Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
ANISINA SONSUZ SAYGIYLA...
Edebiyatın ebedi yolcusu:
Necati Tosuner!
İşte “kitaplı yazar” söyleyişiyle o beylik
M. SADIK ASLANKARA
yuvarlamayı aşan gerçeklik burada yatıyor.
Tek kitabı çıkmasaydı da yayımladığı tek
ecati Tosuner (1944 / 2026), bir “yazar”
öykü ona zaten “yazar” kimliği yüklemenin
olarak uğurlanıyor. Ama onu bir “yazar
önünü açacaktı.
N genellemesi”yle değil, “büyük yazar”
Çünkü Necati Tosuner, çılgınsı emeğiyle
nitelemesiyle uğurluyoruz.
yazar oldu, bu emek onu uçurdu uçurdu
Zorlu, onurlu bir yaşamın içinden geçerken
ama burada kalsaydı salt, insanımızın dil
bütün bir yaşamı adeta terk ederek karşılığında
yatkınlığıyla “edebiyatın atom karıncası” olarak
yaşam güdüsü bağlamında salt sanatı seçerek kat
da alınabilirdi.
etti dünyayı, bütün yaşamı.
O, bu emekle yetinmedi, bir Necati Tosuner
Yazarlık zanaatının temelindeki işçiliği hiçbir
Sokağı açtı edebiyatımızda, bunu bir tutkunun
zaman terk etmedi.
dile getirilme biçimleriyle bezedi.
Çıraklık, ustalık yanında işin zorunlu kıldığı
Böylelikle yol açtığı dönüştürümle, aykırılıkla
sabrı, liyakati, özveriyi, eziyeti de, üstelik nice
ufuk çapımızı genişletmeye yarayan sorular
dar vakitler içindeyken bile kızılcık şerbeti
eşliğinde metne şiir girdirdi sayfadan öykü
içmişlikle üstlendi, hiçbir zaman reddetmedi,
çıkardı bütün bunların sonucunda.
geri çevirmedi, sığınmak için bir şemsiye de
Bu yüzden büyük yazar oldu.
aranmadı baştan bu yana.
1950 kuşağı yazarlarını 1970’lere taşıdı,
Yazarlığı büyük bir kabulle kuyumcu
70’lerin yazarlarını 50’lilerle yoğurdu.
titizliğiyle ördü, disiplinden asla ödün vermedi.
1968 yükselişiyle farklı yalpalamalar sergi-
Bunların gönüllü bukağılısı olurken
leyen edebiyatımızda derin kulaçlar atarak yeni
kitaplarıyla, daha doğrusu içindekiler eşliğinde
ufuklara açılmak gerektiğinin işaretlerini verdi.
öykünün zarfla değil mazrufla nasıl yazılacağını,
Evet sevgili Necati Tosuner, gerek edebiyatta
nasıl yazar olduğunu gösterdi, tam bir şövalyelik
kendi verimine dönük o atom karınca emeğinle
ruhuyla sanatını müdanasız sürdürdü, işte böyle ÇILGINSI EMEĞİYLE EDEBİYATIN
gerekse elden gönülden yüreğine kattığın nice yazarla,
Necati Tosuner oldu. ATOM KARINCASIYDI!
kitapla, bu alanla kendi yaşamını da değiştirmiş bir
Bu yüzden uğurlarken seslendirdiğimiz “yazar” Eksik anlatmak, tanıtmak bir yazarı, bu dilin, edebiya-
büyük yazar olarak ebediyet dünyasına hoş geldin!
sözcüğü tek başına onu anlamlandırmaya yetemiyor, tın yazarının neler pahasına nasıl yazar olabildiğini, bu-
aranıyoruz, onu nasıl anlatabiliriz diye düşünüp eksik nun için kaç bin ömürce kendini törpüleyip o düzeye an- Bu dil, bu edebiyat var oldukça çakılı bir yıldız
bir yan kalırsa diye kaygı duyuyoruz. cak öyle gelebildiğini bilmemek oluyor. halinde sen hep yaşayacaksın!
n
HALUK ATAMÖZER’DEN ‘UĞRUNA ŞİİRLER YAZDIĞIM KADIN’
Bir ömürlük duygunun dizelere izdüşümü!
hayal ya da trajik bir olanaksızlık eden semboller olarak kullanılır.
ONUR ATAMÖZER
değil; birlikte yaşanmış, gündelik Bu imgeler yer yer geleneksel bir şiir diline yaklaşsa
da şairin amacı yenilikçi bir imge örgüsü kurmaktan
yaşamın içinde derinleşmiş bir
“Normal zamanlarda,/ Dışarıdan
çok, duygunun sürekliliğini görünür kılmaktır.
bağlılık duygusudur.
bakınca/ Evimizin ışığının/ Yandığını
“Sevmek ve Sevilmek”te aşkın karşılıklılığı vurgula-
Şair, büyük dramatik kırılmalar
görüyordum pencereden./ Aslında,
nırken “Evimizin Işığı Sönmesin”de sevilen kişinin var-
yerine, ev içinin ve ortak yaşamın
yanan lamba değilmiş,/ Senin ışığınmış./
lığı, yuvanın sürekliliği ve sıcaklığıyla özdeşleştirilir.
küçük ayrıntılarını merkeze alır:
Sen, evde olmadığın zaman/ Anladım
Şiir, burada bireysel bir tutkudan çok, birlikte
Okul dönüşü açılan ya da
bunu./ Hani, “Işığın olmadığı yerde/
kurulmuş bir yaşamın tanıklığını üstlenir.
açılmayan bir kapı, evin ışığının
Yaşam olmaz,” derler ya./ Aynı öyle oldu
Haluk Atamözer’in dikkat çekici tercihlerinden biri,
sönmesiyle ağırlaşan sessizlik,
evimiz./ Sessiz/ Ve karanlık…”
başlıktaki “kadın” imgesini soyut bırakmaması ve son
bir semt pazarında birlikte
(“Evimizin Işığı Sönmesin”)
bölümde sevilen kişinin adını açıkça anmasıdır.
üşümek, balkonda paylaşılan bir
Bu, metni anonim bir romantik söylem olmaktan
aluk Atamözer, Elpis Yayınları tarafın- akşamüstü... Sevgi, bu somut anlar
çıkarır; belirli bir yaşama, zamana ve ilişkiye bağlar.
dan yayımlanan ilk şiir kitabı Uğruna Şi-
üzerinden görünür hale gelir.
Böylece şiir, yalnızca duygusal bir ifade aracı değil, aynı
H irler Yazdığım Kadın’da, gösterişli söy-
Bu yönüyle kitap, modern
zamanda bir bellek kaydı ve vefa göstergesi haline gelir.
leyişlerin ve şiirsel gösterinin uzağında duran
Türk şiirinde zaman zaman
Haluk Atamözer’in şiiri, büyük iddialardan uzak
bir iç sesle okurun karşısına çıkıyor.
rastlanan gündelik yaşam
dururken yaşanmışlığa sadık bir ses kurmayı seçer.
1955 Ankara doğumlu, uzun yıllar duyarlığına yaklaşır; sıradan olanı
Uğruna Şiirler Yazdığım Kadın, sevdayı
eğitim alanında çalışmış bir öğretmen olarak Haluk
şiirsel yoğunluğun taşıyıcısı kılmaya çalışır. Ancak
kırılganlığı ve direnciyle birlikte ele alan; biçimsel
Atamözer’in şiirleri, mesleğinin kazandırdığı Atamözer’in şiiri, biçimsel deney arayışlarından çok,
yenilikten çok duygusal sürekliliğe yaslanan, içtenliği
ölçülülüğü ve açıklığı taşımakla birlikte, yaşanmışlığın duygunun sahiciliğine yaslanır.
ölçülü bir şiir diliyle buluşturan bir ilk kitap olarak
süzgecinden geçmiş bir duygusal birikimi de yansıtıyor. Kitapta aşk, özlem ve yalnızlık temaları çoğunlukla
değerlendirilebilir.
n
Bu ilk kitap, geç kalmış bir edebi çıkıştan çok, yıllar doğa imgeleri eşliğinde ilerler. Güneşin doğuşu ve
içinde olgunlaşmış bir belleğin kayda geçirilmesi batışı, mevsimlerin dönüşümü, çiçeklerin boyun büküşü
Uğruna Şiirler Yazdığım Kadın / Haluk
izlenimi veriyor. Kitabın temel izleği, ulaşılamayan bir ya da yeniden canlanışı iç dünyadaki değişimlere eşlik Atamözer / Elpis Yayınları / 86 s. / 2026.
4 5 Mart 2026
KAAN SAĞANAK

