12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Perşembe 14 Eylül 2017 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN haber 5 Güngör için bir şikÂyet daha Avukat Çakmak, anayasaya bağlı bir yurttaş olarak yaptığı başvuruda, Danıştay Başkanı’nın yargı tarafsızlığını ayaklar altına aldığını söyledi Avukat İsmail Sami Çakmak, “CHP’nin yargıdan rahatsız olduğunu, sözde adalet kurultayı yaptığını” açıklayan Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ü, bir siyasi partiyi övüp diğerini hedef alarak “yargı tarafsızlığını, saygınlığını ayaklar altına aldığı” gerekçesiyle Danıştay Yasası gereği disip lin soruşturması ve yargı organlarını aşağılamaktan cezalandırılması istemiyle Danıştay Başkanlık Kurulu’na şikâyet etti. Avukat İsmail Sami Çakmak, Danıştay Başkanı’nın uymak ve sahip çıkmak zorunda olduğu anayasaya bağlı bir vatandaş olarak yaptığı başvuruda; Danıştay Baş kanı Zerrin Güngör’ün söyledikleriyle “yargının tümüyle bir siyasi partiyle işbirliği, güçbirliği yaptığı”nı dillendirmeyi amaçladığını belirterek, şu görüşlere yer verdi: “Bu söylemi TCK anlamında suç oluşturmaktadır. Çünkü, bu söylem, yargı organlarını alenen aşağılamaktan başka bir anlama gelmez. Bu söylemleri TCK 301/4 anlamında eleştiri olarak kabul edilemez. ‘Hâkim kararı ile konuşur.’ Bu, bir özdeyiştir. Her ağzına ve aklına gele ni rastgele konuşamaz. Kaldı ki, şikâyetli üzerine yüklenen suçlamaları bilinçli kasti olarak dillendirmiş ve gerçekleştirmiştir.” Şikâyet dilekçesinde, Güngör’ün Danıştay tarafından disipline sevk edilerek “yüksek hâkimlik vakar ve şerefiyle bağdaşmayan hal ve hareketler” kapsamında soruşturulması, ayrıca hakkında Türk Ceza Yasası gereği suç duyurusunda bulunulması istendi. l ANKARA/Cumhuriyet ‘Uyum’la engellenme endişesi yaşanıyor Akşener ve ekibi yeni partinin, uyum yasaları kapsamında yapılacak değişiklikle önünün kesilebileceği ihtimalini göz önünde bulunduruyor MHP’den ihraç edildikten sonra Ümit Özdağ ve Koray Aydın ile bir likte yeni parti kurma çalışmala rını başlatan Meral Akşener’in, “Siyasi Partiler Yasası kapsa mında yapılacak değişikliklerle AKP’nin kendileri ni engelleyebilece ği” olasılığına kar şı, partinin kurulu şu için “Meclis’ten geçecek uyum yasa SELDA GÜNEYSU larını beklediği” belirtiliyor. Bu tarihin de kasım ayı içinde olacağı belirtirilirken, ekip “her türlü tedbiri hesaplayarak, yolu na devam etmek istiyor.” Akşener ve ekibinin daha ön ce “kuruluşunu hızlandırdığı” yö nündeki açıklamalarına karşın, yeni partinin açılışı için en erken tarih kasım ayı olarak öngörülü yor. Çünkü Akşener ve ekibi yeni parti için önce “Meclis’ten geçe cek uyum yasalarını” görmek is tiyor. Anayasa değişikliğinin yü rürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde uyum yasalarının çık ması gerektiğine dikkat çeken ekip, uyum yasaları kapsamın da Siyasi Partiler Yasası’nda ya pılacak bir düzenleme ile kurula cak yeni partinin “iktidarca doğ madan öldürülebileceğini” dü şünüyor. Bu 6 aylık süre de 26 Ekim’de doluyor. Ancak iktidar, 6 ay gibi bir sürede uyum yasa larının çıkarılmasının “zorunlu” olmadığını belirtiyor. Buna kar şın yeni parti cephesi bu 6 aylık süreyi baz alıyor. aCduamyhlıuğrıbeatşkkilaenmlıeğzı Mevcut Siyasi Partiler Yasası’nda, “Siyasi partilerin seçimlere katılabilmesi için illerin en az yarısında oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması veya TBMM’de grubu bulunması şarttır” hükmü bulunuyor. Yeni parti ekibi ise mevcut yasada yapılacak bir düzenleme ile bu 6 ay önce kurulan yeni partiler için sürenin “bir ya da iki yıla çıkarılabileceğini, bu durumda da partinin genel seçimlere katılmasının önünde engel oluşturulacağını” hesaplıyor. Ancak, 6 aylık sürenin 1 ya da 2 yıla uzaması Meral Akşener’in Cumhurbaşkanlığı adaylığını etkilemiyor. Keza anayasada bir kişinin Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için 100 bin seçmenin imzası yeterli. l ANKARA Partisinin belediye başkanlarını Ankara’da toplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 için ‘köklü değişiklik’ mesajı verirken başkanlara ‘heykel’ fırçası attı. ‘Heykel değerlerimize ters’ AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan partisinin belediye başkanları istişare toplantısında, 2019 seçimlerinine işaret ederek, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde olduğu gibi belediye başkanlığı seçiminde de hedeflerinin yüzde 50+1 olduğunu söyledi. Bu yolda küsmek, darılmak, mücadeleye zarar verecek davranışlar içine girmenin hiçbir arkadaşına yakışmayacağını, AKP’nin bir davanın sembolü olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bu dönemde partiye zarar verecek her tutum, her söz, Türkiye’ye ve milletimizin geleceğine vurulmuş bir darbe ola caktır” uyarısında bulundu. CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nu isim vermeden sert sözlerle eleştiren Erdoğan, ana muhalefet partisi unvanını taşıyan bir partinin milletvekillerinin teröristlerle aynı safta olmak için adeta can attığını ileri sürdü. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu için ‘ana muhalefetin başındaki zat’ nitelemesinde bulunan Erdoğan, “Artık kavgaysa kavga diyor. Hale bak. Sizin hayatınız zaten bu milletle, bu milletin değerleriyle, kutsallarıyla kavgayla geçti. Eğer bizimle kavga edeceksen bunu her fırsatta Avrupa Birliği’ne, yabancı ülkelere, kuruluşlara şikâyet ederek zaten yapıyorsun. Terör örgütlerini ve onların destekçile ri olan yerli, yabancı odakları yanına alarak, bu kavgayı büyütmeye çalışıyor” diye konuştu. Erdoğan Kocaeli Belediyesi’nce yaptırılan heykeline de tepki gösterdi. Sayısı fazla olmamakla birlikte bazı belediyelerce kendisinin heykel veya benzer görsellerinin yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini, ne masklar yapılmasını, ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum. Bizim belediyelerimiz, bir defa bunları kaldırttık ayrı mesele, bundan sonra lütfen bu yanlışlara tevessül etmesinler, heykel değil, hizmete yönelik eserler diksinler” dedi. l ANKARA/Cumhuriyet Harran çok hızlı davrandı Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde AKP’li belediye tarafından FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, halkın darbecilerden ele geçirip üzerinde Türk bayrağı açtığı tank ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eliyle “Dur” işareti yaptığı heykelden oluşan anıt kaldırıldı. Belediye konuyla ilgili açıklama yapmadı. l DHA MHP’den 300 istifa ‘Makasdeğişiyor’muş Afyonkarahisar’da, eski bakan, eski milletvekili ve eski belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 300 kişi, MHP’den istifa etti. Eski il başkanı Alper Yağcı, MHP’den ihraç edilen Meral Akşener’in kurma çalışmaları içerisinde olduğu partiye destek vermek için istifa ettiklerini söyledi. Eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Abdülkadir Akcan, “Ülkücü hareketin siyasi otağı bildiğimiz, demokratik bir anlayış içerisinde yönetildiğini, yönetilmesi gerektiğini beklediğimiz MHP’de son dönemlerde bunu göremediğimizden ve önümüzün kesilmesinden dolayı yeni bir arayış içerisine girmek zorunda kaldık. Hepimiz ülkücüyüz, milliyetçiyiz. Hiç kimse bizim ülkücülüğümüzü yargılayamaz, tartamaz. Bu anlayış içerisinde siyaset hayatımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. l DHA TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulunan Sultan İkinci Abdülhamit dönemine ait fotoğraf koleksiyonun dijitalleştirilmesine yönelik işbirliği protokolünün imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı. TBMM İçtüzüğü ve uyum yasalarına yönelik çalışmaların sorulması üzerine Kahraman, sistemin değiştiğini, “Türkiye’nin makas değişimiyle karşı karşıya olduğunu” dile getirerek, “artık 28 günlük, 40 günlük, 4.5 aylık hükümetler devrinin olmayacağını” söyledi. TBMM’nin yeni dönemine ilişkin çalışmaların olduğunu belirterek, çalışmaların başında da içtüzüğün öncelik taşıdığını kaydeden Kahraman, “İçtüzükteki adaptasyon için 26 maddelik bir hazırlık oldu. 160 madde civarında bir içtüzük çalışması oldu. Bu partilerin tasvibine sunulacak hadisedir. Partiler, gruplar bu konuda söz sahibidir” dedi. l ANKARA/Cumhuriyet FETÖ’nün müritleri... Bir toplum yakın tarihini bilmeden hiç yaşayabilir mi? Birinci Dünya Savaşı’nda düşman cephesinin en saygın patronu İngilizler değil miydi? Hiç kuşkusuz! İngilizler, Çanakkale’yi ele geçirmek için çok büyük çaba harcamışlardı. 1915’te denizden Çanakkale Boğazı’nı aşmak isteyen İngilizlerin amacı Marmara’ya girip İstanbul’a ulaşmaktı. Amaçları neydi İngilizlerin? Marmara Denizi’nden geçip Karadeniz’e ulaşmak... Sonra? Karadeniz’in yukarısında Rus Çarı’yla buluşmak. İngilizler bu düşlerini gerçekleştirselerdi, 1917 Ekim Devrimi olmayacak, Mustafa Kemal, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Sovyetler’le işbirliği yapamayacaktı. Yakın tarihi bilmek çok önemlidir bu yüzden... Saygın bilim insanı Prof. Dr. Bülent Tanör’ün “Kurtuluş ve Kuruluş” kitabını okuyorum üçüncü kez... 9 yıl önce yazdığım yazıdaki bazı ifadeler hâlâ güncelliğini koruyor. Diyorum ki: “30 Ağustos’u anlayabilmek için Çanakkale Savaşları’nı algılamamız gerekir.” Tarih bilincinden yoksun toplumlar gerçekleri algılamaktan da yoksundurlar... Tarihine ve kültürüne sahip çıkmayan bir ulus, emperyalizmin tuzağına düşer, büyük ve güçlü devletlerin tutsağı olur. Mustafa Kemal Atatürk, bu tuzağa düşmedi, 30 Ağustos’ta emperyalistlere geçit vermedi. Kurtuluş böyle gerçekleşti... HHH 30 Ağustos 2008 tarihli yazımda şöyle demişim: “Evet, bugün 30 Ağustos... Neler yazmalıyım, hangi konulara değinmeliyim? Laik demokratik Cumhuriyeti yıkmak için tuzak kuranlardan mı söz etmeliyim, yoksa ekonomiyi yönlendiren, bağımsız yargıyı, polisi, devleti kuşatmaya çalışan tarikat şeyhlerinden mi?” Sıcak bir İstanbul sabahında yazıyorum yazımı... Bir askeri zaferin ötesinde bir anlamı olduğunu belirtmek istiyorum 30 Ağustos’un... Eğer bir yenilgi olsaydı Anadolu bölüşülecekti. Halife ve padişah yerinde kalacak; şeriat hukuku toplumun bilincini karartacaktı. Elbet konu buraya gelmişken Nâzım Hikmet’i anmadan geçemeyiz. Şöyle gözlerimi yumdum, denizden karaya vuran imbatın esmesini bekledim. Ne diyordu Nâzım? Mustafa Kemal Paşa, alacakaranlıkta, bir çınar ağacının dibinde askerlerini seyrediyordu. Sonra yürüdü uçurumun başına dek... Eğildi ve durdu. Bıraksalar, ince uzun bacakları arasında yaylanacaktı. Karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı... Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu... Haşhaş tarlaları kocaman çiçek açmışlardı... Eflatun, kırmızı ve beyaz. Akarçay, Gediz Irmağı ve Kocatepe’de ihtiyar ve yaşlı bir bayır. Yıldızlar birbirleriyle konuşuyordu o gece... Ne ağaç sesi ne de kuş sesi vardı... Gözlerim denize çevriliydi ve dalıp gitmiştim tarihin derinliklerine... Ve devam etmişim: “..... Laiklik, tarikatlar, ABD ve AB ilişkileri... Fethullah Gülen ve müritlerinin... Gün Nakşilerin, Süleymancıların... Dine bağlı sosyal yaşam biçimi giderek ağırlık kazanıyor. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının canları ve kanlarıyla kurdukları Türkiye’de. Ve Fethullah Gülen salt ekonomiyi değil siyaseti de yönlendiriyor.” Bir güç FETÖ... Ergenekon davasıyla sarsılıyor Türkiye... Yıllar çabuk geçiyor... HHH 17/25 Aralık’ta ipler kopuyor, ardından alçak, hain kanlı darbe kalkışması oluyor... Darbe girişiminde bulunanların karşısına halk çıkıyor. Kanlı kalkışma amacına ulaşamıyor. TSK’den emekli tarikatçı paşaları konuşturup halkın kafasını karıştırıyordu o zamanlar FETÖ. Ne dersin eli kanlı Fethullah Gülen... ABD’Lİ SAVCI BHARARA’DAN TWEET Trump’a ‘Erdoğan’a cesaret verdin’ eleştirisi İranlı işadamı Reza Zarrab iddianamesini hazırlayan New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara, kişisel Twitter hesabından paylaştığı mesajlarda, kendisini görevden alan Donald Trump yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü. Geçen günlerde, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile Halkbank yöneticilerinin adlarının, Zarrab dosyasına girmesinin ardından eski çalışma arkadaşlarını kutlayan ve “Eski ofisim büyük ve önemli işler yapmayı sürdürüyor” mesajını paylaşan Bharara, salı akşamı da ilginç bir mesaj paylaştı. New York Üniversitesi’nde hukuk dersleri verme ye başlayan Bharara, önceki gün yazdığı mesajında “Amerikalı olmayan nedir?” sorusunu sorduktan sonra yanıtları da, “Comey’i kovuşturmak (Eski FBI Başkanı), Arpaio’yu affetmek (Irkçı fişleme yapan Arizona şerifi Joe Arpaio), NeoNazileri mazur görmek, Dreamers’ları (Hayalperestlerçocukken aileleri tarafından ABD’ye getirilen çoğunluğu Latin Amerika kökenli göçmenler) sınır dışı et mek, Erdoğan’ı cesaretlendirmek, Duerte’ye övgü düzmek (Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duerte), Putin’i okşamak (Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin)” şeklinde sıraladı. l Haber Bharara Merkezi ‘Küresel 1725’ nitelemesi AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal dün AKP MYK toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında isim vermeden eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında ABD’de açılan davayı değerlendirdi. Ünal, “1725 Aralık yargı darbe girişiminin bugün küresel ölçekteki karşılığını yaşıyoruz. 1725 Aralık’ta yargı üzerin den Türkiye ölçeğinde yapılmak istenen şeyin bugün ABD yargısı üzerinden küresel ölçekte yapıldığını görüyoruz. Bazı köşe yazarlarının adeta tehdit eder gibi ABD’de devam eden davalar üzerinden Cumhurbaşkanımızın ABD ziyaretine dönük bazı imalarda bulunması kabul edilebilir bir durum değildir” diye konuştu. l ANKARA/Cumhuriyet C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle