Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
NIKOLAY GOGOL’ÜN ‘NEVA BULVARI’ Bulvarda akıp giden yaşamlar “Gogol’ün, Can Yayınları’nın Kısa Klasikler dizisinden, Mehmet Yılmaz’ın çevirisiyle yayımlanan yapıtı; Burun, Portre, Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri, Fayton gibi çok bilinen ve Petersburg Öyküleri başlığıyla derlenen öykülerinden biri. Öykü biri ressam diğeri subay olan iki arkadaşın yaşamlarının Neva Bulvarı’nda âşık oldukları iki kadın üzerinden aniden değişmesini adeta resmediyor. Gogol, sıradan bir âşık olma durumunun ötesinde sınıfsal farklılıkları da Rusya soğuğu gibi sertçe yüzümüze vuruyor.” DENİZ BURAK BAYRAK EY AŞK VE DİLBER NEVA! Nikolay Gogol, Neva Bulvarı’nı, öyküsünün başında bir cadde güzellemesi olarak sunuyor. Bulvar, Petersburg’un göz bebeği konumunda. Yazarın deyişiyle bir “dilber”. Caddenin önemi, müdavimlerinin diğer gözde Petersburg caddelerinin gediklileriyle karşılaştırılarak ortaya konuyor. İnsanların karakteristik özellikleri sınıfsal farklarla ortaya çıkıyor. Cadde, her kesimden insanın buluşma noktası. Sayısız karakter ve olayla da karşılaşmak mümkün. Memurlar, işçiler, öğrenciler, mürebbiyeler, emekli askerler, subaylar, gençyaşlı kadınlar hayırseverler, mağaza sahipleri, tezgâhtarlar, dilenciler… Her biri caddenin farklı sosyoekonomik sınıftan ziyaretçileri. Yapıtın baş kahramanı olmanın yanında birey olarak üsteğmen Pirogov ve ressam Piskarev de öyküyü tamamlayan unsurlar. Farklı sınıflardan bu iki arkadaş Neva Bulvarı’nda biri sarışın biri esmer iki kadının peşlerine takılıyorlar ve bu kısa süreli takip ve anlık âşık oluşlar başlarına olmadık işler açıyor. Sayfalar ilerledikçe Gogol, okuruna insanlığın en zayıf ve gülünç yanlarını ahlak ekseninde sorgulatıyor. GOGOL ÂLEMİNDE RÜYA VE HAYAL! Gogol öyküsünde rüya ve hayal unsuruna yer veriyor. Yaşadığımız dünyada göremediğimiz yaşamları rüyalar âleminde görebiliriz. Gogol’ün kahramanlarına bunu yaşatması da kahramanlarının safdilliklerine bir örnek aslında. Farklı zamanlarda farklı rüyaların anlatılmasıyla o kurgusal dünyayı canlandırmamızı istiyor. Gerçeklikle rüya ve hayal birbirine karışıyor, yaşamzaman algısı değişip zihnin oyunlarına yenik düşüyor. Bunun üstüne aşkın insanı felakete sürüklemesiyle de aşığın bahtsızlığı katmerleniyor. Gogol gördüklerini bir resmi anlatırcasına yazıya döküyor ve harflerle önümüze renklerin oynaştığı bir resim yansıtıyor: “Tanrım ne mükemmel çehre! Göz kamaştırıcı beyazlıktaki muhteşem alın, akik parlaklığında güzelim saçlarla örtülü. O olağanüstü saçlar ve şapkanın altından düşen o harika zülüfler, akşam soğuğuyla kırmızı taze lekelerle kaplanmış yanağına değiyordu. Nice harika hayallere yol açan ağzı sımsıkı kapalıydı.” PSİKOSOSYAL ÇÖZÜMLEMELER Bunun yanında kahramanlarının psikososyal durumu ve düşüncelerini daha iyi anlayabilmek için postmodern anlatı tekniklerinden iç çözümleme tekniğini de başarıyla uyguladığını belirtelim. Neva Bulvarı, bir cadde ve iki kahraman odağında çok nitelikli ve ciddi bir Çarlık Rusyası ve onun sınıfsal yapısının eleştirisi. Dönemin sınıfları arasındaki uçurumları, günlük yaşamdaki çelişkileri alaycı bir biçemle ve psikolojik yanı da güçlendirerek ele alan Gogol, biz okurlarına yaşamda perspektif kazanabilme yetisinin klasiklerin okunmasıyla başarılabileceğini anımsatıyor. n PANGEA KİTAPLIĞI’NDAN ‘İLK’ 21 yazar, 21 öykü, 21 evren! BEYZA ERTEM beyza.ertem@gmail.com PANGEA KİTAPLIĞI’NIN İLK ÖYKÜ SEÇKİSİ İthaki Yayınları Pangea Kitaplığı’nın yeni halkası, bilimkurgu seçkisi İlk, aynı zamanda kitaplığın hem ilk “öykü seçkisi” hem de ilk öykü kitabı. “Başlangıç” teması odağında, her bir yazarın birer öyküyle katkıda bulunduğu kitapta, daha önce bu türde yazmış olanların yanında ilk defa bu türde bir kurmaca metinle okur karşısına çıkan toplam 21 yazar yer alıyor: Afşin Kum, Arzu Uçar, Aşkın Güngör, Burak Albayrak, Cem Akaş, Çağrı Mert Bakırcı, Feyza Hepçilingirler, Fuat Sevimay, İsmail Yamanol, Kadire Bozkurt, Mehmet Berk Yaltırık, Murat S. Dural, Müfit Özdeş, Onur Çalı, Onur Güzeldiyar, Öznur Babur, Pınar Duman, Selim Bektaş, Selim Erdoğan, Tuğrul Sultanzade ve Volkan Yalçın. Editörlüğünü Burak Albayrak’ın üstlendiği kitabın sunuş yazısı, bilimkurgu dünyasını yakından takip edenlerin iyi tanıdığı Bülent Somay’a ait. Somay, Türkiye’de bilimkurgu ve fantezinin kat ettiği aşamalar hakkında fikirlerini paylaşmakla birlikte kitabın çok renkli ve katmanlı yapısına özellikle değiniyor ve her okurun farklı bir favori öyküsü olacağının altını çiziyor. Alternatif türleri bir araya getirmeyi amaçlayan, özellikle bilimkurgu, fantastik, korku ve polisiye türünde kaleme alınmış metinleri okurla buluşturan İthaki Yayınları Pangea Kitaplığı’nın yeni halkası İlk, bir bilimkurgu seçkisi. “21 yazarın birer öyküyle katkıda bulunduğu İlk, aynı zamanda Bilimkurgu Kulübü ile birlikte gerçekleştirilen ve yazarlarının telif gelirlerini Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi’ne bağışladığı bir proje. ‘TANRI ÖLDÜ, PEKİ YA İNSAN?’ Ruh transferleri, yeni bedenler, cihazlarda saklanan anılar, bilinç aktarımları, gittikçe akrobatikleşen robotlar, ayaklanan bitkiler, yeni yaşam biçimleri, bellek merkezleri, bilgi bankaları, günü tekrarlama makineleri, yeni nesil oyunlar, evinizin orta yerinde açılan kara delikler, insan analiz programları, yeni gezegenler, yeni hükümdarlar, yeraltında ve gökyüzünde kurulan şehirler... Nicesi İlk öykülerinde. Alternatif kurgularda dikkat çeken unsurlardan biri, genellikle insan ve makineler arasındaki ilişki üzerine tasarlanmış olmaları. Bir robot, bir uzay mekiği, bir oyun cihazı yahut yapay zekâya dayanan orijinal bir buluş, hangisi olursa olsun, makineler (bazı öykülerde insan dışı canlı türleri) ile insanların bir arada yaşama deneyimi merkezde. Dikkat çeken bir diğer konu, gelişmelerle birlikte insanın inancının da değişmesi, Tanrı’ya ve dinlere verilen önemin azalması konusu. Peki ya insan? Kimi öykülerde insan insanın kurdu ve düşmanıyken, kimi öykülerde insanın dünyadaki konumu değişiyor, “egementür” oluşu ve hükmetme yeteneği de. Böyle kurgularda o artık yeryüzünün biricik Tanrı’sı değil. Özellikle bu zorlu günlerde İlk literatüre özgün bir katkı... n 6 8 Nisan 2021