Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Aylar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
MERHABA
ılgın Orlando (özgün ismiyle Or-
lando Furioso) adlı yapıtı, Röne-
Ç
sans edebiyatının zirvelerinden biri
olarak kabul edilir. Çılgın Orlando, yalnız-
ca bir şövalye destanı değil, aynı zaman-
da insana ilişkin her şeyin merkeze alın-
Okumaz yazmazlık yılları… dığı, bir başka ifadeyle antroposentrik bir
anlayışın temel oluşturduğu Rönesans’ın
en incelikli tanıklık belgesidir.
Savaşlar yaşanırken gencecik insanların bile cephede, siperde sine okuya
Edebi ve sanatsal açıdan bakıldığında
yaşama bağlandığı yıllar geride kaldı. “Okunur”luk, metinle bağını kopardı çünkü.
yapıt, epik gelenekten beslenirken Dante,
Okunan değil bakılan, algılanan değil, görülen düzlemde kişiler kendi çeperindeki
Petrarca, Boccaccio, Boiardo ve Alber-
bir üstüvanede döne döne taklasını atıyor artık.
ti gibi yetkinlerin şekillendirdiği kendisin-
den önceki kültürel ve edebi mirasın, de-
yim yerindeyse İtalyan edebiyat kanonu-
eni bir yıla daha girdik. Hava su, orman dağ,
nun belirleyici ve devasa bir halkasıdır.
ev bark, üst baş ne varsa harf, çizgi vb.
Nitekim ilk aşamada öncülü Matteo
Y imlerle dolu, sayısal, sanal tıklım tıkış dolulukla
Boiardo’nun Aşık Orlando’sundan (özgün
yaşıyoruz; ille paylaşmaya kilitli bir doluluk bu; X,
ismiyle Orlando Innamorato) aldığı mirası,
TikTok, sosyal medya, mim, neler neler…
keskin bir zekâ ile birleştirerek hem geç-
Bu doluluktan hiç kimse başını kaldırıp, gözünü
mişin izleri hem de geleceğin beklentileri
ayırıp asıl yazıya, yani metne, yazıyı yazı yapan
ile şekillenen çağını, anlatının başat unsu-
büyü var ya hani, o kadim kült levhaya bakamıyor,
ru haline getirir.
onu göremiyor.
Yapıtta iz içe geçen halkalanmalar oku-
Hadi gördü diye kandıralım kendimizi, içine girmiyor
ru karşılar: En geniş halkada bu epik şiir,
yazının, daha doğrusu gi-re-mi-yor; yazınsal metin
Sarazenler ve Hıristiyanlar arasındaki sa-
okuryazarlığında durmaksızın yükseklik yitiriyoruz.
vaş üzerine kurulu ana çatışmayı aktarır-
Popüler bilim ya da düşünleme metinlerindeki
ken hikâyenin asıl devindirici gücü iki te-
okuryazarlığı hiç saymıyorum zaten.
mel eksende yoğunlaşır:
Yeni okumazyazmazlık yılınız kutlu olsun demek
Orlando’nun “akıl almaz” çılgınlığı ve Rug-
de istemiyorum. Ama “okuma kültürü araştırmacısı, rüleceği üzere, tutkuyla sarılıyor türe, sürdürüyor da yazmayı.
giero ile Bradamante’nin “olanaksız” aşkı.
eğitimci, Okuyan Toplum Projesi yürütücüsü” Ferhat Yer yer özyaşamöyküsel gereçlerle kendisini de anlatısına
Okur, bir yanda farklı kültürlerin, inanç-
Özen, “UNESCO’nun ölçümü”yle “ülkemizin gizli okumaz katan bir açık biçim yazarı izlenimi bırakan İlhan bunu,
ların ve savaşların karşılaştığı bir coğ-
yazmazlar ülkesi” içinde yer aldığını, “yazar sayısının okuyan bu kendine özgü anlatı yapısından ödün vermeden yerine
rafyada yol alırken öte yanda “aşk”ın (ve
nüfustan daha fazla” olduğunu belirtip UNESCO’nun “gizli getiriyor. Sıçramayla değil, hızlı geçişle geliştirilen türde
onun yol açtığı akıl yitiminin ve devindirici
okumaz yazmazlık” ölçütünün “okuma kültüründe ABC okur bir öyküleme bu.
bir anlatı unsuru olarak karmaşanın) ev-
yazarlığında kalmak” şeklinde alındığını yazıyor. Bu hıza alaysamalı anlatım da katıldığında, hızlandırılmış
rensel egemenliği ile yüzleşir.
Bu genel okumaz yazmazlığa inat, yeni yıla gelin yazınsal bir komedi filmi izlenimi bırakabiliyor öykü. Bu, ister istemez
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ta-
okuryazarlıkla girelim biz. anlatımda bir yığışmaya yol açıyor.
rafından üç cilt olarak yayımlanan Çıl-
Öyleyse hadi haftanın kitaplarına… Bulut bilişime nazire yaparcasına kıvrak kurulumlu bu
gın Orlando’nun dilimizde ilk defa Necdet
anlatının yine de bir dirilik taşıdığı öne sürülebilir. Çünkü
ZEHRA TIRIL: ‘UNUTULAN YURTTAŞ’ Adabağ’ın usta çevirisiyle tam metin ola-
yazar böylelikle epik bir zemine oturtuyor öykülerini.
Zehra Tırıl (d. 1963), liyakatle sürdürdüğü öykü yolculuğu- rak yankılanması, sadece bir edebi me-
Bu nedenle İlhan’ı okurken Ferhan Şensoy’u, o kulvarda
nun alandaki yirmi beşinci yılında, dördüncü öykü kitabı Unu- tin aktarımı veya şiirsel bir yeniden yazım
yazan öteki kalemleri anımsamadan edemiyor insan.
tulan Yurttaş’la (YKY, 2024) bir kez daha okuru selamladı. değil, insani değerlerin, başkalaşım içe-
Farklı bir başlangıç.
Zehra, 1990 sonrasında öyküye başlasa da daha çok risindeki akıl ve aşk gibi kavramların, bir
genel anlamda öykücülüğümüzde ana omurga olarak anlamda da Rönesans ruhunun Türkçe-
AHSEN DALCA KORKUTAN: ‘BELKİ DE MUHTEŞEM’
alageldiğimiz Sait-Sabahattin izinde yürümeyi kendisine deki yeniden yankılanışıdır.
Ahsen Dalca Korkutan (d. 1985), Belki de Muhteşem
hedef aldığı izlenimi uyandıran bir kalem.
(Ötüken, 2024) adlı öykü kitabında, sekercesine ama
Ludovico Ariosto (1474 / 1533) kapağımızda.
Diyeceğim, 1990’lardaki öykü patlamasıyla ortaya çıktığını
eksiltiyle kurup doygunluğa ulaştırdığı, buna karşın önde
Doç. Dr. Bülent Ayyıldız’ın yazısı...
paylaştığımız 1990 kuşağı öykücülerine ulanmadan bu
kurmuşçasına izlenim bırakırken okuru derya deniz bir
- M. Sadık Aslankara (“Okumazyazmazlık
geleneksel çizgiyi izleyen adlardan. Hiçbir zaman bu gerçeği
artalana çekip götürdüğü öykülemiyle dikkati çekiyor önce.
yılları” / Zehra Tırıl, Unutulan Yurttaş, YKY
akıldan çıkarmamak gerekiyor.
Anlatıyı bükümleyip kıvamlandıran bir tutum. Okur
/ İlhan Günay, Bulutlara Yazılan Öyküler,
Yeter ki öykü, gerekirlikleri karşılanmış, doygunluğa
anlatıcının bire bin katan ama tekdüzelikten uzak hikâye
Mythos / Ahsen Dalca Korkutan, Belki de
ulaştırılmış halde okunurluk taşısın, ölçüt bu. O halde
edişine eşlik ederken içine girdiği burgaçta dolaşsa da
Muhteşem, Ötüken),
50’lerde 1950, 90’larda 1990 kuşağı öykücülüğünün ardılı
yazarla kol kola öyküyü kendisi kurmak zorunda kalıyor.
- Öner Yağcı (“Adaletsizliğe isyan eden,
olmak, onların arasında yer almak gerekmiyor ille.
Öte yandan masaldan yararlanıp çocukça anlatı dilini
öfkeli ‘Yeşilkaya Savcısı’: İlhan Tarus!”),
Zehra Tırıl, bu yolculukta çeyrek yüzyıl boyunca adını
hünerle kullanarak öykülemini dilde de ballandırıyor Ahsen.
- Özdemir İnce (Sadık Usta, Şamanlar,
hep iyi öykülerle anıştırıp yan yana taşıdı.
Yinelemeli sözcüklerinde leitmotiv olanaklarının kapısını
Tanrılar, Ateistler: İnancın ve İnançsızlığın
Toplumun, bireyin sorunlarına duyarlı, insanlığın
aralıyor ayrıca.
Hiç de Kısa Olmayan Tarihi, Kafka),
tarihinden, günümüz yaşamından süzülüp gelen tüm
Bu yapılandırmasıyla hemen her öyküsünde kişileri anlatı
sorunsallara eşit uzaklıkta hepsiyle hemhal bir yazar
evrenine bağlamada karmaşadan yalınlığa, yalınlıktan - Öner Yağcı (“Yıkılmayan, tabuları yıkıp
olarak gerçektenlik duygusunu yüksekte tutan öyküleriyle
karmaşaya yaydığı güçlü dramatik havayla derin ama farklı geçen düşünür: Simone de Beauvoir!”),
kendisini gösterdi. Nitekim vazgeçemeyeceğimiz bir
katmanlar çıkarıyor okur önüne.
- Gültekin Emre (Elçin Sevgi Suçin,
öykücümüz artık Zehra Tırıl.
Gerçekten de çatışmaların kilitlediği bir burkulmayla
Paralize Zaman Diyalogları, Everest),
Zehra’nın şunca öykü yolculuğundan sonra şimdi,
okuyoruz bu öyküleri. Kara anlatı değil, daha çok acılı
- Ali Kaan Cerit (Coşkun Aral, İmkânsız
ilk öykü kitaplarıyla yenice tanıdığım çiçeği burnunda iki
alaysamaya dayalı bir burkulma bu.
Coğrafyalar, Kronik),
yazarla buluşturayım istiyorum sizi: Ahsen Dalca Korkutan,
İşte size, yazınsal okuryazar isterlerini yanıtlayıcı üç
- Deniz Kıral (Kerem Işık, Öteki Dünya,
İlhan Günay.
öykücü; ilki çeyrek yüzyıldır kendini liyakatiyle de kanıtlamış
YKY),
yolunda giden bir öykücü Zehra Tırıl.
İLHAN GÜNAY: ‘BULUTLARA YAZILAN ÖYKÜLER’ - Yunus Bekir Yurdakul (Charlotte
Öteki ikisi insan sağlığına emek vermiş, vermekte farklı
İlhan Günay (d. 1950), Bulutlara Yazılan Öyküler (Mythos Bellière, Çeviren: Gizem Olcay, Timaş
yaşlardan gelse de ilk öykü kitaplarıyla alana katılan, ilgiyi
2023) adlı ilk öykü kitabından önce de azımsanmayacak Çocuk / Cem Balçıkanlı, Yabancı Dil
hak eden iki öykücü İlhan Günay, Ahsen Dalca Korkutan.
yayına imza atmış. Çünkü kendisi bir tıpbilimci. Akademik Öğrenmeyenler Kulübü, Elma Çocuk),
Hadi öyleyse yeni yılın ilk okumalarına.
n
kitaplarının ötesinde biri deneme ikisi gezi anlatısından
- Vitrindekiler, kısa tanıtımlar ve
oluşan yapıt sahibi. www.sadikaslankara.com, her perşembe öykü-roman,
Mustafa Başaran’dan Bulmaca ile de
Öyküye beş-altı yıl önce başlıyor İlhan, okunduğunda da gö- tiyatro, belgesel alanlarında güncellenerek sürüyor.
düşün trafiği sürüyor!
İyi okumalar...
lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım:
Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ l
İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat)
Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem Alkan l Reklam
Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com.tr l Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam
Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. AŞ, Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad. No: 11A/41 Bahçelievler - İSTANBUL. l
KITAP
Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.

