25 Mart 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

‘Kaçak Ânın Büyüsü’yle yaşamak... Toplumsal değişim, dönüşümlerle birlikte klasik gerçekçiliğe eğimli yapıtlar sürse, roman haritamız bunu gösterse de farklı bir evreye geçiliyor. Yapay zekânın da yol açtığı ufukla bugün roman, hepten dönüşerek içerlek yapıda gerçeküstücü, fantastik, bilimkurgucu, yabancılaştırmacı, metinler arası, gotik vb. soyutlayım ağırlıklı biçem, ilginçlik arasında geziniyor artık. ok önceleri de Metin Turan vardı, son on yıldan bu yana bu adla bir yazar Ç daha katıldı verimiyle. Yeni Metin Turan’ı ilkin Hepsi Yalnızlıktan (Favori, 2024) adlı öykü kitabıyla tanıdım, yazdım da üzerine (10.07.2025). Kendisine Mehmet H. Doğan örneğinden söz ettim. Estetik alanındaki çalışmalarıyla yazınımızın değerli imzalarından Mehmet H. Doğan’ın başta salt Mehmet Doğan’ken başka bir kalem de bu adla yazıyor olduğundan adına “H” eklediğini söyledim. Metin Turan, son mektubunda bu kez M. Metin Turan demiş. İkinci Metin, bundan böyle “M. Me- tin Turan” diye anılacak o halde. Metin çeyrek yüzyıldır, gitgide gözlerini de yitir- mekte olduğu bir hapishane yaşamı süren, farklı “Gerçi senin işin hiç belli olmaz: Sabah kalkmış BİR YAŞAM DİNAMOSU alanlardaki lisansı yanında berrak zihne, sanatsal- ve bugünün senin için özel bir gün olmasını Görünüşüne bakıldığında Nafi’den kibar, ince, en- kültürel birikime sahip bir kalembeyin. Roman bayra- istemişsindir” (19) der örneğin. mına onunla giriyorum bu yüzden. telektüel düzey beklenemez. Yazar, Nafi’yi bu yanlarıyla belirsizliklerin, olasılık- 2018’de başlayan kitaplı yazarlığına dört öykü kita- “Yusyuvarlak denebilecek genişçe yüzünü sürpriz ların ortasında tutuyor sürekli: “Bugün ne delilikler bıyla üç roman sıkıştırması önemli elbet, yine de bu bir sivrilikle tamamlayan çenesi, irice kafası, kemerli yaptım... az kalsın geberiyordum.” (22) yedi yapıttan tek öykü kitabıyla romanını okusam da sivri burnu, dolgun yanakları, iri bombeli parmakları, yargımın değişeceğini sanmıyorum ama. Böylelikle okuru bir yandan açık biçim geniş avcu, koca bir kaz yumurtasına benzer biçimiyle Öyleyse geçelim yazarın son romanına, görelim yabancılaştırmayla yüzleştirirken aynı zamanda onu son derece büyük göbeğiyle şişman, devasa” biridir hele nasıl bir yapıt bu? kişisel roman laboratuvarına buyur edip etkin bir Nafi. (23, 28) katılıma da çağırıyor. Buna karşın ona bir tür “Amcabey” sevimliliği, ADSIZ SANSIZ BİR ROMANDAN ADIM ATMAK... Nafi kapuskalı akşam yemeği sonrası cumartesi nüktedanlık, şefkat, merhamet, insancıllık eklemeyi M. Metin Turan’ı, Her İnsan Bir Zamandır (2019), sabah odadan gecikmeyle çıktığında Oktaygilin “pek unutmaz. Parçalanmayı Bekleyen (2022) romanlarıyla değil, de yaptıkları türden bir iş” (31) olmamakla birlikte Böylelikle okurun Nafi Bey’e, enikonu bir yaban- Kaçak Ânın Büyüsü (Özgün Kapak: Ekrem Borazan; kendisini plan dışı tutup pikniğe gitmek üzere hazır- cılaşma duygusuyla yaklaşmasının, böyle bir insa- Favori, 2025) adlı son romanıyla tanıdım. landıklarını görür. nın ağzından çıkanları adeta bir Neyzen havasında Bilegeldiğimiz gerçekçi bir girişle açılıyor roman. Yetmez, Nafi’nin sağlığını gerekçe gösterir gelin, pürdikkat dinlemesinin önünü açar Metin. Bu çelişki Annesinin ölümüyle babasını, kendi çekirdek ailesi- zaten basınç altında yaşıyordur, evdeki düzen için metne dinamizm de kazandırır. ne katan oğul Oktay’ın apartman dairesidir girilen yer. “yaşlı” adamı sıra sıra uyarır. İpini koparmış Nafi’yi biz, yedinci sayfada, Nev- İlk satırlarda, baba Nafi Bey’in eve buyur edilişinin, Oğluyla gelini “zalimdi(r)”, “adı konmamış”, “sivil ra’sını da koluna takmış deniz kıyısında “Cafer’in emekli maaşına duyulan gereksinimden kaynaklandı- görünümlü iki gardiyan”dır. “yaşlılığını artırmışlar”, Cafe’si”yle bakışan yeşillikle çiçekler arasında yü- ğını anlarız. onu “ayaklı bir mezar”a çevirmişlerdir. rüyüşe, spora, bisiklete elverişli bir şeritte dinlenme Öte yandan başlangıcın, Nafi’ye evi sattırıp kendile- Buna karşın “yaşlı denilerek işe yaramaz ilan edilen, bankı önünde yakalarız. ri için peyledikleri dairede onu yanlarına almak oldu- ıskartaya çıkarılan insanlar”dan olmamıştır Nafi, “tak- Kanepede bir genç kadın; Nafi’nin bu sevimli ka- ğunu da öğreniriz. (37) ma diş, yakın gözlüğü ve baston üçgenine hapse(dil) dınla tanışmaması olası mı? Adı ne, Hera. “Sesinde “Koca bir evin varken onu ardında bırakmak, kendi- me çabalarına karşı koy(muştur)” hep. kuşlar cıvıld(a)r” Nafi’nin: “Sizi bana Zeus gönderdi ne ait bir odaya bile sahip olamamak ne zor şey(dir)...” Bu son hot zotçu uyarılar bardağı taşıran damla sevgili Hera!” (22) (48) olur, “içindeki şeytanın harekete geçtiğini” görüp ka- Bu Hera, gerçekten Tanrılar katından geliyor olma- Nafi, sıradan bir baba / dede değildir. Torunuyla rarını verir, “Bugün olmadık işler yapacak, dağıtacak- lıdır; “aklından geçenleri”, “anlatacaklarının neredeyse aynı odayı paylaşan Nafi Bey’in düşünce akışı, buna tım tabiri caizse”. (34, 35, 40-45) hepsini biliyor”dur çünkü. (33) “Nevra’lı zamanlarına koşut davranışı, tutumu, roman boyunca ikinci tekil İpi koparmaya, kendini bu cenderenin dışına atıp geri dönmüş”tür bizim Nafi. (36) kişi aktarımıyla sürer. özgürce yaşamaya can atıyordur Nafi. Böylece roman, sokak köpeği, dostu Mercimek’in Odada dahi “sayfa aydınlatma aparatı”yla Epik- “Evladınızın yanında olsanız bile önüne geçemedi- de katıldığı banktaki konuşmalara, Nafi’nin Hera’ya tetos okur, kitabi konuştuğunu söyleyen oğluna, ğiniz bir güvensizlik hissi büyüyor içinizde; kendinizi anlattıklarına, daha doğrusu Hera’nın zaten bildiği “Çehov’dan farklı bir söz edeyim mi” diye sorar. sürekli yabancı gibi görüyorsunuz!” arayışlarına kayacaktır. Böylesi doruk anlağa sahip Nafi Bey, bu “anlam Hoş “kalabalık gibi görünen evde (zaten) herkes(.) Sıra dışı gün, “kaçak ânın büyüsü” diye nitelenen o yoksunu” oğul’a neden Barış, Uygar gibi bir ad değil kendi yalnızlığına kapan(mış)” değil midir? (48) dar zaman “münasebetsizlik”lerini bu konuşmalardan de Oktay demişlerdir, düşünürsünüz. Ne yapar peki Nafi’miz? Doğrulur, “Yürü bre Nafi” öğreniriz. Metin, farklı katmanlardan geçerek bunu Ölen eş de (Nevra), Nafi’den aşağı değildir, ikisi de der, “Bugün senin!” Sonra fırlar, “sarkaçlı saati(n)i du- somuttan soyuta, kavramsallığa giden bir derinlikte öğretmendir. Buna göre Oktay’ın adını, roman karak- vara asıp Nevralı zamanı(n)ı başlat(ır)” (55). anlatıya alıp farklı yelpazede boyut, genişlik kazandı- teri Nafi Bey yerine yazar koymuş olmalıdır. Oktayların yanına taşındığında “valizi (.) dışında iki şey racaktır sonuçta. Sözümona köleyse de ne Epiktetos’a ne de Nafi vardı(r) eli(n)de. Biri sarkaçlı saati (.), diğeri ise tren...” Metin’in kurmacasal yapılandırma yaklaşımını göz- Bey’e bunu yakıştırırız oysa biz. Adını sanını bilmedi- Oktay, “Bu trenin çocuğu büyüyeli çok oldu” der. den geçirelim şimdi de. ğimiz romanda işte böyle kulaç atmaya koyuluruz. Babasının “o an küçüldüğü(n)ün farkına ODA ROMANIYLA EVRENSEL AÇILIMA ADIYLA SANIYLA ‘KAÇAK ÂNIN BÜYÜSÜ’... varmadan...” (68, 69) Nafi, ilk iş, gelinin ortadan Roman, bir “kaçak ânın büyüsü” çevresinde ortaya kaldırdığı bu can yongalarını çıkarır bir çırpıda, “el DÖNÜK YAPILANDIRMA... çıkmakta gecikmez. Nafi cindir, düşünüp tartışır, koyduğu ilk şey resim malzemeleri”ni “kapatıldıkları Kaçak Ânın Büyüsü, bir oda romanı. Bunu anlatıdaki iç geçirip düş kurar, dırdırlanıp söylenir, konuşur. yerden kurtar(ır).” (85) kişi-evren ilişkilenişi nedeniyle değil yapılandırılış >> 16 19 Mart 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle