Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Görünür olmak güzel şey!
Zamanın telaşlar içinde ve hepimizi sürükleyen akışına, herkesin “kendi mağarasında” yitip gidişiyle kaybolmaya yüz tutan
insan ilişkilerine, yapay zekâ gerçeğine, yalnızlaşma, görünmez olma hallerimize ayna tutuyor Ejderhalar, Ağaçlar ve Dedem.
bir ev! Yalnızca
Y. BEKİR YURDAKUL
onun mu?
Dahası o
ahi, sofraya gelecek zeytinin
kendi halinde
memleketinin yol açtığı tartışma böyle
ve üzgün,
S
de büyür müymüş?
çoğun sessiz
Çoğun yaşamın tadını ıskaladığımız, bir
park bir
telaş içinde birbirini kovalayan günlerin
anda oyun,
biriktirdiği sıkıntılar an gelir işte böyle
eğlence yerine;
patlamalara yol açar.
çeşitli sanat
Son zamanlarda zaten iyice Ejderha
atölyeleriyle
Krallığı’na benzeyen, herkesin kendi
herkesin
mağarasına çekildiği Keremlerde o
mutlu olduğu,
perşembe sabahı, kahvaltı masasına
günün büyük
şimşekler düşüren tartışma da aslında bir
bölümünü
birikmişliğin ansızın patlamasından öte bir
geçirdiği
şey değildi.
bir merkeze
Tıpkı Ejderhalar Krallığı’nda seviye
dönüşmüştür.
atlandığında ortaya çıkan şimşekler gibi!
Ancak mahalle muhtarı parkın
Annesiyle dedesinin o sert tartışmasında
işgal edildiğini öne sürüp belediyeye
Kerem de babası gibi ortada kalmıştı. Dedesi, Desen: YUSUF TANSU ÖZEL
şikâyette bulunacak, kimi basın organları
kırgın bir halde masadan kalkıp odasına
olup biteni alkışlarken kimileri de parkı
sabırlıydı, becerikliydi, çalışkandı.
kapanmıştı.
sahici bir yaşam alanına çeviren sakinleri
Okulda ne saat ne de dersler çabucak geçmek
HER ŞEY BİR ANDA DEĞİŞEBİLİR! “işgalci” sayacaktır.
bilmişti. Zaman neden böyleydi? Bazen kanatlanıp
Mahalle baskısı bir yana çocukların mahallenin Bu arada Duru öğretmen Keremlerden, yapay
uçuyor, bazen uzadıkça uzuyordu. Merak
korumasında gönlünce yaşadığı, daha sokakların, zekânın devrede olmayacağı, gündelik yaşamın
içindeydi Kerem.
bahçelerin, parkların bizim olduğu bir çağa çeviriyor akışında gözden kaçan toplumsal bir olayı konu
yönümüzü, edebiyatımızın usta kalemi Yekta Kopan. edinecekleri birer sunum hazırlamalarını ister.
GEPETTO USTA GİBİYDİ GALİP USTA
Yusuf Tansu Özel’in gülümseyen / gülümseten Kerem ve arkadaşları, başta Buse, Gülşah ve
Okul dönüşü dedesini evde bulamayınca,
Sinan günümüzün yakıcı sorunlarını sahneye
zarif çizgileri eşliğinde mahallenin sokaklarına,
akşamın geç saatine değin de dedesinden haber
taşırken Kerem, dedesini, evde yaşanan iletişim
okuluna, parkına, çocuklara kucak açan esnafına
alınamayınca evi bambaşka bir keder kuşatmıştı.
sorunlarını, tekdüze ve bıktırıcı iş yaşamını,
günümüzden / artık yapay zekânın her taşın
Anneannesinin sağlığında her fırsatta Gemlik’e
dedesiyle Gepetto ustanın parkı dönüştüren
altından çıktığı günlerden bakarken bir anda
giderler, Kerem dedesiyle yaşadığı her andan
çabalarını anlatmayı seçer.
bambaşka bir varsıllık kazanan mahalle parkıyla
büyük tat alırdı. Ne güzeldi dedesinin nalbur
yaşam neşeli, eğlenceli hale geliyor.
dükkânı, yol boyunca sohbet ettiği komşuları...
HIZLI, AKILLI, EĞLENCELİ AMA...
Zamanın telaşlar içinde ve hepimizi sürükleyen
Sonra dedesi Keremlere taşınmış, Gemlik, orada
Kendi farkındalıklarını kendi sözcükleriyle
akışına, herkesin “kendi mağarasında” yitip
geçirdiği güzel günler artık anılarda kalmıştı.
sahneye taşıyan çocukların yapay zekâya bakışı da
gidişiyle kaybolmaya yüz tutan insan ilişkilerine,
Dedesiyle aynı evde yaşamak da hep bu süreçte farklılaşır.
yapay zekâ gerçeğine; yalnızlaşma, görünmez
çoğaltmaktaydı Kerem’i, ne var ki annesinin Kerem, sıklıkla başvurduğu ve Dragon diye ad-
olma hallerimize ayna tutuyor Ejderhalar, Ağaçlar
korumacılığı, başına bir hal gelmesin telaşı landırdığı yapay zekâsı için “Hızlıydı, akıllıydı, eğ-
ve Dedem.
(“Bu yaştan sonra bisiklete mi binilir? lenceliydi ama dedem gibi gülmüyordu” diyecektir.
Ve aynadan yansıyan sahneyi, yer yer mizahi
Düşüp bir yerini kırarsın” diyerek önce binmesini Gözlerinde o kelebek gülümsemeyi bulamadığını
anlatımı ve özenli akışıyla bir öykü dolduruyor.
fark edecektir Dragon’un.
yasaklamış, çok geçmeden de sattırmıştı
Farklı kişilik özellikleri, kendilerine özgü ve
Örneğin ne çivi çakabilirdi Gepetto usta gibi ne
bisikletini) dedesine neredeyse bir hapis yaşamı /
gerçekçi tutumlarıyla her birinde kendimizden
de dedesiyle Galip amcası gibi, tartışmalarının
görünmezlik olarak yansıyordu.
kimi parçalar bulduğumuz kahraman ve
sonrasında kahkaha atabilirdi Dragon. “Peynirli
Neyse ki merak ve
karakterler dolduruyor.
pidenin kenarları çıtır çıtır olsun!” da diyemezdi.
telaş içinde geçen bir
Çoğun farkında bile olmadan kapılıp
Çocuklara şans tanımanın değerini aklımızdan
araştırma sonunda
gittiğimiz gündelik yaşamın tekdüzeli-
çıkarmasak da görsek mi nelerin üstesinden
dedenin, sıkı dostlarından
ğine incelikli karşı çıkış sesleniyor son-
gelebildiklerini?
Galip ustada olduğu anlaşıldı.
ra alttan alta. Kısacası güle düşüne akan
Çalışma yaşamına noktayı koymuş insanlarımızı
Marangozdu Galip usta.
bir serüven bekliyor bizi.
yalnızlığa, işe yaramazlığa, bir köşeye atılmışlığa
Birçok hali ve tavrıyla
terk etmesek de onların etkin, üretken ve kısaca
Gepetto ustaya
MAHALLE PARKI ŞENLENİYOR
görünür olmalarına fırsat mı versek?
(Bildiniz değil mi kim
Dönelim mi hikâyemize? Dede
Yaşam, veriliyle yetinmenin bize ancak küçük
olduğunu? Harikasınız!)
Namık Sezen, eve dönmek bir yana,
mağaralar armağan ettiğini her gün yeniden
benzetirdi Kerem ve
arkadaşı Galip ustayla mahalle parkında
doğruluyor. Kitaplarımız da bıkıp usanmadan
ona sıklıkla Gepetto
bambaşka bir şenliğe kapıları açan,
anımsatıyor bu gerçeği.
amca diye seslenirdi. n
mahalle sakinlerini yeniden bir araya getiren
Ağaç işlemekte
bir seçenek üreteceklerdir. Ejderhalar, Ağaçlar ve Dedem / Yekta Kopan
tıpkı Gepetto usta
Şimdi yeni bir evi vardır Namık dedenin hem / Resimleyen: Yusuf Tansu Özel / Can Çocuk /
gibi ustaydı Galip usta;
de parkta! Gepetto ustayla var ettikleri yepyeni 88 s. / 9+ / 2025.
14
5 Şubat 2026

