13 Şubat 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

( ) 13 TEMMUZ 1902 / 7 ŞUBAT 1947 Harf Devrimi’nin yarattığı karikatürcü: Cemal Nadir Güler! AKŞAM GAZETESİNDE YAYIMLANAN HİCRET BAŞLIKLI KARİKATÜRÜ / ARALIK 1928 sevdiği bir dostun kardeşi olması, dahası gelişebileceğini ZAFER TEMOÇİN düşünmesi kararını etkilemiştir. Ancak Cemal Nadir, Akbaba sahibinin umutlarını boşa çıkarır. Yusuf Ziya’nın KEDER VE MİZAH! demesi, hırslı, istekli çalışsa bile bir türlü “olamaz”. Ne 1920’li yılların tam ortasındayız... Ortaköy’deki çizgisi ne buluşları ilerleyebilir. yoksul kira evinin içerisindeki kırık dökük eşyaların üzerine çöken yoğun keder, bir köşede yığılı duran ÇALLI’NIN ÖĞÜDÜ: ‘VAZGEÇ BU İŞTEN, kağıtlardaki komik çizimlerle tezat oluşturmaktadır. BURSA’YA DÖN, TABELACILIĞINA DEVAM ET!’ Küçük çocuk babasının kollarında son nefesini Üstelik girdiği akademi sınavında başarı gösteremez, vermek üzeredir. Duvarlarda çınlayan ana hıçkırığı, bir de Çallı’dan “Vazgeç bu işten, Bursa’ya dön, evladının cansız bedenini minderin üzerinde tabelacılığına devam et” öğüdü alınca kimseyle bırakarak yarım kalan karikatürüne dönen baba vedalaşmadan küskün bir şekilde ortadan kaybolur. elindeki kalemin kâğıt üzerinde çıkardığı sesle İşin aslı, Cemal Nadir basında tutunmaya birbirine karışır. çalışırken geçinebilmek için İstanbul’da Bu “show must go on” (gösteri devam etmeli) da tabelacılık yapmaya başlamıştır. Ancak ötesinde bir ekmek savaşımıdır. evlenmiş, çocuğu dünyaya gelmiştir ve bir aileyi Büyük ümitlerle Bursa’dan İstanbul’a göçen geçindirebilecek gelire bir türlü ulaşamaz. genç karikatürcü Cemal Nadir, kollarında Dahası çizgileri dönemin popüler çizeri bakımsızlıktan ölen çocuğunun acısını bile Ramiz’le kıyaslanarak onun gibi güzel yaşayamadan parasını alabilmek için ertesi kadın çizemediği, bu yüzden çizgilerinin günkü karikatürünü yetiştirmeye çalışmaktadır. yayınlanamayacağı yüzüne çarpılır. Yıllar sonra Yedigün dergisine verdiği ‘HATTATLARIN MERAKLISI, röportajda, “Buna mecburdum” der. MERAKLILARIN HATTATI’ VE SEYYAR Evet, her şey ters gitmiştir. 5 yıl önce, ÖĞRETMEN CEMAL NADİR! daha 18 yaşında Bursa’dayken İstanbul’da Minik yavrusunun ölümü, onu iyice umutsuzluğa yayımlanan mizah dergilerindeki karikatürlere sürükler. Tutunacak dalı kalmamıştır. bakıp -her hevesli genç çizer gibi- “Bunları Yenilgiyi kabul eder, Babıâli defterini ben de çizerim” diyerek karikatüre başlayan, kapatarak doğduğu, büyüdüğü, baba evine, ilk çizimlerini Sedat Simavi’nin DİKEN dergisine Bursa’ya döner. Bu dönüş başarısızlık olarak yollayıp birkaçının yayınlanmasının görünse de Cemal Nadir için çok besleyicidir. mutluluğunu yaşayan Cemal Nadir’in İstanbul’un “bin bir gürültüsü ile adeta altüst planları birkaç ay sonra Yunan olan kafasını dinlendirme olanağı” bulur. askerlerinin Bursa’yı işgal etmesiyle edecekleri”ni yazarlar. Genç karikatürcü, kısa bir kararsızlıktan sonra Bursa’da yeniden tabelacı dükkânı açar, tepetaklak olur. Bursa’da zorlukla kurduğu düzenini geride bırakıp birkaç yıl önce sinema program reklamları hazırlar, “hattatların meraklısı, düş kırıklığı içerisinde ayrılmak zorunda kaldığı İstanbul’a döner. CEMAL NADİR: ‘BÜTÜN AİLE, DEVASI PARA meraklıların hattatı” sloganıyla tanınır. OLAN HASTALIĞA TUTULMUŞTUK!’ İSTANBUL’A DÖNÜŞÜ MUHTEŞEM OLUR, Bursa’da yayımlanan birkaç dergide karikatür çizmeyi sürdürür, Memur olan babası işsiz bırakılınca genç çizerimiz tabelacılık “seyyar öğretmenlik” yaparak kendini toparlamaya başlar. BABIÂLİ İÇİN ARANAN TAZE KANDIR! yaparak ailesini geçindirmeye çalışır. O günleri “Bütün aile, O İstanbul’a geldiğinde üstat Cem, dergisinin yayınını HARF DEVRİMİ, KADERİNİ KÖKÜNDEN devası para olan hastalığa tutulmuştuk” diye anlatır. durdurmuş, karikatürü bırakmak üzeredir. Çizim sanatına tutkusu tabelacılıkta da kendini gösterir, DEĞİŞTİRİR! Kadın hakları aleyhine çizdiği bir karikatürü yurt çapında o zamana dek yalnızca yazıyla hazırlanan tabelalar, onun Ancak burası genç Türkiye’dir ve devrimler çağı başlamıştır. protestolara neden olup Akşam gazetesi sahiplerini hakim dokunuşuyla resimli olarak Bursalıların karşısına çıkar. Harf Devrimi, Bursa’da yeni bir yaşam kuran karikatürcünün ka- karşısına çıkartan Ratip Tahir, başarısız dergi girişimleriyle derini kökünden değiştirir. Zaten az sayıda okuyucusu olan gaze- Düşmanın yenilgiye uğratılıp işgalin son bulmasıyla yani iki çıkış yolu aramaktadır. teler, yeni harflere geçişle, var olan tirajını kaybetmemek için tür- yıl sonra çizerimizin karikatür hevesi yeniden canlanır. Togo henüz Theo adıyla Rumca dergilere çizmekte, İhap Hulu- lü yollara başvurur. Bunlardan en önemlisi görselliği arttırmaktır. Akbaba dergisine, Yusuf Ziya’ya bir mektup ve birkaç si, Münif Fehim gibi genç ustalar ağırlığı resim, illüstrasyon ça- Akşam gazetesi sahipleri Necmettin Sadık ve Kazım karikatür yollayarak iş ister. Bir de referans ekler: “Ben Türk lışmalarına kaydırmışlardır. Şimdi bile çizgileri karşında hayran- Ocağı başkâtibi, arkadaşınız merhum Remzi’nin kardeşiyim. Şinasi’nin aklına daha önce gazetelerine karikatür yollayan lıkla eğildiğimiz Sedat Nuri ise radyoculuğu seçmiş durumdadır. Karikatüre merakım çok, bana Akbaba’da yer verir misiniz?” İstanbul küskünü genç karikatürcü gelir. Birkaç yeni çizer arasından sıyrılan Ramiz, üretken çizgisiyle Yusuf Ziya bu çizimlere dudak büker. “Ürkek çizgili, cılız Bir mektupla iş teklifi yaparlar. İstanbul’a gelerek her gün nükteli, çocuk işi” olarak görse de dergisinde yayımlar. Çok karikatür çizmesi karşılığında Cemal Nadir’in “hayatını tanzim Babıâli’ye egemen olmaya başlamıştır. Cemal Nadir’in >> 8 5 Şubat 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle