11 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA DÖRT: : CTJMHURtTET: : 26 Nisan 1971 llk Meclis'îen îablolar Hıfzı Veldet VELİDEDEOĞLU ilk Meclis'te Halkçılık Şeriye vekili Bursa mebnsu Mustafa FEHMİ (Gerçeker) İLÎNDÎĞÎ gıbı, ilk çağlarda. ki demokrasUer ve ozellıkle kendlsınden çok soz edılen Yunan demokrasısi, insan eşitllğıne dayanan halk demokrası. sı tfeğıldı. Onlarda sosval eşithk, fırsat eşıtliği de yoktu. In. (itım ınsam yuk hayvanı ya da gemı motaru gibi kullanmasım ekonominın ve kurulu duzenm teraeh sayası kölelik kurumu, o donemlerın baslıca karakterıstık nıteliğıdir. Daha sonra Ortaçağda ve onu izleven donemlerde de halkçılık ve hukuka bağlılık ılkelerınin B devlet yonetlminde hıç yeri voic tu Baştakının ıktıdarının tannsal gerekırcılık (muayyenıvet, determınızm) sonucu olarak doğ duğu kabul etfılırdı. örneğm, Gunes Kral adıyle anılan XIV. Louis'mn iktidan bu gerekırcılık ılkesıne dayandırıldığı halde, o kendi mutlak ydnetimını, ınsanoğlunun kişısel rahatını sevmesıne ,bağlamak isteyerek şoyle diyordu: «tnsan yaradılışında hırslı ve kibirli olduğu için. kendi nefsinde bir gereksinme olmsdıkça. bir baskasının ona niçin emir ve knmanda etmesi gerektifinı kendiliğinden bulamıyor. Ancak her ı ı m ı n meydans gelmeyen baıı olaylar, emir ve kumanda edici birisi bnlnnmadıkça, doğrudan dogruya kendisinin en güçlüye av olaeafını düsünme olanafım ona veriyor; iste b« tavede insan, kendi eanını • « rahatını sevdigi ölçüde itaat etmeyi de «evmeye bafhyar (1).» Boylece XIV. Louıs de halks dayanma ihtıyacını kendi lçm. de duymakta ıse de, bu gerek. sınmeyı, halkın hakkına, eşltligıne egemenlık ve kutsal varlı. gına değıl, onun aczme, korun. ma ıçgudu«une bağlamak istıyordu. 23 Nisanda açılan çağ A A NİSAN 1929'de Türk ve K.A dunya tarihinde yeni bir *••" çağ açan Mustafa Kemal'ı kral, ımparator, ya da dikta. tor olsun . başka liderlerden ayıran en büyuk, en önemli ve tabır caizse en «zarifo nitr. hk, onun kendisini halkın u s . M d l f < O p O Ç | I U | KonuveresimrAYHAN BAŞOGLü [ I TUNADAKI HAYAIEI şamava ulaştırma amacını guttuğu» vazılıdır. Bunu ozetlersek 23 Nisan'da açılan çağda; e*ıtımin amacının: «bilgill, şah. siyetli ve firetici insan tipi yttiştirmek» olduğu görulür. Bu programda dılın sadeleştınhp halk ıçın anlaşılır duruma ko. nulması amact da dıle getırılTürkiye Buyuk Millet Meclısımistır. nın toplanmasından on gun sonOkunan hukumet programı u. ra, 3 Mayıs 1920'de kurulan ilk zerınde yapılan goruşmeleri şım kabinenin programı. 9 Mayu dl TBMM Tutanak Dergısinde Pazar gunu Meclis'te okunyeniden okurken, o gun bu go. du (2). ru;melerı ızledığım sıradaki aProgramın mılll eğıtimle ilgıll nılanm tazeleniyor (3) : bolumünde «Turk çocuklarına Bır hoca efendı soruyor: «Bu verilecek eğitimin; onları, yaprogramda mekteplerle medre; ı m savaşında basarılı kılacak, seler bır tutulmuş; halbukı dayanaklanm kendi kisilıklerınmektep ayrı, medrese ayrıdır. de bulmalannı sağlayacak, onProgramda medreseden hiç ba. larda girişlm gücü ve kendıne hıs yok » güven gıbi karakter ve ureMilli Eğltım Bakanı cevap veticı bir duşünce ve bılinç rıyor: «Bız programda çocuklsuyandıracak yulcsek bir arımıza dinsel ve ulusal terbıye verileceğinden sozettik. Bu nedenle ayrıca medreselen koymavı gerekli gormedık.» Bu cevap hocaları doyurmu. yor, dıretiyorlar ve ancak Şerıve Vekilı Bursa Mebusu Mustafa Fehmi Efendinin söz alıs medreselere de onem verılecegınl bıldıren açıklamaıı lle yatışıyorlar. Fakat program değışmıyor. tunde değıl, onun yanında. onun emrınde gormesı ve gostermesı. dır. Onun buvuk başansımn en basta gelen etkeni budur. Bu ruh haletı ilk Meclıse de sıray,'t etmistı. Meclısçe seçılen huku. metm programınd» yer yer halkçılık ızlen vardır. Şimdi muze haline getirilmlş durumdaki ilk Buyıik Millet Meclisinin içerden o Cunnhuriyetin ilân edildiği gun Atatürk ve hatipleri bu kursuden konuşruuştu. yok oluyor; orman yok oluyor. Yoksullar buyuk kentlere üşüfuyor; bır sosyal dengeslzlik memleketı alabıldlğine sallayıp duruyor Ve bütiin bnnlar, sayıları çok az olan, fakat ellerinde her kapının kilidine uyabilen para gücü bulnnan zümrelerin çıkarı nfrnna oluyor. Teşhıs 51 yıl 8nce konulmus, tedavı çarelerintn ilk ışıkları o zaman belırmlş fakat bu tedavi çok azınlıkta olan uzman dok. torlar elıne değıl, ufurukçuler, muîkacılar, şantajcılar ve kan emicı sülukler eline bırakılmıştır, Nerede 23 Nısan'ın açtıgi çağın başlangıç umutları, nerede bugunun hıç değışmeyen Turk yığınlarının surup gıd'en çılesı! Ba tablo karsısında taaa yürekten özülraeı misiniz? (1) Andre Manrois, Hayatm Kuçuk Felsefesi, 3. bası tstanbul (1948) s. 121 (2) TBMM Zabıt Cerıdesi Devre I, Cılt 1, s. 241242 Bu program. tsmail Arar'ın cHukumet Programları 19201965» adlı eserinın 913 savfalarında ve bugunku dı!« çevrjlmış olarak:. bızım «Mil lî Mucadele Anıları» kıtabımızın 235241. sayfalarında yer almıştır. (3) TBMM Zabıt Cendesı Devre I, Cılt 1, s. 242246. (4) TBMM Zabıt Orıdesı, Dev. re I, Cılt 5, s 363364. İlk işaret ÖRÜLÜTOR Kî, teriat rğıtimi ıle layik eğitimin Tanzimat'tan bu yana bır arada yürümesini sağlavan ıkılı sıstemin kaldırılmasına ıliskın ilk işaret, Türkive Buvük Mıllet Meclısintn ilk hukumetının ilk programında vardır. N'ıtekım bu ifaretin gosterdiğı amaç bırkaç vıl sonra, 1924'te. gerçeklesecek. medreseler kaldınlıp lku lı sısteme son venlecektır SOVYETLERDEN HABER •lllll 6 r IIHMHIIIIIIIHIIIHIIIIIIIIinillllHIIIHIIIIIIIIIIIIIIIIHIIIHH Köylüye inmek tR ulusun kalkınması için layik sıstem başlıbaşına >eterlı olmaz. Halka, koyluıe ınmek gerek İste 85 sayılı ilk Anavasa'nın (Teşkılâtı Esasıye Kanununun) goruşulmesı sırajırıda, bu yasa tasarısını ıncelemekle gorevlendırılmiş olan ozel komısyonun raportoru, Burdur Mebusu Soysallıoflu Ismail Suphi'nın 18 Kasıra 1920'de Meclıs kur^usüne çıkarak bu ilk ulusal Anavasa tasarısını Meclise tamtırken soyled"ıği şu sozler, bu açıdan çok ilgınçtir: B DİŞİ BOND S7EN T4BANLANILMASI O ZAMAN TETISE CMAZlhl HVL RECE TİFFANY JONES «Gerek Tanıimat devri olsun, gerek Hamid döııemi olsun bize yalnız Avrupa'yı getirmek iste. mistir. Fakat nasıl Avrupa'yı getirmistir? Dıs biçimini taklit snretiyle Memlrkctte «*rçek idare, halkın ihtivaçlarına uv. gun bir idare çerçeklestirilmemistir. ( ) Mesrutiyetin ilânı dahi, bilivorsunuz ki, kötü idare hastalıfına çare olamamıstır. Türk kövlüsü Mesrutivetten önce ne ise, vine o durumda kalmıstır. Tine Türkiye koMüsönün basında jandarma. vıne Tiırkhe köylüsünün ba<ında bitmez tükenmez harpler, vergiler baslamış ve sürüp gitmis. tir. Türk kövlüsü yine Balkan' da, vine Karadağ'da, vine ŞarU cephesinde, vine Temen'de ö l . müs. ölmiis. öimüştür. Içerıde ise Türk köMüsti, bütün bn mem leketin kövlüsü harap olmostur. Jandarmanın kırbacı altında, memurun tazyiki altında ökuziinü satarak, teknesini satarak dlmüs. ezılmis harabolmnstar. 1908 yılında parlak törenlerle ilân ettiğimiz Mesnıtiyet yönetiminden kö>lö hiçbir sey anlamamıstır. Anladığı, yalnız düsündüfünü kahvede sövlemekten ibaret bir seydir. ( ) Köylü daima esitlifine inanmayarak ve inanmamavı kendisince bir karal kabul ederek, (Dur bakalım sonu ne olacak) diyerek bov nanu bükmüs, cesur, davanıklı ve mütevekkıl. beklemistir. Viiksek Meelisiniı,*5urt savunması için toplanmıs olmakla bırlıkte, bu memleketi, bu ulnsn \aşatmak için en iyi ilke nere. de ise onu bnlmağa ve ırerektiğinde her sevde inkılâp vapmaS» karar vernuştir.» (4) ba vana yanar. Bir köz, bır kıvılcım, bır ralım selidir ki, gözü, kaynafıdır ki bn ocak ta dun\a kurulduğundan bu yana su ulu topraklar üstün. Su akıp gidrn kalabalıgı durdurmsk, onlara den akar gelir, akar telir. Talımdan kılıç süzer. bağinnak, bafırmak, bafırmak Farkında defil ler. Kerem kaçtı çitti. Kerem demir dö^mevemisiniz, Kerem kılıç döğmeyecek. Kerem başını cek. Kıvılcımlardan kılıç süzerler. ısıklardan, aldı da gitti. Bana bir sağlıcagilan kal demeden simsfklerden, yıldınm çekirdetinden kılıç süeitti. Kerem kılıç döÇmeyecek. duydunuz mu zerler. Kerem ısık döimevecek. hav insanlar? Coşkulu, bitkin, umutsuz, umutsuzln^una Kalabahk ışıfa battı çıktı. Gölte oldu her umut. ölümü dirim vaparak Havdar l/sta \nkaşev. Isıklar, uzun yapılar. kırmızılar, maviler, rada, demirvolu istasvonunun karsısındaki elek. turnncular, yesiller, morlar, uzun ısık direkleri, trik direfinin altında durmus. tsmet Pasavı toısık tarlalan. ısık ormanı, er ormanı, her sev runu Keremi düsünüvordu. l'mutsuzluSu arteoltelesti. uçustu, yundu arındı. Gölgeler, uzun, tıkça, bu iki insana karsı ;üvpni. sevrisi ço^alıkısa, ısıktan, hevbetli. ta eöfce ağan, sonra ufa>ordu. Sonucu bilivor. kötü âkıbetı semtıne ug. lan, tas eibi agır, düsen Dbnen, donen. dönen . ratmıvor, düsüncelerinden ko^u^or. sevınçli. tsKerem bir daha kılıç vapmavacak. Kılıç, kılıç metin kendisini nasıl. ne güzel karsılavacagını döfmevecek. Elindeki kılıcı gözlerine kadar kaldüsünüvor, mutlalanıvordu. dırdı. Ismet. tsmet, îsmet sunu bir ivice bil*sin Isıktan valım süzeriz. dö|erlz. Talımdan kı. ki bu son. Son, son, son .. Su dünvanın bundan lıç. On bin yıldır. vüz bin yıldır. Kılıçtan ' ısık bövle «öriip eörece|i son giizel kutsal kılıç bn! süzeriz. Budur tsmet ! Kalabahk seli vavas vavas sevreklesi»or, Îsmet kılıcı cörünce sevinir. Havdar Ustava kosnsmalar, trlâslar azalıvordu. Bu sehirde inbafırır: «Kalk.» der. «Kalk avaga. Sen değil, biz sanlar, ogul vermis anva benziyorlar. Birıkmışsenin huzurunda nivaza gelmeliviz. Kalk. kalk, ler kovanın aizına. sıvanmıslar üstüste Ynnrkalk avaga. Bizim gibi bin tane pasa her zaman Iar biribirlerini. Kanatları durmadan titre^«•^, irelir, her zaman (rider, ama bir Havdar Usta bu ipileven, korkak Bu sehirlerde insanlar bir dünvava bir kere eelir. o da çidince bir daha hos. Ve karıncava benzivorlar. Körelerine vaghiç gelmez. Hele Kerem de demir dögmevinee, mur suvu dolup da dısarıva uframıs. ıslak. rükılıç sevmevince bir koca ocak Havdar tstavla nesin alnında kurulanan. donmus cibi. vüzu <asn vervüzünden çekip tidince .. Kalk, kalk ayan karıncalara benzivorlar ğa ! Biz sana nivaza dnralım.» Haydar Usta oldum olası kendisini olaSanıisÎsmet akılh. pasa, büvük, eski gün sörmüs. tü bir^arlık sarardı. Simdi >üre$indeki duveutnsan bilir insanlıeın knmatın. Sonradan sonralar. su anda bambaskaydi. Simdi su anda hir va Bevliie veten. zalim olur el kadrini ne bilir. yandan kendini Torosun vücesınden inmıs bır Varıp cübreli^e konan kargalar. has bahçada ermis, bir varı Tanrı sanıvor, bir \andan da îiil kadrini ne bilir ! avaklar altında sürüklenen bir vaprak jihi. kimOtur hele vanımda Havdar Csta. Ne güzel, siz kimsesiz, eli kolu tutmaz bir bebek gibi çane hünerli ellerın \ar Havdar L'sta. Demek siı, resiz sayıvordu. bir ates denizinden on hin vıldır bu kılıçları, Aaah Kerem! Aaaah! süzme. çıkarırsınız ha? övle mi Haydar l'sta, tri bir adam geçıyordu onünden. Uzun, mademirden defeil. vahmdan süzersiniz bu kılıçları. kas görmemis kara bıvıkları onun çocuksu ^u. övle mi Havdar Usta? Bu kılıcı, su elindeki kızünü sertlestiremivor. aslında daha da çocuklaşlıcı on bin vılın valımmdan süzdün ha, övle mi? tırıyordu. On bin, yüz bin vıldır dünvanın bütün valımlaHaydar L'sta onun önüne geçtı: rını topiavıp onlardan bir tek kılıç süzdünuz «Dur kardas.» dedı. övle mi? Adam durdu: Demirciler ocatı kimse bilmez ne zamandan „„« (Arkan var) SMMIIHiHiııınıııııııııııııiKiınıııııııııııiHiı 72 EFSANESİ 55 « Bana bak Doug Demin te lefonu damdan duşercesine kapa dım Çünku sana karşı sesımı yukseltmek, kotü lâflar etmek ıs temıyordum Senden bir ricada bulundum değıl mi? . Alt tarafı ne yaru? . Seni ne suç ortaklığına sürükler. ne başına belâ açar, ne de bir şey yapar Basit mi ba sıt îçinde bulunduğum zor du rumu biliyorsun Kellemi koltuğııma almıs vazivette bır gerçeği meydana çıkarmağa çahşıyorum. Yakayı ele vermemek için boyuna yer dejKştirmek, gizlenmek, pusuya dusmüş bir hayvan gıbi çırpmmak ne demektir bilemezsin sen Senden sadece bir soyadı, br adres bır telefon nu marası rica ettim Ben Gwen'e telefon edemem Fakat sen ya da karm rahatça vapabilirsiniz bunu Bır sey uydur olup bitsin Linda'vı bir dâvete çağırmak istediğini müsterek bir dostun onunla vakından tanışmak arzusunda olduğunu söyle olup bitsin Aklına ilk eelen bir bahaneyi ileri siir oçren dediklerimi . Aksi halde buradan polise telefon edip cinavetten sanık Alek. sander Penn'in biraz önce sizin eve girdiği seklinde bir ihbarda bulunabilirim Dünvanın kaç bucak olduğunu bundan sonra gö rürsünüz Sen ve sevgili karm » «Yapamazsın böyle bir şey. Hakkın yok . » «Tapıp vapamavacagımı JOT mek istivorsan denemesi beda va Sersem budala sen de » Bu kararlı cevap karşısında bır süre susup dUşünmek zorun da kaldr «Kesın bir söz veremeyece Çım şımdılık sana . Neticeyi de saranti etmek gıbi bir yetenege sahip degihm Fakat arzunu ve rine getırmek İçin elimden gele ni yapacağımdan emin olabilırsin .. Gwen'in telefon nurVıarası var mı sende?.» OLUM CIKMAZI Yazan: 1. BLOCK Eskı kanrrun telefon numarası ni verdım «Sonucu bıldırmek ıçuı nerede bulabılınm senı?.» Mânasız bır sualdı doğrusu. Kısa kestım. «Hıçbır yerde bulamazsın .. Yanm saat sonra ben, senı tekrar arayacağım.» Sanıyesi sanıyesıne yanm saat sonra bır kere daha aradım onu. Telefona Doug çıkü Dedığımi yapmış, arzumu yerlne getırmıştı Aksı halde savurdugum tehdıdi gerçekleştrrmekten asla gerı kalmayacaktım. Böyle bır ıhbann ters orantılı tepkiler yaratacağını, ona zarar vermekten zıyade durumun büsbiitün aleyhi me donmesıne yol açacagını gayer iyı bılıyordum Ama gırtla ğıma kadar kın ve nefretle dol mustum Boşalmak ıçın aradığım duşraanlan bulamıyordum nasıl olsa.. Acısını dostlardan çıkarmak da bır çeşıt huzura kavuşmak olacaktı ON tKtNCl BOLtrtl Dougun edındiği bılgıye göre eskı karımın ablası Lında Tıllou Hammil Pilmpton Crane, soyadı nı bir kere daha değiştirmış ve başka bır şehıre taşınmışü. Telefon numarası da yenıydi tabıî Ehmde üç adet ipucu var de mektı bu durumda Fakat ben. kendi nesabıma bunların ü çunü bırden tek baçıma ızlemek ımkânından mahrumduna... Bu kadından son defa bahsedlldığı nl duyduğnm zaman son kocası Plırrrpton'dan henuz aynlmıştı Simd) Doug aracılıgı 11e edındi ğ\m bilgıye göre o tarihten son ra Crane islmli biriyle daha evlenmış, ondan da ayrılmıştı. Fakat halâ o adamın kendisine bı raxtıgı e\ae oglu Hammıi \e KIzı Plımpton ıle oturuyormuş Larchmont trenı Bu\uk Merkez îstasyon'indan hareket edıyor, Westchestere jonelmeden once du Yuzyırmı Beşıncı Cadde dekı dıger bır ıstasyondan geçi yordu. Çeşıtli lhtımallen dıkkate ala rak durumu şoyle bır tarttım. Merkez Istasyonu gunun her saatınde lcum gıbı polısle dolu oluyordu Sanık ve şuphelılenn şehırden kaçıp kayıplara kanşmasını onlemek amacı ıle burası nı devamh surette konrroı alnn da tutuyorlardı Dunıp dururken kendımı boyle bır tehhkeye atmağa deser mıydı değmez mıvdı' Bıraz daha duundukten sonra her şeye rağmen deger buldum Çunku Bu\oık Merkez tstasyonu su anda bulunduğum yere çok yakındı «Haydı hayırhsı » dıye mınldanarak ıstasyona doğru \ürümeğe başladım Yolculuğum son derece rahat Eeçtı. Bin. oturduğu koltuğun kenann» çok savfalı eazetelerden bırıni bırakmıştı Mutecessıs eözlerden gızienmek ıçın bunu alarak ba$ımın hızasma kaldırıp aç'ım okuvormuş gıbı va parak Larrhmont'a kadar vazıye tı ıdsıre ettım Boşuna rahmer etmışım meSer Bır tek kışı oenden vana donerek bakmak iuzumunu duy madı seyahat boyunca Hattâ ıs^asvon3 ındıgım zamarı bile kım sevle gozgöze eelmedım Mernmack Drive nerede\d' acabâ?. Zararsız gorünen adamın birine sordum Târtf ettı On beş dakıka kadar vurudük: ten sonra Lında'nın evıni buldum. (Arkuı vi) Sosyal yapı GARTH AM 51 yıl once, Turkı>e Buyuk Millet Meclisinin ilk progıamında, «üretici karakterde insan yetıştirmek» ten sozedılıyor. Ve yıne 51 yıl once Anajasa özei Komısyonfînun [aportoru, Tanzımat ve Meşrutışetın, Turk koylusunün sosyal ^apısında hıçbır şeyı değıştırmedığıru, koylunun bunlardan, oır şey anlamadığını soyleyerek ^Yüksek Meclisiniz yurt savunması fçin toplanmıs olmakla bır. likte bu ulusu yasatmak ıçın en ııı ilke nerede ise onu bulmağa ve gerektiğinde her şevde ınkılâp yapmaga karar vermiştir» iı\ or ve alkışlanıyor. T AYLÂK MUSA OTO^OBll YOUJM OETASlMA TlM ıfc '* 51 yıl sonra bızler, bırakınu ııkılâp, devrım gıbı sozlerı, • reform» sozcüğunü bile «aman •sirnse ıncinmesın» gibilerden <orka korka soylüyoruz. Ve <Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur» mısali hâlâ <oyluyu yukseltmekten, hâlâ tııllet bünyesınde reform yapnaktan «oz edıyor ve reform obinelerı kurmak ihtıyacını luvuyoruz. Bu arada bırçok köylü vatanîas uretıcı gucunu yabancıların ;ıkan ıçın, onların emrinde kullanmak üzere Avrupa, hatta A. vustralya yollarına dokuluyoı ve bu yollara gırebılmek ıçın ts ve fsçi Bulma Kurumlannın iapuınd'a nöbet bekllyor. Mamleket lçinde lıe, üretım du?uklugü rittikçe genişleven bır ölsüde göıe batıyor. Toprak
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle