Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Zamana direnen seriler
İlk kez 1942’de okurla buluşmuş bir çocuk kitabının, tarihin en hızlı değişen çağında, seksen iki yıl
sonranın çocuklarına da hitap ediyor oluşunun nedeni/ nedenleri nedir acaba? Ülkemizde de çeşitli yayınevlerince
basılan Blyton, Sihirli Uzaklar Ağacı serisinden sonra aynı yayınevince yayımlanan
başka bir serisiyle daha karşımızda: “Afacan Beşler”.
Ana karakterlerden birinin ken-
EMEK YURDAKUL
di cinsiyetine ilişkin fikirleri, ta-
lepleri ve çatışması var. Bunların
BİRKAÇ NOKTA...
bugün artık üzerine rahatça ko-
Enid Blyton, bugün bası-
nuştuğumuz başlıklardan olması
mı devam eden ve milyonlar-
gerektiğini düşünüyorum.
ca satmış pek çok kitap serisi-
Afacan Beşler’de işlenişi de sivri
nin, 1800’lerin sonunda doğan
bir şekilde değil. Hatta kız ve oğ-
“kadın” yazarı. Cinsiyetini be-
lan gibi olma halleri üzerine daha
lirtmeden geçemiyorum çün-
çok konuşulası bir durum.
kü toplumsal cinsiyetin bilinçal-
Bana göre çocuklarımızla ko-
tımıza sızdığı yerlerden biri de
nuşmak için de bir fırsat. Kızla-
karşılaştığımız kişileri otomatik
rın / kadınların duygusal oldu-
olarak “erkek” sanmamız.
ğunu (ister iyi ister kötü yerden)
Blyton’ın önceki serisi Sihir-
vurgulayan bir metni yetişkin-
li Uzaklar Ağacı’nda, Afacan
likte okumayı sürdürmüyorum
Beşler’le ortak yönler var.
ancak “Çocuklar bunun var ol-
Arkadaşlık, birlik olma, pay-
duğunu bilmeli çünkü bu yaşanıyor” di-
laşma, ortak karar verebilme, iş
ye bakıyorum bu noktaya.
mak için tekrar tekrar dönerim oraya, bazen tüm
bölümü ve çocukların kendi sorunlarını kendileri
Prenses ve prenslerimizi (!) sürekli sakındığımız-
metne bazen belli bölümlerine…
çözmeleri ama yetişkinlerle paylaşılması gereken
da bu tip durumlardan dolayı dünyadan bihaber
Şimdi yazarı tanımak pahasına arkadaşlığımı
noktayı es geçmemeleri…
çocuklar yetişmiş oluyor.
riske mi atayım? Bunu da genelleyemeyiz bir yer-
İfadelerdeki nahiflik de iletişim dilini yumuşak
Birbirinden kopuk, diğerlerinin neler yaşadığın-
de. Bazı sözcük ustaları kendini merak ettirebi-
ve açık seçik kılıyor.
dan habersiz, haliyle de tepkisiz, sorumsuz yetiş-
liyor. Ya da öyle bir fikri savunuyor ki gerçeğini
Blyton’ı neden çocukluktan tanımadığımı an-
kinlerle dolu bir gelecek.
öğrenme merakınıza yenik düşüyorsunuz. Veya
lamak için eski basımlarını araştırdım. Kapakla-
Buralarda gezinmek de “Aileler çocuğunun oku-
sorularınız birikiyor.
rın birinden yakaladım ki aslında bir serisini oku-
duğu kitapları okumalı mı?” sorusuna getiriyor bizi.
Birçok anlatısında ortak bakış açıları, savunula-
muşum.
rı varsa yazarınızın, alınacak risk düşük tanışmak-
Küçük yaşta “Yaramaz Kızlar” serisiyle tanışmı-
KİRRİN ADASI, BATIK VE BATIK OLMAYAN GEMİ!
la. Ek olarak bir sürü sebep…
şım. İlkini okuyup bırakmamışım, kapakları ince-
Kirrin Koyu, Kirrin Adası, Kirrin Köşkü… Kirrin’e
Kurmacada olduğu gibi hayat da bu çatışma-
ledikçe anımsadım dilinin akıcı olduğunu, karak-
hoş geldiniz! Koya bakan, üç yüz yıllık, beyaz taş-
larla tadını tuzunu buluyor olabilir; yazanı mı yazı-
terler arası bağların ilgi çektiğini…
lardan yapılmış, çok büyük bir ev olan Kirrin Köş-
lanı mı tanısak? Yoksa ikisini de mi?
kü, Fanny Yenge’nin ailesinden kalma.
TANIŞSAK MI ŞU YAZARLA? TANIŞMASAK MI?
Aslında Kirrin Adası da öyle hatta batık ge-
KİM BU AFACAN BEŞLER?
Ne var ki biyografileri ve yazarları merak eden
mi de. George’un anlattığına göre bunların hepsi
Blyton’ın 21 kitaptan oluşan serüven dizisinin,
bir okur olmadığımdan yazarın adı bende yer et-
onunmuş çünkü zaten ona kalacakmış, annesi de
Redhousekidz ilk 6 kitabını yayımladı.
memiş. “Yazar”, sonuçta bir insan ve değişken,
ona vermiş bile.
Sıcak bir aile ortamında yaşayan Julian, Dick ve
metni okuduğumda tanıştığım karakterin yazarla
Julian, Dick ve Ann’in, huysuz George’la tanış-
Ann kardeşlerin, babalarının aksine, asabi ve ça-
bir ilgisi yok benim için.
maları hiç sıcak geçmese de yalnızlığın bitişinin
tık kaşlı amcalarının evine ilk kez tatile gitmeleriy-
Yazar aklına düşen, gördüğü, nefret ettiği, sevdiği,
tadını alan George yumuşarken kuzenleri de adım
le başlıyor seri.
kıskandığı birilerini derleyip toplayıp anlatıyor bize.
adım sarıyorlar onu.
Ekonomik sorunlarına katkı olsun diye tati-
Karakterlerinin hangi yönleri ona benzer hangi
Hele de anne ve babası evde istemediği için
le ödenecek miktarı Quentin Amca’ya ve Fanny
yönleri benzemez? Karakterlerinin savunduğu
arkadaşına bırakıp gündüzleri aldığı köpeği
ya da reddettiği fikirlerin hangilerini gerçekten Yenge’ye sunuyor aileleri. Yengeleri ne kadar tat-
Timmy’le kuzenlerinin anlaştığını gördüğünde…
lıysa amcaları da bir o kadar ürkütücü.
savunuyor?
Kirrin Adası’na gidişleri de arkadaşlıklarının so-
Peki, bunları bilmek istiyor muyum? Yazarla ta- Evde çalışan Quentin Amca, yüksek sesi sev-
nucu atıldıkları bir macera, dahası bir gece kal-
mediği kadar çocukları da sevmiyor ve pek tabii
nışmak, sohbet etmek, imza almak… Neden iste-
mak için izin bile koparıyorlar yetişkinlerden.
bu kadar huysuzlukla, kızı Georgina’yla da arası
diğimizi sorguladığımız talepler mi bunlar? Yok-
Adaya gittiklerinde çıkan fırtına ise batık gemiyi
sa bunlar da okur evreninin “normal” davranışla- iyi değil. Gerçi Georgina da babasıyla benzer şe-
kaldırıp adanın kayalıklarına oturtuyor.
kilde huysuz.
rı mı?
Ve bizim beş afacanın, içindeki hazineyi hayal edip
Yazarı sevmezsek hatta kendisini veya bazı dü- En önemlisi de kendisine George denmesinde
durdukları batık gemi keşfedilmek için onları bek-
ısrarcı. Kız gibi ağlamaktan da yumuşak ve duy-
şüncelerini itici, yetersiz, daha da ileri gidelim çağ
liyor. Ya turistler ya geminin satılma tehlikesi…
n
dışı bulursak… Yine de okur muyuz diğer eserleri- gusal olmaktan da hoşnutsuz. Güçlü, maceracı
ni? Karakterlerle ilişkimizi sorgulatır mı bize? vb. özelliklerle “oğlan” gibi olduğunu savunuyor. Afacan Beşler Define Adasında, Afacan Beş-
Yazıldığı yıla bakarsak belki yazarın yaşadığı
Ben sevdiğim bir arkadaşımı kaybetmek iste- ler Macera Peşinde, Afacan Beşler Adaya Dö-
mediğim için yazarın peşine düşmüyorum. O ka- ortama ve coğrafyasına da dönemine göre ters nüş / Enid Blyton / Çeviren: Deniz Koç / Red-
rakterle bir bağım var artık, bazı duyguları paylaş- köşe bir harekettir. housekidz / 196 s., 204 s., 208 s. / 9+.
10 Ekim 2024
12

