16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA DORTa ıCIJMHURÎYET: Haziran 1971 INI PARIS AKSI PARIS \ NECLÂ SEYHUN Carven mini şorta evet diyor yenı Sarı beyaz balıksırtı knmast»n bir Uyyör. Ceket $ibi pan. tolon etek de tek yanda düğmelerle kapanmaktadır. H modeller ASt NE haddımize düımü» buyuk moda evlerinden kıyafet almak ama, Carven'in 1971 yaz koleksıyonunu seyretüğim an hırisi meselâ Aliaddın'in nhirli limbasuun d e v i . «Seç bn kıyafetlerden dilediğini» dese, «sabah yılduı» adlı elbiseyi derim ben hiç düşünmedtn. Koleksiyomın en cazip modeli benoe o çünkü. Lâcivert renkte, ismi cismi biz de bulunmayan bir kumastan yapılmıı. Tül kotondan. Ama öyle içıni gösterir cinsten değil. Daha doğrusu o cinsten de, dubleli.. Yakası dik. Kolları pagod biçimı, plıse. Biraz yüksekçe kesilen bel. den aşagı etek de pliıelerle bır kahkah^ çiçeği misali genisliyor. Korsaj bütün işleme. Tatlı sarı ipekten. Etek kenarında da öyle enli. çok enli bir işleme su. Sonra koyu lâcivert çoraplar, yiik. sek okçeli lâcivert pabuçlar. Alabıldiğine. jık alabUdığıne zarif. En sükseli sort kıyafetlerin yanında kefede ağır basacağına tereddütcüz kalıbınm basabüirsinız. butun sarı tonları gozde. Tek tek de kullanıyor bunlan, bır emprime elbisede tümünü de. Sonra yeşiller geliyor. Sürgiın yeşıh, yaprak yeşıli, çimen yesüi.. Bir de yeşil kıvırcık salatanın o hem çiğ, hem tatlı yejili. Başka ne renkleri seviyor Carven? Beyazı, moru, kırmızıyı biraz, bir de tatlı aydmlık bir lâcıverdı. Kumaşlanna temel olarak «hafifliği seçmiş. Ajurlu etamin tve. edleri var meselâ. Son derece hafif. Balıksırtı kumaşları, seyrek hafıf dokunuşlu. Bunlardan yaka. sız, hafıf sade tayyorler yapmış Carven, mevsimlik. «V» şeklinde kesilen ceketler asimetrik kapanıyor. Ceket boyları kıs», kıvrak. Etekler de yandan yukarı kadar yırtmaçlı zaman zaman. Kırmızı, beyaı ve siyah çiıgili kamaştan bir r*bnuuıto. Kollar dirsekten aşafı genisliyer. kılde genişlemiyor diğer terzilerde olduğu gıbi. Bustler belırli. Bel çok kere kalın bır kemerle sıkılıyor. Etekler ütülü ya da ütü. suz plilerle, kloşlarla genisliyor. Boylar dızkapağının altmda. Duğmeler, beyaz organdiden ince volanlar, kırmızı ya da beyaz biyeler kıyafetlerinin belli başlı susleri arasında. Kalın emprıme ıpeUlıden sık ve sade bir elbise. Kemer kumaştan yapılnuştır. derni de gerilerde bırakıp, hayll dunyasına kayıyor Jean Hercey. Bejaz ıpek jarseden bir salvar tur ban stili bağlanmıj, uçları yer» kadar inen bir eşarp . duvak. Yir. mıncı asrın dekoruna değil de, masal dunyasının haremlerine l i yık bir gelin!. derne, sadelikten fantaziye doğru kayıyor Jean Hercey. Köprunün klasiktan en uzak, modeme en yakm ucuna yaklaşıyor. Böylece etekleri açüan «sürpriz redingotlatın» içinden kombinezon şortlar görünüyor. Ya da drape yakalı ııyah elbiselerin üstüne giydikleri yumuşa. cık siyah ipck jarse kaplarla man kenler trajik bir havaya büriınüyorlaı. Ama gelini ile. klâsiği de, mo HAREMDE BİR GELİN MK SAATLERIN akreple yel, kovanı gece yarısına dogru ' yaklaştıkça, klâsıkten mo Yarın: CHANEL'SİZ PARİS • ••••HtKltlMlltHMIIIIIIIIIItllllllllllllllllim !••••••• BİTPAZARINDAKİ NUR •SKİYE RAĞBET olsa, Bitpa•zanna nur jağar» derler a•ma, modaya gore değildir bu. Durup dinlenıp eskilere döner, eskileri baş tâcı eder çünkü moda. Kuralı budur. I«te eskınin, yeniden moda olan bir sürü kumalı var bu mevsim Yıllar yüı bır kenara atıünıs. önemsenmemiş. adı sanı bile unutulmuş kumaşlar. Dığer bazı modacılar gıbi Carven de onları yeniden giın ışığına çıkarıyor 1971 \ ıhnda. Krepdöşinler, krep jorjetler.. Sonra bir zamandır gözden duşmüş olan danteller, gipürler modacının Champs . Elysee'ye bakan geniş salonunda yeni bir altın devir yasıyor. Gunün gözde kumaşları arasında şantunglarla organdileri de unutmamak gerek. Hele organdilere özel bir tutkusu var Carven' ın. Gece elbiselerinde bol bol kullanıyor onları. Bir de gelinliklenn de. Gelininde değil de gelinliklennde. Çünkü moda evjerinin kurallarmı altüst ederek.'defıleyi bir yerine ardı ardına sekiz gelinle kapıyan tek modacıdır Carvan. Moda dünyasında onun gibi davranan bir kişi daha yok. Gelinleri beyaz organdıler içinde bu yaz Carven'in. Gelinlikleri gene beyaz organdiden çiçekler suslüyor. Başlarda ciçeklerden ya. pılma beyaz organdi şapkalar. ÇERKEZ GÜZELİ G Carven'in «Sabab Yıldııı» adını tasıyan gece elbisesi. ECE ELBlSELERl genellikl* güzel bu mevsim Carven'de. Romantik, rengârenk, çiçek bahçesi misali. Çoğunda i;îeme var. Gene çoğu dapdaracık beden. li. kabarık kollu, bol etekli. Bu modellerin yanında çerkez kıyafetleri var. Üstü baştan asağı ka. naviçe işli. Sonra renkli kır çiçekleri işlenmis türli Polonya «tilı elbiseler. Etek boylan ayak büeklerinden bir karış yukarda çok kere. Içini göstermiyen çok koyu renk çoraplar, aynı renkte pabuçlar bu sık gece elbiselerine gayet cazip bir hava kazandırıyor. Gunduz modellerinde etek boyları daha kısa. Gunun modasına uyuyor. Diz kapaklarının alünda. Beller fene birinci plânda. Sıkı kuplar, enli kemerlerle belirnlı Jean Herctyin bn j a z mevsimi için lanse ettigi kreatyon modeilerden biri... Etek bel ve midi .. Bel kalın bir kemerle «ıkılmıstır Arzn edenler elbiseye nygnn renkte şapka da giyebüjr. yor. Bedenler de daracık. Hatlar kıvrak. Etekler geniş buna karsılık. Çoğu zaman pliler temin ediyor bu bollufu. Ipekli elbiselerde de büzguler. Sonra garnitür ola rak volanlar. Modacı bu volanlarm birini büzgülü. birini plise olarak kullanıyor üstüste. Tahsin BERKAHO 23 Elele bahçeyi geçtik ve sece ı e ç vajritlere kadar üçümüz de hiç tanımadığımız halde uzaktan sevdigimiz İstanbuldan ve orada geçirece^imlz günlerden baska bir *ey kftnuşamadik. *** Alberto, Mustafa Beyle ciddi mevmlar g5rüsüyor. Ancela ile Meziyet terıe ftrgnleriyle me^guller.. Doğanla ben masa basında İstaobul baritasına bakiyoruz. tste Yeniköy buraya diisfiyor. Karşı taraf neresi? Orası Anadolu yakasıdır. Yani Asya kitası değil mi? Ne tuhaf: Biı adımda Avnıpadan Asyaya geçmek mümkün. Benim sesim Memvet hanımla Mnstafa Beri füldürüyor. Ancela sefkatle bana bakiror. Ger1 çekten çok heyecanlıyım. Bir taraftan lisenin son aylan, bir taraftan sıkı çslısma, bir taraftaa da ufukta mavi sulariyle Boğaaiçi... Bir kitapta olramustum. İnsanlar baıan yasvdıklan saniyelerin bile durmasını, lamanın geçmemesini diler, ayni taniyeleri tekrar yasamayı özlermis. Ben bnnun aksinl istiyorum. Günlerin. ayların uçarak geçmesini ve nihayet kendi topraklanma kavusma dakikatarının telmesinl telâşU. hasretle bekliyonım. Fakat, bazı geceler, oralan düşünürkrn, İÇİme garip bir ürgfinliik çöküyor. Istanbulu geveceğim muhakkak ama ya orada bana yakın bir kimseyi bulamazsam! Bu endise içimi kemirirken yine teselli aramaya çalışıyorum ve en yakın akrabalarımın bile beni aevgili Ancela ile K\berto kadar sıoak bir sefkatle levemiyeceklerinJ kendi kendime itiraf ediyonun. gururla, iftiharla yüzlerine bakmak isterdim. (V lamadı. Fakat, yemin pdiyorum, bnndan sonraM rünler nasıl olursa olsun. artık aklunı ve irademi kullanıp üni\ersite>1 bir çırpıda ve hepimizi sevindlrecek bir derece ile bitirecefim, şimdi yttzii kızaran Gflnseli, o zaman sevdiklerinin göa> lerine gururla bakacak. Kendimden hiç. hiç memnun degilim. Kararlar değişiyor, peşpeşe koşuyor. Hafta sonunda Istanbula gidiyoruz. Yazı Yeniköydeld e\imizde Dikmen ailesiyle birlîkte geçireceğiı. Bizden evvel gidecek olan Meziyet Hanımla Suna bizi orada karşılayacaklar. Mustafa Beyle Doğan bir ay sonra Roınadan ayrılabilecekler, çünkü birinin hastaları. öteldnin imtihanı var. Doktor *elkl bizden önce ttalyays dönecek. Sanırım Ancela da onu yalnız bırakmıyacak ama ben yaz sonuna kadar Dikmen'lerle kalacağun. ttalyaya dönüşte de. ttniversiteye devam edebilmek için Ancela'mn terze kızımo Romadald evind» oturacağım. En büyük ve önemli karar da eu: Ben de, Doğan gibi, mimar olacağım. Dfişündüm. çok dtisündüm. Bu mesleği kendime en yakın ve e n rekici buldum. Alberto'cnğum da benimle aynl fikirde. Hele Doean âdeta bavram ediyor Beraber çalışmz. İstanbulda müçterek bir büro açarız diyor. Bütün bu projeler ve kararlar tatlı tatlı konnsuluyor, inceleniyor. Kendimi bir rüya âleminde sanıyorum ve veni hayatımı şimdiden benlmsemeye çahşıyorum. Yaşamak ne güzel, her şey, güıe) ve ne kola>! Ben de ne kadar mutluyum! Şimdi tstanbula sahip olmal; için rüzyıllar boyunca doletlerin ve milletlerin ııed»n birbîrleriyle cenkleştiklerini anlıyorum. Şimdi şairlerin şiirlerindeki ozleyişin ve taavlrlerln cerçek anlamım kavnyabiliyomm. Güzel tstanbulum, sevçili anavatanım benlm. Hayal şehir, rüya şehir İstanbulum. Alberto söylüyor: SICAK, UZUN BİR YAZ R ENKLER.Nİ sıcak tonlarda »eçmiş Carven 1971 yazında. Pırıl pırıl, aydmlık. içaçıcı. Bir defa sarı basta. Limondan, duğun çiçeğıne, portakala kadar DİŞİ BOND DAHA iyi OBAPA KIC IŞlfcj / o ^ y , VABOBA B'VL ŞORT KERVANI \RVEM de katılmış mini »prt kervanına. Daha çok akşam kıyafetlerinde kullanmış hem de. Bazen uzun, ama şeffaf elbıselerin içinden göstermiş mini şortlarını. bazan doğnıdan doğru. ya kombinezon şort şeklinde hazırlamış kıyafetlerini. Yani şöyle \a da böyle' katılmış mini şort kervanına. Bir salgın hastalığa benziyor zaten 1971 yazında bu moda. Bu salgın hastalığm devaM1* Zaman herhalde. Moda hastalıklarınırj tek ilâcı bu çünku!.. C BUTUISİ ClMLEf? S/A Liseyi umduğum kadar parlak bir derece il« bitiremediğim için çok üzgiiniim. Alberto, bana sebep olarak son aylann heyecamnı g^stermeye, beni teselli etmeye çahsıyor ama onnn mantıklı sözleri benim üzüntümü gideremiyor. Bana tranoa emek vermiş olan Doktorla kansma, yani bana babalık ve annelik etmi? olanlar» karşı mahcubum. Onlara elimdeki diplomayı gösterirken *** TİFFANY JONES f GLJVGECÇElcrEM TER| TEMIZ, •>» TO. OOA SOÇ SUZ ArfU ACA9A 9 Klâsikle modern arasında bir köprü •••••••••••••••••••••••••••••••••••»••••••••••••••••••••••* (Arkaa vsrj GARTH DE. BU OLAV.M I C ME £H PU?TÜM OMU S I L C AYLÂK MUSA IÇİM , /AAUALlEVl CSÛZELLE^Tl'e ^ Bu isi de bıtınp salona jeçtık... Bırer sigara yakıp b«klema ğe başladık. Boş mideylt durmaksızın kahve içenlerin hali \ardi üstümde.. îçim kannakan EAN HERCEY olay yaratajıktı, sinirlerim de gergin mi cak değil, rahat kullanılacak gergin... E!lerirain titremesiBe modellerin terzısi. Bakışlan de mâni olamıyordum. peşinizden surüklemezsiniz bclki Yerimde oturamayacağımı anam». sıze takılan bakıjları pişman layarak, odanın lçinde bir Mafr etmezsıniz ondan giyinirseniz bır yukan dola^mağa başladığım eğer. Pratik ve sade, ama şık kısırada polis arabasırun canftvar yafetler hazırlar Jean Hercey. Mo. düdügü duyuldu, 8rkasından ka dellerinin güven verici bir yani pı açıldı. Jackle koşup açtı. vardır. Bıraz sonra ellerl tabancalı bir Aslında moda dünyasında sivsürü adam evin içine dolmuj rilmek, gazetelerin baş sayfalantu. Tebessüm etmeğe çalışarak nı işgal etmek için yeterli nitelikteslim oldum. ler değildir bunlar. Buluşlarının Beni, sırtımdaki üniforma heyecan dozu. orijınalite dozu azile görünce enıkonu şasırdılar. dır. Ama bu dozu arttırmak amacında değildir Jean Hercey. Du^manca bir ifadeyle bakıyorlardı bana. Haksız da tayılmazModacı için önemli olan, klâsiklardı .. Üçbeş dakika 6ncesın8 le modern arasında sağlam bir köprü kurabilmektir sadece. Bukadar onlara göre ben azılı bir nu da ustaca başarır. kaatıldım. Günlerden berı p e Klâsik bir temele oturtur mo« sımdeydiler ve beni yakalayadellerini. Kuplan usta işidir kelimıyorlardı. Derhal Merkeze menin tam anlamı ile. Renklerl, gitmekliğimiz gerektiginı s ö y kumaşları ve detayları, garnirürlediler... Jackie de bizimle gelleri ile de gunün modasma uyar. dı. Onu başka bir odaya, beni MERCAN DUVARI baska bir odaya aldılar. Şimdi, etrafımı bir «ürü SITÜ detektif çevirmıs, sual üstüne M W YAZ koleksiyonunun sual soruyorlarch bana. I M M I yıldız rengi deniz İ V f Hepsine teker teker ve tabır. •köpuğü Jean Herla cevao vererek gerçek kaaticcy'de. Sonra güney denizlerinın lin Türk Williams oldugu mercanları, alun sarıları. zümrüt sonucuna nasıl vardığımı «ükuyeşilleri... netle snlattım. Çizgili tweedler, lâme tweedler, Bunun üzerine Türk Wıllı» tuy gibi hafif örgü yünlüler. emprime muslinler. iakarlar, krepams ile Shapıro ıçın birer tevdoşmler gözde kumaşları modakif müzekkeresı hazırlayaralc cının En sevdıği en çok kullanİIîilı memurlan gönderdıler. dığı kıyafet ise manto . roblar. B r tnemur da 'aati bıılduğuSabah saatinde de bövle bu öğlemu? mağazava gıdıp oradakı den sonra kıvafetlerinde de. «e • damı sorguv» çekecektı. ce de.. Tabii renkleri. kumaşlan Ancak bn nofctada artık bafarklı. Günıîüzleri dahs sade, dana ınanmaSa basladıklarına kaha Dratik bir pSrüniısleri »ar bu naat getirerek rahat v e derın manto . roblann. spccleri daha h:r nefe« alabildım. Fakat vuzfantPTi rl^ha romantik. lerınrieki dujmanca ifade sihııOnni7İar yerind» Jean Herccy'miî »ayılmszrtı henuz. de. VatKaıarla mubalâğalı bu je Hercey 98 OLUM CIKMAZI Yazan: L. BLOCK Onlara göre olay sabahı vaktın zerresıni b'.le baybetmeksızin polise teslim olmam, ışın üst tarafını da kendılenne bırakmakhğım gerekıyordu. «Bos yer» zahmete gırmış, kendiniıl tehlikeye atmış, heyecanlı günler yaşamışsınız..^ diye ıçlerinden bin mınldandı. «Ne lüzura vardı?..» <Peki ya hemen teslim ol»aydım?..» .Kovuşturmayı gelıştirecek, enindc sonunda Türk Wıllıams'a vtracaktık.» «Hiç sanmıyorum... Beni ele geçırdikten sonra daha ılerı gitmeğe, tahkikatı eeli'ti'meğe lüzum görmeyecek. benimle vetinecektiniz.> «Belki evet, belkı hayır.. » «Her na it«... Artık mu«terihim... Meselenın bu şekılde çözümlenmeslne de gerçekten seviniyorum... Bilıvorsunuz... tlk cinayetin ijlendiğı sırada hemencecik tetlim olmuştum... Evangelıne Grant olayı .. Beni mahkemeye verdüer. arkamndan da hapithaneyi boytadım... Ştmdi ılzden çok Snemli bir ricam vtr... Türk Wi!liams'ı »orguya çektiğmUde bu halrları kimin hesabma kanstırdigını da toran lutfen... Bdylece bırınci cınavetin sorumlulugunu da omuzlarımrtan strrs imkânıBI bulururn,..» «Bizım BHdıJımı? Radarı W!İlıam« hıçbir zaman kıralık kaatil ro!ü oynamamıs, daıma kendi hesabm» çalışrjfıştır . » rtıve tçlerinden bın fıkrini açık. ladı. «Ben de övle bilivordum . Hâlâ da aynı kanıdayım... Fakat bu defa onu oızım oıımedığımız bır yönde tehdit ettıler, şantaj yaptüar sanıyorum.» «Şuphelendiğiniz b i n var mı?.. Kım olabılir acaba?...» «Çok dü?ündüm .. Kendimi çok zorladım araa bulamadım...» Bana önce yemek verdiler... Karnımı guzelce doyurduktan sonra da aynntılı olarak ifademi almağa başladılar. O aralık çıkagelen üniformalı polıslerden bin Phillie'yı bul. duklannı ve adamın her şeyi mrafa hazır olduğunu soyledı: «Tek çıkar yolun bu oldu£una aklı yatmış . Fakat d u rumu berbat, doktora teslim ettık .. Ted8vı göruyor. » Benden yana dönerek llâve ettı : «lyi benzetmlssınız herıfçioğlunu .. Ama sizden dâvacı olacagını vırıe de sanmıyorum.» Ifademın g e n kalan kısmını da alriılar . Artık Jackıe'vı a y . n bır odada tutmağa lüzum görulmedı^ı ıçın onu da bentm bulunrtuSum odava getlrdıler. Hep bırlikte kahve ve sigara ıçtık Bır vandan da gevezelık edıvorduk Bir süre sonra sıvıl memurlardan bırl koja koşa ge'd; Turk Williams'ı yakalamağa gönderilenlerden bırıvdl. Harlem'deki apartmanında bulmusiar onu Tıirk, karşısinda «ıvtlleri görür görmez lor I (Aıkası rar)
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle