-
kimi zaman dış dünyaya kapanmak değil, iç
Kasabanın çocukları Mu, Nastya ve Razka teker teker
ması, okuru hem psikolojik hem
dünyada derinleşmek anlamına gelir.
ortadan kaybolur. Romanın kahramanı olan küçük kız,
pedagojik açıdan düşünmeye da-
Roman, korkuyu bir zayıflık olarak değil,
kaybolan arkadaşlarını bulmak için yolculuklara çıkar.
vet eder. bireysel farklılıkların
dönüşümün önkoşulu olarak ele alır.
Serüven dolu bu arayışın sonunda çocukları “dağın
bastırılması yerine anlaşılmasını
Kozanın içi karanlık ve dar olabilir, ancak
öbür tarafında” bulur ancak burası konuşmanın, kıpır-
ve kabul edilmesini destekler.
değişim tam da bu belirsizlik alanında gerçekleşir.
damanın, düzeni bozmanın yasak olduğu bir yerdir.
Bu yönüyle roman, çocuk ve genç okurlar için güven-
Böylece metin, korkuların kaçınılması gereken duy-
Arkadaşları artık gülmeyen, konuşmayan, oyun oyna-
li bir anlatı alanı açarken empati kurma, öz farkında-
gular değil, insanı kendine yaklaştıran ve yeniden kuran
mayan yetişkinlere dönüşmüştür. Biri öğretmen, diğe-
lık geliştirme ve eleştirel düşünme becerilerini besleyen
deneyimler olduğunu ima eder.
ri asker, öteki herkese korku salan bir iş insanıdır. Onu
güçlü bir edebieneyime dönüşür.
Zeynep Özatalay’ın metnin anlam katmanlarını des-
tanımazlar.
“Normal de anomali de değişti.” (s. 59) Anomali’nin
tekleyen çizgileri ve başarılı tasarım da romanın masal-
“Galiba artık pasta savaşları kimseyi mutlu etmiyor.
koca göbekli bir dev olarak kişileştirilmesi, normalliğin
sı atmosferini güçlendiren önemli öğeler arasında yer
Gerçek bir savaş arıyorlar.” (s. 41)
baskıcı ve hantal yapısını somutlaştırarak soyut bir kav-
alıyor.
Romanın kahramanı, arkadaşlarına çocukluklarını ha- ramı çarpıcı bir imgeye dönüştürür.
Anomali, yalnızca büyüme sancılarını anlatan bir ro-
tırlatmaya çalışır, onları yeniden oyunun, sevginin ve Bu kişileştirme, çocuk ve genç okurlar için “anor-
man değil; “normal” olmanın ne pahasına olanaklı kı-
hayal gücünün dünyasına davet eder. mal” algısını görünür kılarak norm kavramının sorgu-
lındığını sorgulayan, uyumun nasıl bir sessizliğe dönüş-
Elbette romanın vardığı noktayı burada açmayacağım
lanmasını kolaylaştıran etkili bir anlatım aracına dönü-
tüğünü gösteren güçlü bir anlatı.
ancak merak duygusunun son satıra kadar diri tutuldu-
şür.
Dilge Güney, çocuklukla yetişkinlik arasındaki o kı-
ğunu söylemek gerekir.
rılgan eşiği, masalın koruyucu diliyle görünür kılarken
KENDİNE SAKLANMAK
okurunu şu soruyla baş başa bırakıyor:
ÖLÇÜSÜZ BİR ÖLÇÜ: NORMAL
Romanın kahramanı olan küçük kız da anomaliye ya-
“Gerçek anomali, farklı olmak mı, yoksa farklılığı
Yetişkinliğe geçiş sürecinde yaşanan çatışmala-
kalanmaktan korkar. Tırtılın ona verdiği öneri son dere-
unutmak mı?” Bu sorunun yankısı, roman bittikten son-
rın metaforik bir anlatımla aktarılması, romanı gerçek- ce çarpıcıdır: “Sen de kendine saklan.”
ra da uzun süre okurun zihninde kalacak.
n
çi düzlemin ötesine taşıyarak masalsı bir kurgu evre- Bu korku, yalnızca dışlanma endişesiyle sınırlı kal-
ni kurar. maz, varoluşsal bir tehdit algısına dönüşür. Anomali / Dilge Güney / Resimleyen:
Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel gibi klasik Tırtılın sözleri, ilk bakışta bir kaçış çağrısı gibi görün- Zeynep Özatalay / Tudem Yayınları / 103 s. /
masallara yapılan göndermelerle örülen bu yapı, bireyin se de felsefi düzlemde içe çekilmenin ve kendilik alanı- 10+ / 2026.
Gıda Bilmeceleri
bir yolculuğa çıkarıyor; ekmek ve yorgun-
2 / Prof. Dr.
luk korkusuna, fabrikaların keskin uğultu-
Sibel Özilgen
suna, evlerin duvar içine sinen görünmez
/ Yeditepqe
isyanına...
Üniversitesi Yay. /
Kehribar Saçlım /
152 s.
Mazhar Alp Bozbora
VİTRİNDEKİLER
“Gıdalar hakkında bil-
/ Cinius Yay. / 118 s.
diklerimizin büyük bir
kısmı kulaktan dolma “Yitirilecek hiçbir şe-
ren öğrenciler ve akademisyenler için de insanın varoluş kaygısı, iktidarın gölgesi
bilgilerden oluşuyor. yim kalmadığında
yetkin bir kaynak. ve özgürlük arayışı gibi evrensel temala-
Oysa bilimsel gerçek-
başladım yazmaya.
rın birer aynası olduğunu gösteriyor.
Dünyanın Romanını
ler çoğu zaman bu bilgilerle örtüşmüyor.
Kalabalıklarda yalnız
Okumak / Hasan Pamuk Beyaz Kan
Bu kitapta amacım, yanlış bilinen doğru-
olduğumu anladığım-
Öztürk / Matruşka Kırmızı / Kolektif /
ları bilimsel verilerle sorgulamak.” Prof.
da, kendimi tanıma-
Yay. / 264 s. Tar Yay. / 188 s.
Dr. Sibel Özilgen. Gıdalar hakkında yıllar-
ya başladığımda dö-
dır doğru bildiğimiz pek çok bilgi aslın-
Hasan Öztürk, Dünya- Pamuk Beyaz Kan Kır- küldü ilk satırlar bakir kâğıda. Çelme-
da ne kadar doğru? Günlük yaşamda gı-
nın Romanını Okumak mızı, Kültür Örüntüleri di aklımı; günün zalim tıkırtıları, bedeni-
dalar hakkında aklımıza takılan soruların
adlı kitabında, mitoloji- Kolektif Sanat Vakfı’nın
min acıları, hep baskın kıldı siyah mü-
bilimsel karşılığı ne? Yeditepe Üniversi-
nin destan kahramanla- Kadın Öyküleri Emek
rekkebin şövalyesini ve yazdıkça ço-
tesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bö-
rından modernizmin ka- Serisi’nin ilk kitabı. Ek-
ğaldım. Her cümlede arttı şaşkınlığım
lümü Başkanı Prof. Dr. Sibel Özilgen, ilki
yıp adamlarına; totali- meği yüreğiyle kabar-
tanıdıkça bu bedendeki gizli kimlikle-
2017’de yayımlanan Gıda Bilmeceleri’nin
ter rejimlerin gölgesin- tan, alın terini aşkla yo-
ri ve değiştim elim sayfalara dokunduk-
ikinci kitabında bu soruların izini sürüyor.
deki yaratıcılıktan, kadın sanatçıların va- ğurup yaşama katık
ça. Düşüncelerim farklı kimliklerle gel-
“Un patlaması ne demek?”, “Bebeklere
roluş mücadelesine uzanan büyüleyici bir eden kadınların öyküsü. Uçurum dipleri-
dikleri ormanın yapraklarında sarılıyor,
neden bal verilmez?”, “Kuru buz nedir?”,
yolculuğa davet ediyor. Sadece okunmuş ne sinen çığlığı, dipsiz karanlıktan sızan
kavga edip sevişiyorlar, küsüp barışı-
“Tatlı gıdalar sıcakken neden daha tat-
romanların bir dökümünü sunmuyor; bin- ışığı, görünmez yaratıcı emeği çağrıştı-
yorlar özgürce yaşamı tattıkça. Ve say-
lı algılanır?”, “Su dağ başında neden da-
lerce yıllık insanlık deneyiminin, dilin ve ran öyküler. Tarihin zifiri kıyılarına sürülen
faların sonuna hep aynı cümle düşü-
ha çabuk kaynar?”, “Su ile yağ karışmaz-
tarihin iç içe geçtiği bir düşünce labora- kadınlar yalnız değil bu öykülerde. Herbi-
yor, yazmaktır çaresi ölümün her gün
ken mayonez nasıl olur da tutar?” Bu ve
tuvarı kuruyor. Öztürk, kadim zamanla- ri kendi karanlığında biricik. Adı dipnotla-
çoğalarak.”Mazhar Alp Bozbora. Keh-
benzeri onlarca soruya yanıt veren Özil-
rın unutulmuş bilgesi Hay bin Yakzân’dan ra sıkıştırılan, gölgeli satırlara hapsedilen,
ribar Saçlım, Bozbora’nın “Deniz, “Ma-
gen, gıdalar hakkında doğru kabul edi-
modern dünyanın körleşen aydını Kien’e, zamanın dışına sürülen mitik güç sahne-
vi”, “Sen”, “Ev”, “Sokak”, “Kodes”,
len bilgileri bilimsel gerçekler ışığında ye-
Don Kişot’un doğuş anından Üstat ile ye çıkıyor bu öykülerde. Başını gökyüzü-
“Ben”, “Mor” adlı bölümlerde sunu-
niden sorgulamaya davet ediyor. Gıdaya
Margarita’nın şeytani başkaldırısına her ne kaldırıp yıldız düşleri kuruyor ve kale-
merak duyan herkes için keyifli bir oku- lan, şehre, yaşama, aşka, hüzne, umu-
bir yapıtı merceğe alıyor. Eleştirel dene- minin sivri ucuyla öykü kabuğunu çatlatıp
ma sunan çalışma; gastronomi, beslen-
meler toplamı olan bu çalışmasında, ro- yeni kadını doğuruyor. Bu yeni kadın dişil da değen ve rengine bürünen şiirlerin-
me ve gıda bilimi alanlarında eğitim gö-
manların yalnızca birer hikâye olmadığını; enerjisinin belleğine doğru uzun ve cesur den oluşuyor.
14 5 Mart 2026

