25 Mart 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

DOĞU YÜCEL İLE ‘TROL’ ADLI ROMANINI KONUŞTUK. ‘Hiç beklemediğimiz anda yeşerir direnç’ Türkiye’nin en ünlü oyuncularından Kaan Balaban ansızın Doğu Yücel, Can Yayınları tarafından yayımlanan Trol adlı başlayan bir linç hareketinin hedefi olur. Gizemli bir sosyal romanında şimdiki zamanı, burayı anlatıyor, iki erkeğin ego medya trolünün başlattığı linç sadece kariyerini değil, akıl savaşı üzerinden bir toplum portresi çiziyor. sağlığını ve özel yaşamını tehdit eden bir kâbusa dönüşür. Dizi sektörünün adaletsiz çarkları ve sosyal medyanın Bir yanda alkışlarla beslenen bir aktör, diğer yanda klavye acımasız mahkemeleri ülkede olup bitenlerle iç içe geçiyor. başında nefret kusarak var olan isimsiz bir trol. Doğu Yücel ile üstümüze yapışan rolleri, aileden devralınan kimlikleri ve görünmez zincirlerimizi kara komediyle ifşa Ülke yangın yeriyken kendi küçük savaşlarında debelenen iki adamın kıyasıya düellosu. ettiği romanını konuştuk. onunla sadece oyuncular ve ti- AHMET ANTMEN yatrocular değil herkesin özdeş- lik kurma şansı artıyor. ‘SEN’ DİLİYLE GELEN YÜZLEŞME! Kaan o ilk sahnede aslında Yeni romanınız Trol’de, kısa, neredeyse dize keskinliğin- n çocukluktan beri üstüne yapı- de cümleler göze çarpıyor. Daha uzun kimi cümlelerse dilbil- şan işi sorgulamaya başlıyor, gisi açısından uzun ve bağdaşık değil de birbirine eklemlen- mesleğine yabancılaşıyor ve miş kısa cümleler şeklinde oluşturulmuş. bir anlamda işi bırakıyor. Bu olay akışı açısından bir tercih (mi?) ise eğer bu seçimin Adeta sahneden çekiliyor ve nedenini açıklayabilir misiniz? rolü okura bırakıyor. Her hikâye kendi üslûbunu buluyor. Trol’de ilk defa “sen” hitabını seçtim, daha doğrusu hikâye bunu seçti çünkü kitap zor ‘SESSİZ KALMAK İNSAN bir sahne öncesinde ayna karşısında kendisiyle yüzleşen bir ak- TABİATINA AYKIRI!’ törle başlıyor. Menajer karakteri de n Edebiyat tarihinde ikinci tekilden yazılmış çok fazla kitap birçok şeyi sembolize yok, Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu o az kitaptan ediyor gibi. Bir yandan biri ama orada yazar okura sesleniyordu. sağduyuyu, kontrolünü Burada daha çok Fuentes’in Aura’sındaki gibi okuru karak- kaybetmemeyi ifade ediyor, terin yerine koyan bir anlatım var. zaman geçtikçe de kişinin para ilişkileri içerisinde sahip Bu anlatımla karakter olup bitenlerin bir parçasıyken aynı za- çıkması gerekenleri temsil etmeye başlıyor. İnsanın kendiyle manda kendisiyle konuşuyor, geçmişiyle ve dönüştüğü kişiyle hesaplaşmasını bile etkileyen, para ilişkileri içerisinde hesaplaşıyor gibi bilinç akışı bir kanala girdim. oluşturulmuş bir sağ duyusu var mıdır? Diğer yandan başrolünde bir trol olduğu için sosyal medya- Adına dizi sektörü dediğimiz bu fabrikanın en güçlü dişlile- nın kendine has dili de arada bir kendini gösterdi. rinden biri menajerler. Gülin, en başta hikâyede sadece o mena- ‘ESKİDEN BRECHT OYNAYANLAR BRECHT jerlerden biriydi, üstüne çok düşünmemiştim. ÇİZGİSİNDEKİ POLİTİK DURUŞLARINI Sonra Ayşe Barım’ın önce sosyal medyada linçlenmesine, BELLİ EDERLERDİ!’ daha sonra da bambaşka bir konudan dolayı yargılanışına tanık olduk. Ayşe Barım’ı tanıdıkça ve yaşadıklarına tanıklık ettikçe Güncel yaşamda da karşılaşılan bir durumu romanınız- n Gülin karakteri de kabuk değiştirdi. da çok ince dokunuşlarla irdelemişsiniz. Size göre tiyatro, dizi oyunculuğunun temsil ettiği yaşamın Ayşe Barım’a oyuncuları sahip çıkamadı ama Gülin roman tezadı olarak onunla bir çatışma mı oluşturuyor, yoksa dizi boyunca oyuncusuna sahip çıkıyor. oyunculuğuna katlanmayı olanaklı kılarak örneğin, Kaan’ın Aralarında bir çatışma da var üstelik ve Gülin’in artık “nefret ettiği” karakterlerin ve ona bağlı rollerin devamlılığı- Kaan’dan pek para kazanamadığını hissediyoruz. Büyük ihti- nı mı sağlıyor? malle aynı durumda Kaan olsa o Gülin’in arkasında durmazdı. Dizi oyunculuğu çok fazla kazandıran ama prestiji o ka- Kadın karakterleri zaten genel olarak sağduyunun sesi olarak dar olmayan bir iş. Her zaman “Tiyatro sahnesi, oyuncunun er için bu gerçeği hatırlatmak gerekiyor. İki diziden birinde genç- izliyoruz. Asya da Z kuşağını temsilen bu piyeste yerini alıyor. meydanıdır” denir. ler silah tutuyor ve ideal erkek gibi kodlanan karakterler kadın- ‘DEvRİMCİ BİR KUŞAĞIN APOLİTİK BÜYÜMÜŞ Diğer yandan ağızlarından çıkan her söz şöhretleri ölçüsünde lara şiddet uyguluyorlar. İnsanlarımız da buna özenerek aynısı- ÇOCUĞUYUM. AMA...’ büyük tepkilerle karşılaştığı için oyuncuların çoğu politik dav- nı tekrarlıyorlar. İnanılır gibi değil. Kaan Balaban’ın bir de ebeveynleriyle ilişkisi var. Dev- n ranamıyor, buradan doğan ukdelerini de tiyatroda politik oyun- Hiç kimse kitap okumuyor, hiçbir çift bir kitapçıda tanışmı- rimci kuşağın apolitik çocuğu olmak sosyal medya karşısın- lar oynayarak kapatıyorlar. Biraz bundan dem vurmak istedim. yor, insanlar para dışında hiçbir noktada bir araya gelmiyor. daki tepkisini sizce nasıl etkiledi? Seçtiğim oyun özellikle Brecht’e ait bir oyun. Eskiden Eskiden Süper Baba, Bizimkiler gibi diziler izliyorduk, nis- Evet, orada da bir kuşak farkına dikkat çekmeye çalıştım. Ki- Brecht oynayanlar Brecht çizgisindeki politik duruşlarını bel- peten apartmanlarımızda ve mahallemizde bir huzur vardı. tabın adı olan “Trol” ve “trük”, “trak” ve “trip” başlıklı bö- li ederlerdi. Babam Erkan Yücel, Genco Erkal, Ferhan Şensoy Şimdi bu yeni moda şiddet dolu senaryolar sosyal çürümeyi lüm başlıklarının “Tr” ile başlaması boşuna değil. bunlardan sadece üçü. Şimdi ise Brecht oynayıp “Tamam bu ve sokaklardaki şiddeti beslemekten başka bir işe yaramıyor. Aslında her bölüm Türkiye’nin farklı bir kuşağının davranış yeterli” diye düşünüyorlar. Bence, değil. SAHNEYİ OKURA BIRAKMAK biçimine eş geliyor diyebiliriz. ‘DİZİ YAPIMCILARININ TOPLUMSAL BİR Linç edilen, silinmesi gereken karakter mi, onu canlan- n Ben X kuşağındanım, siyasi gelişmelerden çok çekmiş, o SORUMLULUĞU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’ dıran kişi mi ayrımının Kaan karakterinin kendisi, toplum ve yüzden çocuklarını bu konulardan uzak tutmuş devrimci bir ku- Genelde dizilere bakarak gerçek yaşamdan izler bulmaya muhatapları tarafından farklı farklı yorumlandığını görüyoruz. n şağın apolitik büyümüş çocuğuyum. çalışırız. Burada sanki tam tersi söz konusu gibi görünüyor. Bilişsel süreçler düşünüldüğünde karakter olarak bir ak- Bir anlamda politik arenada “trak” yaşamış bir kuşağız. Ama ya- Gerçek yaşamda dizi endüstrisi çevresinde oluşan ikilemle- törü seçmeniz insanın gerçek dünyadaki varlığının da bir rol şama ilişkin bazı kaygılarınız varsa sonunda armut dibine düşüyor. rin, emek çatışmalarının, imaj-gerçek bulanıklığının izlerini yapma uğraşına dönüştüğüne mi işaret ediyor? Her kuşak yaşadıklarına ve karşılaştıklarına farklı tepkiler görüyoruz. Bu yolla gerçekle imajın sınırlarının bulanıklaştı- Kesinlikle. Shakespeare’in dediği gibi “Bütün dünya bir sah- veriyor. Z kuşağı çok apolitik diyorduk mesela, derken hiç ğını mı betimliyorsunuz? nedir; ve kadın erkek herkes birer oyuncu”. beklemediğimiz bir direnç gösterdiler. Çünkü sessiz kalmak Dizi yapımcılarının toplumsal bir sorumluluğu olduğunu dü- Belki de bu popüler analojiden dolayı oyuncular bu kadar he- insan tabiatına aykırı. n şünüyorum. Bunu böyle didaktik bir şekilde söylemek istemez- pimizin yakın dikkati altında yaşamak durumunda kalıyorlar. dim ama ne kadar büyük bir etkilerinin olduğunu unuttukları Böyle düşününce evet, ana karakteri oyuncu olarak seçince Trol / Doğu Yücel / Can Yayınları / 288 s. / 2026. 10 12 Mart 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle