13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Çarşamba 6 Eylül 2017 2 evlaBdiıryalansnıennaivnıNem4rüiçmcoaacdnuekKlle.u’nsiin haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN GAZZE ŞERİDİ’NDE ZOR YAŞAM Türkiye’de uyuşturucu kullanma yaşı 13’e kadar düşerken, aileler de çocuklarının bu illetten kurtulması için büyük bir mücadele yürütüyor Madde kullanan çocuklardaki işaretler 4 Madde kullanmaya başlayan kişilerdeki ilk değişiklik çevrelerinde yapmış oldukları değişikliklerdir. Eski arkadaşların yerini yeni arkadaşlar alır. Maddeye daha rahat ulaşım sağlayabilecek kişilerle yakınlaşır. 4 Duygu durumu çok çabuk değişiyorsa çok dikkatli olunmalı. Bu süre içerisinde bazen çok neşeli, bazen de çok öfkeli, huzursuz, keyifsiz olabilir. 4 Ders durumunda ani değişiklikler olur. Notları düşmeye başlar, okula devamsızlık görülür. 4 Evde tek başına kalmak istiyorsa ya da arkadaşları ile birlikte dışarıda nerede olduğunu söylemeden buluşmaya başladıysa dikkat. 4 Ailesi ile olan ilişkileri mümkün olduğunca mesafeli tutmaya başlar. Evde daha az zaman geçirmek ister ki ailesiyle çatışmasın. 4 Kılıkkıyafet ya da görünür bir şey almadığı halde, fazla para harcamaya başlar. 4 Kişisel bakımı azalmıştır. Giyimine dikkat etmez. Gözleri kızarır, şişer, vücudunda değişiklikler başlar. 4 Sinirlilik, gerginlik, kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşar, dalgınlık, dikkatsizlik başlar. 4 İçine kapanır. Uyku düzeni değişir. 4 Psikolojisinde karamsarlık, umutsuzluk ya da inançsızlık gibi duygu durumları olabilir. Yarı baygın halde, ayakta zor durabilen gençlerle özellikle büyük kentlerde sıklıkla karşılaşmak mümkün. Türkiye’de uyuşturucu kullanma yaşı 13’e kadar düşerken, aileler de çocuklarının bu illetten kurtulması için mücadele yürütüyor. Neriman K. (40) de dört çocuklu bir ev hanımı. Yaklaşık yedi yıldır uyuşturucu kullanan oğlu 24 yaşındaki M.K.’nin bu bataklıktan kurtulması için canla başla mücadele ediyor. Çocuğunu kurtarmak için gitmediği hastane ve başvurmadığı yer kalmadığını söyleyen Neriman K, “Yaşadığım sıkıntıları bir ben bir de Allah biliyor. Akıttığım gözyaşının haddi hesabı yok. Gezmediğimiz hastane, gitmediğimiz doktor kalmadı. Çocuğumuzu kurtaramıyoruz” diyor. Bir anne olarak evladının kurtulmasını istediğini anlatan anne Neriman K. yaşadıklarını ve çektikleri sıkıntıyı Cumhuriyet’e anlattı. Sorunlu büyüdü Oğlunun, çocukluktan bu yana sorunlu bir çocuk olarak büyüdüğünü anlatan Neriman K., “Eşim bir kurumda işçi olarak çalışıyordu. Ben ise evde çocuklarımla uğraşıyordum. M.K. benim ikinci çocuğum. Ondan küçük iki kız kardeşi ve bir ağbisi var. Diğer çocuklarım sıkıntısız, sorunsuz çocuklardı. Bu oğlum ise çok yaramazdı. İlkokulda durmadan derslerden kaçardı. Bir ayağım evde, diğer ayağım okulda kalmıştı. O derslerden kaçmasın diye her gün okula gidiyordum. Okuldaki öğretmenler bizim verdiğimiz emeğe karşın çocuğumuzun yaptıkları karşısında üzülüyordu” dedi. Okul dönemindeki arkadaşlarını hiç onaylamadıklarını ancak verdikleri tüm mücadeleye karşı onlar Arkadaş ortamında hayatı karardı Eroin bağımlısı Ş. A. henüz 20 yaşında. Babası matbaa işçisi, annesi ise ev hanımı. Ş. A. uyuşturucu madde ile 13 yaşındayken arkadaş ortamında tanışmış. 7 yıl boyunca defalarca hastaneye yatmasına rağmen vücudunu esir alan illetten bir türlü kurtulamamış. Şimdi ise daha bir umutla ve inançla yeniden tedavi olmaya başlamış. Vücudunun birçok yerinde iğne izleri olan Ş. A. yaşadığı zorlu günleri bir hastane odasında gazetemize anlattı: o‘Almrtıakkmisuttiyluorum’ Ş. A. uyuşturucu maddeye bir arkadaş ortamında başladığını söyleyerek, “Nasıl bir şey olduğunu merak ettim. Folyo ile denedim. Sonra devamı geldi. 16 yaşında ise eroine başladım. 34 saatte bir madde alıyordum. Bu arada bir çocuğa âşık oldum. Evlendik. O da eroin kullanıyordu. Beraber, bu maddeyi bırakacağız, kurtulacağız diye hayaller kuruyorduk. Mücadele ettikçe daha dibe battık. Olmadı, bırakamadık. Zaten sonrasında ise boşandık” diyor. Ş.A. yeniden tedavi olma gerekçesini ise şu ifadeler ile anlatıyor: “Ailemin güvenini yeniden kazanmak istiyorum. Ablamın, abimin uyuşturucu madde ile hiç işleri olmaz. Hayatımda başka bir erkek var. O madde kullanmıyor. Mutlu olmak istiyorum.” dan ayıramadıklarını söyleyen anne, “Çevresindeki arkadaşları ailelerinden kopuk çocuklardı. Ben oğlumu kurtarmak için adeta diğer çocuklarımı unuttum. Küçük çocukları evde bırakıp okula ve mahallede onu arıyordum. Ama verdiğim tüm emeklere karşı onu o çevreden kurtaramadık” diyerek çektiği acıları özetliyor. Çocuğunun madde kullanmaya başladığını bir akrabasından öğrendiğini ve o an ba şından kaynar sular aktarıldığı hissini yaşadığını söyleyen Neriman K. o günleri şu sözlerle anlatıyor: “Yaşadığımız memleket küçük bir yer. Herkes birbirini tanır. Görümcemin oğlu bir gün bize geldi. ‘Yenge sana bir şey diyeceğim. Ama aramızda kalsın’ dedi. Hiç aklıma gelmedi bu kadar kara bir haber vereceği. ‘Yenge arkadaşlarım M.’yi madde kullanırken görmüş. Sana demeden önce araştır dım. M. esrar kullanıyor. Haberin olsun’ dedi. O sözlerin ardından fenalaştım ve o günden beri tansiyon hastasıyım. Eşime anlatamadım. Sabaha kadar ağladım. Oğlumu takibe başladım. Doğruydu söylenenler madde kullanıyormuş. Nasıl fark edemedim oğlumdaki değişimleri diyerekten kendime kızıp durdum. Eşim ile bu durumu paylaştım. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.” ‘İtiraf etmedi’ Çocuklarını karşılarına alıp konuştuklarını ve her seferinde uyuşturucu madde kullandığını inkâr ettiğini anlatan Neriman K, “Konuştuk. Ama madde kullandığını bir türlü itiraf etmedi. Sürekli yalan söylüyordu. Eve gelince kendinde değil di. Geceleri sık sık uyanıyordu. Eşim oğlumun cebinde esrar yakaladı. O gün oğlum itiraf etti. Ağlamaya başladı. ‘Yardım edin bırakayım. Bırakmak istiyorum’ dedi. İnandık çocuğumuza, inanmak istedik. Bırakacak dedik. Tedavi için Elazığ’a götürdük. Günlerce hastanede kaldık. Eve döndük. Telefonunu vs. elinden almamıza, arkadaş çevresinden uzak tutmamıza rağmen yine başladı. Bu süreç birkaç kez daha tekrar etti” diyerek verdikleri mücadeleyi anlattı. Yıllar geçtikçe umutlarının da yok olduğunun altını çizen Neriman K., “Çocuğum daha da değişmeye başladı. Bir baktık ki bonzai denilen bir şey çıkmış onu kullanıyor. Bu kez alıp İstanbul’a Balıklı Rum Hastanesi’ne götürdük. Yatıracaktık. Ama oğlum oraya madde sokmaya çalıştı. Güvenlikler etrafımızı sardı. Böylelikle oraya yatışı yapılmadı” diyor. Neriman K. şehir şehir gezdiklerini ama oğullarının uyuşturucu maddeyi bırakmadığını aktararak şunları söylüyor: “Artık maddi ve manevi olarak tükendik. İnsanlar kapımıza gelip oğlunuz borç yaptı ödeyin diyor. İnsanların yüzüne bakamıyoruz. Oğlumuzu çok seviyoruz. Gözümüzün önünde eriyor ama bir şey yapamıyoruz. Oğlumuz kafasında uyuşturucuyu bitirmiyor. Kafasında bitirse, her şey bizim için daha kolay olabilirdi. Bir anne olarak evlat acısı yaşamanın ne demek olduğunu, çocuğum hayattayken öğrendim.” SÜRECEK Bir milyon çocuğun hayatı tehlikede Merkezi İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan uluslararası çocuklara yardım kuruluşu Save the Children yayımladığı raporunda günde ortalama iki ila dört saat elektrik kesintisinin yaşandığı Gazze Şeridi’nde 740’tan fazla okulun elektriksiz var olma savaşı verdiğini belirtti. Kuruluş, sağlık ve acil yardım kurumlarının kötü durumda olduğunu ve bunun çocukların hayatını tehlikeye attığını bildirdi. Kuruluş, arıtılmamış lağım suları sebebiyle bir çevre felaketinin yaşanabileceğine de dikkat çekti. Raporda birçok çocuğun kötü şartlardan ötürü uyuma, öğrenme veya oynama güçlüğü çektiği belirtilerek, “Gazze’de bir milyon çocuk korkunç şartlar altında yaşıyor” denildi. Gazze’de birçok kişi Kurban Bayramı’nı da karanlıkta geçirdi. İsrail’i, Gazze Şeridi’ne uyguladığı ambargoyu kaldırmaya çağıran Save the Children, uluslararası toplumu da Filistinli çocukların çektiği acılara tepki göstermemekle suçladı. Birleşmiş Milletler (BM) de geçen ay yayımladığı bir raporda Hamas’ın kontrolü altındaki Gazze Şeridi’nde yaşam koşullarının öngörülenden daha hızlı kötüleştiğini belirtmişti. Raporda acilen harekete geçilmezse Gazze Şeridi’ndeki tek su kaynağının 2020 yılına dek kati biçimde tükeneceği uyarısında bulunulmuştu. İki milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi, 2006’dan bu yana İsrail’in kara, hava ve deniz ablukası altında bulunuyor. İNGİLTERE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ Artan baskı ruh sağlıklarını bozuyor İngiltere’de yapılan bir araştırma, 10 yıl öncesine göre üniversitelere ruh sağlığı şikâyetiyle başvuran öğrencilerin sayısının 5 kat arttığını ortaya koydu. Kamu Politikaları Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı araştırmaya göre 20152016 yıllarında İngiltere’de üniversite birinci sınıfta okuyan 15 bin kişi ruh sağlığıyla ilgili şikâyette bulundu. 20092010 yıllarında erkek ve kadın öğrenciler arasında yüzde 0.5 oranında öğrenci ruh sağlığıyla ilgili şikâyette bulunurken bu oran 2015’te erkekler arasında yüzde 1.4’e, kadınlar arasında ise yüzde 2.5’e yükseldi. Rapor aynı zamanda bu şikâyetlerin kaydedilenden yüksek olmasının beklen mesi gerektiğini ekledi. Çoğu üniversitede danış manlık hizmetlerine talep artarken kimi üniversitelerin buna yanıt vermekte zorlandığı, bazı ünviversitelerde dört öğrenciden birinin ya danışmanlık hizmeti aldığı ya da almayı beklediği kaydedildi. Araştırmayı yapanlar, şimdiki neslin önceki kuşaklara göre artan eğitim masrafları yüzünden daha çok stres altında olduğunu ve istihdam piyasasındaki rekabetin öğrenciler üzerindeki baskıyı artırdığını aktardı. Üniversitelerde eskisine nazaran daha çok 18 yaşında öğrencinin olması ise genel olarak gençlerde ruh sağlığı hastalıklarının çoğaldığına işaret ediyor. PARA VERMEYİNCE BIÇAKLADILAR Yaralı babaya ilk müdahaleyi çevredeki vatandaşlar yaptı. 112 sağlık ekipleri ihbardan yarım saat sonra olay yerine geldi. Taksim’in göbeğinde tinerci dehşeti Taksim Gezi Parkı’nın merdivenlerindeki bir grup tinerci, kızıyla parkta dolaşan Suriyeli Muhammed Ahmed isimli vatandaşı, para vermediği gerekçesiyle kızının gözleri önünde bıçakladı. Karın boşluğundan yaralanan Suriyeli baba, elli metre ilerideki Re cep Paşa Caddesinde yere yığıldı. Kızının çığlıkları üzerine yaralı babaya çevredeki vatandaşlar ilk müdahaleyi yaptı. 112 sağlık ekipleri ihbardan yarım saat sonra gelerek yaralı babayı ambulansla Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma hastanesine kaldırdı. l İHA C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle