19 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
•••rj nayasa Mahkemesi, bir yüksek eğHinı devrhninin açılmasını zorlayıcı bir karar vermiîtir. Özel Yüksek Okullann Anayasa'ya aykınlığmt saptamıştır. Özel okullar hakkındakl kannnun Özel Yüksek Okullar ile ilgili kurallarmı iptal etmiştir. Bu ne demektir? Bu, öıel yüksek okul denen kurumnn, olavın, yaratığın: önee bizzat özü, cevheri, maddesi bakunmdan. sonra da ve a>iıı zamanda kurgusu. yapısal varlığınm temeldeki niteliği açısından. bu Anayasa II» nyiısma? salt avkırılıjrını saotamak demektir. Bir başka deyimle, özel yüksek okullarm hic bir anayasal temele dayanmadan kurulmuş, daha doğuşunda Anayasa dojrası dısuıa düsroüs, bu yiizden salt batıllık ile nitdenmif temeldeki. özdcki, doğuştaki sakatlıjpnı belirlemek demektir. Yoksa bu kmrar, özü doğnı cevheri temiz, maddesi satfam. anayasal kurgusa diraenH. yapısal varlığı sağlıklı bir kunımun, ban biçimsel yetersizliklerinin düzeltilmesine ynnelik bir noksanlar gösterme tasarrufn değildir. Kim dinler Anayasa Mahkemesini ? Prof. Bahri SAVCI fim olarak değerlendinnek ve kullanmak ferekir. Zaten, Anayasa yarpısı kurmanın bir anlamı da ülkeyi böyle bir gellsim ve llerleşim çizgisi üzerinde tutmadır. Ba yüzdendir ki, Anayasa Mahkemesi yargıçlan, tüm klâsik yargıçlardan seçilmez. İşte karnluşu böyle kendine özgü olan, karan da böyle jüridik ve sosyal bgeleri içeren (lhtiva eden) bizim Anayasa Mahkememiz de eğitim düzenindeki bir temel bozukluğu Türk toplamnnun önüne sermiştir. ruz tek taraflı bir açıklama, yüksek kisüiklerinin prestijleri aleyhine bir samyı akla getirmemezlık etmektedir. Hoparlörler. Bizim evde sıradan bir radyo, bir de pikap var.^^? pikap bozuldu. lista çagırdık. Adam tamiratı bıtirdıkten »onra: feğer lstersenız. dedi, odanın köşesıne bir de hoparlör yerleştirim; daha güzel olur. Diledi|ini» zaman anahtanm açarsınız, hoparlör çalışır; dilediğiniz zaman anahtan kapatırsınız, hoparlör susar. Peki. dedim. Toplumun çesıtlı höselerinde böyle hoparlörler vardır, anabtarlan da bazı kuvvetlerin elindedir. Isterlerse anabtan çevirirler. gürültü başlar; isterlerse anahtan çevirirler, snsknnluk baslar. Halkın dikkatini isten^n yöne çekmek için denenmiş usuldür bu... Radyolar ve gazetelerin nelerle n?rastıtına bir iyice bakar. sanız. ne demek istedi|imiz daha kolay anlaşılır. Sivereb'te eçemen seyh, bir vatandası kiralık kaattllerle vardarmus, halk protesto yürüvüsü yapmış; kimse dnymaz bnnu. Trabzon'da Cniversitenin öğrenci yurdu Bnünde yüılerce kisi önce natnaz kılmış. sonra çençlere hücuro etmlş; g»zetelerin köselerinde kaybolar eider. tstanbul Emniyet zinci Sube Müdürii bunalıp: Bn Şube'nin çevresinde bin türlü söylenti ve iddla v«r; tahkikat acılmasını istiyornm.. demi». Hoparlörler yansıtmaz bn sesi . Çfinkü sömürü düzeninin kendine Bzgfl hoparUr tertfbatı vardır. Talnıı bizde degil, bütün dünvada Kcerlldlr b«... Endonezya'da bir milvona yakm masnm insan boğazlanır. Batı basınında rerefi kadar yankı yaratmaz; Filistin fedaileri bir nçak kaçırdıklan caman ortalık birbirine girer: sermaye düzeninin hopariörleri en vBksek sesle konusmaya başlarlar. Kapitalist dünyada bir «sesli azmlık» vardır, bir de «lesslz çogunluk...» Tfirkiye'de «sesll arınlık» egemen çüçlerdir. Törkiye'de «sessiz çogunluk» dilsiz halk kitleleridlr, kövlülerdir, işçilerdir. fakir fnkara çevreleridir. Bnnlar karakolda dayak yer, bnnlann temel haklan hiçe savılır. topraklanna el konnr, taastahane kapılannda horlanıp. doktorsnzluktan 51en bunlardır. Ama ellerinde bopariörleri yoktur ki seslerini dnvursnnlar .. Ban aydınlar, bazı yazarlar «sessiz çogunluk>un hoparlSrn oimak için ortava atıldılar mı. sesH azınlığın hoparlörleri btr afızdan bafırmaya başlarlar: Komünist. komflnist .. Anadolo'nnn nice yerinde orman kannnn yflrüriaktedir. Bolvadln'de Atatürkçü kaymakamı gericiler linç etmeye kalkıcırlar. Jandarma siinpü takıp knrtanr devletin tem<ıilcisinl . O sırada bntfln hoparlörler. flniversite ölrencitf Deniz GezmUin banka Kovçuncnsa olduSuna defrin haberlerle dolar tatar. Çfinkfl tçi«leri Raksnlıfı konovu 5zel olarak ele almıstır. Bütün bir emni. yet teşkilâtı bn is için seferber edilmistir. Hoparlörler fonuns kadar açılmıs seslerivie. dehsetli bir rürülta yavmak görevindedirler. Gecenlerde fstanbal Emnivet Mudörlüfnnden bir pollt memnnı Savcılığa bssvurmus ve demistir kl: Havatım tehlikededir. beni kornyannc! Niçin? Ben tstanbul Emnivetinde eorevU Idim. GSrdum ld suçla Insanlar bn binadan stıçsuz çıkarılıyor; suçlalar ise suçsoılnk beratını ceplerine koyup meslrklerine devam ediyorlar. Sanıklar defistiriliyor; kaatil olmayanlar Iskencevle «kaatilim» diye itirafa zorlanıp Adlive've sevkedilivor. Büttin bnnlar parayla yapılıyor. Ben gerçekleri eördüm, ama bn einavetlere katılamadım. Bnnun içindir ki simdi korkovomm, benl de öldfirecekler. Bir devletin en büvük kentinde polis için îleri sürülen boyle bir iddia ortalıgı birbirine katmaz mıî Katar; daha dofrusö katması eereklr. tstanbnl Emniyetinin 2'inci Şobesindek! sann MüdOr: fddialar ağırdır. kovusturma istlyornm. diyor. tlk defadır kl blr Emniyet Sube Müdfirfl, kendisi ve teşkllitı için tahkikat istiyor. Bir devletin pollsl şaibe altında bnlannrsa, o devletin nnırlan Içindeki banka «ovtrunlarının ne Snemi kalırî Bn «.omTn cevap vermesi gereken. tçişleri Bakanıdır. Ama ne yazık ki Türkiye'de devletin Içisleri Bakanı yoktur; bir siyasî partinin tçislerf B«' «.H,r ma,kam.ı«»'<*Bnda «turan. : Zoraki yaşatma Batıla paydos enüz gerekçesi açıklanmamtş olsa da, Anayasa Mahkemesinin bu yaryısını başka türlü anlıyamayu. Çünkii. dayandıgı kanansal ögeler) (unnorları) Anavasava aykın dü«en bir kurum. daha doğrnnı olaTinda salt fmutlak) batıllık alanından başka bir yere oturtulamaz. Ve hukukta hiç bir <alt (mutlak) batıllık, bazı biçimsel Islemlerle. kannnsal imiş eibi gözüken tasarruflarla sağhklıia döndürületnez. Bn iş bitmistir: Ünhersitenin ancak kamusal yarar niteliğinde düsünülebilecek olan. devlet görevi ve vetkisi tekeli alanı içinde: temelde özel yarar niteliğfode olarak olan. doğasi dolayısiyle de ba devlet tekelini kırnj rekabet eö«terecek olan kisisel gelişimler. evlemler İle ivletl ortaklaşmak. paylaşmak demek olan özel yüksek okulculnia paydos... H Ama kim dinler ki? * Anayasal gerçeğe uygunhık T ste Anayasa Mabkemesi böyle önemll *• bir karar vermtştir. Anayasanın jüridlkososyal hökmü ve dtnamiü. onn böyle jüridlkososyal doğmltnda bir karara götürmüstür. Anayasa Mahkemesinin gbrevi de zaten bndur: Anayasanın jüridlkososyal hökmü, dinamiği. anlamı içinde, Anayasanın jüridikososyal gerçeğine uygun olan ve ba KereejH belir. ten. dile fetiren, hareketiendiren kararlar vermek.... Fakat aslı ba nitelikte olan ba kararlardan sonra bazı kez sosyopolitik sonuçlar da doğar. Bnna, Anayasa yarınsınm kaçmılmaz dofal sonucu saymak gerekir. Aynca bn sonucu, sosyal gelisim ve flerle akat Devlet Başkanmdan ve bizzat Anayasa Mahkemesi Başkanmdan deliller toplamaya kalkışacak olan böyle bir iktidar döneminde kim dinler ki bu karan?.. Nitekim daha şimdiden özel sermay» grubu kıpırdamıştır. Eğitim Bakanlığı da kulağmı kabartmıştır. Bize öyle gözükür ld simdiki politfka, ba sonucu hazmetmeğe yanaşmıyacaktır. Dayandığı sermaj'e düzeninin bütün ağırhğı ile konuyu saptırmaya uğraşacaktır. «Anayasadan geri kalmış olan hukukçular»mın bütün zorlama delilleri ile yüksek mahkemenin kararını gerçek anlamı dışma çekmeğe savaşacaktır. F Bu sıralarda ulkenin bunalımlarına birazok hükümetçi bir çizgi üzerinde tedbir aradığı sanısı pek kuvvetlenmis olan Devlet Baskaıunın Yüksek Mahkemenin Başkanı ile bu konuyu ko nusması bir şanssızlık olmustur. Anayasa Mahkemesi sayın Başkanının da, herhal bir dalgınlığa düjerek, olumlu gerekçesi ile birlikte yayınlanmamıs olan bu karara mu halefetini pek de geçerli olmayan kişisel gerekçesi ile açıklaması, bu şanssırlıiı bir mut »uzluğa dondürmüjtür. Devlet Başkanımız: çok tekniklesmla, çok uzmanlaşmış, fakat doğası bakımından hele sosyal koşullanmız bakunından böyle bir siyasal ortamda az, çok siyasal yönlü bir misyonla da görevlenmiş bulunan bu mahkemenin baskanım, bu karar üzerinde söyleşiye zorlamamalı idi. Yüksek Mahkemenin Baskanı, kendiliğinden bu konuva gelme eğilimi göstermiş ist, Devlet Başkanı, bir zârif kıvrakhk ile. mahkem* baakanmın bu eğıliminl kaadilarini karmadan örüemeli İdi. rtık özel yüksek okullar problemi, blr düzeltrae, bir Anayasaya uydurma problemi olmaktan tüm çıkmıştır. Çunkü bu kunımlarm bir Anayasal temelden yoksun olduklan Anayasaya da aykın bulunduklan hukuk yolu ile sosyojüridik bir gercek olarak saptanraıstır. Karann altındaki bes muhalefet şerhl artık, ancak, bilimsel bir analiz konusudur. Yoksa, sermaye çevreleri ile onlann kısır döngeli politikacılannm işine yaramaz. Bilimsel gerçek ancak budur. Fakat böyle olduğu halde, Eğitim Bakanlığı bürokratlan bizzat Bakanm söylediklerinden anlaşıldığma göre bu kurumları, Anayasaya türlü kulplar takmak yolu ile, zoraki olarak yaşatma çalışmalanna girmişlerdir A Bir kuşku TT\ evlet Başkanrmız b5yle yapmayrp da •*^ anayasal yargmm bas çalışmanı (elemanı) nı daha şimdiden muhalefetini ilâna, gerekçesini açıklamaya eeıaretli kılısı. akla kötu ihiimaller getirmiştîr. Gerçekten, bir nezaket protokolü içlnde yapılan bu ziyaret nrasmda, baska sSylesi konulan ile yetinilecek yerde işi. son kararın incelenmesine kadar uzatma, sanki Devlet Başkarunm, yüksek Mahkeme Başkanmm üzerinde: •Aman, hiç olmazsa gerekçeyi öyle yazın ki, bu kuruinlar, salt fmutlak1) batıllık ile sakatlı dunımdan çıksın, ancak ıslaha açık bir biçimsel noksan içinde gözüksün; kararmız, hükümete, bu noksanlan isaret eden bir yol gösterici olarak gözüksün. Böylece de devletin açıkta bıraktığı öğrencileri okutan bu kurumlar yasaına sansı içinde kalnn» demeğe gelen bir etki elde etme kuşkusunu akla getirmistir. Yüksek Mahkemenin sayın Başkanına gelince: Muhalefet gerekçesini tek taraflı olarak açıklaması. kendi kisiliği adına hükümetten bir öriir dileme niteliğini içerdiği sanısım veriyor. Böyle olmamış büe olsa ki tahmin ediyo Türlü çeşitli uydurma «berahini kaviyy», •delaili muknia» lar ile, aslında Szel yüksek okulculuğu iptâl etaıiş olan karan. «özel yüksek olculculuiju» yeni bir kanun yolu üe düzeltme direktifi» saydırmağa çalısacaktır. İptâl edilen maddeler yerine, yeni maddeler yakıs tırarak bu eskiyayı, yeni biçimler altında sürdürmeğe uğraşacaktır (bunu da, özellUde, gittikçe bilinçlenen devlet üniversiteleri ve yüksek okullanna karsı. sermayecililt çıkarlanna şartlandırümıs kuşaklar yetiftirme kambinezonu olarak yapacaktır.) tZMETÎN ASIL FORMÜLLERt: Anaya«a Mahkemesinin bayrugo tüm buyraklardan üstte oldut^ı halde. pek âlâ bilmekteyh ld Demireller hegemonyası altındaki bürokrat ve hattâ siyasal knvvet ba bayrağu dlnlemiyecekör. Bix ba vol ile htzmet edeceğit diyecekör. Fakat hem AP.. hem de Parlamentomnz, Türk olnsuna, ba okul öireneilerinin dnrtımlannı kurtarscak hir formül ile hizmet etraek Isterse. Anayasa Mahkemesi karan ile doğmus olan ba şansı kullanmalıdır. Türk ünlvcrsitesi de. bu tarihsel sansı gerceklestirmede bir ödev bilinci ile davranmaya ve katkı eetirmeite zortrnluduT. Hizmetin formiilü tektir. Baska seceneH (alternatifî) yoktur: Simdi yetmi; bin, ilerde de ye ni yetmişbinleri kapnyacak olan ba okullann tfimünii .devlet yapısı içine alma»nın yasama ayrıntılan üzerinde tüm ilgilileri. hemen ise kostnrmak. Üniversitenln bu isteki katkıMnm formiilü de tektir: En az harcamaya yol acarak bu okullan devletle ortaklasarak. kendi yapısı içine almıya çalısmak: ve yüklenecegi ba ek eğitim gÖTeiinl geciktirmemek için. ek giirev hesaplarma iltifat etmemek. H Böyle rapılmazsa Bir şanssızlık evlet Başkanı ile Anayasa yargısının ba51 olan hemen ertesi günü kararı tarbfma söyleşisine (sohbetine) girialeri bunlara cesaret, hattâ cür'et verecektir. öyle yapılmazsa ne olar? Demirellerin ve özel nkulculuk sermayeciliğinin buynıfu ile Eğitim Bakanlığı bürokratlan, kendileri glbi dusıinen hukukçularm yardımı ile ba kurumlan sözde Islah etme ve Anayasaya uydurma yolunu tntar. Fakat Anayasa Mahkememiz de, onlann bo sözde Islah yolunu asacak formüllerini boyana iptal eder. Bu arada böyle beyhude bir sporla vakit öldünilmesine n z ı oinuyan bir öğrenci kitlesi d« bof dartnaz tabiL B Hayır Bir dram oynaniYor. Once ke<>in olmayan durnm şn: İş Bankan Emek Şnbesini soyanların kimlifi... Durup darnrken bir genc devrimcinin rcsmini gösteriyorlar banka memnrlınna. Evet bndor diyen de var, hiç benzemiyor diyen de. O genein yerine başka birinin resmini de sösterselçr «budur» , diyenler çıkacaktı raemarlar arasında!. . Hem elâe*hiç bir kanıt yoikken Denizin soygnncn oldngnna tahmin etmek niye? Tâzlerce sabıkah, bank» soyçnncnsn olması ihtimali bulunan sayısıs kişj varken Denis Get. miş üzerinde kesinlikle durmak niçin? Kaşkular büyuyor birden. Deniz Gesmiş soyguncudnr iddiası ortaya atıhyor. Herkes onun ardında .. Şimdi Deniz ortaya çıkmalı «Kiramjs o soyguncu dediğiniı» diye sormalı! Çıkmıyor, saklanıyor! Haydi knskular baska biçim alıyor! Madem ki ortaya çıkmıyor, öyleyse suçludnr. Ama nasıl çıksın ortaya? Devrimci atılımlarıyla övlesine mimlenmiş kl, lon yıllarını tn. tokla olarak geçirmek, türlü acılara katlanmak göıünü övlesine korkutmuş ki! .. Snçsazlugnna ispat etmek fırsatını bulup bulamavacajı bile belli değil. Daha teslim oldajhı an «var emri> nin yerine getirilecegi mahakkak. Varacaklar, sonra suçsuzluğu belki anlaşılacak, ama bir devrimci jenç yok olnp çidecek... Six olsamz Deniz'in yerinde ne yaparsınızî Düsünün, on yedi genç öldürülmfiş göz önünde, bir tek kaatil yakalanmamış. Kültür Sarayı, fümrük deposa yanmış, ™çln belli olmanus. Nice cinayetler, soyzunlar karanlıkta kalmıs. Ama bir Iş Bankası Subesi'nden yüz bin lira çalınmıs diye polisiyle jandarmasıyla bakanlarıyla. bütün bükümet gfiçleri yurt ölçüsünde seferber olmus, tabanca elde tüfek omazda bararetli bir arama seferberli|ine girisilmis. Kücük bir soygun çetesi için mi? Daha önce kaç banka soyuldu. kaç önemH vurgnn oldu, böyle•ine bir çaba çörülmfdi. Bn kez niye bn korknnç çaba? Deniz'le devrimci arkadaslan saklanıyorlar. Dost evlerinde, kendilerine inananların yanında. Ne zamana kadar? Bueün yann ba drsmın sann gelecek. Karmakansık bir Amerikan gangster filmine benzeyen ba olaylar bir sokak ortasında, bir ev içinde çözülecek. Belki de çok kanlı biçimde. Soçsnz oldugnnu iöylemeye fırsat bulamadftn, ya da suçln olup olmadı|ı kamnoynnca kesinlikle belli olmadan Deniz'le arkadaşlan ya varnlacaklar, ya da kananlann ağirlıgını üstlerinde dnyaeaklar. Bütün dileiim yareıç önünde yargılanma olana|ını bulabilmeleri, gerçeklerin kamnoyn önünde ortaya çıkmasıdır. «Suçun yoksa adalete teslim ol Bu memlekette yargıçlar var» diye sesleniyor Deniz'in babası. Targıçlann varlığına beplmiz inanıyoruz. Ama sorun, o yargıçlara kadar gidebilmekte, yargıç katına nlasabilmekte ...O yol çok n n n , çok dar, çok tehlikeli. Ozellikle Deniz'le arkadaslan için... Devrimci gençlik Deniz'in suçlulnğuna inanmıyor. Bu bir komplodur, diye bagınyor. Doğrasa ben de inanmıyorum. Devrimci bir genein yüz bin lira için tabanca elde banka gisesine dayanacagını biç sanmıyorum. Isin içinde bir Amerikan ganster filmi esrarengizU. fi var, hem de göze batacak kadar... Sonra, evet sonra, bunca genç devrimcinin kaatillerinl arayıp bnlmak, vakalamak, adalete teslim etmek de bir kamn görevi değil mi? Bir banka soygunana bn denli ilçi gösterilirken, yüzlerce polis. jandarma Türkiye ölçüsünde gecegiindüz çalışırken, devrimci gençleri öldürenleri aramak, yakalamak görevi niye nnntulayor? Eninde sonanda bir banka soygunu... Üstelik de gerçek soygnncnlann Deniz'le arkadaşlan olup olmadı|ı da pek belli değil. öyleyken bütün dava. Deniz'le arkadaslarını yakalamak, karsı koymalanndan korknlduğn için de vurmak o anda... Korkunç bir olay, tarihe kapkara harflerle yazılacak bir dram oynanıyor gözümüzün önünde. Deniz'le arkadaşlannın adalet önüne «sağ olarak» çıkartılmalan saglanmalıdır. Yoksa hepimiz soramln olacağız ba sonuetan Hem sorumlu. hem de •essiz bir tanık. nymşnk bir seTirci olarak kald.ğınuz için biTttz âft suçln... Üzüntümüz üç yönlüdür. Birincisi, kutsal dinimizin siyasete âlet edilmesi, ikincisi, oy avcılığı uğruna yurt ve vatandaş sağlığının tehlikeye atılması, üçüncüsü her yıl hac ehneği bir ticaret haline sokan ve bu dinsel yolculuktan si yasal ve kişisel yararlar sağlıyan malum kisilerin her istediklerini hükümete yaptırabilmiş olmalandır. Kolera salgını nedeniyle bu yıl hac izni verilmemesi yolunda uzman doktorlanmızın hükümeti uyarmalanna rağmen hac izni verileceğini Demirel kardeşler ile yakın ilişkileri olduğu herkesce bilinen Yasar Tunagür ve Konya müftüsünün bazı din adamlanna, «Siz hazırlığınızı yapmız, dinsiz gazetelerin yazdıklaruıa bakmayınız, her ne bahasına olursa olsun hac izni verileceğine dair hacı Ali Demirel bize kesin teminat verdi« dedikîerini çok evvelden îgitmistik. uudi Arabistan ile koraşu olan Arap ülkelerinde kolera olduğu, Dünya Sağlık Teşkilâtı uzmanlannm yajinladıklan raporİardan anlaşılmaktadır. Bu tehlikeli duruma rağmen hükümetimizce Türk vatandaşlan • na hac yolculuğu izni verilmesi hakkmda Bakanlar Kurulunca kabul edilen ve kamu o yuna açıklanan hac kararnamesini oku duktan sonra üzüntü duyduğrumuzu açıklanz. S HACVE sünerek hae yolculuğunun uçalcla yapılmasını uygun gördük. Uçakla gitraek istiyen her vatandasnnı za hac yolu açıktır» diyor. Sayın Başbakan sık sık din ve vicdan özgürlüğüne bağlı olduğunu tekrarlar. Hemen ilâve edelim ki, sayın Demirel'in din ve vicdan özgürlüğüne saygılı oltnası vatan daşlık ödevidir, fakat yurdun güvenliğini sağlaması, vatandaşlann Eağlığını koruyacak Köklü tedbir ler alması aslî görevidir algın halinde kolera olduğu bi lindiği halde din&el bir ödev için Suudi ArabısU.a gitmek isüyenlere engel olmak bu yüzden haccı yasaklamak din ve vicdan czcürlüğüne asla bir nıüdaha le teşkil etmez. Asluıda bu müda haleyi islâm dini yapmıjtır En muteber hadis kitaplanndan Buhart ve Müslimde yaz:lı olan hadisi Şerifte Hazreti Muhammed diyor ki, «Bulunduğunuı yerde kolera olursa oradan çıkmayınn. başka bir yerde kolera olnrsa sakın oraya gitmeyiniz.» cılar semtinde kolera basgösterdiğinde, bu semtin karantinaya alınması Sağlık Bakanlığından istelilmis ve Bakan bunun mümkün olmadığını söylemişti. Şimdiden ka rantina yeri hazırlanmaz, hacılar uçak hangarlanna sokulursa, bunun bir tedbir olaroıyacağını ve belki de Istanbulda yeni bir kolera salgınına sebebiyet vereceğini söyliyebiliriz. Din adamlarmın islâm dininin koşullarını halkunıza olduğu gibi anlatmalan dinsel görevleridir. Di yanet Işleri Yüksek Din Kurulu sayın üyeleri radyolanmızda din ve ahlâk konusunda konuşmalar yapıyorlar, konulan din ve ahlâk olduğuna göre, kolera nedeniyle Suudi Arabistana girmenin dinimizce yasaklanmış olduğunu ve bu yıl hac etmemelerinl halkımıza anlatmalannın din ve ahlâk kirrsl larmdan olduğunu sayın din konusmaeılanna önemle hatırlaür ve bu ySnden halkımızı uyarmalarını kendilerinden bekleriz. içine gırmiştir. Bu bir habbeyi kubbe yapmak bıle bile zuhıol ve yersiz bir fobinin içine girmiştir. Bir emeklinin vazifesindeykenden fazlasmı alması için yaşının 63'i doldurması asgari kırk yıı hizmet etmesi ve oldukça vüks»k bir maaş seviyesine ulaşması lâzımdır. Zannederim ki bu mazhariye te kavuşanlar pek çoktur. 230 bin emeklinin belki 15002000'i bu imkân içine girer gerisi oltında kalır veya yaklaşır. Bu zihniyete sıkı sıkı bağlsnan sayın Bakan belki emskli maaşına muhtaç olma yacak kadar şahsi imkânlara sahip ve vâristir. Fakat kenHilenni değil. zümreyi ele alarak bu züm renin •'• 99'unun 3040 senesini bir tek maaş ile değerlendirmis olma lannı düşünmeleri lâzımdır. Bunu arzederken adetlen bes R İ tıyı bulan emekli demeklerinin va kit geçirmeden konuya hükümet merkezinde süratle eğilmeleri temonni edilir. Emekli Vali Mazlum YEGÜL *•••••< •••«•••••••••••••••••• TEŞEKKÜR Ailemizin pek aziz evlâdı. Yük. Mühendis HAYDAR AKSU'nuı S genç yaşta bir trafik kazası sonucu ölümü d )layısiyle acılanrnıZı paylaşan. başte CHP Genel Başkar t sayın İsmet İnonü olmak üzere Bülent Ecevit, Mustafa Timisi üe difer milletvekilleri. Senatör ve Valilere, cenazesinl kaza yerinden itibaren şefkatle taşıyarak bizlere ulaştıran mühendis arkadaşlanna. EİE idaresinde yapılan merasime katılan, çelenk gönderen dostlanna ve mesaî arkadaşlanna, ozellikle mühendis Galip Baloğlu, Nurettin Tunaveli. Sezai Türkeş, Fevzi Akkaya, Celâlettin Yüksel'e, telgraf telefonla veya bizzat ü. ilçe ve köylerden evlerimize kadar gelerek başsağhğı dileğinde bulunan dostlanrruza sonsuz mınnet ve şükranlanmıZı sunanz. : Hüseyin Aksn. 1. devre Enincan Milletvekili Dayısı : Hüsnü Çanakçı Kardeşleri: Abbas, Veli, Rıza, Ahmet, Avnl Aksn, Naciye Dikmen, Sakinc Şahin, Esma Çanakçı. Pakize öner. Enlsteleri : Tekin Dikmen, Hüsnü Şahin, Harndi öner, İsmet Çanakçı. Babası VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ akanlar Kurulunca kabul edilen karamamede memleket sağlığı yönünden alındığı açık lanan tedbirlerin yetersiz olduğunu kesinlikle söyliyebiliriz. Karamamede deniliyor ki, «Ortadoğuda ve ozellikle hac yolu üzerindeki Arap memleketlerinde salgın halinde kolera olduğu yolunda resmi haberler alınmışttr. Birçok müslüman ülkeler bu yıl haccı yasaklamışlardır. Bu nedenle îçişleri Bakanbğı hac yolculuğunun uçakla yapılma sını uygun görmüştür.» B Hazreti Ömer, Şam'a giderken yolda kendisine Şam'da kolera olduğu haber verildi ve derhal Medineye döndü. Islâmm gerçeklerini kavramamış cahil kisiler, yâ Ömer Tanrınm takdirinden kaçılır mı? dediler. Ömer bu cahil kisilere. •Kolera olduğu bilinen bir kente gitmek Peygamberin buyra ğuna karsı gelmek olar» diye cevap verdi. Fıkıh kitapları ortadadır, haccın belli başlı ve hattâ en önemli koşullarından biri yol emniyetidir. İslâm dininin kurallanna göre yol emniyeti olmazsa hac yolculuğu yapılamaz. Aksine hareket etmek dinin buyruklanna karşı gelmek olur. Türk Hava Yollanndan temin et tiği parasız permi ile her yü Suudî Arabistana gitmeyi bir gelenek haline sokan Diyanet Işleri Başkan yarduncısı Yaşar Tunagür'ün tslâmin koşullarını bizden iyi bilmesi gerekir. Neden, kolera nedeniyle yol emniyetsizliği vardır, bu koşullar altında hae etmek dinen geçerli değildir. diye hükümeti uyarmıyor? Neden, İslâm dininin gerçeklerinl halkunıza olduğu gp'bi anlatmıvor?. Ercümend DEMİREK Emefclilik rejimi "öküvor mu? aym Hasan Refik Erruğun CEmeklilik rejimi çöküyor mu?> başlı ?ı altında bir seri yazılannı okudum. Değerlerîni öteden berı tanımakla beraber bu realist görüş ve bilgi eleştirmelerine karsı teşekkürlerimi sunarım. Yaşadığımız günlerin vaygın ve önemli bir konusuna cömer'likle sütunlannı açan Cumhurivet ga zetesine de minnettarlığımı ifade etmeyi bir vazife bilirim aym Ertuğun ancak temas etmedikleri ufak bir noktayı hoş görürîüklerine güvenerek işaret edecej&n. Sayın Maliye Bakanınm belirtH ği gibi (emekli maaşı çalışan memurdan fazla olamaz) zihniyetirun S Ord. Prof. Velidedeoğlu"nun dünkti sayımızda çıkan (Bizdeki medrosolar) başhklı yazısının «Bu» kelimesi ile başlıyan en son paragrafırun birinci satınndaki (uygulayıp) kelimesi (•uygulamayıp) olacaktır. Düzeltir, özür dileriz. Düzeltme Cumhuriyet 600 T E Ş E K K Ü R 13 Ocak 1971 Çarşamba sabahı ararmzdan ayrüan kıymetli varlığımız Dr. NACİ DENGIZ'in Mine ERGÇEN a» Ahmet Tt'ZCUOĞLO Evlendiler. 20/1/1871 cenaze merasirrune iştirak eden. çelenk gönderen. evlerimize gelerek acımızı paylaşan, teîefon ve telgrafla tâziyette bulunan. dost, akraba ve bekim arkadaşlanna, Yüksek İhtisas Hastanesinde ameliyat öncesi ve sonrası ihtimamlanyla bizi minnettar kılan vefakâr arkadaşı, Karamamede hacı adaylanna Türkiyede kolera aşısı yapılacağı, Suudî Arabistanda sağlık ekiplerimizin kontrolu altında bulunacak lan, dönüşlerinde Yeşüköy Hava Alanmda bir hafta karantinaya tâbi tutulacaklan bildirilmektedir. Hükümet kararnamesinden öğre niyoruz ki, şeriat kanunlanna göre yönetilen bazı müslüman devletier kolera nedeniyle haccı yasaklamışlar. Mustafa Kemal Türkiyesinin layik Cumhuriyetinin Başbakanı ise haccı kısıtlamadığını söylüyor. Sayın Başbakan basına verdiği demeçte. «Biz hac volnrda bir kısıtlama yoluna çitmedik. memleketin sağlık güvenliğini dü S Opr. Dr. KEMAL BEYAZIT'a fcardioloji servisi cerrah ve konsultan hekimlerine. sayın hocalara, hemşire, ögr«*nci hemşıre. personele. hastahği süresince emekleri geçen. ziyarete gelen he kim arksdaslniP'» minnet ve şükranlanmızı sunanz, AİLESI Cumhuriyet 586 NOTRE DAME DE SİON IİSESİ Okulun Kuruluş Günü münasebetiyle 24 Ocak 1971 Pazar günü saat 15 de bütün Notre Dame de Sion'lular dâvetlidirler. j SONUÇ Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir ve Hıürografl Ualre BaçKanlıgınuan DllcUrllmiştlr. DE.NİZCtLERE VE HAVACILARA 5 SAYIL1 BtLDİRİ 26 ilâ 28 Ucak 1971 t&rihlerinde 09.00 Ue 17.00 saatlen arasmda asağıdaki noktalann birleşüği saha tçlnde s«yTetme, demirleme, avlanma ve bu sahamn 2.500 metreye icadar olan yiikseklıgi, can ve mal emniyeti bakamından tehlikelidir. AKDENİZ MERSİN tLE KARATAŞ ARASI A TJ SAHAf.l 1 lnci nokta: £ . 5874 No. m Karata? fenertnden 187 derece ve 2.5 mil mesafede, enleml 38 derece 30 dakjka Kuzey, boylamı 35 derece 20 daldka Doğu. 2 n d nokta: Enlemı 36 derece 28 daJcika Kuzey Boylamı 35 derece 16 datoka Doğu. 3 Uneü nokta: Enlemi 36 derece 36 dakika rCuzey Boylamı 34 derece 55 dakika Doğu. 4 üncU nokta: Enleml 36 derece 37 dakika Kuzey Boylamı 35 derece 01 dakika Dogu DENİZCÎLERE VE HAVACTLARA ÖNEMLE Cumhuriyt 588 Cumhuriyet 584 S oruyoruz, dönüşte on binlerc» hacı Yeşilköy Hava Alanmın neresinde bir hafta karantinada tutulacaktır. Istanbulda SağmaJ İSTİHBARATÇI NİMBÜS Eleman Aranıyor Tıcarî ıstıhbarat ı^lerınde KuUanılmak u^..e bir eleman aranıyor. Kendisinin bu işlerde tecrübeli ve bankalarda müşabih işlerde çalıTniş olması ve h<.ser alma hususunda yeterli bir tamdık muhite sahip bulunması şarttır. İsteklilerin (Şişli P. K 354) adresıne yazı üe müracaatlan ve durumları ile şimdıye kadar bu sahada ^ördükleri hizmet ve vazifelere. sahip olduklan istihbar imkânlanna v» muhitlerine dair bilgi ve izahat vermeleri, A'anstür 1543/596 (Basın: 10271/583).
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle