16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Perşembe 14 Eylül 2017 haber 4 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN ‘Tutuklu değil, tutsak’ Muhalefetin bedeli Hiç de kısa sayılmayacak yaşamımda üç rü tum, alay etmenin gereği yoktu! Alay falan etmiyor yayı tekrar tekrar görü dum. Ben de başka ne rüm, daha doğrusu gö söyleyeceğimi bilemi rürdüm. yordum. Sorulan soru Birincisi gençlik yılla lar, bu doğrultudaydı. rımda sıkça gördüğüm Ama tabii ki o da abes “uçma” olayıydı. Arada ötesiydi. rüyalarımda sıkışık du Galiba davayı en iyi rumda kaldığımda bir özetleyen Kadri Gür tehlikeden kaçarken son sel olmuştu. Kadri Gür anda havalanıp uçma sel, pazartesi duruşma ya başlardım. Kimi za da, tutuklu olmasının ne man da çabalar, yırtınır, denini gayet kısa, özlü bir türlü yerden yüksele ve anlaşılır biçimde açık mezdim. lıyordu: İkinci rüyam, okulu bi Muhalif olduğum için tirdikten yıllar sonra, ye buradayım. niden okula ve sınava Kadri Gürsel’i, Akın çağırılmam olurdu. Nafi Atalay’ı, Emre İper’i, le yırtınırdım: Ahmet Şık’ı, Murat Ben okulu bitireli yıl Sabuncu’yu izlerken, lar oldu, üniversiteyi bile “Ben bunları daha ön tamamladım! ce gördüm, yaşadım” di Üçüncüsü, birden yordum. kendimi yine hapiste Çağdaş ülkelerin in bulma rüyasıydı. sanlarının artık geride bı Hay Allah yine mi ha raktığı, tarihin derinlikle pis? Ne zaman bitecek rine gömdüğü acıları biz bu, diye sorarken evdeki halen tekrar tekrar yaşı yatağımda uyanırdım. yoruz. Artık ne uçuyorum, HHH ne tekrar sınava, ne de Pazartesi Silivri’de, hapse giriyorum. Hepsi eski bir oyunu tekrar iz geride kaldı. liyorduk ve yıllar önce Ama 11 Eylül Pazarte ki nakarat soru yineleni si daha önce geçirdiği yordu: mi tekrar yaşadığım bir Bu duruşmanın so “deja vu” günü oldu. nunda tahliye çıkar mı? Cumhuriyetçi arka Eski tecrübeme daya daşlarımızın duruşma narak aynı soruyu bana sı için Silivri’de oldu da sordular. ğum pazartesi sivil ve İçeri alınmaları ile il sayet döneminde yar gili bir hukuki gerekçe gıçların rütbeli üniforma yok ki, tahliyeleri için bir larının olmayışı dışında, hukuki neden ileri süre duygu ve düşünce açı bilelim, yanıtı verdim ve sından her şey askeri ekledim: vesayet dönemlerindeki Eskiyle bugünü kar nin aynıydı. Jandarmala şılaştırmak mümkün de rın varlığı işin militer ya ğil, her şey eskisinden nının eksik kalmamasını bin beter. sağlıyordu. Bununla birlikte pazar HHH tesi günü Silivri’de mah Kolay değil, yaşanan keme başkanı duruşma lar 35 yıl aradan sonra yı suhuletle yürütüyor yineleniyordu. du. Sorulan soruların an 35 yıl önce, yasal ola lamsız içerikleri olmasa rak kurulmuş toplantıları her şey normal, huku için gerektiğinde sıkıyö ka uygun olarak algıla netimden izin çıkmış bir nabilirdi. derneğin, ne zaman, na Bütün bu görüntünün sıl, üyelerinin hangi fiiliy ardından eskiden yaşa le illegal çizgiye kaydı dıklarımla karşılaştırmak ğı konusunda bir tek so için elimde bir ölçüt var. mut olay, kanıt, delil ol 12 Eylül’de yargılandı madan insanlar tutuk ğımız Barış Derneği da lu olarak yargılanıyorlar vasında, deliller topla dı. Her şey çıkarsama nıp tanıklar dinlendik yoluyla yapılıyor, mah ten sonra, tutukluluk kemenin sorduğu bütün hallerine son verilip bü sorular iddiaların abesli tün sanıklar salıveril ğini ortaya koyuyordu. mişlerdi. Bu daha son Bu kez Cumhuriyetçi ra Askeri Yargıtay tara lerin yargılanmalarında fından iki kez bozulacak durum aynıydı. mahkumiyet kararlarına Geçenlerde, biri sordu: ve 38 ayı bulacak tutuk Bu davadan bir şey lulukla infaz uygulama anlamıyorum. Bana an sına engel olmayacaktı, layacağım şekilde özet ama yine de arada görü ler misin? nüşü kurtaracak bir tah Kolay dedim, yargı liye kararı çıkmıştı. lananlar, Cumhuriyet ga Bu dava da, kalan ta zetesini Atatürkçü çizgi nıkların dinlenmesinin sinden saptırıp FETÖ’cü tamamlanması için 25 rotaya sokmakla suçla Eylül’e ertelendi. nıyorlar bu iktidar tara Bakalım o zaman ka fından. lan tutuklu sanıklar, tah Kızdı: liye edilecekler mi? Ben ciddi sormuş Sorum çok mu aptalca? CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, tutuklu Cumhuriyet çalışanlarının yargısız infazla karşı karşıya olduklarını söyledi CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan’ın MYK’nin ar dından yaptığı basın toplantısı Tezcan’ın rahatsızlı ğı nedeniyle dün ger çekleşmedi. Yazılı açıklama yapan Tez can, açıklamasında şunları kaydetti: İKLİM ÖNGEL Tutuklu değil tutsaklar: Cumhuri yet gazetesi çalışan ları Akın Atalay, Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Murat Sabuncu ve Yunus Emre İper serbest bırakılmadı. Türkiye hâlâ en ağır darbe koşul ları altında yaşamaya devam edi yor. Gazeteciler tutuklanmamış, tutsak alınmıştır. Tutsaklıkları devam ediyor. Mahkemelerin an cak hukuk etkisi altında verdik leri kararlara tutuklama denebi lir. Bu kararlar siyasetin emir ve talimatı altında alınmıştır. Bu ne denle tutuklama değil, tutsak al madır. Bu karar 20 Temmuz dar be hukukunun gazetecilere yöne lik yargısız infazıdır. Kendini hükümet eşbaşkanı sa nıyor: Yargı, Saray’a yaranma ya rışı içindedir. Saray’a yaranma te laşı meslek yeminini, meslek ah lakını unutturmuştur. İdareyi hu kuk adına denetlemekle görevli Da nıştay Başkanı kendisini hükü met eşbaşkanı sanmaktadır. Ada letle anılması gereken bir kuru mun başındaki kişinin adalet kav CHP ihaleleri mercek altına alacak CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıda Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarına, ‘’Türkiye’de ihalelerde, belediyelerde çok büyük yolsuzluklar dönüyor, devletin paraları çarçur ediliyor. Bu yolsuzlukları bulup çıkarın’’ talimatı verdiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun talimatı kapsamında CHP bünyesinde bir ‘’yolsuzluk komisyonu’’ kurulması kararı alındı. Komisyonla ema net usulü ihaleler mercek altına alınacak. Yaklaşık 3 saat, basına kapalı olarak gerçekleşen MYK’de ABD’deki davaya eski Bakan Zafer Çağlayan’ın da dahil edilmesinin Türkiye’ye etkisinin ne olacağı, Almanya ile yaşanan gerginlik ve eğitim politikaları masaya yatırıldı. Edinilen bilgiye göre Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, eski bakan Çağlayan’ın da sanık olduğu ABD’de açılan davayla ilgili bilgi ver di. ABD’de görülecek davanın CHP tarafından ABD’den takip edilmesi görüşü öne çıktı. Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun oğlu Kerem Kılıçdaroğlu’nun ise Sivas’taki birliğine 15 Eylül Cuma günü teslim olacağı öğrenildi. Bugün Balıkesir programı olan Kılıçdaroğlu’nun oğluyla cuma günü vedalaşacağı belirtildi. Edinilen bilgiye göre gösterişli bir asker uğurlaması yapılmayacak. ramından rahatsız olup “sözde adalet” ifadesini kullanması, sadece onun “Sözde Danıştay Başkanı” olduğunun tescilidir. Bu yakışıksız tutum Danıştay’ın sırtında da yüktür. Şimdi ya Sözde Başkan görevden ayrılmalı ya da yetkili kurullar istifaya veya emekliliğini istemeye davet etmelidir. Fatura iktidara gelecek: Bu iktidar 15 Temmuz darbesi ile mücadeleden kaçmaktadır. Çünkü 15 Temmuz’la gerçek bir hesaplaşmanın faturası bu iktidarın önüne gelecektir. Bu nedenle asıl amaçları 20 Temmuz darbesini tahkim ederek, hem faturadan kurtulmak, hem de mutlak bir tek adam rejimi yaratmaktır. OHAL uygulamaları darbenin siyasi ayağını gizlemeye yaramaktadır. Hukuk ve iktidar gücünün darbenin arkasındaki ilişkileri gizlemeye dönük kullanılma sının en yeni örneği Cumhuriyet’in Hayati Yazıcı’ya dönük haberine erişim engeli getirilmesidir. FETÖ iddianamelerinde adı geçen işadamlarıyla ilişkilerine dönük bilgiler içeren bu haberler yasaklanmıştır. Telefonunda FETÖ’cünün numarası kayıtlı diye gazetecilerin tutuklandığı bir ülkede, hükümette etkili isimlerin iş ilişkilerinin haber yapılması dahi yasaklanıyorsa, darbenin siyasi ayağına nasıl gidilecek? Bu iktidarın derdi 15 Temmuz darbesiyle hesaplaşmak değil, 20 Temmuz darbesini tahkim etmektir. ‘Terörden yararlanma’ siyaseti: AK Parti Genel Başkanı bugün yine malum bölücü üslubuyla “Bu milletin evlatlarını şehit edenleri savunduğumuz” iftirasına sarılmaktadır. Bu milletin evlatlarını şehit eden teröristlere kamyonlarla silah dağıtılırken valilere “Karışmayın” di yen Erdoğan’dır. Terör örgütü bölgede mahkemeler kurarken, askere alma adı altında militan devşirirken, vergi daireleri kurup para toplarken bunlara başkanlık sevdasıyla göz yuman Erdoğan’dır. Biz “15 yıldır yapamadığını, dört yılda yapacağız” diyoruz. Çünkü biz PKK terör örgütüyle masaya oturmaz, ülkemizi terör örgütlerine teslim etmeyiz. Siz terörle mücadele siyaseti değil, terörden yararlanma siyaseti peşindesiniz. Sizin kim olduğunuzu da çok iyi biliyoruz. Şehitlerimize “Kelle” diyen ve terör örgütü liderine “Sayın” diye hitap eden Erdoğan’ın kendisidir. ‘Net’lik çağrısı: Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması şarttır. Referandum meşru değildir, tanımıyoruz. Hükümetin de top gezdirmeyi bırakıp bu konuda net bir açıklama yapmasını bekliyoruz. l ANKARA ‘TBMM acil toplanmalı’ Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) gerçekleştireceği referanduma ilişkin “Komşumuzda ve bölgede toprak bütünlüğü, ülke bütünlüğü ve sınır güvenliği tehdit altında. Hükümet ise gerekli tepkiyi vermiyor. TBMM’nin de bu gelişmelere seyirci kalmayarak acilen toplanması gerekmektedir” dedi. Oran, IKBY’nin 25 Eylül’de yapacağı bağımsızlık referandumuna tepki göstererek, “AKP’nin ve her anlamda AKP politikalarını benimseyen Devlet Bahçeli’nin, Türk milletine karşı sorumluluklarını hatırlamaları ve bölgeyi kaosa sürükleyecek ‘hukuksuz referanduma’ karşı somut adımlar atmaları gerekmektedir. Bugünün konusu, hiç vakit kaybetmeden Irak, İran ve Suriye başta olmak tüm bölge ülkeleriyle bir araya gelmek ve ‘toprak bütünlüğü’ konusunda ortak hareket etmektir” ifadelerini kullandı. Bir referandum yapılacaksa bu referanduma sadece Irak Kürt Bölgesel Yönetimi seçmenleri değil tüm Irak Devleti yurttaşlarının katılması gerektiğini belirten Oran, “Irak ve Türkiye dahil Ortadoğu’da yaşayan emekçi kesimlerin çıkarlarına aykırı olan hukuksuz referandum girişimi derhal iptal edilmelidir” dedi. l ANKARA / Cumhuriyet ÖÇNACSEMOHRP’RGD’ULAEİSNİ: MİT elemanları kaçırıldı mı? Üst düzey MİT yöneticilerinin PKK tarafından Süleymaniye’de kaçırıldığı iddia ediliyor. Bayram öncesinde yaşandığı öne sürülen kaçırılma olayına ilişkin dış basında yer alan haber ve terör örgütünün açıklamalarından elde edilen bilgileri derleyen CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, MİT’in Cumhurbaşkanı sıfatıyla AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’a bağlandığını kaydederek “İddialar doğruysa, Erdoğan hem halka, hem vatana ihanet etmiştir” dedi. Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’te önerge veren Çam, MİT üst düzey yöneticilerinin Süleymaniye’de PKK tarafından kaçırıldığı iddialarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığını sordu, MİT mensuplarıyla bağlantı kurulup kurulmadığını, hayatta olup olmadıklarının açıklanmasını istedi. l HAKAN DİRİK SMHAİDNTHPC’ALAİTR: HDP’ye intikam yapılan bir operasyonu MAHMUT ORAL 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 37. yıldönümünde Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi Müzesi Koordinasyon Merkezi ve 78’ler Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından, Diyarbakır’da “Darbeler ve Diyarbakır Cezaevi” konulu panel düzenledi. Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şubesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde salona “Ne askeri, ne sivil darbe, çözüm demokraside” yazılı pankart asıldı. Avukat Mustafa Özer’in moderatörlüğünü yaptığı panelin açılış konuşmasını yapan 78’ler Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Hani Alkan, aradan 37 yıl geçmesine rağmen, 12 Eylül zihniyetinin devam ettiğini vurguladı. İHD Eş Genel Başkanı avukat Eren Keskin de Türkiye’de darbelerin sa dece 12 Eylül ile sınırlı olmadığını belirterek, “Bu coğrafyada insanlar darbelerle yönetiliyor. Militarizm, hayatın her alanında askeri ve silahlı güçlerin baskı ve zor aygıtını kullanmasıdır. Sur’da insanlar evlerini yıktırmayacaklarını dile getiriyordu. 90’lardan bugüne devlet hiç değişmedi. Bir gün geldi Gülen cemaati ile çıkarları uyuşmadığı zaman AKP derin devletle anlaştı. Şu an gerçekten bir darbe ortamı yaşıyoruz” dedi. HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar ise 7 Haziran seçimleri sonrası yeni bir darbe sürecine girildiğini belirterek, “8 Haziran’da Devlet Bahçeli, ‘yan tarafımızı görmeyeceğiz’ dedi. Görmeyecekleri ve yok sayacakları HDP’ydi, bizlerdik. Bu tesadüf değil, önemli bir işaretti. Yanılmadık, arkasından AKP ve Erdoğan’ın açıklamaları geldi. 7 Ha ziran sonrası iki önemli nokta vardı. Kobani direnişi esas itibarıyla Erdoğan’ın gelecek planlarının çökertilmesiydi. Erdoğan, Ortadoğu’daki Sünnilerin büyük abisi olacaktı. Rüyadan ilk uyanması Kobani ve 7 Haziran oldu. Rojava ve HDP’ye büyük bir öfke duyuyor. Sayın Demirtaş’ı da öfke duyduğu bir düşman olarak gördü. Demirtaş’a yönelik operasyonlar intikam operasyonudur. Dokunulmazlıkların kaldırılması ve 4 Kasım bunların birer parçasıdır. Kürt siyasetine, taleplerine yaklaşım konusunda AKP ve cemaatçiler arasında bir fark yok. Bütün iddianameler cemaatçi savcılar altyapısı da cemaat polisi tarafından hazırlandı. Polis ve savcılar çoğunluklar darbeci suçlamasıyla içerideler. Buna rağmen davalar devam ediyor” diye konuştu. l DİYARBAKIR C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle