Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
( )
13 TEMMUZ 1902 / 7 ŞUBAT 1947
Harf Devrimi’nin yarattığı
karikatürcü: Cemal Nadir Güler!
AKŞAM GAZETESİNDE YAYIMLANAN HİCRET BAŞLIKLI KARİKATÜRÜ / ARALIK 1928
sevdiği bir dostun kardeşi olması, dahası gelişebileceğini
ZAFER TEMOÇİN
düşünmesi kararını etkilemiştir. Ancak Cemal Nadir,
Akbaba sahibinin umutlarını boşa çıkarır. Yusuf Ziya’nın
KEDER VE MİZAH!
demesi, hırslı, istekli çalışsa bile bir türlü “olamaz”. Ne
1920’li yılların tam ortasındayız... Ortaköy’deki
çizgisi ne buluşları ilerleyebilir.
yoksul kira evinin içerisindeki kırık dökük eşyaların
üzerine çöken yoğun keder, bir köşede yığılı duran
ÇALLI’NIN ÖĞÜDÜ: ‘VAZGEÇ BU İŞTEN,
kağıtlardaki komik çizimlerle tezat oluşturmaktadır.
BURSA’YA DÖN, TABELACILIĞINA DEVAM ET!’
Küçük çocuk babasının kollarında son nefesini
Üstelik girdiği akademi sınavında başarı gösteremez,
vermek üzeredir. Duvarlarda çınlayan ana hıçkırığı,
bir de Çallı’dan “Vazgeç bu işten, Bursa’ya dön,
evladının cansız bedenini minderin üzerinde
tabelacılığına devam et” öğüdü alınca kimseyle
bırakarak yarım kalan karikatürüne dönen baba
vedalaşmadan küskün bir şekilde ortadan kaybolur.
elindeki kalemin kâğıt üzerinde çıkardığı sesle
İşin aslı, Cemal Nadir basında tutunmaya
birbirine karışır.
çalışırken geçinebilmek için İstanbul’da
Bu “show must go on” (gösteri devam etmeli)
da tabelacılık yapmaya başlamıştır. Ancak
ötesinde bir ekmek savaşımıdır.
evlenmiş, çocuğu dünyaya gelmiştir ve bir aileyi
Büyük ümitlerle Bursa’dan İstanbul’a göçen
geçindirebilecek gelire bir türlü ulaşamaz.
genç karikatürcü Cemal Nadir, kollarında
Dahası çizgileri dönemin popüler çizeri
bakımsızlıktan ölen çocuğunun acısını bile
Ramiz’le kıyaslanarak onun gibi güzel
yaşayamadan parasını alabilmek için ertesi
kadın çizemediği, bu yüzden çizgilerinin
günkü karikatürünü yetiştirmeye çalışmaktadır.
yayınlanamayacağı yüzüne çarpılır.
Yıllar sonra Yedigün dergisine verdiği
‘HATTATLARIN MERAKLISI,
röportajda, “Buna mecburdum” der.
MERAKLILARIN HATTATI’ VE SEYYAR
Evet, her şey ters gitmiştir. 5 yıl önce,
ÖĞRETMEN CEMAL NADİR!
daha 18 yaşında Bursa’dayken İstanbul’da
Minik yavrusunun ölümü, onu iyice umutsuzluğa
yayımlanan mizah dergilerindeki karikatürlere
sürükler. Tutunacak dalı kalmamıştır.
bakıp -her hevesli genç çizer gibi- “Bunları
Yenilgiyi kabul eder, Babıâli defterini
ben de çizerim” diyerek karikatüre başlayan,
kapatarak doğduğu, büyüdüğü, baba evine,
ilk çizimlerini Sedat Simavi’nin DİKEN dergisine
Bursa’ya döner. Bu dönüş başarısızlık olarak
yollayıp birkaçının yayınlanmasının
görünse de Cemal Nadir için çok besleyicidir.
mutluluğunu yaşayan Cemal Nadir’in
İstanbul’un “bin bir gürültüsü ile adeta altüst
planları birkaç ay sonra Yunan
olan kafasını dinlendirme olanağı” bulur.
askerlerinin Bursa’yı işgal etmesiyle
edecekleri”ni yazarlar. Genç karikatürcü, kısa bir kararsızlıktan sonra
Bursa’da yeniden tabelacı dükkânı açar,
tepetaklak olur.
Bursa’da zorlukla kurduğu düzenini geride bırakıp birkaç yıl önce
sinema program reklamları hazırlar, “hattatların meraklısı,
düş kırıklığı içerisinde ayrılmak zorunda kaldığı İstanbul’a döner.
CEMAL NADİR: ‘BÜTÜN AİLE, DEVASI PARA
meraklıların hattatı” sloganıyla tanınır.
OLAN HASTALIĞA TUTULMUŞTUK!’
İSTANBUL’A DÖNÜŞÜ MUHTEŞEM OLUR,
Bursa’da yayımlanan birkaç dergide karikatür çizmeyi sürdürür,
Memur olan babası işsiz bırakılınca genç çizerimiz tabelacılık
“seyyar öğretmenlik” yaparak kendini toparlamaya başlar. BABIÂLİ İÇİN ARANAN TAZE KANDIR!
yaparak ailesini geçindirmeye çalışır. O günleri “Bütün aile,
O İstanbul’a geldiğinde üstat Cem, dergisinin yayınını
HARF DEVRİMİ, KADERİNİ KÖKÜNDEN
devası para olan hastalığa tutulmuştuk” diye anlatır.
durdurmuş, karikatürü bırakmak üzeredir.
Çizim sanatına tutkusu tabelacılıkta da kendini gösterir, DEĞİŞTİRİR!
Kadın hakları aleyhine çizdiği bir karikatürü yurt çapında
o zamana dek yalnızca yazıyla hazırlanan tabelalar, onun Ancak burası genç Türkiye’dir ve devrimler çağı başlamıştır.
protestolara neden olup Akşam gazetesi sahiplerini hakim
dokunuşuyla resimli olarak Bursalıların karşısına çıkar. Harf Devrimi, Bursa’da yeni bir yaşam kuran karikatürcünün ka-
karşısına çıkartan Ratip Tahir, başarısız dergi girişimleriyle
derini kökünden değiştirir. Zaten az sayıda okuyucusu olan gaze-
Düşmanın yenilgiye uğratılıp işgalin son bulmasıyla yani iki
çıkış yolu aramaktadır.
teler, yeni harflere geçişle, var olan tirajını kaybetmemek için tür-
yıl sonra çizerimizin karikatür hevesi yeniden canlanır.
Togo henüz Theo adıyla Rumca dergilere çizmekte, İhap Hulu-
lü yollara başvurur. Bunlardan en önemlisi görselliği arttırmaktır.
Akbaba dergisine, Yusuf Ziya’ya bir mektup ve birkaç
si, Münif Fehim gibi genç ustalar ağırlığı resim, illüstrasyon ça-
Akşam gazetesi sahipleri Necmettin Sadık ve Kazım
karikatür yollayarak iş ister. Bir de referans ekler: “Ben Türk
lışmalarına kaydırmışlardır. Şimdi bile çizgileri karşında hayran-
Ocağı başkâtibi, arkadaşınız merhum Remzi’nin kardeşiyim. Şinasi’nin aklına daha önce gazetelerine karikatür yollayan
lıkla eğildiğimiz Sedat Nuri ise radyoculuğu seçmiş durumdadır.
Karikatüre merakım çok, bana Akbaba’da yer verir misiniz?” İstanbul küskünü genç karikatürcü gelir.
Birkaç yeni çizer arasından sıyrılan Ramiz, üretken çizgisiyle
Yusuf Ziya bu çizimlere dudak büker. “Ürkek çizgili, cılız Bir mektupla iş teklifi yaparlar. İstanbul’a gelerek her gün
nükteli, çocuk işi” olarak görse de dergisinde yayımlar. Çok karikatür çizmesi karşılığında Cemal Nadir’in “hayatını tanzim Babıâli’ye egemen olmaya başlamıştır. Cemal Nadir’in
>>
8 5 Şubat 2026

