20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA İKİ: .„ ^aziran 1971 Cumhuriyeff e V rafik kazaları; sebep olduklan can kay. bı, maddi zarar, sakatlıklar ile memlcketlmizde millî bir âfet ve üzerine hetnen eğinilmesi icap eden ciddi bir problem halini almıştır. Senede uçbüıbeşyuziın üzcrinde «olum» vakası ilc dunyada eşine raslanmayan bir rckorun sahibi memleketimiz, kazaların oluşundaki acaiplikleri ile de baş sırayı işgal etmektedir. Konuya girmeden kısaca belirtmek isterim: Birbueuk mil >on trafiğe kayıtlı motorlu nakil \asıtasının >a. nında senede oıı milyona \aran yabancı plâkalı vasıtanın hareket halinde olduğu îsviçTede trafik kazalarına bağlı «olum» sa>>sı 1340 ilc 1350 arasında değişmekte, \e yine on uc mihon trafiğe kayıtlı motorlu nakil vasıtasının bulunduğu Almanyada bu sayı uç bine ^aklaşmamaktadır. Bunlann yanında bizde ancak sekiz j u z bine varabilen vasıtanın sebcp olduğu »olüm» ve sayısı mcçhul sakatlıklar aklın \c havsalanuı alnıayacağı derecededir. Vine misal olarak aldığımız Isvicre \e Almanyada bir tck \asitanin sebep olduğu olum \e ağır yaralama hic bir zaman bizde olduğu gihi beşleıe . oıılara \aımamaktadır. Her nc kadar bu memleketlerdc trafik kaza sayısı \asita artışına paralel olarak bir çoğalma gösteriyorsa da. olum \c ağır yaralanma adedi her sene belirli bir olçii içinde azalmaktadır. T TRAFİK YOHUHDEH K ARAKTER ve ŞAHSİYET Dr. med. N. Yürüker NöroPsildyater (Bern'den yazıyor) lcrdir. Motorlu nakil tâsıtalannın trafiğe iştirak etliji ilk tarihlerde surucüden istenen motordan anlaması ve vasrUsına belirli bir istikamet verebilmesi idi. Daha sonra buna direksiyona hakimi>et \e trafik kurallarını bilme \e riayet eklenmiştir. Bu göruşaltuıda bir suriicıı adayının trafik bakımından ehlijeii (Verkehrstauglichkeit) onun bedencn sağlam olması. ruhi bozukJuk gos termemesi, bilhassa gormc \e işitme organlarınm trafiğe uygun olması ile değerlcndirilmiş ve halen de oyledir. *> . • <• biz fahsiyet re karakterinin «cocukluk devre. sine» donuşu olarak vasıflandırabiliriz. Bu çocuklasmada jahsiyctin normal inkisafmdaki "«ben>, «bencil» safha biitüıı delilleri ile kendini gösterir. Artık süriicü (aynen küciik bir cocuk gibiı kullanmakta olduğu \asitanm diğeı bütün \asıtalardan daha kuvvetli. suratli, kudretli olduğuna inanmış vcya etrafındakileri inan dırmak gayreti icindedir. Kendini en i> i, cn ka biliyetli sürucü olarak gorür \e her lurlu hak oııa aittir, Kgoismus» Tahammulsuz. hurmctsiz ve her türlu kurala riayetsizdir. Zevkle bir •kurban> arar. arabasını diğer zayıf. kuçuk kudretsiz vasıtaların üzerine doğru sürer. liızumsuz yerlerde durur, ışıklannı yakmaz \cya karjıdakilerini rahatsre edecek îckilde ayarlar. En nihayet bir gun beklenen kazaya sebep olduğu an, ya bir cocuk gibi ağlamava başlaı veya her türlü yardım vazifesini bir yana atarak kaçma yollarını arar.. 1Z> izdeki kazaların sebebi yukarda kısaca * ' özetlemrğe calıştığimız psikososyolojik yonden analize edilecek olıırsa. ncden cksoriyetle bir ağır \asıta ile hafif \asıtanın. bir suratli \asıta ile yatasının çarpıştığı kolayca izah edilir. Yine aynı faktor Boğazda \eya vapur iskelesinde denize uçan vasıtanın kaza amilidir. TV'den vergi alındığına göre program düzelmeli Bılındığı uzere, butün dınieme ve seyretme cıhazlarınm yıllık ruh sst ucretlerınde yenı ajarlama yapıldı Bu aıada yurdumuzda \eni ve fakat çok geç kalırns olarak yainız Ankara bölgesinde faalıyete geçen Tele\ızyon \aymlan dolayısı ile TV. ücre'Jeri de 250500 lıra aıasında tesbit edıldi. Televizyon hiç süphe yoktur U bugıin en modern bir yayın vasıdır. Bu gerçeği ancak yeni hukü metimiz takdir etmiş. olacak ki Sa vın Erim. Turkiyenin en ücra kö şesıne kadar bu aracı gotürmek az mınde olduklarmı Türk halkın» mujdelediler En basit bir vergi hukuku ka! desidir ki: Halka yüklenen vergı mukellefivetlerı kamu kunıluşlarının \c dolavısı İV devletın halka vsptığı hizmetlenn kar^ılığıdır. Yani vatandas bıırada devletçe yamlan hızrnetlerin vergi ola rak ödenen paralardan daha önem li olduğu bilincine varmalıdır K» naatımızca bugiin Televizyondan alınacak olan vıllık vergi, yaoılan hizmetin karsılığı değildir Şöyle ki Hata % 95 sürücünaıı ugün ilmen tesbit edilmiştir ki trafik kazalanndü vasitava ait kusurlar, yol bozuklukları. trafik işarctlenmesindeki hata >e>a cksiklikler ancak yuzde bes gibi kuçuk bir yer tutmaktadır. Hatauuı buvuk kısmı lyuzde doksaıı be;) bizzat şofore «surucuye» aittir. B lkinci hıısus üzerinde titizlikle durduğu üçüncü bir husus \ardır ki, bu surücunun trafik akımı içinde göstereceği şahsiyet ve karakterine sunstkı bağlı reaksivonlardır. Biz bu reaksiyonların toplamına sıi rucıınun «Trafik Kabiliyeti» (Verkchrstuchtigkeit) diyoruz. Eğer bir süriicü, direksiyon basında kendi bedeni kudrctini ve ruhi halini ijice değerlendircbiliyor. kullanmakta olduğu vasıtanın hareketiııi yola ve trafik kurallarına otomatikman uydurabiliyor. gerek taşıdığı yolcu ve gerek di. ğer hareket halinde olan %asıtalara kar^ı hurmetkârsa bu sürucü traliğe kabilijetli demektir. Adçtet Bakanına açık mektup Adliye Baskâtıp, kâüp v« memurlarınm bilumum özluk ışlerı 2556 sayılı Hâkımler Kanununun 120 maddesi gereğince Ağırceza merkezlerınde nıuteşekkıl Adliye Enıumenlerınce yürutulur Adliye teşkılât bultenıne gore 1970 vılında Ağırceza merkezi aded) 119'a varmış Adliye Encümen'erı adedi de mezkur kanun hukınune ıstınaden aynı seviyeve çıkmış olup. idarî vönden bir i l e dahıl ılçeler de gorevlı Atllıve personelı ozluk ışlerı vonunden muhtelıf u ve ılçe'erdekı Adlıve Encümenlerıne avnlmışlardır Sonuc öriilııyor ki şahsiyet \e karaktcr 6akımından trafiğe kabiliyctli surücunun hulunması. eğitimi \e jetiştirilmcsı busunun ana da\»sıdır. Surücunun traliğe chlıliyctlilığı ı c emnryetliliği ilmî ve objektif kolayca tesbit (somatik muayene. görme, işitme derecelerinin tesbiti. herhangi bulasıcı \e>a akıl hastnlığına musap olup olmadığı. öğrenme derecesi. direksiyona hâkimiycti \s.) edilebilmesine karsılık, trafik kabiliyetinin değerlendirilmesinde elimİ7deki so»vo . psikolojik ulculcr maalescf kifayetsizdir. Sahsiyet \c karakter testlcri. laboratutarlardaki reaksiyon dcncylcri yanında hu hususta en hüyük yardımcı trafik polisiııin trafik anlayısıdır. Bu bakımdan trafik problemini on plâna al. mış memlcketlerde «surucü>nun scçilmesi. eğitimi %e yetiştirilmesi, nihayet daimi kontrolu bu buyuk davanın ozunu teskil etmektedir. Surucu problemi ile motorlu nakil »a?ıtalarınm teknik inkisafına kısaca goz atarsak görürıiz ki, trafik bakunından surucuden gcçmiste istenrn ile bugün için beklenen tamamen ayrı ayrı se> T kinci hutus, sürücünün trafiğe uygunluğa * leya trafik bakımından emniyet gbstermesi ı Yerkehrszuveriaes^igkeit) adaym zekâsına, trafik kurallarını oğrenmedeki basansına. motor. dan anlamasına ve direksiyona hâkimiyetine bağ lanmıştır. Eğer bir siirürıı adayı su > ukardaki hususları ha\i \e imtihanını başarı ile vermis iıe, onun trafiğe sıırücü olarak iştirakinde bir mahzur kalmamiî demektir. Burada unutulan ve bugunün trafik ilminia AletOyııncak unun aksi eğer bir süriicü direksiyon basında elindeki \asıtavı yainız kendi şahsiyet \t benliğini tatmin edecek bir Âlct.Oyun. rak gibi gormeyi, vasıtasını bu yoııde kullanmaıı âdet haline getirmişse bu surucu trafik hakınıından kabiliyetsiz vcya eksik kabiliyctli demektir. Sıiriicünün direksiyon başuıdaki bu halini B Dünyadan saklanılmaz Bir isçi seslenmiş Pasternak'a: «Bizi terçeğe götür.» Şaır su karşılığı vermiş: «Ben hiçbir zaman düşünmcra insaniarı bir >erden bir yere gotürmeyi. Sair. yaprakları rüzgârda hışırdayan bir ağaç gibidir, insanları yönctmek iddiasında değildir.» Ruzgârlar eser, fırtınalar kopar, yağmurlar yağar. şairin. >azarın yaprakları ses verir. Aldığını yansıtır o. Kendi iç dünyasında o sesi değerlendirerek, anlam \crerek, gttzelliğe, kalıcılığa uiastırarak... Bilmeyenler, anlamayanlar zaman zaman kızarlar, ainirlenirler şairin, yazann soylediklerine, anlattıklarına. Kcndisı uyduruyor, bilerek böjle yapıyor sanırlar. Kimi, şairin insanları bir yerden bir yere çotürmesini bekler. Kimi onu çıkarlarını bozan bir düştnan gibi eörur. Kimi, istedıği sesı çıkarmadığı îçın, kimi toplumu yansıttığı için, o yaneıttığı gerçeklerin gcleceğe kaldığını bildiği îçin .. Bugün, küçücuk bir dün^ada yasıyoruz. Herşeyimiz açık bir birimize. Hiçbir üJke gdzlrrdcn saklanamıyor. lıtedigi kadar de> mir perdeler, tül perdeler örtsünler üstlerine, dıssnya »es çıkartmayan duvarlar çeksinler, boş!. fygarlık uzayı. ayı ele geçirdi. Tepemızde ınsanlar lâhana ekiyorlar boşluğa. Dünyamn dört yanını güren dev gözler dikijorlar. En ücra köşelere kadar TV yayınları yapabilijorlar. Gazeteler, ajanslar, radyolar, TY'ler günü gününe dünyamn dört bic,£Aiund*n sesirr, görüntüler sctirijor bize. Sevinçli, acı, Uzü cu? Korfcünç, Wep»a c^üyor ay»RHmıa... \ietnam'da ne olmuş, Kamboçda ne bitmis, Boinya'da. kimi kaçırjaışlar, Sibirya'daki kamplara kim sürUlmüş, Georgia'da hangi zenci öldiirülmüş? Birkaç saat içinde öğreniyoruz hepsini. Saklamak, gizlemek, baskaları duymasın demek, mümkün dcgil. Dünya uluslan iyi kötü yönleri, başanları. ayıplan, güzellikleri, çirkinlikleri ile birbirlerinin gözleri öniındedir artık. Bir haksızlık mı olmus, düfünce özfürlüğü mü ayakiar altına aJınmış, ünlü bir şair, bir yazar mı tutuklanmış, bir kitap mı yasaklanmıs, fikirlerinden dolayı iktidan elinde tntanlarea sevilmeyen bir bilim adamı mı tartaklannus, bir sanatçı mı dövülmiiş! fygar dünyamn örgütleri ayakJanır hemen. Ister bu olay Amerika'da geçsin, ıster Sovyet Rusya'da, ister Çin'de, ı«ter Fransa'da... Cn güçlüsünden en güçsüzüne dek bütün ülkelerde sanata, fikre, düşünceye karşı girişilen basfa olaylan hemen tepki yaratır. dünya kamu oyunca ayıplanır... Artık biçbir ülke yöneticisi, «Benim işime karışmak kimsenin haddi değildir. Ben istediğim yazarı, sairi, düşünürii, tutar hapse atarım, döverım, severim, baş tacı ederim, bu benim biIeceğim şeydir» diyemez. Böyle bir şeyi artık en baskıcı hükü«netler bile düşünmüyor. Dofru, yanlış ilk «öylentide kapılannı, pencerelerini açıveriyorlar, kendilerine gÜTeniyorlarsa, yazılanların, söylenenlerin doğru olmadığını ispat edeceklerine inanıyorlarsa dünya kamuoyunun temsilcilerini yurtlanna çağınp gerçek leri gösteriyorlar. Hitler çagının tecrit kamplannı. Stalin'in Sibirya sürgiinlerini, Iranko'nun, Mussolini'nin, Salazar'ın, kısacası dediğim dedikçi diktatörlerin hapishanelerini öcgür dünya gazetecileri, yazarlan gezip göremezlerdi elbet. Zulüm yapanlar, «Bana kimse kansmaz» dlyerek rulümlerini gözlerden saklarlar her zaman. Ancak, kendine güvencn yöneticiler, «Hayır yazdıklarınız doğru değil, bunda, bir yanhşlık var» derler ve dünya baBimnın önüne gerçekleri sermekten kaçınmazlar. Son giinlerde bir Fransız gazetecis) geldi rurdumuza. Panl Balta. «Le Monde» gibi dünyamn en önemli gazetelerinden birinin yazan. Bazı kimseler demeıliğini bırakmadı, yok burası ba> fımsız bir ülkeymiş, yok kapitülâsyonlar mı geri gelmiş, yok bize kim karışırmış'... Bu yazıları okudukça aynı kişilerin ba«ka nlkelerde zaman zaman olup biten işlere nasıl karıştıklannı, o ülkelerin yöneticilerine nasıl çıkıştıklarını hatırladım. Bilmem hangi üJkede kendi kafamıza uymayan bir olay için hemen kaleme sarılmak kolay; Rusuna. Ingllizine, Fransızına, Amerikalısına, lunamna fikir özgürlüğüne sajgı duymak konnsunda dersler \ermek kolay Niye Pasternak'ı horladmız, niye Solzenitzin' in romanlarını yaymlatmıyorsunuz ev Ruslar! Niye \asilikos'u vurt dışına kaçırttımz ev îunan cuntası! Niye Lorca'yı vurdurtitunuz ey Franko lspanyası! >iye sair Ezra Pound'u 1945'de hayvan kafesinde teşhir ettiniz ey Amerikalılar! diye ona buna özpirluk, hoşgörü, uygarlık öğütleri \ermek kolayın kolayı!. Ama «Le Monde» tutmuş Türkiyede sanatçılara. yazarlara, büim adamlaruıa karşı girişUen bazı davranısları dünraya duyurmus, gereğinden çok büyütmüş, ya da kendine gpre yorumlamış. Hemen kızmak, köpürmck neden? Dağlarca gibi çağın en güçlfi şairlerinden birine kelepçe »urulmatü mı? Samim Kocagöz, Taşar Kemal gibi ünlü romancılar bir süre gözaltına almmadı mı? Cluslararası ün sahıbi karikatürıst Turbao Selçuk dövülmedi mi? Üniversite profesörleri, bilim adamları, gazeteciler tntuklanmadı mı? «Le Monde bunları jazmış, bn arada vanlış haberlere de yer vermiş: Doğnıyu çörmek, anlamak, yazmak için de Paul BalU'yı yurdumuza yollamış. Simdi bu Fransız yazanna aydınlan toplamak için sürgün adaları falan bazırlanmadığını, bir süre gözaitına almanlara hiçbir kötü davranısta buiuBulmadığmı anlatmak. buna imındırmaU n n e beğenilmeyecek bir is sayılsu?. Başbakan Erim. Türkiye'nm «dünya» dışi bir ülke olmadığını, olamayacağinı bılen bir kışidir Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Ortak Pazar gibi uluslararas< kuruluşlara, örrütlere n^e olmuş bir ülkenln. reyıek vüzvıldır fikir, sanat, basın özgür lükleri üzerine titreyen bir ulusun dünya kamu oyunca özgü*lük düşmanı bir vcr olarak tanııımasını ıstemez elbet. Kimse istemez böyle bir şeyi. «Balta da kimmiş. biz istediğimizi asarız, keseriz, kim karışır?» di\e homurdanan ortaçağ kalıntısı, uygarlık düşmanı geri kafalılardan ba?ka Ama Atatürk Türkiyesı hiçbir zaman çağdışı sapıklıkların uygalandığı. uyjulanabüeceçi bir ülke olmadı, olmayacak TazarUr, şairler, sanatçılar ırınde vaşadıklan toplumu nerkesten daha i>i tamrlar o toplumun acısını sevincini yansıtırlar, daha lyiye, dafaa mutluya gıtmenin yollannı ararlar, gösterirler. Görevleridir bu Pastcrnak'ın fiediği gibi, yaprakları rüzgârda ses \eren bir ağaçtır onlar. Rüzgârtar latiıysa. lyıyse o toplumda huzur. düzen ve mutluluk vardır, yapraklar bu duyguyu yansıtır, duyurur. Ama rüzgâr kötü esiyorsa, boralar. kasırgalar kopuyorsa bir toplumda ağacUrda tek hir vaprak bile ialmıjorsa; ne vapsın yazarlar, «•« « • aa/nsl . ,•/ sairler, sanatçılar. Suç onlarda OKTAY A K B A L o zaman... Basın tıaberJerıne gore: Hazlneye gelır teminı ıçın yenı kaynaklaı aranmakta ve tepeden tır nafa kadar yenı vergıler duşünülmektedır. Mılletçe derlenme, toParlamentonun hazırladıgı bu parlanma. ve ka!kınma çabası ıtasandan Sayın ERİM ya ftaber çınde oldugumuz su gunlerde, sızdı, yada yukarda değinılen oTürkiyede yaşayan her fertten, lumsuz yankılan duşünmüî olateker, teker fedakârlık beklenırcajclar kı, yapılacalc detifiklikler İi odearasmria bu konuya temas etrnenek ve yolluklannı yUkselterek me£e, özellikle temas etmemege hazineye 106 milyon kulfet yükgayret sarfettiler. lemeleri milletin cabalarına kaHükümet tasarrufa gıderken, tılmama anlamına gelmese bile, dığer tarafta parlamenterlerın kendilerine vazife verenlerce iyi kendi ödenek ve yolluklanru ön de karşılanmıyor olduğu bilınmeplânda tutarak, bazineye 106 mıllidir. yonluk bir külfet yüklemesi, Kabıne ile Parlamento arasında bir sasen sayın parlâmenterler ayncalığın olduğunu yada pareskı ödenek ve yolluk miktalanmetonun, hukümetin reforrnrını bilerek bu göreve talip cu çahşmalanna adapte olamayışı nedeniyle Kabıne Parlamen çıktılar. Mıllet kendılenne eskı ödenek ve yolluklar üzerınden to ilişkilerinde bir koordinasyon vekâlet verdi. Şayet geçınemiyorbozuklugunun varlığmı gösterir. larsa. lstıf» miıessesesinın var olHer ıki halde bıri veya öteki Parduğunu ve mer'ı olduğunu da lamentonun reformcu çalışmaya herhalde vatandaşın hatırlatması uyamıyacak kadar, bizzat kendıgerekmıyecek kadar bılirler. Gasının de bir reforma ihtiyacı olyet basit, oıan bu volu acaba nedugunu gostenr. Bu da olağan den denemeyip illede bazineye bir sonuçtur zıra, bu gUnkü dokulfet yüklerler. num noktasma gelmemizin neden lerinden biri de 12 Mart muhtırasıyla da sabit olduğu gibi • Örnek olmahlar Parlamentodur. ayın ERİM Radyo ve Televiıyonda Anayasa'nın 40 kadar maddesinin değiştirileceğini ve ayrıca 7 kadar da geçici madde ekleneceğini kamuoyuna açıkladı. Belki de biiyük halk çoğunluğunda yankılar yaratması düşüncesiyle, sessiz sedasız, parlamento da bir çırpıda Anayasa'nın 82 nci maddesini değiştirerek Ödenek ve Yollukları artırdı. S Anayasa değişikli^i, ödenekler ve CHP'nin tutumu lukian ele aian Meclıs, kendısınl reforme edecek kanuni maddelen de ele alsın. şısuıa çıkarlcen bıraz düsunmeudır. Dr. ALI TALÇIN AN KARA İH|;;|iİİ|İ||İ TARTIŞMA mekte ve gerekli ocfenekler sağlanamamaktadır. Bu yüzden du zenlenen seminer ve kurslardın »ayısı çok az olan dğretmenler faydalanmaktadır. Ovsa kı mev cut ögretmen sayısına göre bu olanaklardan faydalanmıyar.la. rın sayısı çok fazla bir yekün tutmaktadır. özellıkle söz konusu edilen bu seminer ve kursların çalısma sekilleri de, bu gıbı çalişmtlara yaz tatıllerını beba ederek katılan meslektaslara da ne den li faydalan olcfuğu da bilinmemektedir. Halbuki bu tıp çalıv naaların plân ve proğramlan önemsenerek daha verimli olmalı, çahsmaîara katılan öğret. menlere kurs belgelerı verilmelı; yine terfih zamanlannda bu kun belgeleri Ugililer tarafın. dan nazarı itibara alınmalıdır (T) Artık ilk oknllara ögretmen yetistiren knrnmlar eğitim enstitüsn seviyegine çıkanlmalı. her yıl bn knrumların vine me. zun verecek sekilde avarlanarak süreleri bir yıl nzatılarak sağlanmalıdır. (5) Elde bulunan öğretmenlerı de boş yaz aylarında çesitlı merkezlerde, Czellikle eğitim enstltüsü bulunan yerlerde kavnak klji denetımı altında tfuzen lenecek teminerlere almalı ve sözünu ettiğimiz eğitim enstı. tüsü «evivesindeki öğretmenlerın seviyesine ulaştırma yönüne gidılmelı fî) Bo knrs rt seminerlere katılanlara, lonnç olarak bısan gSsterenlere knrs belgeıl veril. meli, bn çalısmalannı*! karsılıtı olarak bir takım haklar U . nınmalı maddi yönden prim ve benzeri vollarla: diğer meılek. taşlan da bn yönde çalışmaya TSneltnmell. (7) Sınıflara randıman prımle. ri konmalı. (s) tlk Sfretimin her kademe. «indeki idarecileri kendi konn. ları ile ilgili seminer ve knrs. lara katılıp, bn kannda knrt belgeleri bnlnnanların arasından seçilerek mahakkak bn gibi ida. reeilerde ynkanda belirtilen k»n belgeleri aranmalıdır. (?) 232 tayılı yasa İle belirtilen ilk okul öğretmenlerinin yazlık çalışmalan ile ilgili gerek proğram, gerek maddi olanak. lar ilgililer tarafından lağlan. malı. (7) tlk oknl Btretmenlerlnin b« yazlık çalısmalannda yaban. eı dil knrtlan da açılmalı bn knrslarda başan gösterenleri meslekleri ile Ogili inceleme yapmak Szere eğitim ve öfretim alanında başan göstermiş yabaneı ülkelere gSndermelI: yine bn gibi incelemeteri yapıp dönenlerden meslekleri İle Urili ne gibi çalısmalar yaptığına da. ir rapor Istenmeli, gerekirse kendilerine konnlan İle iltill birer ktnferanı verdlriimelidir. Talçın A K A L I N . ögretmen Haftanın dort eunünde tonlam on altı «aat dolavlarında vapılan TV vsvınlan tatmin edici nitelik tpn çok uzaktır Bu durum hem süre hem de kalite vöniinden geAğırceza merkezlerivle bırlıkçeHıdîr Bu yavın aracınm en bu te Adlıye Er.cümenlerınjn de vuk fonksivonıı: ee'tici öğretici gun geçtıkçe çogalması gereit ve eilendırici olmasıdır tnsan «ü Bakanlığımız ve eerekse bızler cii ve ehlivet vönünden oldukca ıç'n sayılamavacak kadar dağıileri. ve fakat eski iktidarlarca be nıklık ve euçlukler arzetmektenimsenrreyerek maddi güçten dır. voksun bırakılan bufcurum.ken Bu ıtıbarla 255b sayılı Hâkımdi fonksivonunu eereği gibi yeler Kanununun 120 maddesınrine getirememektedir ae gerekli değısıklığın vapılarak, btz Adliye oersonelının ozH^r seve rağmen vergi muluk ışlennın. vılâyetlerdeki kpllefi olan bİ7 vatandasların 31 Ağırceza merkezlerınde muteşe» Temmıi7dan itibaren TBT Kurumu Televizvon îdaresinden ı^te kıl Ad.ıye tncumenlennce vurutulmesı vonünden aereklı atımek hnkkına sahip oldusıımu? lımın vapılmasını arz ederim. hizmetler olacaktır Bu hizmetle Sayjnlarımla. rin baslıcalannı söyle sıralayabiAdil Köroğlu liriz: Altındae Adliye fcncümen Bask&tibi f^ Televizvon va.fiıılan haftanın her gününii kapsamahdır. A Haberler radyo haberleri nfteliğinden çıkarüarak olay »erleri eösterilmek sureti ile verilmelidir A Cocuk lar İçin ılaha kalitell re seviveye uygun filmler eösterilmelidir. 41 Yabaneı ve verli men«ell filmlerin kaliteli ve yeni olmasma dıkkat edilmeüdir İlkokııl öğretmenlerinin yaılık çalışmalan Memnrlar kadrosuzluk yüziinden mağdur oluyor l A Eğlence prorramlannın harırlanmannda daha titit davTanılnuıiıdir. A Efti«m »^»pör progfamlan sıkıcı olmaktan çıkarılmalıdır A Vurdumuzun tabit gfizellik leri ve kültürümüz hakkmda ve nl ve cazip programlar hazırlanmalıdır. Bütün bu dilekler yukarda d» belirttiğimiz gibi maddi olanaklara dayanır. Ancak ton gflnlerde TRT üzerine eğilen hükümetiml zin bu hususlarda Televizyon kurumuna destek olacağına inan cımız sonsuzdur Belki bütün bu eksikliklere özerk OİU3U sebep oluyordu ('» | J | A | yılında çıkarüan'222 1 U H I savih tlk ögretim ve İ V V I Eğitim Kanununun 43. maddesi uyarınca ilk okul öğretmenlerim is başında gelıştırmede fayda saglar diye tatil aylarında uygulanmak üzere yaz çalışrnaları ach ile, diğer yonü ile de meslekta$lar arssında seminer çalısmalan olarak bılınen; fakat sembolık bir uygulamadan ılerı gıdemiyen ve ilk öğretim mensuplarina f e . rekli faydalan sağlamayan bu yaz çaİJsmaları üzerine biz de gorüşlerımızı ılgililere duyurmak için kaleme sarıldık. Halcn ilk okul ögretmenlenni is basında yetiştirme ve gelistirmek için her zaroan sözö edilen, zatnan zaman üzerinde durulan az da olsa uygulaması yapılan; ancak bu alandaki çalıçmaların bütünü, içinde buf çabası İçinde oldueform İçin is başına gelen htllunrfuğumuz çağ kosullanna go. ı ğumuz şu devrede soz konukümetin, öngörülen reformlare uygun olup olmadığı da 'su bu 106 milyonla enaz yuz n gerçekleştirebılmesi, ancak henuz anlaşılmamaktadır. Söyle köye okul, yuıe bir bu kadar kösağlam bir zemine dayanmasıyla ki eğıtimin ve öğretimin temîl ye yol yapılabıleceğini veya su mumkün olur. Anayasa değişıkdayanağı öğretmendir. Bu bte. getirilebileceğını, Anadolu kulüp lığinden önce refonnu yapacak den beri bilinen bir gerçektir te viskilerini yudumlarken her kabinenin evrelâ dayanarak hız Diğer yan unsurların eğitim ve alabıleceğı zemini dÜMnleyıp bı halde sayın parlâmenterler hesap ogTetimde faydah olup olmalamıslardır. lâhare Anayasayı ele alması geması öğretmene bağhdır. Bu rekir. Bunun için de 12 Mart Bir yanda «am üsriine zam, demektir ki ögretmen nekadar muhtırasınm ısığında ervelâ Parvergi üstune vergi düsünerek vamesleğı hususunda iyi yeti«ni? lamentoda gerekli reformları yaptsndaştan fedakârlık beklerken, ve mesleğinin ehli ise, çağdaş malıdır. Hele şu son giinlerde öte yandan parlâmenter ödenek eğitim üzerinde ilgileri ve nokParlamentoda reform kaçımlmaz ve yolluklannı artırmak, ne de sanlan giderilmisse ögretmen bir zaruret halini almıştır. receye kadar doğrudur? çcvresine ve öğrencilerine o kaAnayasa değişiküği her saman Kemerleri sıkacaksak hep bir dar faydalı olur demektir. yapılamaz, madem ki bazı madlikte sıkalım? Sayın parlâmenterO halde Sğretmen okullanndeler değiştıriliyor, bu arada ler herkesten çok fedakârlık gosdan ne kadar iyi yetişmiş biri Parlamento ile ilgilı olarak su detererek ömek olmalıdırlar. Hıç olarak kendimizi görüyorsak da ğışıktıklerı de saym Erim *o bir vatandas bu konudakl Anaya(Bn da bir tartısraa konnsadnr) kaktaki vatandasın teklifleri olasa değişıkliğine evet dememekte yine çağdaş eğitim ve öğretimrak kendi teklifleri arasına alsa ve herkes bu komıdaki değişıklıde öğretmenin noksannz çalısçok duyulan bir arzuyu d» yerı ğe kar?ı çıkrnaktadır. Asıl fedaması için zaman zaman yeni bılne getirmiş olacaktar. kirlığa katlanırken, vekilinden de gılere ve becerilere ihtiyacı Bilindiği gibi parlâmenter sa fedakâr hem de en az kendisi kavardır. Bunun içindir ki 222 sayısı memleketın ekonomık gü dar fedakâr olmasını ister. yılı yasa ilk öğretim mensuplacuntin çok üstündedir. Teai Tern için yszlık çalışma olanajını gıler aranacağına, zamlar koCHP'nin durumu getirmiştir. Fakat yasanın genacağma, milletvekili ssyısım, tirdiklerl bugün İçin öğretmens 100, senatör sayısını 50 de tutanayasa değisikllgi konusunda gereken faydayı taglayamtmı?cak bir Anayasa maddesi koymak CHP nin durumuna da değintır. örneğin: Diğer benzeri dev. gerekır. mek gerekln let kuruluclannda nk sık tfüBaşka bir konu zenîenen seminer ve kurslar biz 1961 Anayasasını savunan, halk oylamasmda ÇEVET) denmesi yo lere kanunla da hak sağlıdıgı halde aynı oranda dflzenlenelunda tana KADRO ile uğraşan aşka bir konu da parlâmenmemekte, mesleğe yeni giren bir CHP dir. Dün Anayasanm doğuterlerde yuksek tahsilin şart ilkokul öğretıneni bir keı bişu, kabulü, ve yaşaması için çakoşulmasıdır: Araç ehliyeü ba gösteren bu siyasî örgiit, bu le yukanda sSzünü ettiğimiz alırken ılkokul tahsilini şart komesleği ile ilgili kun veya te. gün Ana Muhalefet Partisi olarak şanz da, memleketin mukadderaminere katıimadan emekli olup ve yine AYNÎ yönetid kadro ile tında söz sahibi olan kişilerde saeski ufraşılannda samim) olup mesleğe veda etmektedirler. dece okuryazarhk aramakla yeolmadıklannı kamu oyuna isbat Söyle ki ilgililer bir yandan tınıriz. Yüksek tahsıli olmayandurumu ile karşı karşıyadırlar. lar milletvekili seçilmemelidir hovle yaz çalışmalan adı ile Dun ak dedikleri şeye, yine ayni Burada bir konuya değinmeden öiretmeni iş başında yetiştirme yönetıci kadro bu gün kara digeçmemelıyim: Vatandas olarak gıbi tedbîrleri getirirken bu ko. • yecekse, oy için vatandasın kareonül isterdi td ödenek re yolnuya gereken onemi gösterme E NE YAPMALI I '^^^ ^ Av. tbrahim Türkeı Ankara ^ mmamm mmtm «M»> Personel Kanunu tatbıkatında kadrosuzluk nedenıvle mağdur olan biz memurlar hükümetin bu konpdakı çalışmalarının *onuclarını uroıtlç bekli; vorua. Tahsll durumu ve nizmet süresi dikkate alınarak eerekirse emsal (7) küçtilsün veter ki. adaletslzlik giderilsin. Valnız 2.6.1371 (rlinMl M Eğitim Bakamnm ögretmenlerin kadrosuzluk sebebıvle ortava cıkan intıbaktaki aksaklıklann gıderileceği sözleri. bizleri tekrar tereddiit ve ümitsizlıge sevketmiştir. Acaba diger memurlar Icin avnı şev düsiınülemıvormu kı bovle bır bevanat verılıvnr vı ne avrılıkiar mı olacaktır? Sayın ilpnliJsnn avdınlatıcı beyanlarmı merakla bekhvoruz %aşit Vılma7 Tekel Mernuru Tekel Nlemuru ^^^m ^m^m ^mmm ^ ^ ^ ^ B ^ V «ıt^>w R K Sonsnz Teşekkür Canımız annemız. ejim NAHİDE (JÖUR'un senelerce çekmekte olduiu safra kesesi bastalıjını.. vuksek unsıyonlu bunyesini kendın* has usulle fevkalâde basarih arr.eliyatla gıhhate kavusturan .nusfık, nazik tnsan, tstanbu] Deniz Hanahaneıi Ooeratorlerınden tavın Dr. Muztanp olduğunı âmansi2 Dobrek taslarını zamaninda tesbis ederek amslıvatını muvaffakıyetle vapıp beni ha>ata kavusturan musfık insan Uroloğ Dr fiçık Teşekkür GÜRBÜZ BARLAS'a NECDET ATAÇ'a kıymetU tlgilerln) «irBemlyen bastabıp cayıo Dr. RİFAT YETKİN'e Dahlliye Mutehassısı Dr. VILMAZ KEKELÎOĞLU'na: amelıyatta buyuk emekleri geçen N*rkoz Mut. TALHA SERHATLl, Ast. Sb. SttCUK ENGIN: Art. Sb. MEHMTT CEMttOĞLU. Ast. Sb. RESAT IlGIT'». hemsireler: Nuran Bılgın, Türkan Aykut: Nunel Gürsel. Filiz Sarsç, Nebiye Salı. Naciye Özgen't, Dansumancı Mustafa Aydın'a ve bütün haricive per» soneline ftleneo tesekkürU bir borc biliriz. E«t: Bursit Ornt Ojraiları: Oeniz Kar. Al. Fo»t Ujrnr: Tuneay Vtnr; Tank Uğur: Anllâ UJM, Özkao Viva Cumhuriyet 8253 Dr Samt Taskıran. Dr Bahaattin Ünal, Dr Gürhan Ünluturk Dr Afsın Germen. Dr Faruk Turnaoğlu. Dr Warren Wmkler. Dr Erotoklıs Prıftı. Dr Ragıp Tanrıtanır ve Dr Kr.ray Deneelı've ser\ıs Hemşifesf Cavıde GUven'e ve Amıral Bristol Hastahanesınin bütun personellne minnet ve sukranlarımı eazetenİ7 ıracıhEi ile büdırirım K^Mfl ARGl'N Rumrlihlsarı Muıcfl memurlanndan Cumhurtyet 5254 l t U O & 1 O • OD Orolol ' J JSüreyya ATAMAL j 69/2 SıraseJvüer 1 K L : « 1 â & 6 > IM A B BASSAGLIĞI Şirketimizin eslu İdare Meclisi Başkanı ve Dış Ekonomik İlişküer Bakanı Saym özer Derbil'ın kıymetli validelerî saym NIMBÜS kaybı dolayısiyle merhumeye Allahtan rahmet ve kederli aüe efradma başsağhğı dılerız. İll OYÂKRENAULTA.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SONUC 183 l'ILLIK KIZII>AVA YARUIM tDELlM Kt. KARA GÜNLERlMtZ AK OLSL.N. Sayın Isyeri Sahlplerl: Sanayi ve lşyerleri saytmının 3590 görevlisinden biri de *lzin i?ye riniz) tiyaret edecektfr. Cnntmayın ki ona göstcrereğiniz kolayhk. torularına vereceğiniz dojrıı cevaplar sonurtı* hem işyerinizin. bero de vurdurauzun sağlam iktisadi temelleı üzerinde gcli;mesine lıizmet edecektir.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle