20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Ofün Türklye'nin en (rüçlü görflnen işçi örgütü ve sendikalar birliği olan Türk. İş Tönetim Kurnlunun 14 Ocak. ta Kızılcahamamda başlayrp beş gün süren toplantısı. Türkiye işçi sınıfının tarihinde yann, önemli bir yer işgal edecektir. Gerçi bn toplsntı bir kararsıılık içinde biter. Ama aslında bnna bir bitis demek doîru deçildir. Çünkü 1961 Anayasasının yürtirlüçe girmesi lle beraber olaîanüstü bir çelisme kaydeden ortaya liderler ve işçi sınıfından şunrln şahsiyetler atan, aı zamanda büyük ve aktif bir tsçi Srçütü yaratan, varın icin büyük Imkânlar vaadeden Türkîş liderlerinin bn toplantısında, gerçi kesin bir karara varclmamıstır. Ama bn ör^fltnn t e lismesinin tarihi bir dönüm noktasında, karsılıklı tezler ortava atılmıstır. Çesitli görüsler üstünde tartısılmıstır. En önemlisi ortaya. gerekcesi ile beraber yüzlerce sayfavı bnlan, ciddi, degerli bir agırlık tasıyan cok önemli bir teklif raponı da konnlmnştnr. Bn rapor, yalnız Türkiyede isçi hareketi bakımından defcil, Türldyedekl çenel sosval jrelisme bakımından da. değerli ve artık kenara itilebilecek bir nesne detildir. Tarihi bir dönemi işaret eden. Türkiyede isçi «ınıfının. bir siyasl parti halinde Brfutlenmesl vaktinin çeldiiini haber veren bir vesikadır. Tani. Türk isclsinln siyasi örgütiemnesi, ar. tık Türkiye'nin, önde gelen tneseielerinden biridir... B KIZIICAHAMAM'DAKI KARARSIZIIK Şevket Süreyya AYDEMİR cadele başlar. Simdi Türkiye'de işçi sınıfı, bn aşamanın lam içindedir. Sendikalaşma, gTevler ve benzeri direnisler, bn mücadelenin gelismesidir. Çünkü sendika aslında, bir ik. tisadi mücadele organıdır. Her iktisadi mücadele, bir siyasi mücadele olsa bile .. • tktisadî örçütlenme ve mücadeleden sonra, siyasi suur ve siyasi örgtttlenme devrine firilir. Eçer rejim batı anlamında bir demokrasi ise, işçi sınıfı sivagi partisini knrarak, memlekette isçi aydın Isbirliçi başlar. Ve isçi sınıfırun kendi partlsi, parlamento. da yeralır... tste 14 Ocakta Kızılcahamamda baslayan Türkts liderleri toplantısı, bn asamayı açıyordn. Cünkü bir kısım onderler. hazırladıklan vüzlerce sayfalık çok ilginç önerlleri ile, isçi sınıfmın siyasi Brjrütlenmesinl ve hakla. nn parlamentoda bn yoldan da savunnlmasını istiyorlardı .. de büyük hamleler başaran du tesekkül, artık işçi sınıfının siyasi Srgütlenmesine vakit gelince, varılan noktayı bütünü ile göremedi. Arada görüs bölüntüleri baslayınea, işçi sınıfını devrimci mücadeleye davet eden difter bir grop, DtSK, yani Devrimd Sendikalar Bir ligi etrafında, yeni bir Brfütlenme başladı. Hatta DtSK son samanlarda Tfirkts'ten 6nemli grnplar kopardı. tste Kızılcahamam toplantısı, bn gelismeleri elestirerek, bir karara varacaktı. Toplantıda, Türklş, partüerüstü, yani siyaset dısı kalmalıdır görüşünü, aslında çüçlfl bir sahsiyet olan Genel Sekreter Halil Tnnç savnndn. Ama ortada, saklanamayaeak bir de eerçek vardı. O da snydn: Türkls gerçekte, partüerüstü ve siyasetin dışında degildl. Hem partilerin. bem de slyasetin tam manasıyla içindevdi. ünkü TürkN yönetim knrnlnnn teskil eden 24 sendika liderinden önemli bir kısmı. zaten parlamentoda ve partilerin içindeydiler. Ama bn partiler. tsçJ Partileri detildi! Bir kısım liderler Adalet Partifi, bir kısmı da Halk Partisi içinde parlamentoya rirmislerdi. Hatta bir tane de. sendlkaeı kontenjan senatörü vardı. tşçi sınıfının tabamnda ve sendiknlarda ise siyaset, kaynavıp damvordn. DtSK'e eelince, o «»ten devrimci bir mücadelp bavraÇı altında. bizzat Türk. îş'e karsı savasıyordn... Orta partiler kanalında parlamentoya «1rip. isci sınıfının temsilciliğin! yapıyornm sanmak, elbette ki mümUün detiiatr. Kam bir parti kanalından parlamentova eiren işçi milletvekili, daha MiIIet Meclisinin kapısında sahsivetini kaybeder ve erir. Nîtekim btınlardan hiçbirinin ve memleketin bn bnh. ranlı safhalarda Millet Meclisi kürsüsünden, tek blr siyasl müdahaleleri olmamıstır. Çflnkü baska partiden parlamentova (riren millet. vekili. o partinin ernbnnnn siyasî karaTİan dışına çıkamaz. Parlamentoda kendi sınıfının demokratik yollardan, yani siyasi parti kn. rarak menfaatlarını ve programlannı savn. nacak yerde, böyle bir mfcınmadan ameli ne. ticeler beklemek ise, elbette ki tnBmkün de. jHIdir. Kaldı kl, Kızılcahamam toplantısın. da, partiler üstü kalmak ve siyaset dısı kal. mak tezl savnnan Genel Sekreter Halil Tnnç'nn: melsizdir. Çünkfl onnn bu istedifl reformiar, bugtinkü Anayasaya nyarak, ancak parlamentodan çıkacak kanunlarla elde edilir. tşçi sınıfının ise parlamentoda ve eüçlii bir siyasi örgütlenmeye dayanan bir partisi bulnnmadıgına göre, acaba bn istenilenler. nasıl elde edilecektlr? Halil Tunç'un sözleri. övle sözlerdlr ki, çıktıkları yolda zirve noktasına nlaşan ve bn arada çok basarılar da kaydeden Türkts idarecilerinden bir kısmınm, bn zirvede artık baslannın döndüeü ve eörüs ntnklartmn, artık sonnna erdiSi manasını da verebilir. Ama işte bn netice, hazin bir SON olnr... ÜC Profesöre üc dinomit  1 NKARA'da îs Bankası Emck Şubesi soygunu 11 Ocak'ta I yapıldı. O gunden bugune, soygun kovuşturması gazete • sayfalannın en itibarlı köşelerinı kapsamakta, devam et . miştir. Ama geçen haftanm sonuna vardığımız gıin; kovuştur | manın bir bilânçosu yapıldığında, olayın karanlığma ışık serpecek bir sonuç alınamadığı görülür. I Banka soygunu olayı, ülkemizcîeki ilerici ve gerici çevre. I lerirı bir maç alanı ojmustur. Tutucu çevreler, peşin bir yar | gıyla, bar.ka soygunundan yararlanmak ve bu olayı ümversite gençüğinı kamuovur.da mahkum etmek için kullanmak ça I ba^ındadırlar Yetkili ve sorumlu kı«ılerin de bu hevese ka | pıldıkları maalesef görülmektedir. tlenci çevreler. iktidann, banka soygunu olayındaki tutumunu, gerek basında, gerek I parlamentoda elestirince, zamanla sertleşen tartışma Senato | kürsüsüne kadar tırmanmıştır. B'J tartışmanm sonu, adll kovusturmanm llerlemesıyle alınabilirdı. Ne var kl, adli kovuş I turma, bütün kadtoların ve lmkânlarm seferber edilmesine | rağmen ilerlemekte zorluk çekmektedir. Polis, 103 evde arama yapmıştır. Eger yanılmıyorsak adlî tarihiır.izde bu bir I rekordur Buna rağmen kesin bir ipucu elde edilememiştir. | Sanık olarak ilân edilenlerden bazıları kendiliklerınden teslira olmuşlardır. Fakat, sanıklann suçlulugunu saptayacak kuv I • vetli veya zayıf delüler, kamuoyuna henüz açıklanamamıştır. I Parlamentodaki hoshıh sl bn bakımdan aldıfımız raman. Kızılcahamamdaki kararsi7İı*a hakmadan ve lıüyük islerin. pek de kolay basanlamavacafrını düsünerek. simdi Türkts zirvesinde baslavaeah blldirilen tamamlavıcı calısmalan ve a'*«tırrn!>ları hpkîennpk. elbette ki en do*. msndnr. Fakat su veya bn çmbnn arzn. e*ilira, karakter veya 7evklerinln defiV kacınılmaz blr tarihl «relismenin 7ornnlr*<» olan isçi sınıfmın sivasî Brgütlenmesi ve narlamentoda verinl alması. ereee ve elbette ki irerçeklesecektir. Bn pariaınpptn eöcfl avnı zamanda. llericl VP «o«val devlet acısmdan vanıcı bir isciavdın hirle«Tne<;i olacaktır. Kaldı kl Türkivede en büviik sanvı teskil edip. tamamen teskllâtsız oldnîn irln oarlamentova tek temsilei vereroeven kövin SITIIfının da. hn parfi ««narınfl!» «K* v» temsnci sahibl olması. tabii bir îiPt'Vedir. Rn nPtice hem demokratik trelismemiz. bem anavasamınn sosval vasfı ifin hir "<rici merhale. hatta blr lafer teskil edecektir. tste parlamentoflakl hoslnk. o vafelt dolacaktır. Ciinkü bnsrün pariampntoda veralan Bartilerin hepsi. avnı cins nartilerdir. Ve hun lann hicbirl. veni Anavasa devrinde. memleket capında blr üder verememislerrtir. Ve tahll memleket çapmda refnrmlara da eide. me7ler. O halde narlamento «»nnnj. sos. yal reformlann ıiâvacı^ı ve s57eü<« olacak vrni bir aktif eücün katılması. ancak sevinilecek bir gelisme sayılmalıdır... MAÇ ALANI ' t ir bn meseleye, daha bn toplantı başlamadan vazılan ve Cnmhorivetin reçen Pazartesi savısında yayımlanan bir vazımi7la defcinmiştik. Yazımızın baslıtı «Tür. kiyede işçi sınıfinm siyasi 8r*ütlennıe«i» idi. O yaıımızda. tarih İçinde Insanla beraber baslayan eme£e isaret etmekle beraber, çafdas anlamda isçi gınıfının. ancak XlX. yüzvılda gelişen sanayl inkılîbinın, yani bn. hariı sanayi ve nlastırrnanın blr mahsulO ol. dnfrunn belirtmistik. Bn eelNme. dünva 51çflsünde kader laTin ediei olmnştn. Cünkü XIX. yüzvılda bnharlı sanayi ve nlaştırma•ı ellerinde ve tekfilerinde toplayan metropoller. yani batı ülkeleri. elde ettikleri bol ve ncuz sanayi firetimierl İle Çin, Hindlstan, îran. Türkive eibi üikelerin ei ve ev sanayiini yıkarak, «ıraları van s8raür|teler haline Vetirmişlerdi. Batıda da refahı ve tüketimi lirve noktasına çıkarmakla beraber, o devre kadar tarihte mevcnt olmayan blr sanayi proletaryasınm varatılmasına vOcnt vermişlerdi. Tani çagdas nnıflar kavgannı başlatmnlardı. I I | B Çarpışan görüşler ızılrahamamdaki toplantıda görüşler, bu temel konu üstünde çarpıştı. Başlıca iki törüs catısıvordn: % Türkls. partileriistfl ve ciyaıet dışi kalmalıdır. Q Türkls, işçi sınıfım siyasl Brgötlenmeve de çötürerek. parlamentoda, bn sınıhn yerini almasına önder olmalıdır. Tartısmalar kesin sonnca varamadı. Hem teklif sahiplerinin snndnklan raporn yenlden ve beliren şartiar açısından islemeleri, hem de bnna karşı çıkanlann dahl «Altın dejerinde> fıkirler tasıdıgını helirttikleri bn rapor üstünde biraz daha düsünmeleri için, nibai kararın baska bir tnplantıya bırakılması so. nncnna varıldı. Biıim, bn yaıının basında «kararsızlık» olarak ifade ettiğimiı durom bndnr. Şimdi vaziyete blraz daha ?eni» (t5z«talım: Son zamanlarda kayıplara nframakla beraber. 27 Mayıs ihtilâlinden ve 1961 Ana. yasasından sonra Türk ts'in memlekette, sendikalasmak sahasındaki büyük basarısını ve bn arada, parlamentoda veralan orta par. tiler saflarında benzerleri olmayan rüçlü liderler yetistirdijfini tekrar belirtmellyiı. Türkts. daha fazla Is kollarını kadrosvnds toplamakla beraber. en çflclü 24 ts kolundan seçilen 24 işçi lideri tarafrndan idare edilir. Bn idareye, baskan ve jenel sekreter gibl, yetismis önderlerl de katmalıdır. Fakat işçi sınıfının iktisadi mBeadelesin. C I K I I . 1 • Toplumun 6tekl kesiUerinde banka soygunu Eürültusfl I nün maskeledigi bir kaynasma sürmektecfir. Emekliler, Perso j nel Kanunu hükümlerinin kendilerine uygulanmamasım pro | testo ıçın Emekll Sandığını ışsal etmislerdir. Türklş ıcinde «Dörtler. ile karşi cephe ara^ındaki düello sürmektedır. Teks I til kesımınde grevler genişlemiş: Tekstıl tşçılerı Sendikası, | tstanhul'da 64 isverlnde grev karan almıştır. Asırı sagın faali• yetine delil olmak üzere . uzUn süreden beri iktidar çevrele I rmce malum Nurculuk okullan ba5ilmıştır. Orta Doğu Tek I nık Ürıversltesi, süresiz olarak kapatılmi'tır. Çimento fiyatlarına zam yapılmıstır. Bu zammı. kömür, rfemir çelık. akaryakıt zamlarının ızleyecegi söylenmektedir. C.H.P Küçük Kurultavı toplanarak bir durum muhakemesi yapmak ve bazı kararlara varmak zorunlugunu duymu?tur. Buna ilâveten bazı kolordu kumsndanlannın toplantılar yapmakta bulunduğu gazete bürolanna yansıyan haberler arasındadır. VE DINAMITLER . I | I I • I TOPLUMUN ÖTEKİ KESİTLERİ SOJIUÇ ürkivede parlamento re.iiminin irüÇTve Anayasanın kornnarakitibarmı devlet lenmesi. parlamentonnn bnlman sosval I izde bn çatdas sanayileşme çabası, Lozan zaferinden sonra, daha do|rnsn 1930larda başladı. tkinci Dünya Harbinden sonra, karma ekonomi sistemi içinde, fakat 6zel tesebbüsü öngören bir yönde, hızlı çelismeler kaydetti. Ve tabiatiyle, sanayilesmenin kaçınılmaı yaratıği olan işçi sınıd da Türkiye'de hızla «elişti. Aynı yazımızda sunları da helirtmistik: 0 İsçi gtnıfı doğar. Ama Işçide sınıt şnura (bilinci) henıen tesekkül etmez. Ve do. ğan isçi sınıfı tiyasi hayatta evvelâ, kendine sıt sııııflann nydnsn olnr. # Fakat zamanla isçi nnıfında, Snce iktisadl şnar tesekkül eder ve iktisadi mfl. B Biı siyasl sloganlar savnnnyornz. Bis toprak reformn istiyornı, bis egitim reformn ve diğer reformlan iıtiyoms, şekllnde ifadeleri ise, bakikaten garip ve te. nizamının vaadettigi müesseselerin yaratılması için bn parlamentoda. bütün tntocn füclere ve azeın oliçarsive karsı cephe alacak yenl ve aktif bir sivasi mücadele orsanına mntlak lhtiyaç vardır. Bn mücadele orıtanı ve kndreti İse, isçi sınıfının sivasi Sreütlenmesi snretivle. kendi liderlerlnl ve sloeanlannı bnlacak olan bir isçlaydın birlifeidir. Tani bir işçiavdın siyasi partisidir. Bonn hatta yalnız Türktş'ten de dejil, aralannda anlasacak, bütün ve tek bir işçi cephesinin önderliginden beklemek. olumln bir görüştür. Çünkü Türkiye'de teskilâtlı İsçi ve çahşanlar sınıfı, mesela 19?5'te belki de SO OO On teskilâtlı bir güç teskil edecek. O . O Ik tir. Bn ise, en azdan 10.000.000 oy demektirt I I 1 I I • Haftanın CumarteMyl Pazara ba51ıvan gece?l. Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal'ın evınde büyük bır infilâk oldugu haber alınmıs, sabahlevın bütün baskente yayılmıştır. Prof. Soysal, evme dinamit atılan profesörlerin üçüncüsüdür. Daha önce Prof. Muammer Aksoy'un ve Rektör Erdal înönü'nün evine dinamit atılmıştı. Dikkati çekici nokta, bu suika^tlerin, sayın prcfesörlerin, iktidar çevrelerinin hoşuna gitmiyecek cîemeçlerinden hemen sonra yapılmasıdır. PrOfesör Mümtaz Sovsal. Güvenlik Kurulu'nun bıldirisinı eleştiren demecini verdiji günün akşamı oturduğu apartmana geç vakit gelmıs, ve daire kapi'inın yerinde olmadığmı görmüstür. Ha<ar büvüktür. Apartmanın ötekı kapıları da ınfilâkın şiddetinden kırılmıştır. Can kaybı olmaması bir talihtir. • | I | I | | I | GÜVENLİK KURULU • Toplumda elle tutulur ve gözle g5rülQr bir kavnasma oldugu açiktır. Bu kaynasmayı gıdermek için birtakım tetfbirler gereklilıîı de söz götürmez.. Ne var ki. iktidar çevreleri, alınacak tedbirleri birtakım baskı teribirleri niteliSinde değerlendirmekte, muhalefet çevreleri Ue. mevcut iktidarın elıne verüecek baskı tedbirlerlnın, bunalımı azaltmak söyle dursun, yoîunlastıracaîını ileri sürmektedirler. Haftanın sonuna doîru, durumu görüsmek İçin toplanan Güvenlik Kurulu bilcfıri"=ı, almacak tedbırler konusunda ıktidara yakın bır görüsü benim«emektedir. Dahs önce Sunay'ın Çankaya görüsmeleriyle Demirel hükümetine muhalefet kesimir.de de^tek aradıgı volunda yorumlar yapılmış, Sunay ve Demirel yakırlaşjrıa'inrian sö? edilmvJl Güvenlik Kurulu'nun bildirjsi dç Stınay ve J)emirel çizgismi devam ettırmektedir. . | | | ^ j | I | I | ÜNDEN UNE Başhktaki bn söz (EMÎNSTJ) yani emekli Inkılâp subaylarının sloganıdır. Hak kuvvetin üstünde olmalıdır; doğrudur, fakat siz hiç kuvveti olmayan bir (hak) ın kendi kendine hak olabileceçini düşür.ebiliyor musnnuz? Eminsular niçin bir gün paldır küldıir emekliye ayrıldılar? Çünkü orduda rütbeler ehram sistemi sınırı içinde olmak ferekirmiş! .. Ehram sistemini bozan kim? Her halde emekliye sevkedilen emekliler değii. Bu emekli mııamelesinin cereyan ettifi 1960 yılmdan bugüne tam on yıl gecti, ehram sistemi yine bozuldu, bunun bugünkü sorumlusu, suçlusu kim? Bir hukuk devletinde idarecinin büyük bir hassasiyetle Gzerinde duracaği konulardan biri, çünahı olmayan însanı şeklî hukuk namına cezalandırmamaktır. Millî Birlik tasarruflanndan en çok tartısmava selıep olan Eminsu meselesi söstermiştir ki, çeklî bir hukuk düzeni İçinde kalblerde açılan yaralar seneler geçtiği halde hâlâ işlemekte, hâlâ toplumn rahatsız etmektedir. Bu tasarrufa. iddia edildiği gibi. şahsi mülâhazalar. kişisel rekabetler de ıtirmişse, ki çirmemesi mümkün dpçildir. bunun neticesi. binlerce diş gıcırtadan ir.sanm memlekette huzursuzluğu arttırması ve gelen kusaklann da rtıhundan güvenlik duygrusunu kaçırmasıdır. Bu insanlar ordudan kopanlıp atılmasaydılar, her biri normal şekilde terfi edecek ve bugün emeklilik maaşlannın üzerinde ovnanmak istendiği şu zamanda Personel Kanununun askerî kisilere tanıdı&ı bütün imkânlardan yükselmiş rütbeler içinde istifade edeceklerdi. En büyük znlüm. hayata subay diye okutup. vetistirip çıkardığınız insanlan. ne vapacaklarını bilmeyecek bir tarzda ortada sipsivri ve genç yaşta bırakmaktır. Bunlar ticaret yapamazlardı nitekim yapamadılar. birçokları ellerindeki avuçlarındaki ikTamiyeleri kaptırdılar. Bunlar emekli olduğu için memur olamazlardı. askerlikten baska bir sanatın sahibi değillerdi ki. sanatlarını vürüterek kendilerini psikolojik çöküntüden kurtarsmlar. Zaman çeçtikçe acele verilmiş kararların memleket bünyesinde ne kadar derin yaralar açtıemı görüyor ve üzülüyoruz. Emin olunuz eğer bueün ür.iversiteler karmakarışık ise bunda 146 profesörün bir sabah vuvalarından kapı dışarı edilmelerinin de rolü: uzun mücadelelerden sonra onlarm tekrar kürsülerine kavusmus olmalanna rağmen, büyük olmuştnr. Oturdukları iskemler.in avarı kınlmış, hayalini kurdukları gelecek. gözlerinin ör.ünden silinip kaçmış, çalışma şe^ki kırılmıs, içine düştükleri fuvensizlik hem onları hem de onlarm halini görenleri ciddî olarak tedirein etmiştir. Eminsn işi faliba artık düzeltilemeyecek bir hale gelmiştir. Bn değerli vatan evlâtlarının (hakkı kuvvetin üstünde görmeleri) lyi niyetlerinin ifadesidir. Aslında hak bizzat bir kuvvete dayanmazsa, oıplak ku\vete yenilmiş demektir. Hele hele, her sabah eiın doğarken, akşam güneşin nasıl bataeajhm, karanlığın, gecenin neler getirecegini bilmeyen. içine düştüğü psikolojik perişanlık içinde bilmek de istemeyen, gözüne taktıgı toz pembe gözlüklere rağmen. içi kararmış, ne yapacağım saşırmış ve ne yapacağını şasırdıgi için istifan dahi hatırlamavan iktidarlann, hakkı knvvetin üstüne çıkarmaları mümkün de|ildir. Bana öyle geliyor ki, bugünkü koşullar içinde Eminsu dava«ı maalesef artık cok arkada kalmaktadır. Sosval bunalımlar, avaklanmalar, gerillalar ortasında gözlerimizin önünde koskoca bir memleket sonınu yatmakta. devletin payandaları sallanmaktadır. Bugünün büyük meselesi, ne hafclı Eminsu, ne diğer haklı emekliler, ne petrol borusu, ne üretim, ne egitim. ne milli gelirin adaletli dağıtılışı değildir. Bujdinün en önemli meselesi, devletin çarpılmakta, Demirel ne derse desin, bütün neticeleri ile birlikte çökmekte olduğudur. Hok kuvvetin üsfündedtr!. niversitelerarası Ortak tlkeler Kanunu» ve «Yüksek Öğretim Kurumlannda Çalışraa Giiveni ve Özg^irlüğü Hakkında Kanun» tasanlan Ue ilffili olarak Cumhuriyet Gazetesinde çıkan incelemede söylenenlere katılmakla birlikte, bazı noktalann daha da aydmliffa kavuşturulmasında yarar görmekteyim. İki tasanyı bir arada. bir bütün olarak ele atmak zorunlu. Bunu ispatlamak için şunu söylemek yetsr Yüksek Ögretim Kurumlannda çalışma ?üvenliğinin sağlanması ile ilgili tasan birtakım tedbirler Retirmekte. Bu tedbirler Üniversite içinde uygulanacak Oysa ortak ilkeler tasansı, bu üniversite^, âdeta yepyeni bir tiniversıte kurarcasma. yeni bir model üze* rıne inşa ediyor. Demek ki her çevden önce bu tedbirlerin ne gibi bir üniversite içinde uyjrulanacaeını görmek ögrenmek !â7ım. Ki böyle yapınca zaten faşist bir nitelik taşıvan tedbirler, aşağı vukan özerklik ve güvenci de yoksun yeni bir üniversite içinde ortaya çıkacağmdan bu tehlikenin derecesini. ikincl tasarı da gözönünde turulunoa daha kolaylıkla kavramak olanağına kavuşulur. U 1 <NM nitelilile fedlıirler ve özerklililen voksun üniversife YAZAN Prof. Ragıp SARICA kurulu organlara ait olup, Rektör ve Dekanlar sadece bu karar organlannın verdikleri kararları uvaulamak ve vpine setirmekle çörevlidırler. Oysa yeni tasan tam tersi bir davranısla kuru'.lan ikinci plâna atıyor ve rektörle. dekanlara birind plânda ver verivor. Anavasanın «Cniversiteler kendileri tarafından seçilen vetkili öğretim üyelerinden kurulu organlar eli ile vönetilir ve denetlenirler» hükmüne avkırı olarak, tasarıcia dekanlara. fakülte yönetimine kendisi gibi katılacak yardımcılarını. rektörlere de kendi yardımcılarını seçme hakkı verilmiş Meslektaslan tarafından seçilmemiş olan bu yardımcı'ar fakülte ve Üniversite organlarmın tabii üyesi olacaklardır. Dekan ve rektörlere btitün 1 1 gilileri, yani tüm öğretim üyelari ve yardımcılannı denetlıyerpı? (gereğini yapmak) yetkisl verilmiş. Böylesine genış karjsamlı bır deyime her türlü tedbir gi recegine göre, tüm akademik personel bu bakımdan dekanın ve rektörün eeemenligi altma gi receklerdir. Yurürlükteki kanunda iss bır dekan. sadece denet lemeleri sırasmda gorecegi ak saklıklan orofesdrler kuruluna bildirir. Gereklı tedbirleri ise profesörler kurulu alır Dekan ve rektörler vetkiler baJammdan kurullar venne geçmiş oluyor lar. geleceginl ve görev ve yetkilerlnin neler olacağını bu kanun tasarısı hıçbır şekilde göstermemektedir Bu konunun incelenmesinden sadece anlaşılıynr ki her fakültenln genel olarak iki organı vardır. Bunlardan biri akademik çalısmalar ve seçimlerle ugraşacak ve ögretim üvelerinin tamammdan kurulacak Bu organın yanında ise idarî yürütme islerini görecek bir diğer organ yer alacak ve birinci organ kendine ait görev ve yetki lerden ıstediklerini ikinci orsana bırakacaktır. tkinci orsan. hı rincı orsanın içinden spçılerek ler tarafından kurulacaktır Bövlece görülüyor ki. belli bir günde. belü bir ço*unlukla toplanan birinci organ o günün ortamı içinde ve o gün ortaya çıkacak çoğunluğa eore belli kisilerden kurulu bir organı dilediği gibi dofuracaktır Ortadadır ki bövle bir organ ise ancak çoğunlugun temsilcisi nitelıgme sahip olmak bakımindan bir klik ve zümre zihnivpti Icinde eftrev va Dacaktır. îşte dekan da bırinci organ tarafından mı vok'? savısı sınırlı ikınci orsan tara fından mı seçilecektir Ru kpsinlıkle belli degil Birinci orea nın ikinci oreana vetkilerinı dev rı konusunda ısık tutacak darıı bir bilzl voktur Tasannın ilsili 4'üncü madrtesinden anlıvabildi ftimiz. fakülte orpanlannın adlan. seçimlert seçilme niteliklen. vetki ve eüvenleri İle görev sürelerinin her üniversitenin kendi vönetmpnliginde belirtileceeidlr Yalnız su var ki bu vönetmenligin de nangı orsanlar tarafından vapılacaSı belli değil. Çok muhtemel kl .üniversite vönetmenligi. deylmi kullanıldığına eöre vönetmenlik konusunda, dıSer konularda da olduğu üzere vetki Senatoya tanınmıs olsun Bu durumda fakülte organları bakımmdan hiçbir garanti bulunmadığı meydandadır. Şu da var ki. Senato içinde her fakültenm dekanı dışında sadece iki tem silcisi bulunacağı gibi. bu iki temsılcivi de fakültenin hangı organınm seçeceği kesinlikle anlaşılamamakta.dır. dugunda bu özerklik her şeyden önce fakiütelere aıttir. Nasıl ki ormanın korunması söz konusu olursa. gerçekte konınan ağeclard r tste tasarı bu sövledıklerımız tam tersı olarak. fakültelere âdeta özerkük taiımaK ısterr.ivorcasına. ozprklıSı doğrudan dogruva ve hemen hemen sadece ünıversiteye ve onun or ganı oıan Senatova tanımaktadır. Ürnek olarak tasannın 6. maddesı ıncelendigmde görülür ki. vürüriükteki kar.undan ta maır.en uzaklasüarak fakülte orsanlanna âdeta hıçbır konuda kesin karar alma vetkisi tani mıyor. Fakülfei«rin sadece .ka rar tasanlan» ile vetıneceeini ka bulleniyor Avnca fakültelere kendi bilim alanlan Ue ıleih da hı olsa. sankı hiçbir kanun ve tüzük tasansı hR7irlR"na vetki"=' nı vermıvor Bütün bunlar Senato vetki'pri ic:nde kabul ed; liyor Yiiriirlükteki kanunda rastlanmavan bir de^mle «üni vprsitenin en vetkili organının Senato olacaSını» dile getırivor ME OLACAK? ~ ~ | Şimdilik varılan nokta şudur ! Cumhurbaskanı Sunay, Güvenlik Kurulu ve Hükümet, birtakım tedbirler ahnmasını I zorunlu göruvorlar Bu tedbirlerin nıteliği, veya neler olacağı | butunüyle bılinmıyor. Ancak bılınen taraflar da vardır. Meselâ üniversitelerde almacak teribırler, iktidar tasarısıyla açık I lanmış, üniversite, aydın ve muhalefet çevrelerınde derhal büyük tepkilerle karşılanmıstır Reform yerıne zabıta tedbir • lerivle vürünmek istenmesı protesto edîlmiştır. Toplumun öte. I ki kesimlerinde alınacak tedbirlenn de benzeri zıhr.ıjetle ha I zırland'ığı ve benzeri tepkilerle karsılanacağını söylemek keha , net değildir. önümüzdekı günlerde bu sahada bir çatışmayı I beklemek gerekir Ancak bombalı. dınamitlı, kavgalı, cinayet " li ve soygunlu blr karısık ortamda, huzur saÇhvacak bir gi > lışmeyı hazırlıyacak öluralu adımlara geçen hafta içinda ras I lanmadığını söyliyebılırız. CUMHURİYET Acı Bir Kayıp Kudüs Mevlevl Şeyhi Arif Efendlnin kızı, P T.T. müîettişlerinden Şehbenderzade merhum M. Emın Akşıt'in eşi, Mahpeyker Bilginer, Can Leblebı, Faruk Abşıt, Semıha Sebı ve merhum Nilüfer Ataman'ın annesı, Cihangır Aksıt. Derya Akşit ve Arif Akşit'in babaannesi, Tolon Ataman, Gazan Ataman ve Nayman Ataman'ın. Kumru Leblebi, Şirin Sebi. Nesrin Sebl ve Imad Sebi'nın anneanne?ı, Emk. General Rahmı Ataman, Mehmet Leblebi ve Recep Bilginer'in kayınvalidesi, ^alihatı nisfanrfan Rektör ve dekan vetkili " Idnci tasan, yani ortak ilkeler tasansı incelendiğînde, ozerklik ve garanti bakımmdan aykırılıklar, sakatlıklar gösteren özellikle şu noktalar üzerınde durmak gerek: (T) Bu tasan üniversitelerimlzin geleneksel durumu ve bugüne kadar geçirdiği gelişrneleri ve bu gelişme süreci içinde dün den bugüne üniversi'eve tanınan özerklik ve garanti esaslarına sırt çevirerek kolegeal esası bir kenara itmiştir. Kolegeal esas deyince, üniversiteji olusturan fakülteler başta olmak üzere. gerek üniversite. gerek fakülte içinde her sorun ile ilgili görüs meleri yapmak, gerekli kararlan almak vetkisi tüm meslektaslar aan, yani koleglerden. kısacası üniversite ögretim üyelerinden üniversüelerarası Kurul p vandan fakllltelerin ttlm '^mversitelerin organı olan r ıi.ıvorsite!p' arası kurul kar«ısında da vetkileri kısıtlanmış. Fakü'tplpre sit hemen hemen her soruna iliskin esaslan içerpn vönetmentfklpri ve tüzükleıi ha7irlamak vetkisi Unîversitelerarası kurula bırakılmış. Bunun eibi tüm üniversite'.eri llgilendiren kanun tasarılannı hazırlamak ve fpnisletmek vetkisi. hiçbir fakülteve ve hiç. bir Unlversiteve tanınmavıp üniversttelerarası kunıla verilmiş Arpvasa'rm anladığı bir an'amda özprkliŞe sahio olmavan Orta Do»u. Erzurum Atatürk, Karadeniz Teknik Üniversitesi gibi üniversitelerin de bu kurulun tabii üvesi oUîugu eözönünde tutulursa, fakülte ve üniversite ö7f>rkheinin. özerklik maddemize tamamen vabancı düsen kunıluslann iradelerinin hâkimiyeti altına girecegi ortadadır Hanımefendi, Hakkın rahmetlne kavuçmuştur. Cenazesı bu. günkü Pazartesi günü öğle namazından sonra Şışlı Camisınden ahnarak Ferıköy Mezarhğındaki ebedi istirahatgâhına tevdi olunacaktır Mevlâ rahmet eyleye. ÇOCUKLAR1 (Cumhuriyet 741) HATICE AKŞIT I 0 Atlas Sinemasında tYİLER VE KÖTÜLER BCGÜN MATtNELERDEN tTtBAREN Şahâne Bir HESTERN (Renkli tngilizce) Acıklık yok O GiuadSaöcut ekanın seçimine gelince: Hangi organ tarafından seçi'.eceği de tasanda açık seçik bir bıçimde anlasıirn.yor. Ger çekten önemli bir aksaklık teskil edecek durum da şu; fakül telerin ne eibi organlara sahıp clacağını, hattâ bu organlann ne gibi bir ad taşıvacağım, bu organların kimlerden meydana (The Good Guys And The Bad Guys) ROBERT MÎTCHHM OEORfîE KENNED'V Seanslar : 12.00 2.15 4.30 6.45 9.15 (Radar reklâm: 49/722) NİMBÜS GAÎBE İHTAR SÜÇ : FİRAR SANIK : Halil ÖZGEZGİN, Hasan o21u, 1947 dogumlu İZMİR Güzelyah Mlktatpaşa Caddesı No 103. Yukarıds guçu ve hüvıyet) yazıiı sanık: Halil ÖZUKZGtN hakkında 31/12/1970 günü yapılan cfuruşmada 15 ıncı Kolordu Askerî Mahkemesinın 4/1/1971 gün ve 186 151 70 sayılı kararı gereğ'ınce duruşmaya gelmedığınrien 353 sayılı Kanunun 181 ıncı maddesı uyarınca GAİP sayılmıştır. Sanık 2 NİSAN 1971 Cuma gunu saat a.üü'da 15 ıncı Kolordu Askeri Mahkemesınde hazır bulunmadığı takdlrde 353 «ayıh Kanunun 192/2 maddesı mucıbınce TÜRKÎYE CUMHTJRİYETİ dahilindek) bütün mallarına kendısı gelınceye veya tutuklanıncay» kadar HACZOLUNMASINA karar venlmiştir. Durum 353 sayılı Kanunun 190 ıncı maddesı gereğince GAlBE ihtaren ilân olunur, (Sayı: 1804 Basın: 10509/733) /ARIM Fakiilleler sorunu (5) Göze çarpan ikincl nokra, takültelerin ikinci plânda bıraKılması. birinci plânda ise ünv versiteye, hattâ üniversitelerarası kurula ver verilmesi. Oysa U niversite dedigimiz aslında sovut hir kavramdır Gerçekten bilım, öğretim. egitim, her türlü araştırma, yayın yapma görpvi fakültelere alttir. Üniversitplpr bakı mından özerklik söz konusu ol Özerklik, Hükümet karşısında tehlikcde D O KT OB < Oeri, Saç ve Zührevi hasta % Istiklal t) lıklan Cad Pnrmakkanı No 66 Tel: 44 10 T3 Tarık Z. Kırbakan 9 1
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle