Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
ŞAFAK YÜCA’DAN ‘ZAMAN TÜNELİ - SOVYETLER BİRLİĞİ’NE SEYAHATLER’
Türk aydınının Sovyet günlüğü!
ki gerilim, IMF ve NATO üyelikleri, Köy Ens- SON YILLAR: ÇÖZÜLMENİN GÖLGESİ
DOĞAN SEVİMBİKE
titüleri tartışmaları ve devletçilik anlayışındaki
Üçüncü bölümde ise çözülme döneminin
dönüşüm ayrıntılı biçimde ele alınır.
eşiğindeki Sovyetler Birliği vardır.
ovyetler Birliği artık tarihsel bir başlık. Ancak 20. yüzyıl
Sovyetler Birliği’nin Kars ve Ardahan talep-
Erdal Öz ve Semir Aslanyürek gibi isimler
boyunca Türkiye’deki aydınların zihninde yalnızca bir
leri, kamuoyu algısını derinden etkiler. Bu bağ-
üzerinden aktarılan izlenimler yorgun bir sis-
S ülke değil; bir model, bir tartışma alanıydı.
lamda Haldun Taner, Oktay Akbal, Melih Cevdet
temin işaretlerini taşır. Bu bölüm bir ideolojik
Şafak Yüca, Zaman Tüneli - Sovyetler Birliği’ne Seyahatler*
Anday, Fikret Otyam ve özellikle İlhan Selçuk
çağın kapanışını da sezdirir.
adlı çalışmasında, bu tartışmayı doğrudan ideolojik bir polemik
üzerinden aktarılan izlenimler dikkat çekicidir.
Zaman Tüneli - Sovyetler Birliği’ne Seyahat-
üzerinden değil, Türk aydınlarının Sovyetler Birliği’ne yaptıkla-
İlhan Selçuk’un 1960’ların ortasında yaptığı
ler, nostaljik bir Sovyet güzellemesi değildir.
rı seyahatler ve kaleme aldıkları metinler üzerinden ele alıyor.
Sovyet seyahati, kitabın en canlı bölümlerinden
Aynı şekilde, toptan bir reddiye de değildir.
Ortaya çıkan tablo, Sovyet deneyiminden bahsetmekle birlik-
birini oluşturur. Türkiye’de “Rusya bir cehen-
Yüca’nın asıl başarısı, Sovyet deneyiminin
te Türkiye’nin düşünsel serüveninin de panoramasını sunuyor.
nemdir” biçiminde dolaşıma sokulan söylem-
Türkiye’de nasıl algılandığını dönemsel kırıl-
1930’LAR: İHTİLALİN AYAKTA DURDUĞU YILLAR...
ler ile Selçuk’un sahadaki gözlemleri arasında
malar üzerinden göstermesidir.
Kitabın ilk bölümü 1930’lara ayrılmış. Falih Rıfkı Atay, Nâzım
belirgin bir fark vardır.
1930’ların merak ve ihtimal duygusu, 1960’la-
Hikmet, Yunus Nadi, Sadri Ertem ve Muhsin Ertuğrul gibi isimler
Moskova’daki tiyatrolar, müzeler, metro, planlı
rın ideolojik sertliği ve 1980’e doğru artan çözül-
üzerinden erken Cumhuriyet aydınının Sovyet algısı inceleniyor.
şehircilik; Bakü’deki petrol üretimi ve sanayi ka-
me duygusu katmanlar halinde sunulur.
Falih Rıfkı Atay’ın 1930 seyahatine ilişkin aktarılan şu söz,
pasitesi, Selçuk’un anlatısında ideolojik klişelerin
Seyahat metinleri gözlemleriyle birlikte
dönemin ruhunu özetler nitelikte: “Rusya’dan komünist değil,
ötesine geçen somut bir toplumsal tablo sunar.
Türkiye’nin kendi modernleşme ve kalkınma
daha şuurlu bir Türk inkılapçısı olarak döndüm.”
Yüca burada önemli bir yöntem izler: Oku-
imgeleminin aynasıdır.
Bu cümle, Sovyet deneyiminin Türkiye’de birebir taklit edil- ra, dönemin Soğuk Savaş atmosferini hatırlatarak metinleri ken-
Bir ülkeye bakarken aslında kendimize baktığımızı hatırlatır.
mesi gereken bir model olarak değil; modernleşme ve planla- di tarihsel bağlamı içinde değerlendirme olanağı tanır.
Sovyet deneyimini anlamak, bugünün dünyasını kavrama
ma konusunda dersler çıkarılabilecek bir örnek olarak görüldü-
PLANLI KALKINMA VE SOMUT İŞBİRLİĞİ
çabasıdır. Eşitsizliklerin derinleştiği, kamusal alanın daraldığı,
ğünü gösterir.
Kitapta, somut ekonomik ilişkiler de ele alınır. 1961 Anaya-
kültürel üretimin piyasaya daha sıkı bağlandığı bir çağda, bir
Atay’ın “on beş senedir ayakta duran bir ihtilal” vurgusu,
sası sonrasında Türkiye’nin planlı kalkınma modeline yönel-
başka modernite deneyimine bakmak ister istemez karşılaştırmalı
genç Cumhuriyetin kendi devrimci hamlesini dünya ölçeğinde
mesi, Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ve Sovyetler Birliği ile
bir düşünmeye yol açıyor.
konumlandırma arzusunu da yansıtır.
geliştirilen sanayi işbirliği ayrıntılandırılır.
Bugün küresel eşitsizliklerin derinleştiği ve kamusal alanın
Yüca bu dönemi aktarırken romantik bir “Sovyet hayranlığı”
İskenderun Demir-Çelik, Seydişehir Alüminyum, Aliağa Ra-
daraldığı bir dönemde, alternatif toplumsal deneyimlere tarihsel
anlatısına saplanmaz. Aksine, farklı yazarların tonlarını, kuşku-
finerisi gibi yatırımlar, ideolojik tartışmaların ötesinde, iki ülke
mesafeyle bakmak önemlidir.
larını ve beklentilerini yan yana getirerek çoğul bir tablo çizer.
arasındaki ekonomik temasın gerçekliğini gösterir.
Şafak Yüca’nın çalışması, tam da bu mesafeyi kurarak slo-
1945 SONRASI: SOĞUK SAVAŞ’IN Bu bölüm, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’deki varlığını yalnız-
ganların ötesinde bir düşünme alanı açıyor.
n
ca söylemsel düzeyde değil, üretim ve sanayi altyapısı bağlamın-
SERTLEŞEN İKLİMİ...
da da düşünmeye çağırır. Böylece kitap, entelektüel tarih ile eko- * Zaman Tüneli - Sovyetler Birliği’ne Seyahatler /
Kitabın ikinci bölümünde tarihsel zemin değişir.
nomi-politik tarihi buluşturur.
1945 sonrası uluslararası siyaset, Türkiye-SSCB ilişkilerinde- Şafak Yüca / Yol Akademi Yayınları / 184 s. / 2026.
TUNÇ SOYER’DEN ‘GELECEK OLSUN! CEZAEVİ GÜNLÜKLERİ’
“Senin çıkarın Bayraklı’daki çadırlarda donan analar, Cezaevi notlarından oluşan ve kısa süre önce Kırmızı Kedi
Yayınevi tarafından yayımlanan Gelecek Olsun! Cezaevi Günlükleri
Kiraz’daki üretici, Karabağlar’daki emekçi, Buca’daki gençlerin
adlı kitabında, üzerine atılan iftirayı duruşmalarda yaptığı
geleceğiydi. Geçmiş olsun, geçti... Gelecek olsun!”
savunmalarla, belgeleriyle, vicdanı temiz insanların haklılığıyla
Kitaptan...
çürütüyor.
Edebiyattan felsefeye, gündelik yaşamın dertlerinden siyasete
anıyanların, beraber çalıştığı insanların ortak kanaati:
uzanan notlarıyla da kendini yeniden inşa edip, ülkemizin ve
Samimi, çalışkan, tevazu sahibi, çözüm odaklı...
dünyamızın daha iyi bir geleceğe yönelmesi için çıkış arıyor.
T
Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç
Gelecek Olsun! Cezaevi Günlükleri, bulunduğu her alanı
Soyer, 4 Temmuz 2025 tarihinde yolsuzluk iddiasıyla yürütülen
mücadele alanı belleyen,halkının çıkarları için çabalayan sorumlu bir
soruşturma kapsamında tutuklandı.
siyasetçinin yurttaşça, yurttaşla dertleşmesi.
n
İzmir’in düğümlenmiş ciddi sorunlarından kentsel dönüşüm
meselesini, İzmir halkının yararına “Halk Konut” projesiyle,
Gelecek Olsun! Cezaevi Günlükleri / Tunç Soyer / Kırmızı
kooperatif modeliyle çözmek için çabaladı Tunç Soyer. Kedi Yayınevi / 240 s. / 2026.
SİNAN MEYDAN’DAN ‘ATATÜRK’ÜN MİRASI LAİK CUMHURİYET:
KAVRAMLAR, KURUMLAR, DEVRİMLER, KİŞİLER, OLAYLAR’
“Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laik Cumhuriyet esasında Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet adlı incelemesinde, bugün
beraberiz. Zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima
çok tartışılan 1921 Anayasası, Atatürk’ün devrim stratejisi, Lozan
aradığım ve arayacağım temel budur.” Antlaşması, halifeliğin kaldırılması, Şeyh Sait İsyanı, kılık kıyafet,
Mustafa Kemal Atatürk (Hâkimiyet-i Milliye, 12 Ağustos 1930) eğitim, yazı ve dil devrimleri, Cumhuriyet’in kadın, işçi ve çocuk
hakları karnesi, Cumhuriyet’in sosyal devletçiliği, Cumhuriyet’in
ürkiye’de düşünce ve vicdan özgürlüğünün, ulusal
fabrikaları, Halkevleri, Köy Enstitüleri, Meşrutiyet ve Cumhuriyet
egemenliğin ve demokrasinin, çağdaş hukukun, kadın
ilişkisi (süreklilik ve kopuş), Sadabat Paktı’ndan Hatay’ın
T haklarının, sosyal hukuk devletinin, yurttaşların eşitliğinin,
kurtuluşuna Cumhuriyet’in dış politikası, Atatürk’ün millet (ulus),
ulus bilincinin, ulusal birlik bütünlüğün, fırsat eşitliğinin, adaletin,
laiklik, demokrasi tanımları, laik Cumhuriyetin kuruluş felsefesi,
liyakatin, bilimin, sanatın, akılcı ve bilimsel eğitimin, ekonomik
Kemalizm, Atatürkçü gençliğin yükselişi ve daha birçok konuya
kalkınmanın, tam bağımsızlığın, uygar yaşamın ve barışın güvencesi
belgelerle açıklık getiriyor.
n
Atatürk’ün mirası laik Cumhuriyettir.
Türkiye’de Atatürkçü düşünceyi ve laik Cumhuriyet’i savunmak Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet: Kavramlar, Kurumlar,
bütün bu değerleri savunmaktır, Atatürk’ün mirasına sahip çıkmaktır.
Devrimler, Kişiler, Olaylar / Sinan Meydan / İnkılâp Kitabevi /
Usta tarihçi Sinan Meydan, İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan 616 s. / 2026.
6 19 Mart 2026

