13 Şubat 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

THOMAS MANN’IN GÖRKEMLİ VE SARSICI BAŞYAPITI: ‘BUDDENBROOKLAR’ Burjuvazinin çöküş şarkısı! dünyanın çarkları arasında ezilen de- AHMET ARPAD ğerler, çözülüp kopan aile bağları ve sessizce büyüyen ruhsal bir tü- DÖRT KUŞAĞIN ÖYKÜSÜ... keniş gizlidir. Dünya edebiyatında Alman romanını temsil eden yazarların Biyografik unsurlar içermesi- başında gelen Thomas Mann kendi ailesinin üç kuşak boyunca ni amaçladığı ilk büyük yapıtı için yaşamöyküsünü anlattığı Buddenbrooklar - Bir Ailenin Çökü- Mann’ın ön hazırlık çalışmala- şü romanını (Almanca aslından çeviren: Burhan Arpad, Ketebe rı yapması gerekmişti. Lübeck’teki Yayınları) yazdığı yıllarda Nietzsche, Schopenhauer, Goethe ve salon sohbetlerinden alıntıları ana- Tolstoy’la ilgileniyordu. liz etmişti. Thomas Mann, kendisini bir anda dünya çapında üne kavuş- Akrabalarından ve arkadaşların- turan bu yapıtını 1900 yılında tamamladığında 25 yaşındaydı. dan büyük ailesi üzerine bilgiler is- Roman bir yıl sonra yayımlandı, 1929 yılında bu yapıtıyla temiş, belgeler toplamıştı. Nobel ödülünü aldı. Bunların içinde sayısız mektup- Buddenbrooklar Baltık Denizi kıyısındaki Lübeck kentinde lar ve sertifikalar, aile üyelerinin buğday ticareti ile uğraşan köklü bir ailedir. ve tanıdıklarının biyografileri, ma- Yüz yıllık bir geçmişleri vardır. Zengindirler. Toplumdaki ko- li durumları üzerine kayıt belgeleri, numlarıyla gurur duyarlar. hatta aile yemek tarifleri de vardı. Thomas Mann, ilk büyük romanında bu ailenin dört kuşak bo- yunca yükselişini ve çöküşünü çok gerçekçi bir anlatımla sunar. ‘DÜNYA BENİ ÖVGÜLERİYLE Buddenbrooklar - Bir Ailenin Çöküşü’nde yaşananlar 1835 YÜCELTİYOR’ ile 1877 yılları arasını kapsamaktadır. Yapıt Johann Buddenb- Kısa sürede romanın yeni bas- rook ile başlar ve Hanno Buddenbrook ile sona erer. kıları birbirini kovalar. Artık 100 Büyük Roman adlı incelemenin yazarı Abraham H. Lass, Almanya’da tanınan bir yazardı. kitabında Buddenbrook ailesinden şöyle söz eder: İlk günlerde romanın çok uzun “Thomas Mann’ın bu yapıtı dış koşulların herhangi bir bas- olduğunu söyleyen yayıncının kuş- kısı altında değil, psikolojik kuvvetlerin etkisi altında gerileyen kuları uçup gitmişti. ve parçalanan bir ailenin öyküsüdür. Okurlardan sürekli mektuplar Her nesilde daha kuvvetli bir şekilde ortaya çıkan, ailenin geliyordu. Zenginlikte ilk adımlarını atmıştı. Roman üzerine rarşiyi tasvir etmek için ince ayarlanmış bir araç da diyebiliriz. değişik fertlerinin enerjisini ve kendilerine olan güvenlerini kö- sürekli makaleler yazılıyordu. Buddenbrooklar, bir aile destanı, bir toplumsal panorama ve relten anti-burjuva ruhu bunda önemli bir rol oynuyor.” O günlerde çok mutluydu: “Dünya beni övgüleriyle yücelti- psikolojik bir incelemedir. Lass’a göre diğer nedenler arasında ailenin bazı fertlerinin yor ve mutluluk dilekleriyle kucaklıyor.” Okur onda değişik gerilimlerle yüzleşiyor. Romanın disiplinli yaşamdan kopmaları da vardır. Thomas Mann, Buddenbrooklar’da dört kuşağın hikâyesini kahramanları kendilerine odaklanıyor, sürekli gelişmek ve Yapıtın özünde, zengin bir tüccar ailesi olan Buddenbrook anlatırken katı disiplin ile sanatsal duyarlılık, görev bilinci ile istedikleri hedeflere ulaşmak, kişisel olarak gelişmek için ailesinin çöküşü ve eski toplumsal düzenlerin modernite karşı- bireysel mutluluk arasındaki amansız çatışmayı gözler önüne serer. zayıflıklarının üstesinden gelmeye çabalıyor ancak sonunda sında ortadan kaybolması vardır. Kitabın yayımlanmasının ardından Lübeck’te birçok kişi öf- başarısızlığa uğruyor. Bu çöküş sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve kelenmişti çünkü romanda kendilerini veya kendilerine ben- Buddenbrooklar - Bir Ailenin Çöküşü, Alman edebiyat tari- kültürel nitelikteydi de. Yaşanan süreçte gündelik toplumsal zeyen kişileri tanımıştı. Mann’ı “halkına ihanet eden” olarak hinde bir dönüm noktasıdır, uluslararası alanda tanınan ilk bü- yaşamın doğası kökten değişmiş, yaşantılarımızın en kişisel damgalamışlardı. Ancak eleştiriler kısa sürede unutulmuştu. yük Alman toplumsal romanıdır. yanları da etkilenmişti. Modern klasiğin en güçlü aile destanlarından biri sayılan SAVAŞ SONRASINDA ALMANYA’YA DÖNMEDİ ve “burjuvazinin çöküş şarkısı” olarak nitelendirilen bu ÇÖZÜLÜP KOPAN AİLE BAĞLARI Nazi yönetimi 1936’da Thomas Mann’ı Alman vatandaşlığın- dev roman, bir soyadının ağırlığı altında ufalanan yaşamları Thomas Mann ileride yazarlıktaki başlangıç yıllarından dan çıkarınca Stefan Zweig ona biraz hiciv dolu şunları yazar: ustalıkla betimliyor. şöyle söz etmiştir: “Resmen Alman vatandaşlığından çıkarılıp bir dünya vatan- “Buddenbrook’lar, iki cilt olarak 1901 Şubatında çıktı. Satış DİLBİLİMSEL BİR MÜCEVHER! daşı olmaya hak kazandığınız için sizi tebrik ederim!” fiyatı 12 Mark’tı. Kitabın hemen kapışıldığını söylemeliyim. Eleştirmenlerin “Alman usulü bir trajedi” diye tanımladığı Başta Hermann Hesse olmak üzere bazı yakın dostlarının İlk bin baskı yıl sonunda bitmişti. Yayınevi, yerinde öğütlere ve Thomas Mann’a 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü ka- desteği ile 1938 yılında ABD’ye yerleşen Thomas Mann uzun uyarak kitabı tek bir ciltte yeniden bastı. Çok geçmeden zandıran Buddenbrooklar, görkemli ve sarsıcı bir başyapıttır. yıllar Princeton Üniversitesi’nde dersler verdi. basında övgü sesleri yükseldi. Yabancı dergi ve gazetelerde Destansı bu roman kısa süre sonra sadece Alman edebiyatı- 1944’te Amerikan vatandaşlığına geçti. II. Dünya Savaşı’nın çıkan övgü dolu yazılar da gittikçe arttı.” nın bir başyapıtı olarak değil, aynı zamanda dilbilimsel bir mü- bitiminden sonra Almanya’ya dönmedi. 1952 yılında İsviçre’ye Kuzey Almanya’nın saygın ve varlıklı burjuva ailesi Bud- cevher olarak da kabul edilmişti. yerleşti ve yaşamının sonuna dek Zürih’te yaşadı. n denbrooklar için dışarıdan bakıldığında her şey kusursuzdur: Yazar bu yapıtında Almancanın üç farklı biçimini, daha doğ- Görkemli ziyafetler, karşılıklı saygı görmeler, kuşaklar boyu rusu yer yer Lübeck toplumundaki üç lehçeyi kullanıyor. Buddenbrooklar - Bir Ailenin Çöküşü / Thomas süregelen çok başarılı bir ticaret yaşamı... Buna, karakterleri tanımlamak, sosyal ortamları tasvir etmek Mann / Almanca aslından çeviren: Burhan Arpad / Çok parıltılı bir vitrin, ancak arkasında gittikçe modernleşen ve romanın karmaşık temalarını okura iletmek, toplumsal hiye- Ketebe Yayınları / 744 s. / 2026. ANNA SEGHERS’DEN ‘YOLCULUK’ ir gemi, Atlantik’in sisli sularını yararak Avrupa’ya dönerken koruma çabasını iç içe geçirir. Her karakter, kapitalist dünyanın içinde rastlantıyla bağlanmış insanların hikâyeleri yankılanır: yarattığı yersiz yurtsuzluk duygusunun bir yankısı gibidir; B Sürgünler, işçiler, din görevlileri, doktorlar, şarkıcılar... yine de her biri, başkalarının acısına ve umuduna tutunarak insan kalmanın yollarını arar. Hepsi, geride bıraktıkları kıtada yaşanmış bir yıkımın, savaşın ve ihanetten örülmüş bir geçmişin ağırlığını taşır. Savaşın, göçün ve sınıfsal bölünmenin tam ortasında yazdığı Geminin güvertesinde anlatılan her hikâye bir ülkenin değil, bu romanı, Seghers’in en olgun yapıtlarından biridir. bütün bir çağın vicdanına dokunur. Yolculuk, insanın hem kendi kaderine hem de dünyanın Usta yazar Anna Seghers, Tunç Türel’in çevirisiyle Yordam Edebiyat geleceğine ilişkin sorularla dolu bir iç denizdir. n tarafından yayımlanan yapıtı Yolculuk’ta, yalnızca denizi aşan bedenleri değil, kendi içlerine doğru yolculuğa çıkan ruhları da anlatır. Yolculuk / Anna Seghers / Çeviren: Tunç Türel / Yordam Burjuva dünyasının çürümesiyle insanın onurunu ve direncini Edebiyat / 128 s. / 2025. 4 5 Şubat 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle